<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Mücadele Gazetesi</title>
    <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr</link>
    <description>Diyarbakır Haber l Son Dakika Diyarbakır Haberleri I Diyarbakır Gazetesi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/rss/mucadele-arsiv" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Mücadele © 1962. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 30 May 2026 07:46:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/rss/mucadele-arsiv"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[1387 yıl önce bugün: Diyarbakır fethedildi, Mar Toma Kilisesi camiye çevrildi]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/1387-yil-once-bugun-diyarbakir-fethedildi-mar-toma-kilisesi-camiye-cevrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/1387-yil-once-bugun-diyarbakir-fethedildi-mar-toma-kilisesi-camiye-cevrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslam ordularının 639 yılında fethettiği Diyarbakır’da, fethin 1387’nci yıl dönümü anılıyor. Tarihi camilerde bir araya gelen vatandaşlar, kentin köklü geçmişine ve medeniyet mirasına sahip çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadim şehir Diyarbakır, bugün tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan fethinin 1387’nci yıl dönümünü anıyor. Miladi 27 Mayıs 639 tarihinde, İslam ordularının komutanlarından İyaz Bin Ganem, Halid bin Velid ve Süleyman bin Halid öncülüğünde fethedilen şehir, asırlardır taşıdığı manevi miras ve kültürel zenginliğiyle dikkat çekmeye devam ediyor. Süleyman bin Halid ise tarihi bölgede şehit oldu.</p>

<p><img alt="Diyarbakır (2)" height="484" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/05/mucadele-arsiv/diyarbakir-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>HZ. SÜLEYMAN CAMİİ ZİYARETÇİLERİN UĞRAK NOKTALARINDAN BİRİ</strong><br />
Tarihi kaynaklara göre fetihle birlikte Diyarbakır, Anadolu’da İslam medeniyetinin önemli merkezlerinden biri haline geldi. Şehrin surları, camileri, medreseleri ve yüzyıllardır süregelen çok kültürlü yapısı, bu tarihi mirasın en güçlü simgeleri arasında yer aldı. Fetih sırasında şehit düştüğü rivayet edilen 27 sahabenin kabirlerinin bulunduğu Hz. Süleyman Camii ise bugün de ziyaretçilerin uğrak noktalarından biri olmayı sürdürüyor.</p>

<p>Diyarbakır’ın fethi dolayısıyla her yıl kentte çeşitli anma programları düzenlenirken, vatandaşlar sabah saatlerinden itibaren tarihi mekanlarda bir araya geliyor. Kur’an-ı Kerim tilavetleri, dualar ve fetih yürüyüşleriyle gerçekleştirilen etkinliklerde, şehrin manevi kimliği bir kez daha ön plana çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İLİM, KÜLTÜR VE İNANCIN MERKEZİ: DİYARBAKIR<br />
Tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Diyarbakır, fethin ardından ilim, kültür ve inanç merkezi olarak öne çıktı. Kentin binlerce yıllık geçmişiyle birleşen bu tarihi gün, Diyarbakırlılar tarafından yalnızca bir zafer olarak değil; birlik, kardeşlik ve medeniyet mirası olarak da değerlendiriliyor.</p>

<p>Bugün 1387 yıl sonra bile Diyarbakır surlarında yankılanan ezan sesleri, şehrin tarih boyunca taşıdığı ruhun ve hafızanın yaşamaya devam ettiğini gösteriyor. Kadim kent, geçmişinden aldığı güçle kültürel ve manevi mirasını gelecek nesillere aktarmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Devrim Aktürk</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/1387-yil-once-bugun-diyarbakir-fethedildi-mar-toma-kilisesi-camiye-cevrildi</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/06/mucadele-arsiv/diyarbakir-ulu-cami-4.jpg" type="image/jpeg" length="58186"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’ın şifrelerini çözen adam: Hukuktan edebiyata uzanan bir ömür!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-sifrelerini-cozen-adam-hukuktan-edebiyata-uzanan-bir-omur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-sifrelerini-cozen-adam-hukuktan-edebiyata-uzanan-bir-omur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın kalbinden çıkmış değerli yazar Şevket Beysanoğlu kimdir. Diyarbakır’a katkıları neler olmuştur. İşte detayları.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın yetiştirdiği en önemli değerlerden biri olan yazar ve araştırmacı Şevket Beysanoğlu, kentin kültürel mirasını koruyan eşsiz çalışmalarıyla gelecek kuşaklara ışık tutmaya devam ediyor.</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Diyarbakır’ın kültür hafızası!<br />
<br />
Şevket Beysanoğlu 1920'de Diyarbakır'da doğdu. Hakimlik ve avukatlık yapsa da kent kültürüne katkılarıyla biliniyor. Kitapları, araştırmacılar için hala temel kaynaktır. 2013'te Ankara'da vefat etti. <a href="https://t.co/YmDokU4UZY" rel="nofollow">pic.twitter.com/YmDokU4UZY</a></p>
— Mücadele (@MucadeleGzt) <a href="https://twitter.com/MucadeleGzt/status/2057827651071443224?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 22, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p>Peki, hukukçu kimliğinin yanında edebiyata adadığı ömrüyle tanınan Şevket Beysanoğlu kimdir ve Diyarbakır’a ne gibi katkılar sunmuştur?</p>

<p><strong>HUKUKTAN EDEBİYATA UZANAN BİR ÖMÜR</strong></p>

<p>1 Ağustos 1920 tarihinde Diyarbakır’da dünyaya gelen Şevket Beysanoğlu, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Eğitiminin ardından bir süre hakimlik görevini yürüten Beysanoğlu, 1950 yılında avukatlık mesleğine geçiş yaparak memleketi Diyarbakır’da uzun yıllar hizmet verdi. 23 Nisan 2003 tarihinde Ankara’da vefat eden usta isim, asıl kalıcı izini ise araştırmacı ve yazar kimliğiyle bıraktı.</p>

<p></p>

<p><strong>16 YAŞINDA BAŞLAYAN EDEBİYAT SERÜVENİ</strong></p>

<p>Edebiyatla çok erken yaşlarda tanışan Beysanoğlu’nun "Hasret" adlı ilk şiiri, 1936 yılında Diyarbakır gazetesinde yayımlandı. Aynı yıl ilk yazısı da Diyarbakır Halkevi’nin yayın organı olan Karacadağ dergisinde okuyucuyla buluştu. Henüz 16 yaşında edebiyat dünyasına adım atan yazar, hayatı boyunca Diyarbakır kültürü üzerine çok sayıda kitap kaleme aldı. Şevket Beysanoğlu, kent kültürüne dair eşsiz bir arşive dönüşen şahsi kütüphanesini ise Dicle Üniversitesi'ne bağışlayarak akademik eğitime büyük bir katkı sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>DİYARBAKIR’A BIRAKTIĞI ÖLÜMSÜZ ESERLER</strong></p>

<p>"Kültürünü unutan bir şehir yok olmaya mahkûmdur" anlayışıyla hareket eden Beysanoğlu, Diyarbakır'ın kültürel, edebi ve sanatsal mirasını kayıt altına alarak adeta kentin hafızası oldu. Yazarın en bilinen çalışmaları arasında Diyarbakır Folkloru öne çıkmaktadır.</p>

<p>Günümüzde halen araştırmacıların temel başvuru kaynağı olan iki dev eseri ise şunlardır:</p>

<p>“Diyarbakırlı Fikir ve Sanat Adamları”</p>

<p>“Anıtları ve Kitabeleriyle Diyarbakır Tarihi”</p>

<p>Şevket Beysanoğlu, bu paha biçilemez referans eserleriyle Diyarbakır kültürünü koruma altına alarak şehrin kültürel mirasının gelecek kuşaklara güvenle aktarılmasını sağlamıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Servet TURSUN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-sifrelerini-cozen-adam-hukuktan-edebiyata-uzanan-bir-omur</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/05/diyarbakirin-sifrelerini-cozen-adam-sevkat-beysanoglu-kimdir.png" type="image/jpeg" length="75792"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Asur İmparatorluğu’nun gizli eyaleti Diyarbakır’da çıktı!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/asur-imparatorlugunun-gizli-eyaleti-diyarbakirda-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/asur-imparatorlugunun-gizli-eyaleti-diyarbakirda-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın her köşesinden tarih fışkıran ilçesi Bismil, barındırdığı muazzam arkeolojik mirasla dünya tarihine ışık tutmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’da sahip olduğu 33 tescilli höyük ve toplam 43 arkeolojik sit alanıyla adeta bir açık hava müzesini andıran Bismil ilçesi, insanlığın ortak hafızası için paha biçilemez bir hazine niteliği taşıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>İNSANLIĞIN İLK İZLERİ DİCLE’NİN KIYISINDA</strong></p>

<p>Bismil'in tarih sahnesindeki en önemli kozlarından biri, Dicle Nehri’nin kıyısında konumlanan Körtik Tepe. Yapılan kazılar ve elde edilen bulgular, bu bölgede yerleşik hayatın izlerini tam 12 bin yıl öncesine kadar götürüyor.</p>

<p>İnsanlığın avcı-toplayıcılıktan yerleşik hayata geçiş evresine dair ezber bozan kanıtlar sunan Körtik Tepe, bölgenin sadece Anadolu için değil, tüm dünya medeniyet tarihi için ne denli kritik bir nokta olduğunu gözler önüne seriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşte Bismil’deki 33 tescilli höyük:</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Diyarbakır'ın tarih fışkıran ilçesi<br />
<br />
Bismil, 33 tescilli höyüğü ve toplam 43 arkeolojik sit alanıyla dünya tarihine ışık tutuyor. Dicle Nehri kıyısındaki bölgede, yerleşik hayatın 12 bin yıllık ilk izlerini barındıran Körtik Tepe, Asur eyalet merkezi Ziyaret Tepe ve tarih… <a href="https://t.co/3qR9EuO4fD" rel="nofollow">pic.twitter.com/3qR9EuO4fD</a></p>
— Mücadele (@MucadeleGzt) <a href="https://twitter.com/MucadeleGzt/status/2056756780856725958?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 19, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/asur-imparatorlugunun-gizli-eyaleti-diyarbakirda-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/02/diyarbakir-ilceleri/diyarbakirin-bismil-ilcesi.jpg" type="image/jpeg" length="87433"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da 1200 yıldır kutlanan Bayram: Serê Gulanê]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-1200-yildir-kutlanan-bayram-sere-gulane</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-1200-yildir-kutlanan-bayram-sere-gulane" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde yaklaşık 1200 yıldır kutlanan Serê Gulanê, her sene renkli etkinliklere ev sahipliği yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde bin 200 yıldır yaşatılan ve baharın habercisi olarak kabul edilen Serê Gulanê, diğer adıyla Gulan Bayramı, renkli görüntülere sahne oluyor. Yaklaşık 1200 yıllık geçmişe sahip olduğuna inanılan gelenek kapsamında vatandaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren park ve mesire alanlarına akın ediyor.</p>

<p><img alt="Şenlik Silvan" height="477" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/05/senlik-silvan.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>AİLELER PARKLARDA BİR ARAYA GELİYOR</strong></p>

<p>Her sene bir araya gelen aileler, hazırladıkları yemekleri paylaşarak piknik yapıyor. Def, davul ve zurna eşliğinde halayların çekildiği etkinliklerde vatandaşlar gün boyunca doyasıya eğleniyor. Çocuklardan yaşlılara kadar her kesimin katıldığı kutlamalar, ilçede bayram havası oluşturuyor.</p>

<p><strong>“HOŞGÖRÜ VE DAYANIŞMANIN BAYRAMI”</strong><br />
Gulan Bayramı’nın yalnızca bir bahar kutlaması olmadığını ifade eden Silvanlı vatandaşlar, bu geleneğin toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini belirtir. Bayramın insanlar arasındaki sevgi, hoşgörü ve dayanışmayı artırdığını söyleyen vatandaşlar, nesilden nesile aktarılan kültürün korunmasının önemine dikkat çeker.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MERVANİLER DÖNEMİNDEN GÜNÜMÜZE</strong><br />
Tarihi kökeni Mervani Hükümdarlığı dönemine kadar uzanan Gulan Bayramı, her yıl bu zamanlarda kutlanıyor. Bölge halkı tarafından Ramazan ve Kurban bayramlarından sonra “üçüncü bayram” olarak görülen bu özel günde vatandaşlar mesire alanlarında buluşuyor. Önceden hazırlanan yemeklerin tüketildiği kutlamalarda insanlar doğayla iç içe vakit geçirerek baharın gelişini karşılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Devrim AKTÜRK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-1200-yildir-kutlanan-bayram-sere-gulane</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/12/diyarbakir-senlik.jpg" type="image/jpeg" length="67593"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Newroz ateşi değil, "Kakava Ateşi": Her yıl coşkuyla kutlanıyor]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/newroz-atesi-degil-kakava-atesi-her-yil-coskuyla-kutlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/newroz-atesi-degil-kakava-atesi-her-yil-coskuyla-kutlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Baharın gelişini simgeleyen Hıdırellez ve Kakava Ateşi, her yıl olduğu gibi bu yıl da binlerce kişinin katılımıyla kutlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Baharın müjdecisi olarak kabul edilen Hıdırellez kutlamaları kapsamında yakılan Kakava Ateşi, bu yıl da büyük bir coşkuya sahne oldu. Özellikle Trakya bölgesinde yoğun katılımla gerçekleşen etkinliklerde, vatandaşlar dilekler tutarak ateşin üzerinden atladı, müzik ve dans eşliğinde baharın gelişini karşıladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her yıl 5-6 Mayıs tarihlerinde kutlanan Hıdırellez, doğanın uyanışını ve yeni başlangıçları simgelerken, Kakava Ateşi de bu özel günün en dikkat çeken ritüellerinden biri olarak öne çıkıyor. Katılımcılar, yakılan ateşin etrafında toplanarak hem geleneklerini yaşatıyor hem de birlik ve beraberlik duygusunu pekiştiriyor.</p>

<p><img alt="" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/05/kakava-hidirellez-senlikleri.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>NEWROZ KUTLAMALARINI ARATMAYAN ETKİNLİKLER</strong><br />
Kakava’nın kendine özgü ritüelleri ve anlamlarıyla ayrı bir gelenek olduğu ifade ediliyor. Renkli kıyafetler, yerel müzikler ve çeşitli etkinliklerle süslenen kutlamalar, yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor. Katılımcılar, hem eğlenme hem de kültürel değerleri yaşatma fırsatı bulurken, Kakava Ateşi her yıl olduğu gibi bu yıl da baharın en sıcak simgelerinden biri olmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Devrim AKTÜRK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/newroz-atesi-degil-kakava-atesi-her-yil-coskuyla-kutlaniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/04/kakava-hidirellez-senlikleri-ne-zaman-rituelleri-neler-1.jpg" type="image/jpeg" length="41024"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’ın en güzel manzaralı camisi belli oldu: İşte ilk 3’ü!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-en-guzel-manzarali-camisi-belli-oldu-iste-ilk-3u</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-en-guzel-manzarali-camisi-belli-oldu-iste-ilk-3u" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır, tarihi camileriyle yalnızca dini bir mirasa sahip değil; aynı zamanda her köşesinde, şehri kuşbakışı izlenecek eşsiz manzaralar sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın camileri, hem mimarisiyle hem de konumlarıyla dikkat çekiyor. Kentin merkez ve ilçelerinde farklı noktalarına yerleşmiş bu camiler, ziyaretçilerine yalnızca ibadet edilecek kutsal bir mekan değil, aynı zamanda tarihi ve doğa ile iç içe bir yolculuğa çıkma fırsatı da sunuyor. Diyarbakır’ın en güzel manzaralı camileri, hem şehri hem de tarihin derinliklerini bir arada gözler önüne seriyor.</p>

<p><strong>İşte Diyarbakır'ın bilinen en güzel manzaralı camileri…</strong></p>

<p><strong><img alt="Eğil Peygamber Makamı" height="450" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/01/egil-peygamber-makami.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></strong></p>

<p><strong>ELYESA PEYGAMBER CAMİ/ EĞİL</strong><br />
Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde bulunan meşhur manzaralı cami Elyesa Peygamber Camii (veya bölgedeki adıyla Ziyaret Tepesi Camii) olarak bilinir. Cami, Eğil ilçesinin en yüksek noktalarından biri olan Nebi Harun Tepesi (Ziyaret Tepesi) üzerinde yer alır. Caminin hemen yanında Kur'an-ı Kerim'de isimleri geçen Hz. Zülkifl ve Hz. Elyesa peygamberlerin türbeleri bulunur. Bu kabirler, 1995 yılında baraj suları altında kalmaması için eski yerlerinden buraya taşınmıştır. Cami ve türbelerin bulunduğu avlu, Dicle Baraj Gölü'nün (Kralkızı Barajı) turkuaz renkli sularına ve çevredeki vadilere hakim muazzam bir panoramik bir manzaraya sahiptir. Ayrıca kentin en önemli inanç turizmi merkezlerinden biri olan Eğil ilçesindeki bu cami, hem ibadet etmek hem de o eşsiz manzarayı seyretmek isteyen binlerce kişi tarafından ziyaret edilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/diyarbakir-hani-pir-aziz-turbesi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>PİR AZİZ TÜRBESİ / HANİ</strong><br />
Diyarbakır’ın Hani ilçesinde, Elazığ ve Bingöl sınırlarının kesiştiği yüksek bir zirvede yer alan Pir Aziz Türbesi, hem Şeyh Abdulkadir Geylani’nin soyundan geldiğine inanılan manevi şahsiyetiyle bölge halkı için önemli bir şifa merkezi ve ziyaretgâh kabul edilir, hem de restorasyon sonrası doğa manzarasıyla dikkat çeken turistik bir noktadır. Ayrıca alanda yamaç paraşütü da yapılıyor.</p>

<p><img alt="" height="403" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/diyarbakir-dicle-universitesi-fetih-cami.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>DİCLE ÜNİVERSİTESİ FETİH CAMİ/ SUR</strong><br />
Diyarbakır Dicle Üniversitesi kampüsü içerisinde yer alan ve bilinen ismiyle Üniversite Fetih Cami, hem konumu hem de mimarisiyle şehrin önemli ibadethanelerinden biridir. 1990’lı yıllarda inşa edilmiş olup, caminin bulunduğu mevki, İslam ordularının 639 yılında Diyarbakır'ı fethetmeden önce karargah kurduğu bölge olarak bilinir. Bu manevi mirası yaşatmak adına camiye "Fetih" ismi verilmiştir. Tarihi Sur ilçesinde, Dicle Üniversitesi kampüs alanında, Hevsel Bahçeleri ve tarihi Diyarbakır surlarına hakim bir tepede yer almaktadır. Bölgenin en büyük üniversite camilerinden biridir ve avlusuyla birlikte binlerce kişinin aynı anda ibadet etmesine imkan sağlar. Cami sadece bir ibadet yeri değil, aynı zamanda bir külliye mantığıyla hizmet vermektedir. İçerisinde kütüphane, gençlik merkezi ve öğrencilerin vakit geçirebileceği sosyal donatılar bulunur. Yüksek bir noktada bulunması sebebiyle Dicle Nehri, Hevsel Bahçeleri ve şehrin silüetini gören eşsiz bir manzaraya sahiptir. Cami, Diyarbakır’da keşfedilecek güzelliklerden sadece bir tanesi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-en-guzel-manzarali-camisi-belli-oldu-iste-ilk-3u</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/diyarbakir-ilceleri/egil-manzara.jpg" type="image/jpeg" length="61054"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da 3 defa Valilik yapıp, Osmanlı’ya Sadrazam oldu! Herkes o ismi biliyor!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-3-defa-valilik-yapip-osmanliya-sadrazam-oldu-herkes-o-ismi-biliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-3-defa-valilik-yapip-osmanliya-sadrazam-oldu-herkes-o-ismi-biliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu’nun 17. yüzyıldaki en dikkat çekici figürlerinden biri olan Melek Ahmed Paşa kimdir? İşte hayatı…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Melek Ahmed Paşa (Melik Ahmed) Pervane Kaptan’ın oğlu olarak doğum yılı net bir şekilde bilinmemektedir.<br />
I. Ahmed döneminde saraya giren ve Silahtarlık (Padişah’ın yakın koruyucusu) görevinden sonra Anadolu’nun kilit eyaletlerinde valilik yapan Paşa, 1644 yılında IV. Murad’ın kızı Kaya Sultan ile evlenerek hânedan damadı olmuştur.<br />
Kariyerinin dönüm noktası ise, 1650 yılında Kösem Sultan’ın onayıyla, o dönem devlet işlerine karışan Yeniçeri ağalarına karşı bir denge unsuru olarak sadrazamlık makamına getirilmesiyle yaşanmıştır.</p>

<p><strong>DİYARBAKIR’DA 3 DEFA VALİLİK YAPTI: 5 YIL KALDI</strong></p>

<p>Melek Ahmed Paşa, hayatı boyunca Diyarbakır'da farklı dönemlerde toplamda yaklaşık 5 yıl valilik yapmıştır.<br />
İlk Dönem (1638 - 1639): Bağdat Seferi sonrasında IV. Murad tarafından ilk kez bu göreve getirilmiştir. Bu dönem yaklaşık 1 yıl sürmüştür.<br />
İkinci Dönem (1644 - 1645): Şam valiliğinden sonra kısa bir süreliğine tekrar Diyarbakır'a atanmıştır.<br />
Üçüncü Dönem (1646 - 1648): En uzun süreli Diyarbakır valiliğidir. 1646'da başlayan bu görev, Kasım 1648'de Bağdat valiliğine nakledilmesiyle sona ermiştir.</p>

<p><img alt="Melik Ahmet Paşa Hamamı." height="421" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/10/melik-ahmet-pasa-hamami.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<h5><strong>Melik Ahmet Paşa Hamamı</strong></h5>

<p><strong>MALİ KRİZ VE ESNAF AYAKLANMASIYLA GELEN İSTİFA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diyarbakır Valiliği sonrasında Sadrazamlık makamına getirilen Paşa’nın sadrazamlık dönemi, Girit kuşatmasının getirdiği ağır mali yükler ve saray içi çatışmaların gölgesinde geçmiştir. Hazine açığını kapatmak amacıyla başvurulan "meyhane akçesi" adlı düşük ayarlı paralar ve ulufelerin gecikmesi, toplumsal huzursuzluğu tetiklemiştir.<br />
1651 yılında İstanbul tarihinde bir ilk olarak gerçekleşen büyük esnaf ayaklanması, Melek Ahmed Paşa’nın bu makamdaki sonunu hazırlamıştır. Halkın ve askerlerin yoğun tepkisi üzerine görevden alınan Paşa, sonraki yıllarda Silistre, Rumeli ve Van gibi kritik bölgelerde beylerbeyliği yaparak devlet hizmetine devam etmiştir.</p>

<p><strong>BİR DEVLET ADAMININ SON PERDESİ VE EVLİYA ÇELEBİ’NİN KALEMİ</strong></p>

<p>Hayatının son yıllarında emekliliğe ayrılan ve Fatma Sultan ile ikinci evliliğini gerçekleştiren Melek Ahmed Paşa, 1 Eylül 1662 tarihinde geçirdiği bir rahatsızlık sonucu hayata gözlerini yummuştur.<br />
Evliya Çelebi’nin en yakın dostlarından olan Paşa, Seyahatname’de "vezirlerin şeyhi" olarak anılarak tarihteki yerini almıştır. Paşa, hem askeri başarıları hem de Osmanlı’nın en buhranlı dönemlerinde üstlendiği zorlu görevlerle, imparatorluğun idari yapısında derin izler bırakmış bir devlet adamı olarak Eyüp’te ebedi istirahatgahına defnedilmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-3-defa-valilik-yapip-osmanliya-sadrazam-oldu-herkes-o-ismi-biliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 07:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/10/mucadele-arsiv/en-akilli-sehirler-belli-oldu-diyarbakir-buyuk-atak-yapti-hevselbahceleri.jpg" type="image/jpeg" length="63505"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da en çok gezilen tarihi yerler neresi? İşte ilk 5 yer!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-en-cok-gezilen-tarihi-yerler-neresi-iste-ilk-5-yer</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-en-cok-gezilen-tarihi-yerler-neresi-iste-ilk-5-yer" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Binlerce yıllık geçmişiyle medeniyetlerin buluşma noktası olan Diyarbakır, ziyaretçilerini adeta bir açık hava müzesinde ağırlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’a gelecek olan yerli ve yabancı turistlerin merak ettiği gezilecek yerler nereler? İşte listenin başında yer alan duraklar, hem mimari ihtişamları hem de derin hikayeleriyle ön plana çıkıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>DİYARBAKIR’DA GEZİLECEK 5 YER NERESİ?</strong></p>

<p>İşte Diyarbakır’a gelince görülmeden gidilmemesi gereken 5 yer şu şekilde:</p>

<p><img alt="Diyarbakır Sur Surlar Burç" height="403" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/04/mucadele-arsiv/diyarbakir-sur-surlar-burc.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri: UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bu muazzam yapılar, şehrin karakterini belirler. Dünyanın en uzun savunma hatlarından biri olan surlar, 8 bin yıldır yaşamın sürdüğü Hevsel Bahçeleri’ni kucaklar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Diyarbakır Ulu Cami-6" height="362" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/02/diyarbakir-ulu-cami-6.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Diyarbakır Ulu Cami: İslam dünyası için "5. Harem-i Şerif" sayılacak kadar kutsal olan Ulu Camii, 639 yılından bu yana ayaktadır ve taş işçiliğiyle avlusundaki güneş saatiyle huzur verir.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Ongözlü" height="563" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/01/diyarbakir-ongozlu.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>On Gözlü Köprü (Dicle Köprüsü): 1065 yılında Mervaniler tarafından inşa edilen bu tarihi köprü, Dicle Nehri’nin üzerinde bulunuyor.</p>

<p><img alt="Hasan Paşa Hanı-2" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/12/hasan-pasa-hani-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Hasan Paşa Hanı: Osmanlı mimarisinin zarafetini taşıyan bu han, bugün Diyarbakır mutfağının ve kahvaltısının kalbi konumundadır.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Zerzevan Kalesi Gece" height="495" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/05/diyarbakir-zerzevan-kalesi-gece.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Zerzevan Kalesi ve Mithras Tapınağı: Roma’nın doğudaki en uç askeri karargahı olan bu kale, gizemli Mithras inancına ev sahipliği yapar.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-en-cok-gezilen-tarihi-yerler-neresi-iste-ilk-5-yer</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/04/mucadele-arsiv/diyarbakir-yenikapi-turist.jpg" type="image/jpeg" length="67668"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Binlerce yıllık hoşgörünün adresi: Diyarbakır’da kaç tane kilise var?]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/binlerce-yillik-hosgorunun-adresi-diyarbakirda-kac-tane-kilise-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/binlerce-yillik-hosgorunun-adresi-diyarbakirda-kac-tane-kilise-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihten bu yana hoşgörünün merkezi olan Diyarbakır’da kaç tane kilise bulunuyor? İşte yanıtı…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın merkez ilçesi Sur’da bazalt taşlar arasına gizlenmiş binlerce yıllık bir inanç atlasıdır. Şehrin çok kültürlü ruhunu yansıtan altı ana kilise, bu kadim coğrafyanın dini mozaiğini günümüze taşımaktadır.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Surp Giragos Kilisesi" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/11/diyarbakir-surp-giragos-kilisesi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>ORTADOĞU’NUN DEV MİRASI: SURP GİRAGOS</strong></p>

<p>Bölgenin en büyük Ermeni kilisesi olan yapı, görkemli çan kulesiyle şehir siluetinin en önemli mühürlerinden biridir. 2022’de tamamlanan restorasyonun ardından yeniden kapılarını açmıştır.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Meryem Ana Kilisesi" height="490" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/12/diyarbakir-meryem-ana-kilisesi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>PATRİKHANEDEN GÜNÜMÜZE: MERYEM ANA KİLİSESİ</strong></p>

<p>Kökleri 3. yüzyıla kadar uzanan bu Süryani Kadim kilisesi, bir dönem patrikhane olarak hizmet vermiştir. Mistisizmi ve ince ahşap işçiliğiyle şehrin en eski aktif ibadethanesidir.</p>

<p><img alt="Mar Petyun" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/12/mar-petyun.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>BAZALTIN ESTETİĞİ: MAR PETYUN KELDANİ KİLİSESİ</strong></p>

<p>17. yüzyıldan kalma Keldani kilisesi, siyah bazalt taşın ustalıkla işlendiği mimarisiyle Diyarbakır’ın karakteristik dokusunu kusursuz bir şekilde yansıtır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Diyarbakır Saint George Kilisesi Kilise" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/08/diyarbakir-saint-george-kilisesi-kilise.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>ANTİK ÇAĞDAN SANATA: SAİNT GEORGE KİLİSESİ</strong></p>

<p>İçkale’de yer alan ve Roma dönemine uzanan bu antik yapı, günümüzde ibadethaneden ziyade bir sanat galerisi ve kültür merkezi olarak şehre hizmet vermektedir.</p>

<p><img alt="Surp Sarkis Ermeni Kilisesi Diyarbakır" height="501" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/06/surp-sarkis-ermeni-kilisesi-diyarbakir.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>RESTORE EDİLMEYİ BEKLEYEN HAFIZA: SURP SARKİS</strong></p>

<p>"Çeltik Kilisesi" olarak da bilinen 16. yüzyıldaki yapı, harabe durumda olsa da ihtişamını korumaktadır. Restorasyon projeleriyle eski günlerine dönmeyi bekleyen kritik bir mirastır.</p>

<p></p>

<p><strong>MEZHEPSEL ÇEŞİTLİLİK: ERMENİ KATOLİK KİLİSESİ</strong></p>

<p>Suriçi’nin çok sesli yapısını tamamlayan kilise, bölgedeki mezhepsel zenginliğin somut bir kanıtıdır. Şehrin inanç haritasındaki farklı renklerin bir arada yaşama kültürünü simgeler.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/binlerce-yillik-hosgorunun-adresi-diyarbakirda-kac-tane-kilise-var</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 16:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/04/diyarbakirda-kilise-giris-ucretine-zam-iste-kiliselerin-ucretleri.jpg" type="image/jpeg" length="10465"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır Zerzevan’daki yeraltı şehri neden inşa edildi?]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-zerzevandaki-yeralti-sehri-neden-insa-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-zerzevandaki-yeralti-sehri-neden-insa-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Çınar'da bulunan Zerzevan Kalesi, sadece bir askeri garnizon değil, aynı zamanda tarihin en kapalı inançlarından birine ev sahipliği yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’da bulunan ve Roma İmparatorluğu'nun doğu sınırındaki bu stratejik noktası olan Zerzevan Kalesi, Mithras Tapınağı ile birlikte ezoterik bir merkeze dönüşmüş durumda.</p>

<p><img alt="Zerzevan Kalesi-6" height="433" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/12/zerzevan-kalesi-6.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ZERZEVAN’DA YERALTI ŞEHRİ STRATEJİK AMAÇLA İNŞA EDİLDİ</strong></p>

<p>Kalenin altında tespit edilen devasa yeraltı şehri, yüzeydeki askeri yerleşimin çok daha ötesinde bir mühendislik harikası sunuyor.</p>

<p>Radar taramalarıyla varlığı kanıtlanan ve henüz tam olarak keşfedilmemiş olan bu galeriler, binlerce insanı barındırabilecek kapasitede sığınaklara ve su sarnıçlarına sahip.</p>

<p>Bu gizli geçitler, Roma’nın askeri dehasını ve savunma stratejilerini yansıtırken, aynı zamanda dış dünyadan izole bir yaşamın ipuçlarını veriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-zerzevandaki-yeralti-sehri-neden-insa-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/04/zerzevan-buyuledi-diyarbakirda-tarihi-yolculuga-ciktilar.jpg" type="image/jpeg" length="23099"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeşilçam filmlerinin güler yüzüydü: Ünlü isim Diyarbakırlı çıktı!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/yesilcam-filmlerinin-guler-yuzuydu-unlu-isim-diyarbakirli-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/yesilcam-filmlerinin-guler-yuzuydu-unlu-isim-diyarbakirli-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeşilçam’da iyi kalpli karakterleri ve güler yüzüyle tanınan Diyarbakırlı Ermeni asıllı oyuncu Nubar Terziyan asıl adıyla Nubar Alyanak, kariyeri boyunca yaklaşık 500 filmde rol aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye sinemasının efsane isimlerinden ömrüne pek çok filme sığdıran Nubar Terziyan hafızalara kazındı. Babacan, iyi kalpli karakterlerle kalpleri ısıtan Terziyan, bu tür rollerin aranan ismiydi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="693" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/nubar-terizyan-yesilcam-filmlerinin-guler-yuzuydu-unlu-isim-diyarbakirli-cikti-nubar-terziyan.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>DİYARBAKIR HANÇEPEK’TEN BEYAZ PERDEYE</strong><br />
Nubar Terziyan, 16 Mart 1909’da İstanbul’un Fatih ilçesine bağlı Kumkapı semtinde Ermeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Her ne kadar İstanbul’da doğmuş olsa da kökleri Diyarbakır’a uzanıyordu. Ailesi, 1930’lu yıllarda Diyarbakır Suriçi Hançepek’te (Gavur Mahallesi) terzilik yapan Ermeni Terziyan ailesiydi ve bir terzi atölyesi işletiyordu.</p>

<p><img alt="" height="421" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/nubar-terziyan.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>NUBAR TERZİYAN’IN HAYATI, KARİYERİ VE ÖZEL YAŞAMI</strong><br />
Nubar Terziyan, oyunculuk eğitimi almamasına rağmen doğaçlama yeteneği ve güçlü karakter oyunculuğuyla Yeşilçam’ın en tanınan isimlerinden biri oldu. Ermeni kimliğini gizlemeyen ve kendi ismiyle sinemada yer alan nadir oyunculardan biriydi.</p>

<p>450’den fazla filmde rol aldı ve genellikle iyi kalpli, sıcak karakterleri canlandırarak Türk sinemasında kendine özgü bir yer edindi.</p>

<p>1936 yılında Katrin Hanım ile evlendi ve bu evlilikten Berç Alyanakziya adında bir oğlu oldu. 1972’de eşini kaybetti. Ayrıca şarkıcı Fedon’un dayısıydı.</p>

<p>14 Ocak 1993’te Ankara Uluslararası Film Festivali’nde “Emek Ödülü”ne layık görüldü. Nubar Terziyan, 1994 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/yesilcam-filmlerinin-guler-yuzuydu-unlu-isim-diyarbakirli-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/nubar-terizyan-yesilcam-filmlerinin-guler-yuzuydu-unlu-isim-diyarbakirli-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="40254"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kapadokya değil Diyarbakır! Doğanın şekillendirdiği muazzam miras]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/kapadokya-degil-diyarbakir-doganin-sekillendirdigi-muazzam-miras</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/kapadokya-degil-diyarbakir-doganin-sekillendirdigi-muazzam-miras" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır, 12 bin yıllık köklü geçmişiyle her köşesinde ayrı bir efsane fısıldarken, Çermik’teki Gelincik Dağı ise görenleri hayrete düşürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır şehir merkezine 90 kilometre uzaklıktaki Çermik ilçesinde yükselen Gelincik Dağı, ziyaretçilerini adeta bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.</p>

<p><img alt="Gelincik Dağı Diyarbakır-1" height="436" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/01/gelincik-dagi-diyarbakir-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Kapadokya’nın ikonik peri bacalarını andıran devasa taş siluetleriyle, "Güneydoğu’nun Kapadokyası" olarak anılmaya başlandı. Bin 500 metre yükseklikteki bu doğa harikası, sadece görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda yürek burkan bir efsaneyi günümüze taşıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>10 KİLOMETREYİ AŞAN HAT: HİKAYESİ NE?</strong></p>

<p>Halk arasında nesilden nesile aktarılan anlatıya göre, dağın yamacından geçen görkemli bir gelin alayı, yapılan bir hürmetsizlik sonucu ilahi bir gazaba uğrayarak oldukları yerde taş kesilmiş. Uzaktan bakıldığında gerçekten de yan yana dizilmiş insan suretlerini andıran bu kaya oluşumları, görenleri hayretler içinde bırakıyor. Güneydoğu Toroslar’ın bir parçası olan bu silsile, 10 kilometreyi aşan hattıyla doğaseverler için eşsiz bir rota sunuyor.</p>

<p><img alt="Gelincik Dağı-2" height="563" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/01/gelincik-dagi-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Henüz tam anlamıyla keşfedilmemiş olan bölge, kampçılar ve fotoğraf tutkunları için giriş kısıtlaması bulunmayan özgür bir kaçış noktası. Diyarbakır turizminin yükselen yıldızı olan bu sessiz tanıklar, hem mistik atmosferi hem de el değmemiş doğasıyla keşfedilmeyi bekleyen bir masalın kapılarını aralıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/kapadokya-degil-diyarbakir-doganin-sekillendirdigi-muazzam-miras</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/01/gelincik.jpg" type="image/jpeg" length="38000"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[100 yıl önce bugün atılan imza: Atatürk artık Diyarbakırlıydı]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/100-yil-once-bugun-atilan-imza-ataturk-artik-diyarbakirliydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/100-yil-once-bugun-atilan-imza-ataturk-artik-diyarbakirliydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e, Diyarbakır tarafından verilen “fahri hemşehrilik” unvanı bugün 100. yılına ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk'ün, Diyarbakır'ın fahri hemşehriliğinin 100. Yılı kutlanıyor. 2 Nisan 1926 tarihinde Diyarbakır Belediye Meclisi’nde alınan kararla başlayan süreç, 5 Nisan’da resmiyet kazandı. Belediye Reisi Nazım Önen tarafından çekilen telgrafla, Atatürk’e fahri hemşehrilik unvanı teklif edildi. Aynı gün Gazi’den gelen yanıt ise, Diyarbakır halkına duyduğu derin minnettarlığı ortaya koydu.</p>

<p><img alt="Atatürk Diyarbakır-2" height="420" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/02/ataturk-diyarbakir-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ATATÜRK'TEN DİYARBAKIR'A "FAHRİ HEMŞEHRİLİK" TELGRAFI</strong><br />
Atatürk, gönderdiği telgrafta, “Muhterem Diyarbekir halkının beni fahri hemşeri intihap etmek suretiyle hakkımda gösterdikleri kadirşinaslıktan mütehassıs oldum. Muhterem hemşerilerime selam ve muhabbetlerimin iblağını rica ederim” ifadesini kullandı.</p>

<p>Bu sözler, genç Cumhuriyet’in lideri ile Anadolu ve Mezopotamya'nın köklü şehirlerinden Diyarbakır arasında kurulan gönül bağının en somut göstergelerinden biri olarak tarihe geçti. Aradan geçen 100 yıl boyunca bu anlamlı gün unutulmadı.</p>

<p><strong>TÖRENLE KUTLANIRDI</strong><br />
Bir zamanlar her yıl 5 Nisan’da Diyarbakır’da düzenlenen törenlerle bu tarihi karar anılırdı. Kentin farklı noktalarında gerçekleştirilen etkinliklerde, hem Atatürk’ün mirası hem de Diyarbakır’ın Cumhuriyet tarihindeki yeri yeniden hatırlatılırdı.</p>

<p>Öte yandan fahri hemşehrilik kararı yalnızca sembolik bir unvan olmanın ötesinde, Cumhuriyet’in ilk yıllarında merkez ile taşra arasındaki güçlü dayanışmanın ve karşılıklı güvenin de önemli bir göstergesi niteliği taşıyordu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Devrim AKTÜRK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/100-yil-once-bugun-atilan-imza-ataturk-artik-diyarbakirliydi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/07/ataturkun-87-yil-onceki-fotografi-ortaya-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="91225"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir zamanlar su akardı, şimdi hüzün: Diyarbakır’ın unutulan “Değirmeni”]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/bir-zamanlar-su-akardi-simdi-huzun-diyarbakirin-unutulan-degirmeni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/bir-zamanlar-su-akardi-simdi-huzun-diyarbakirin-unutulan-degirmeni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da Keçi Burcu’nun gölgesinde can çekişen tarihi yıkık değirmen sessizliğe gömüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır, her sokağında, her bazalt taşında ayrı bir yaşanmışlığı, ayrı bir tarihi barındırıyor. Çoğu kişinin manzaranın büyüsüne kapılıp fark etmediği o dik yamaçta burcun tam dibinde, geçmişin sessiz bir tanığı yatıyor: Tarihi su değirmeni. Bir zamanlar Suriçi'nden süzülüp gelen sularla şenlenen, taşlarının gıcırtısı Dicle'nin şırıltısına karışan bu yapı, bugün ne yazık ki tamamen yıkık bir vaziyette kaderine terk edilmiş durumda.</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Diyarbakır’da tarihi değirmen moloz yığınına döndü<br />
<br />
Keçi Burcu’nun hemen dibinde. Diyarbakır’ın ununu öğüten, Hevsel’e can veren o tarihi su değirmeni artık bir moloz yığını. Şehrin ritmi bozulmasın istiyorsak, bu taşlara sahip çıkmak zorundayız. <a href="https://t.co/zA46c2YmiC" rel="nofollow">pic.twitter.com/zA46c2YmiC</a></p>
— Mücadele (@MucadeleGzt) <a href="https://twitter.com/MucadeleGzt/status/2039641562586501307?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">April 2, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p><strong>SURİÇİ'NİN SULARIYLA GELEN BEREKET</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarihi kaynaklar ve bölgede yapılan araştırmalar, Keçi Burcu'nun hemen altında yer alan bu değirmenin bir zamanlar muazzam bir sistemin parçası olduğunu gösteriyor. Suriçi'ndeki doğal su kaynaklarından beslenen sistem, suyu surların altından geçirerek bu noktaya ulaştırıyordu. Bazalt taşından yapılmış sağlam ayaklar üzerine oturtulan su kanalları, bugün otların ve toprağın altında kaybolmaya yüz tutmuş olsa da, kentin kadim geçmişini okumasını bilen dikkatli gözlerden kaçmıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>BİRLEŞİK KAPLAR MİSALİ BİR MÜHENDİSLİK HARİKASI</strong></p>

<p>Bu değirmenin en çarpıcı özelliği, vadinin eğimini kullanarak diğer değirmenlerle kurduğu kusursuz bağdır. Hevsel Bahçeleri’ne doğru inen yamaçta, değirmenle adeta birleşik kaplar gibi alt alta sıralanmıştı. Keçi Burcu'nun dibindeki bu değirmenden çıkan su, ziyan olmadan bir alttaki değirmeni döndürüyor, ardından da Hevsel'in bereketli topraklarını sulayarak Dicle Nehri'ne kavuşuyordu. Bu yapı sadece basit bir tahıl öğütme merkezi değil, aynı zamanda dönemi için müthiş bir su mühendisliği sistemiydi.</p>

<p><img alt="Bir Zamanlar Su Akardı, Şimdi Hüzün Diyarbakır’ın Unutulan “Değirmeni”!" height="562" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/bir-zamanlar-su-akardi-simdi-huzun-diyarbakirin-unutulan-degirmeni.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>TAŞ YIĞINLARI ARASINDA KAYBOLAN HAFIZA</strong></p>

<p>Bugün bölgeye indiğinizde, değirmen kuyusunun ve su kanallarının yerini molozların ve yıkıntıların aldığını görüyorsunuz. Geçmiş yıllarda Hevsel Bahçeleri'nin iç kısımlarındaki bazı tarihi değirmenler için restorasyon projeleri gündeme gelip çeşitli adımlar atılmış olsa da, Keçi Burcu'nun tam altındaki bu değirmen büyük ölçüde yıkılmış olduğu için çoğu zaman projelerin ve yetkililerin dikkatinin dışında kalıyor. Oysa o bazalt ayaklar ve toprakla dolmuş derin kuyu kalıntıları, ayağa kaldırılmayı bekleyen bir kentin hafızasını taşıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>ZAMANIN DİŞLİLERİ YENİDEN DÖNMELİ</strong></p>

<p>Kadim kentimizin her bir değeri, tıpkı o eski kurmalı mekanik saatlerin ince mekanizmalarındaki dişliler gibi birbirine bağlıdır; biri bozulunca, bir çark eksilince zaman eksik akar, şehrin ritmi bozulur. Bizler bu kentin tarihine ve kültürüne sahip çıktığımız kadar, yıkık dökük taşlarına da sahip çıkmak zorundayız. Keçi Burcu dibindeki bu değirmen, sadece arkeolojik bir kalıntı değil, Diyarbakır'ın doğayla uyumunun ve emeğinin sembolüdür.</p>

<p>Yetkililerin bu taş yığınına el atması, kentin hafızasını aslına uygun bir dokunuşla yeniden canlandırması gerekiyor. Yoksa o değirmen taşlarının altında ufalanan, sadece geçmişimiz değil, geleceğimiz olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Servet TURSUN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/bir-zamanlar-su-akardi-simdi-huzun-diyarbakirin-unutulan-degirmeni</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/bir-zamanlar-su-akardi-simdi-huzun-diyarbakirin-unutulan-degirmeni-1.png" type="image/jpeg" length="77130"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’ın nefesi: Hevsel Bahçeleri hakkında yanlış bilinen 5 gerçek!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-nefesi-hevsel-bahceleri-hakkinda-yanlis-bilinen-5-gercek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-nefesi-hevsel-bahceleri-hakkinda-yanlis-bilinen-5-gercek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır denince akla ilk gelen yerlerden biri olan Hevsel Bahçeleri, binlerce yıldır Dicle’nin kıyısında şehri beslemeye devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır için Hevsel Bahçeleri sadece yeşil bir manzara veya sebze yetiştirilen bir araziden ibaret değil. Yapılan son araştırmalar ve tarihsel veriler, Hevsel’in aslında Mezopotamya’nın en karmaşık ve hayati ekosistemlerinden biri olduğunu kanıtlıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>HEVSEL HAKKINDA YANLIŞ BİLİNEN 5 GERÇEK</strong></p>

<p>İşte Hevsel Bahçeleri hakkında şehir efsanelerini yıkan 5 şaşırtıcı gerçek:</p>

<p><img alt="Diyarbakır Hevsel Fotoğraf" height="304" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/01/diyarbakir-hevsel-fotograf.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>1. Sadece bir tarım alanı değil, şehrin "doğal kliması"</strong></p>

<p>Pek çok kişi Hevsel’i sadece marul ve meyve bahçesi olarak görür. Oysa Hevsel Bahçeleri, Diyarbakır’ın termal dengesini koruyan devasa bir ekolojik koridordur.</p>

<p>Dicle’den gelen serin hava akımı, bahçelerin yoğun bitki dokusuyla birleşerek şehir merkezindeki kavurucu yaz sıcaklarını birkaç derece aşağı çeker. Hevsel olmasaydı, Diyarbakır çok daha sert bir iklimle karşı karşıya kalabilirdi.</p>

<p><img alt="Hevsel Bahçeleri̇-4" height="525" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/01/hevsel-bahceleri-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>2. Bölgenin en büyük "kuş oteli" ve göç üssü</strong></p>

<p>Hevsel, Avrupa ve Afrika arasındaki ana göç yolları üzerinde bulunan, 200’den fazla kuş türüne ev sahipliği yapan devasa bir yaban hayatı sığınağıdır.</p>

<p>Su samurlarından tilkilere, nadir görülen balıkçıllardan bölgeye özgü böcek türlerine kadar Hevsel, bir tarım alanından ziyade yaşayan bir laboratuvar niteliğindedir.</p>

<p></p>

<p><strong>3. Dünyanın en eski kesintisiz tarım sistemi</strong></p>

<p>Modern tarım tekniklerinin aksine Hevsel’de kullanılan yöntemler, Orta Çağ’dan, hatta bazı kaynaklara göre Asur döneminden bu yana değişmeden süregelen bir "bilge tarım" mirasıdır.</p>

<p>8 bin yıldır toprağın yapısı bozulmadan, nehrin getirdiği alüvyonlarla beslenerek yapılan bu üretim, dünyada eşine az rastlanır bir sürdürülebilirlik örneğidir.</p>

<p><img alt="hevsel-2" height="508" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/09/hevsel-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>4. İpek yolu’nun gizli kahramanı: Dut Ağaçları</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hevsel aynı zamanda bir ipek böcekçiliği merkezidir. Bahçelerdeki asırlık dut ağaçları, yüzyıllar boyunca Diyarbakır’ın ipek üretimini sırtlayan ham madde bu bahçelerden sağlanmıştır.</p>

<p></p>

<p><strong>5. Canlı bir arşiv: "Hafıza kaydı"</strong></p>

<p>Öte yandan Hevsel Bahçeleri, sadece bir toprak parçası değil; bölgenin son 10 bin yılına dair verileri saklayan canlı bir arşiv niteliğindedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-nefesi-hevsel-bahceleri-hakkinda-yanlis-bilinen-5-gercek</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 16:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/11/mucadele-arsiv/yolunuz-diyarbakira-duserse-bunu-icmeden-gitmeyin.jpg" type="image/jpeg" length="75229"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kürtçenin yasak olduğu dönemde çıktı: İşte Diyarbakırlı Beşir Kaya’nın acı dolu hayatı]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/kurtcenin-yasak-oldugu-donemde-cikti-iste-diyarbakirli-besir-kayanin-aci-dolu-hayati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/kurtcenin-yasak-oldugu-donemde-cikti-iste-diyarbakirli-besir-kayanin-aci-dolu-hayati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[90’lı yıllarda Kürtçe şarkıların yasak olduğu dönemde albümler çıkaran Diyarbakırlı sanatçı Beşir Kaya, hafızalarda unutulmuş bir müzik kahramanı olarak kaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1990’lı yıllarda yerel kıyafetlerle Kürtçe kasetler çıkaran Beşir Kaya, kadife ve billur gibi sesiyle o döneme damga vurdu. Özellikle Kürtçe şarkıların yasak olduğu dönemde gizlice albümler çıkaran Kaya, şarkılarıyla bir dönemin en çok dinlenen sanatçılarından biri oldu.</p>

<p><img alt="" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/kurtcenin-yasak-oldugu-donemde-cikti-iste-diyarbakirli-besir-kayanin-aci-dolu-hayati-besir-kaya.jpg" /></p>

<p><strong>BEŞİR KAYA’NIN MÜZİKAL BAŞARISI VE ACI DOLU HAYATI</strong><br />
1988 yılında çıkardığı kaseti, Türkiye’de en çok satılanlar arasına girdi ve Beşir Kaya'yı geniş bir dinleyici kitlesiyle buluşturdu.</p>

<p>Ancak, acı dolu hayatı ve özellikle sağlık sorunları nedeniyle geçirdiği zorlu yıllar, sanatçıyı 58 yaşında Siroz hastalığına yenik düşürerek erken bir sona sürükledi.</p>

<p></p>

<p><img alt="Beşir Kaya Diyarbakır" height="509" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/besir-kaya-diyarbakir.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BEŞİR KAYA'NIN ZORLU YILLARI VE SON DÖNEMİ…</strong><br />
Kürtçe konuşmanın ‘bölücülük emaresi’ sayıldığı, Kürtçe şarkı çalmanın radyo kapattırdığı, Kürtçe kaset çıkarmanın kaset toplattırdığı ve plak şirketi kapattırdığı, sanatçıların gözaltına alındığı, insanların faili meçhullere kurban gittiği, sokakta, arabada, evde ve iş yerinde Kürtçe telaffuzlar kullanmanın cesaret istediği bir dönemdi. Kürt sanatçıların bu yüzden ülkeden kaçtığı bu yıllarda, Kürtçe-Türkçe karışık kasetleriyle zirve yapan Beşir Kaya, sağlık sorunlarıyla mücadele ederken servetini ve ailesini kaybetmiş, yıllar önce çıktığı Alipaşa semtinde tek odalı bir evde en zorlu dönemlerini geçirdi.</p>

<p><strong>VEFATI VE SON YILLARI…</strong><br />
1955 yılında Diyarbakır’da doğan sanatçı Kaya, 58 yaşında Siroz hastalığına yakalanarak Haziran 2013’te hayatını kaybetti. Merkez Sur ilçesi Alipaşa Mahallesi’nde annesinden kalan gecekonduda yaşayan Kaya, hastalığı nedeniyle Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaldırıldı ve yoğun bakım ünitesinde tedavi gördü. Bir süre sonra hayatını kaybeden sanatçı, sevenlerinin gözyaşları arasında Yeniköy Mezarlığı’na defnedildi.</p>

<p><strong>TÜM SERVETİNİ KAYBETTİ…</strong><br />
Kaya, hayattayken kendisiyle en son görüşen Saffet Azbay ile gerçekleştirdiği röportajda Malatya’daki karaciğer nakil ameliyatı sonrası yaşadığı zorlukları anlatmıştı. Ameliyatın başarılı geçmesinin tek mutluluğu olduğunu belirten Kaya, sağlığını kazandıktan sonra mal ve servetini kaybettiğini, annesinin vefatının ardından Alipaşa'daki tek gözlü eve döndüğünü belirterek, yalnız yaşadığını ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını ifade etmişti.</p>

<p><strong>LÜKS HAYAT, TERK EDİLEN BİR SANATÇI…</strong><br />
Beşir Kaya, hayatının en zor dönemlerinde yaşadıklarını genç meslektaşlarına ders olacak şekilde paylaşmıştı. İlk eşinin ölümünün ardından, ikinci eşi ve çocukları tarafından terk edildiğini belirten Kaya, özellikle ikinci eşinin ailesinin Kürt kimliğinden dolayı kendisini kabul etmediğini söylemişti. Sağlık sorunları nedeniyle yalnız kalan Kaya, eski lüks hayatının geride kaldığını ve sağlığın her şeyden daha değerli olduğunu, hayatındaki zorluklardan çıkarılması gereken en önemli dersin, zirveye tırmanırken bir gün geriye döneceğinizi unutmamak olduğunu ifade etmişti.</p>

<p><strong>“KÜRTÇE NASILSIN DEMEK BİLE YASAK İKEN…”</strong><br />
İnsanların, Kürtçe "Nasılsın" demekten çekindiği bir dönemde Kürtçe müzik yaparak büyük bedeller ödediğini belirten Beşir Kaya, TRT Şeş’teki bazı programlarda yer aldığı için eleştirilere maruz kaldığını ifade etmişti; “Piyasa Kürtçe albüm ve sanatçı dolu, ama insanlar kimlerin bu iş için bedel ödediğini çok iyi biliyor” diyen Kaya, 12-13 yaşında müzikle tanışıp, düğünlerde sahne aldığını, 1990’lı yıllarda ise Türkiye genelinde yayılan 17 kasetle büyük bir çıkış yakaladığını söylemişti. Kürtçe kasetler çıkarırken, devletin baskıları ve mahkemelerle karşılaştığını, plak şirketlerinin kapatıldığını hatırlatarak, o dönemde kendisini eleştirenlerin bugün bu işin kazancını sağladığını vurgulamıştı. Kaya, o dönemde büyük riskler alarak Kürtçe müzikle uğraşan ve buna sahip çıkan insanları hatırlatarak, bugün bu işi kolayca yapanların geçmişteki bedelleri görmediklerini söylemişti</p>

<p><strong>“DÜŞTÜĞÜM HALE TAKILI KALMAYACAĞIM” DEMİŞTİ ANCAK…</strong><br />
Karaciğer nakli sonrası tam olarak iyileşemediğini belirten Beşir Kaya, sağlığını riske atmamak için sanat hayatına devam edemediğini ifade etmişti. Son olarak "Berf Bariye" adlı Kürtçe şarkısına klip çeken Kaya, sağlık sorunlarına rağmen müziğe olan tutkusunun devam ettiğini söylemişti. Sağlık durumu nedeniyle geçmişte kendisine yakın olanların unutmasına kırgın olduğunu, ancak düştüğü hale takılı kalmayacağını belirtmişti. "Sağlığım el verdiği sürece müzisyenliğe devam edeceğim" diyen Kaya, 56 yaşına girmesiyle birlikte hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını kabul ettiğini, ancak ayakta kalmak ve kimseye muhtaç olmamak için müziği bırakmayacağını dile getirmişti. Röportajının sonunda, çıkış yaptığı “Doktor” şarkısının sözleriyle, yaşadıklarına bir anlamda göndermede bulunarak konuşmasını sonlandırmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/kurtcenin-yasak-oldugu-donemde-cikti-iste-diyarbakirli-besir-kayanin-aci-dolu-hayati</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/kurtcenin-yasak-oldugu-donemde-cikti-iste-diyarbakirli-besir-kayanin-aci-dolu-hayati.jpg" type="image/jpeg" length="42097"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akdeniz'de yetişiyordu: Diyarbakır'da yarım asır önce büyük deneme!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/akdenizde-yetisiyordu-diyarbakirda-yarim-asir-once-buyuk-deneme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/akdenizde-yetisiyordu-diyarbakirda-yarim-asir-once-buyuk-deneme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın Çermik ilçesi, 1970’li yılların ortasında tarımsal bir devrimin eşiğine geldi ve 1975 yılında büyük bir hazırlığa başladı. İşte detayları…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>10 Nisan 1975 tarihinde Mücadele Gazetesi’nin sayfalarına yansıyan bilgilere göre, çoğunlukla Ege Bölgesi ve Akdeniz Bölgesi'nde yetişen zeytin için; Diyarbakır'ın Çermik ilçesinin iklim ve toprak yapısının uygunluğu üzerine büyük bir seferberlik başlatıldı.</p>

<p>Ziraat teknisyenlerinin öncülük ettiği bu projeyle, Çermik’in sadece tahılla değil, bölgenin "yeşil altını" olacak zeytinle anılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>KÖYLÜ VE DEVLET EL ELE: ÜÇ KÖY PİLOT BÖLGE SEÇİLDİ</strong></p>

<p>Projenin başarıya ulaşması için ziraat uzmanları ile yerel halk arasında güçlü bir iş birliği köprüsü kuruldu. Yayıklı, Akpınar ve Köksel köyleri bu büyük denemenin merkezi haline getirildi.</p>

<p>İlk etapta bu köylerin topraklarıyla buluşan üç bine yakın zeytin fidanı, ilçenin ekonomik geleceğine dair umutları yeşertti. Ancak planlama sadece zeytinle de sınırlı kalmadı; eş zamanlı olarak binlerce Antep fıstığı ve meyve fidanı da toprakla buluşturularak ilçenin ürün çeşitliliği artırılmaya çalışıldı.</p>

<p><img alt="Mücadele10Nisan" height="1333" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/04/mucadele10nisan.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>HEDEF: BÖLGENİN YENİ ZEYTİN MERKEZİ OLMAK</strong></p>

<p>Dönemin Diyarbakır Teknik Ziraat Müdürü Bedri Süzer, projenin stratejik önemine dikkat çekerek iddialı bir hedef ortaya koydu. Süzer, yapılan bu denemelerin bölge şartlarında başarıyla sonuçlanması durumunda Çermik’in kısa sürede tam teşekküllü bir zeytin üretim havzasına dönüşeceğini vurguladı.</p>

<p>Eğer bu girişim beklenen verimi verirse, Çermik’in sadece Diyarbakır’ın bir ilçesi değil, bölgenin zeytin tedarikçisi konumuna gelmesi hedeflendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/akdenizde-yetisiyordu-diyarbakirda-yarim-asir-once-buyuk-deneme</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 07:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/11/cermikk.jpg" type="image/jpeg" length="38998"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyanın ilk apartmanları Diyarbakır’da mı? 300 oda, 7 kat!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/dunyanin-ilk-apartmanlari-diyarbakirda-mi-300-oda-7-kat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/dunyanin-ilk-apartmanlari-diyarbakirda-mi-300-oda-7-kat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde, Albat Dağı’nın eteklerinde yükselen Hasuni Mağaraları, insanlık tarihinin en eski ve en görkemli izlerinden birini barındırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır, tarihiyle insanlığa ışık tutmaya devam ediyor. Yontma Taş Devrine kadar uzanan geçmişiyle Hasuni Mağaraları, sadece bir yerleşim yeri değil; kayaların içine oyulmuş devasa bir apartmanı andırıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>ASURLARDAN GÜNÜMÜZE: İLK KATLI YERLEŞİM İDDİASI</strong></p>

<p>Dünyanın ilk yerleşik hayat izlerine ev sahipliği yaptığı belirtilen Hasuni’de, ilk yerleşimin Asurlular tarafından kurulduğu tahmin ediliyor. Mağara şehri; Urartular, Medler, Persler ve Büyük İskender gibi onlarca medeniyetin dokunuşlarıyla bugünkü gizemli formuna kavuşmuş. Bölgenin en dikkat çekici özelliği ise 3, 5 ve 7 katlı mağara yapılarıyla dünyanın ilk çok katlı yerleşim yerlerinden biri olduğu iddiası.</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Diyarbakır’ın Kapadokya'sı<br />
<br />
Silvan merkezine sadece 6 kilometre mesafedeki bu devasa antik kent, Anadolu'nun en eski yerleşimlerinden biri. Tam 300 odadan oluşuyor ve bazı bölümleri 7 katlı bir apartman gibi yükseliyor. İçinde su sarnıçlarından hamamlara, dev kaya… <a href="https://t.co/H1Z6wdPfOb" rel="nofollow">pic.twitter.com/H1Z6wdPfOb</a></p>
— Mücadele (@MucadeleGzt) <a href="https://twitter.com/MucadeleGzt/status/2038508526151049389?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">March 30, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p><strong>KAYADAN OYMA BİR YAŞAM ALANI</strong></p>

<p>Bir kaleyi andıran bu antik kentte tam 300 oda bulunuyor. Bu odalar birbirine dar koridorlar, su kanalları ve devasa sarnıçlarla bağlı. Sosyal yaşamın kalbi olan bu merkezde; dokuma atölyelerinden amfi tiyatroya benzeyen eğitim alanlarına, sarnıçlardan adak yerlerine kadar her detay düşünülmüş.</p>

<p></p>

<p><strong>HRİSTİYANLIĞIN İLK DURAKLARINDAN: KAYA KİLİSELERİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hasuni, inanç tarihi açısından da kritik bir öneme sahip. Mağara şehrinin zirvesinde ve eteklerinde bulunan iki farklı kilise, Hristiyanlığın yayıldığı ilk dönemlerden 13. yüzyıla kadar aktif olarak kullanıldı. Özellikle 4 katlı huni şeklindeki kaya kilisesi, Anadolu’daki en eski mabedlerden biri olarak kabul ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/dunyanin-ilk-apartmanlari-diyarbakirda-mi-300-oda-7-kat</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/dunyanin-ilk-apartmanlari-diyarbakirda-mi-300-oda-7-kat-hasuni-magaralari.png" type="image/jpeg" length="37313"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da ilk televizyon yayını ne zaman yapıldı? İşte tarihi!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-ilk-televizyon-yayini-ne-zaman-yapildi-iste-tarihi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-ilk-televizyon-yayini-ne-zaman-yapildi-iste-tarihi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın iletişim tarihindeki en büyük devrimlerden biri olan televizyon yayını, 1974 yılının Haziran ayında kentin sosyal yaşamını kökten değiştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mücadele Gazetesi’nin 24 Mart 1975 tarihli arşiv haberine göre, tek kanallı siyah-beyaz dönemin heyecanını ve Diyarbakır’ın bölgedeki bir yayın üssüne dönüşme sürecini tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıkarıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>YEDİ YÜZ BİN KİŞİ EKRAN BAŞINA KİLİTLENDİ</strong></p>

<p>Yayına başladığı ilk dönemlerde sadece 700 watt gibi mütevazı bir güçle hizmet veren Diyarbakır televizyonu, kurulan yansıtıcılar sayesinde kısa sürede devasa bir kitleye ulaştı.</p>

<p>Haftada sadece üç gün yayın yapılmasına rağmen, 40 kilometrekarelik alanda net bir görüntü sunan televizyon, bölge halkı için mucizevi bir eğlence kaynağı haline geldi.</p>

<p>Mardin, Siirt ve Bitlis’in bazı ilçelerinden de izlenebilen yayınlar, bölgedeki televizyon satışlarını yüzde yüz artırarak o güne kadar görülmemiş bir ekonomik rekorun kırılmasını sağladı.</p>

<p><img alt="Mücadelearsiv34A" height="1333" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/03/mucadelearsiv34a.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>HEDEF ÜÇ MİLYON İZLEYİCİ VE ANKARA ORTAK YAYINI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diyarbakır Televizyonu Müdürü İlhan Önal’ın 1975 yılında verdiği bilgilere göre, kentin iletişim kapasitesini artıracak devasa bir yatırım için düğmeye basılmıştı.</p>

<p>100 kilowatt gücündeki Türkiye’nin en güçlü vericilerinden birinin Diyarbakır’da inşa edildiğini belirten Önal, bu projenin tamamlanmasıyla birlikte izleyici sayısının 3 milyona çıkacağını müjdelemişti.</p>

<p>Öte yandan Haziran sonunda Ankara ile yapılacak ortak yayın için Diyarbakır-Urfa arasına kurulan transpozer sistemi, kentin sesinin tüm Güneydoğu ve Doğu Anadolu’ya ulaşmasını hedefleyen tarihi bir adım olarak kayıtlara geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-ilk-televizyon-yayini-ne-zaman-yapildi-iste-tarihi</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/04/eski-diyarbakir/televizyoneski.jpg" type="image/jpeg" length="67842"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da tarihi hazine: İşte dünyanın en eski tarım köyünün adresi!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-tarihi-hazine-iste-dunyanin-en-eski-tarim-koyunun-adresi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-tarihi-hazine-iste-dunyanin-en-eski-tarim-koyunun-adresi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır sakladığı binlerce yıllık sırlarla bölgenin değil, dünya uygarlık tarihinin de merkez üssü olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadim kent Diyarbakır’ın tarihsel derinliği, Yontma Taş Devri ve Mezolitik dönemlere kadar uzanan mağara yerleşimleriyle başlıyor. Ergani yakınlarındaki Hilar Mağaraları, Paleolitik dönemden Roma İmparatorluğu'nun geç evrelerine kadar kesintisiz bir yaşam alanı sunarken; Silvan’daki Hasuni Mağaraları da Anadolu’nun en eski yerleşim noktalarından biri olarak dikkat çekiyor.</p>

<p><img alt="Çayönü Tepesi Diyarbakır Ergani Kazı" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/07/cayonu-tepesi-diyarbakir-ergani-kazi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Hristiyanlığın ilk yıllarında ve Orta Çağ’da da önemini koruyan bu mağara kompleksleri, Diyarbakır’ın her dönemde insanlık için vazgeçilmez bir sığınak ve yaşam alanı olduğunu gösteriyor.</p>

<p><img alt="Çayönü Kazı Diyarbakır’da Tarihi Keşif İlk Insan Mezarı Bulundu!" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/09/cayonu-kazi-diyarbakirda-tarihi-kesif-ilk-insan-mezari-bulundu.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>DÜNYA UYGARLIK TARİHİNİN DÖNÜM NOKTASI: ÇAYÖNÜ</strong></p>

<p>İnsanlık tarihinin en büyük devrimlerinden biri olan avcı-toplayıcılıktan tarım toplumuna geçişin ilk izleri, Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Tepesi'nde gün yüzüne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüzden 10 bin yıl önce, M.Ö. 9.300 yıllarında temelleri atılan bu yerleşim yeri, göçebeliğin yerini yerleşik köy yaşantısına bıraktığı evrensel bir miras olarak kabul ediliyor. Besin üretiminin başladığı bu özel nokta, sadece Diyarbakır’ın değil, tüm dünyanın modern kent uygarlığına giden yoldaki ilk adımlarını simgeliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-tarihi-hazine-iste-dunyanin-en-eski-tarim-koyunun-adresi</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/09/cayonu-tepesi.jpg" type="image/jpeg" length="76409"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
