Diyarbakırlı yazar, Ali Emîrî’nin izinde
Haber
02 Ağustos 2021 - Pazartesi 00:08
 
Diyarbakırlı yazar, Ali Emîrî’nin izinde
Diyarbakırlı Araştırmacı Yazar Mehmet Ali Abakay, 40 yılı aşkın süredir 81 ile ait gazete ve kitaplar başta olmak üzere birçok eseri biriktirdi. Topladığı eserleri bir çatıda bulundurmak isteyen Abakay, “Şehir Araştırmaları Merkezi” diye adını verdiği canlı hafıza odasında bu eserleri bir araya getirmek istiyor. Yaptığı çalışmalar ise, Ali Emîrî’yi aratmıyor.
RÖPORTAJ Haberi
Diyarbakırlı yazar, Ali Emîrî’nin izinde

Devrim AKTÜRK

MÜCADELE HABER- Diyarbakırlı araştırmacı, yazar ve eğitmen Mehmet Ali Abakay, tam 40 yılı aşkın süredir 81 ile ait ansiklopedik maddeler, şehir konulu kitaplar, sempozyum bildirileri, fotoğraf albümleri, gazeteler, dergiler; bunlar arasında da tarih, coğrafya, arkeoloji, mimarî, edebiyat, kültür, sanat, musıkî, sağlık, spor, sinema, ekonomi, vb. birçok konuyu baz alan eseri biriktirdi. Topladığı eserleri bir çatıda bulundurmak isteyen Abakay, “Şehir Araştırmaları Merkezi” diye adını verdiği canlı hafıza odasında bu eserleri bir araya getirmek istiyor. Yaptığı çalışmalar ise, bilinen en eski Türkçe sözlük olan Divânu Lügati't-Türk adlı eserin orijinal tek kopyasını bularak kültür hayatına kazandıran kişi olan Ali Emîrî’yi aratmıyor. Emekli öğretmen olan Abakay, kendi imkanlarıyla açacağı merkez için destek olmak isteyenlerle görüşebileceğini belirtti.

 

 

Diyarbakır’da bulabildiği ne kadar kitap varsa hepsini topladığını söyleyen Abakay, “Şehir Araştırmaları Merkezi, oluşturduğumuz bir merkezdir. 1988’den bu güne uğraş alanımızdır. Diyarbakır’ı ve seksen il ile yüz dünya şehrini merkezine alan çalışmamız, sahasında bir ilki oluşturdu.” Dedi. Merkezin amacına da değinen Abakay, “Diyarbakır olmak üzere seksen bir şehri tüm yönleriyle sesli-görsel ve yazılı kaynaklarla tanıtma, bu kaynakları bir arada bulundurma, teknolojik yeniliklerin olduğu günümüzde bilgi kirliliğinin önüne geçme, kitaba olan saygınlığın olması gerektiğini hatırlatma, bilgiyle belgeyle şehirleri araştırma, araştıranlara yardımcı olmadır.” Şeklinde konuştu. Diyarbakır’ı kırk bir başlık etrafında topladığını ifade eden Abakay, “Gayemiz, şehirlerin canlı hafızasını her türlü olumsuzluğa rağmen oluşturmaktır.” Dedi.

 

Araştırmacı, yazar ve eğitmen Mehmet Ali Abakay, gazetemizin sorularını şöyle yanıtladı:

 

“ŞEHİRDE BULABİLDİĞİM NE KADAR KİTAP VARSA BİRİKTİRDİM”

Mücadele Haber: Şehir Araştırmaları Merkezi’nden bahseder misiniz?

Mehmet Ali Abakay: Şehir Araştırmaları Merkezi, oluşturduğumuz bir merkezdir. 1988’den bu güne uğraş alanımızdır. Diyarbakır’ı ve Seksen İl ile Yüz Dünya Şehri’ni merkezine alan çalışmamız, sahasında bir ilki oluşturdu.  Öncelikle Diyarbakır eksenli kaynak eserleri bir araya getirdik. Buna gazeteler ile dergilerde dâhildir. Sonrasında Güneydoğu Bölgesi ve bunu izleyen diğer bölgeleri kapsam alanımıza aldık. Gayemiz, şehirlerin canlı hafızasını her türlü olumsuzluğa rağmen oluşturmaktır. Bir şehrin canlı hafızasını oluşturmak kolay değildir. Biz seksen bir şehir ve yüz dünya şehrini bu merkez içinde gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Kırk seneyi bulan bir zaman dilimi malumdur. Üniversiteye başlangıçtan, yani 1982’den günümüze değindir. Bir ideal olarak tasarladım bu merkezi. Şehirde bulabildiğim ne kadar kitap varsa biriktirdim. Dünden bu güne gelirken zorluklarla karşılaştım. Verdiğimiz konferanslar, ulusal ve uluslararası sempozyum bildirileri bu çerçevede oldu. Bize itimadı olan dostlar, yazdıkları kitapları gönderdi, sanal ortamda Şehir Araştırmaları Merkezi adıyla grup oluşturduk. Şehirler konusunda kitap desteğinde bulunanlara yazdığımız kitapları verdik.

 

“HAZIRLIĞINI YAPTIĞIMIZ MERKEZİMİZ İÇİN ÇALIŞMALARIMIZ SÜRÜYOR”

Mücadele Haber: Merkezin Amacı ve Faaliyetleri nedir?

Mehmet Ali Abakay: 2014 sonunda 12 Kitabımızı merkez adıyla yayınladık. 2015 içinde Sur’da satın alacağımız tarihî bir evde merkezi faaliyete geçirecektik. Olaylar olunca merkezin açılışı gerçekleşemedi. Satın alacağımız tarihî ev de yıkılınca oldukça sıkıntılar içine düştük. Merkezin amacı Diyarbakır olmak üzere seksen bir şehri tüm yönleriyle sesli-görsel ve yazılı kaynaklarla tanıtma, bu kaynakları bir arada bulundurma, teknolojik yeniliklerin olduğu günümüzde bilgi kirliliğinin önüne geçme, kitaba olan saygınlığın olması gerektiğini hatırlatma, bilgiyle belgeyle şehirleri araştırma, araştıranlara yardımcı olmadır. 2021 sonunda hazırlığını yaptığımız merkezimiz için çalışmalarımız sürüyor.

 

“DİYARBAKIR’I KIRK BİR BAŞLIK ETRAFINDA TOPLADIK”

Mücadele Haber: Çalışmalarınız ne durumdadır?

Mehmet Ali Abakay: Öncelikle her şehre ait kaynağı bir araya getirip kayıt işlemlerini yapıyoruz. Bu kayıt işlemleri ansiklopedik maddeler, şehir konulu kitaplar, sempozyum bildirileri, fotoğraf albümleri, gazeteler, dergiler ve konuyla ilgili yazılan makalelerdir. Yüz Dünya Şehri Kitaplığı’nda yüz ülke ve yüz şehri konu alan birçok kaynağı bir araya getirdik. Bir şehri farklı yönlerden ele alıyoruz; Tarih, coğrafya, arkeoloji, mimarî, edebiyat, kültür, sanat, musıkî, sağlık, spor, sinema, ekonomi… Diyarbakır’ı kırk bir başlık etrafında topladık. Tarih başlığımız kendi içinde on iki bölüme ayrılıyor. Müzik, üç bölümde toplanmış. Plâk-Kaset ve CD-DVD, tek bölümde bir araya getirilmiş. Müzik konulu kitaplar yanında dergilerle ve gazetelerle yer alır. Yüz yüze yaptığımız derlemeler var. Müzik ile ilgili bir müze açılacaksa ilk elde malzememiz yeterli olur. Basın-Yayın-İletişim argümanlarımız oldukça zengindir. Diyarbakır’da yayınlanmış gazetelerle dergilerin önemli bölümü temin edildi. Basınla ilgili yazılmış eserler satın alındı. Diyarbakır ile ilgili yayınlanmış dergilerin özel sayıları var.

 

“ŞEHRİMİZDE BİR BASIN MÜZESİ AÇILMASI İÇİN ÇABA HARCADIK”

Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti, en eski cemiyetlerden. Yılda bir ödüller veriliyor. Fakat bildiğim kadarıyla bir arşivi mevcut değildir. Biz, şehrimizde bir basın müzesi açılması için de çaba harcadık. Girişimler oldu, kararlar alındı. Maalesef birçok işte olduğu gibi bu müze de gerçekleşmedi. İlginçtir, Üniversitenin bir de İletişim Fakültesi bulunmaktadır. Şehrimizde çoğu zaman bir Mutfak Müzesi krizi oluşur, hazırlıklar başlar ve bir türlü gerçekleşmez bu müze.

 

Bu müze kurulacaksa “Güneydoğu Mutfak Müzesi”  adını almalı. Çünkü Diyarbakır, bulunduğu konum itibarıyla on civarında şehrin bağlantısı olduğu, Osmanlı Dönemi Eyalet Şehirleri’nden biriydi. Onlarca şehirden gelip, Diyarbakır’a yerleşenler, beraberlerinde geldikleri şehirlerden yemekten musıkîye, giyimden-kuşama kadar birçok zenginlik katmış. Tarih ortak olunca değerler farklı olmaz.

 

“ŞEHRİN CANLI HAFIZASINI OLUŞTURACAK BİR MERKEZ YOK”

Mücadele Haber: Merkezin Diyarbakır’a faydaları neler olacak?

Mehmet Ali Abakay: Öncelikle belirtmek lazım ki şehrin canlı hafızasını oluşturacak bir merkez yok, oluşturduğumuz şekilde. Çalışmalarımız ile Diyarbakır’a dair, Osmanlı Dönemi’nden bu güne yazılmış matbu, tercüme, yazma eserler olmak üzere zengin bir kitaplığımız oluştu. Bu kitaplık, kendi içindeki yapısıyla yararlanmak isteyen herkese seslenecek, faydalanmasını sağlayacak kaynaklarla zenginleştirilmiştir. İstediğiniz her konuda kaynağa sahip ve az ya da çok, bulunması güç olan basımı yıllar önce tükenmiş eserler söz konusudur. Her resmî ve yerel ya da tüzel kişiliğe sahip kuruma, kuruluşa lazım olan bilgiler zahmetsiz biçimde dosyalanacak tarzda ulaştırılabilir. Bunun elbette merkez mekânı olmadan sağlanması mümkün değildir.

 

“TARİH KİTAPLIĞIMIZ ÇOK ZENGİN YAPIDADIR”

Diyarbakır ile ilgili çektiğimiz fotoğraflar on binleri buldu. Binlerce siyah-beyaz fotoğraf karesinden oluşan arşivimiz mevcut. On üç ilçe ve yüzlerce köyü yerinde araştırdık, fotoğrafladık.  Diyarbakır Fotoğrafları Bölümü’nde fotoğraf albümleri mevcut, yazılan kaç kitap varsa, görsel ağırlıklı kitaplar yer alıyor. Hatta Basın Tarihi gibi Diyarbakır Fotoğrafçılık Tarihi’ni de yazdık. Diyarbakır’ın son iki yüz yıllık tarım, sanayi ve hayvancılık tarihini kaynaklardan yola çıkarak ortaya koyduk. Bu alanda farklı bir kitaplığımız var. Tarih kitaplığımız çok zengin yapıdadır. Bir kurum gazete ya da dergi çıkarmışsa veya alanıyla ilgili matbû bir yayını varsa temin etmişiz. Bir belediyecilik ile ilgili kitaplığımız oluştu. İlçelerle ilgili yayınlanmış kitap, gazete ve dergi arşivimiz var. Tüm belirttiklerimizi bir araya getirseniz, şehrin canlı hafızasını oluşturma çabamız ortadadır.

 

“MERKEZE GELECEK BİRİ ŞEHRİ FARKLI BİÇİMDE TANIMALI”

Mücadele Haber: Merkezin açılması için ihtiyaçlar nelerdir?

Mehmet Ali Abakay: Merkezin açılması için mekân temini lazım. Kitaplıklar, bilgisayarlar, masa-sandalye, projeksiyon-kamera sistemi olmak üzere belirlediğimiz bir liste vardır. Bu listede yer alan ihtiyaçları kendimiz zamanla tamamlıyoruz. Hatta merkez içinde zamanla temin ettiğimiz şehirle ilgili birçok efamera, cicim, kilim, giyim-kuşam malzemesi, tencere-tabak olmak üzere maket müze açmayı tasarlıyoruz. Merkeze gelecek biri şehri farklı biçimde tanımalı, biz bunu hedefliyoruz. Çalışmamızı sahiplendik. Harcamalarımızı kendimiz yaptık. Mekân kolaylığı sağlanırsa itirazımız olmaz. 60.000 kaynak, o kadar gazete ve dergi, fotoğraf ile malzemeyi bir araya getirmek kolay değildir. Bu malzemeye geniş bir yer gereklidir. Yine de kendi imkânımızla alacağımız yerde, merkezin diğer ihtiyaçlarını karşılayacağız. İlgilenen bir kurum olursa, elbette görüşmek mümkün, açık kapımız var. Şehrin kültürüne, sanatına yatırımlar yapıldığını, tarihî eserlerin onarıldığını, onarılmakta olduğunu yerel basından, haberlerinizden öğreniyoruz. Biz de özetle üzerimize görev bildiğimiz bir işi yapmaktayız.

 

ALİ EMÎRÎ KİMDİR?

Ali Emîrî ya da Ali Emîrî Efendi (d. 1857, Diyarbakır - ö. 23 Ocak 1924, İstanbul), araştırmacı ve tezkire yazarı. Bilinen en eski Türkçe sözlük olan Divânu Lügati't-Türk adlı eserin orijinal tek kopyasını bularak kültür hayatına kazandıran kişidir. Otuz yıl kadar Osmanlı Devleti'nin değişik eyaletlerinde memuriyet yapmış ve gittiği yerlerde nadide kitapları toplamıştır. Oluşturduğu büyük kitap koleksiyonunu devlete bağışlayarak İstanbul'daki Feyzullah Efendi Medresesi'nde "Millet Kütüphanesi"ni kuran Ali Emîrî; ömrünün sonuna kadar kütüphanenin idareciliğini yürüttü. Ayrıca biyografi ve tezkire türünde birçok eser kaleme almış, bazı eski eserleri de "Nevâdir-i Eslâf" adı altında hâşiyelerle yeniden yayımlamıştır.

Kaynak: Editör:
Etiketler: Diyarbakırlı, yazar,, Ali, Emîrî’nin, izinde,
Yorumlar
Haber Yazılımı