“Cinsel istismarlar her bireyin sorunudur!”
Haber
03 Ağustos 2021 - Salı 01:01
 
“Cinsel istismarlar her bireyin sorunudur!”
Psikolog Melek Demir, son dönemde artan cinsel istismar vakalarının yüzde 29 oranında artış olduğunu belirterek ailelerin bu gibi durumlarla karşılaşması halinde neler yapabileceklerine konusunda uyarılarda bulundu.
RÖPORTAJ Haberi
“Cinsel istismarlar her bireyin sorunudur!”

Sultan TAŞKIN

MÜCADELE HABER- Psikolog Melek Demir ile bir röportaj gerçekleştirdik. Demir, toplum baskısının yarattığı utanma halinden dolayı istismar olayının üstünü örmenin ve paylaşılmamasının sadece aileyi değil toplumda yaşayan her bireyin etkisinin olduğunu söyleyerek istismarların toplumda yaşayan her bireyin sorunu olduğunu söyledi. Özellikle çocuk istismarlarına değinen Demir, ailelere tavsiyelerde bulunarak dava sürecinden tedavi sürecine kadar çocuklarıyla beraber yol izlemelerini belirtti. Cinsel istismar eğitimlerinin artması önerisinde bulunan Demir, farkındalık programları, mahremiyet eğitimleri gibi önleyici ve bilinçlendirici programları kapsayan eğitimlere hem çocuklara hem de ailelere verilmesi önerisinde bulundu.

 

Psikolog Melek Demir, gazetemizin sorularını şöyle yanıtladı:

 

“İSTİSMAR VAKALARINDA 29 ORANINDA ARTIŞ VAR”

Mücadele Haber: Son Dönemde artan istismarı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Melek Demir: 2012- 2019 yılları arasında kayıt altına alınan istismar vakalarında 29 oranında artış var. Fakat bu oran istismar vakalarının artmasıyla ilgili değil toplum içerisinde görünür kılınma artışıyla ilişkilidir. Sivil toplum örgütleriyle, sosyal medya kanallarıyla ve devlet kanallarıyla yapılan çalışmalar her ne kadar önleyicilik ve çözüm noktasında yetersiz kalsa da bilinçlenmeyi artırmıştır.

 

“İSTİSMAR EDEN KADAR İSTİSMAR EDİLENİN LİNÇ HALİ”

Mücadele Haber: Çocuklar yaşadıklarını neden söyleyemezler bu konuda ailelerin suçu var mıdır?

Melek Demir: Bunun birçok nedeni vardır; çocuğun yaşadığı durumun istismar olduğunu anlayamaması ve algılayamaması, çocuğun kendine inanılmayacağını düşünmesi, istismar eden kişi tarafından tehdit edilmesi, istismar edenin aile bireylerinden biri olma hali (toplumumuzda en sık görülen istismar şekli), istismar eden kadar istismar edilenin linç hali, toplumsal baskının yarattığı utanma hali gibi. Bu durumun yaşanmasında, üstünün örtülmesinde ve paylaşılamaması halinde sadece ailelerin değil bu toplumda yaşayan her bireyin etkisi vardır. Yaşadığımız bu sorunlar istismar eden ve edilenin ötesinde toplumda yaşayan bizlerin toplamıdır aslında. Sağlıklı cinsel gelişimin sağlanmaması, cinsellikle ilgili yeteri kadar doğru eğitimlerin yapılmaması, ailelerin bilinçlendirilmemesi, cinselliğin tamamen kötü bir şey olarak algılanması ve baskılanmasının ortaya çıkardığı sonuçtur.     

  

Mücadele Haber: Cinsel istismara maruz kalan çocuklarda görülebilen bulgular nelerdir?

Melek Demir: En sık görülen bulgulardan biri alt ıslatma ve dışkı kaçırma problemidir. Anlık reaksiyonlar, uyku bozuklukları, anksiyete, depresyon, karın ağrıları, sosyal çevreye ayak uyduramama, uygunsuz cinsel davranışlar, içe kapanıklılık, kontrolsüz duygu geçişleri gibi belirtiler de mevcuttur.

 

“DAVA SÜRECİNDEN TEDAVİ SÜRECİNE KADAR AİLE İLE BERABER YOL İZLENMELİDİR”

Mücadele Haber: Aileler böyle bir durumda ne yapmalı çocuğa nasıl yaklaşmalıdır?

Melek Demir: Öncelikle ailelerin şu yolları izlemesi ve bu süreçlerin takibini yapması gerekir: istismara yol açan risklerin saptanması önleyici destek çalışmaları ve sonrasında iyileştirme adımına önem vermelidirler. Çocuğun aile üyeleriyle sağlıklı iletişimi olmasının çocuğun yaşadıklarını ifade edebilmesine yardımcı olur. Eğer çocuk istismar sürecini konuşmak ya da konuşmamak istiyorsa karşı gelici davranışlar yerine, çocuğun o anki kararına saygı duymak gerekir ve ısrarcı bir şekilde olay detayları sorulmamalıdır. Çünkü istismar sürecini tekrar tekrar konuşmak travmatik sürecin diri kalmasına sebebiyet verebilir.  Ailelere düşen en önemli görev, çocuğa her koşulda yanında olacaklarını htirmeleridir. Dava sürecinden tedavi sürecine kadar aile ile beraber yol izlenmelidir. Bu süreçte çocuk da güvensizlik sorunu yaşayıp yalnız hissedebildiği için ailelerin korumacı misyonunu yerine getirmesi gerekmektedir. Fakat bunu yaparken çocuğu hapsetmemeli aksine çocuğun özgürlük alanını güçlendirme,  sosyal, sanatsal ve sportif etkinlik artırma gibi yolları kullanarak koruyuculuklarını dengeli yapmalıdırlar.

 

“MAHREMİYET VE BİLİNÇLENDİRİCİ EĞİTİMLER OLMALI”

Mücadele Haber: Çocuğa istismar eğitimi nasıl ve kimler tarafından verilmeli?

Melek Demir: Çocukların korunma temelinde, çocuk algısının değişimini içeren eğitimler, farkındalık programları, mahremiyet eğitimleri gibi önleyici ve bilinçlendirici programları kapsayan eğitimler olmalı. Bu eğitimlere sadece çocukların değil ebeveynlerin de katılımı ve eşliğinin önemli olduğunu düşünüyorum. Bu tarz eğitimler çocuk alanında çalışan uzmanlar tarafından verilebilir; psikologlar, sosyal hizmet uzmanları, psikolojik danışmanlar, çocuk gelişim uzmanları, okul öncesi öğretmenler gibi.   

 

“TOPLUMDA YAŞAYAN HER BİREYİN SORUNUDUR”

Mücadele Haber: Son olarak eklemek istediğiniz

Melek Demir: Bence olay bireylerin istismar edilmesi ya da istismar etmesi durumunun ötesindedir. Aslında bu toplumda yaşayan her bireyin sorunudur. İstismar eden de istismar edilen de bu toplumun bir parçasıdır. Çünkü çocuk haklarının ihlal edildiği, korunulmadığı, çiğnendiği bu toplumu biz oluşturuyoruz. Bu nedenle adli sürecinden aile içindeki davranışlara kadar süreçte izlenilen tutum önemlidir. ikincil örselenmeyi oluşturmadan bu ve benzeri suçları önlemeye yönelik çalışmalara destek olmak toplumda yaşayan her bireyin sorumluluğundadır.     

Kaynak: Editör:
Etiketler: “Cinsel, istismarlar, her, bireyin, sorunudur!”,
Yorumlar
Haber Yazılımı