<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Mücadele Gazetesi</title>
    <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr</link>
    <description>Diyarbakır Haber l Son Dakika Diyarbakır Haberleri I Diyarbakır Gazetesi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/rss/mucadele-arsiv" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Mücadele © 1962. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 18 Jul 2026 13:08:25 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/rss/mucadele-arsiv"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'ın o ilçesinin ismi başka bir ülkede de kullanılıyor!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-o-ilcesinin-ismi-baska-bir-ulkede-de-kullaniliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-o-ilcesinin-ismi-baska-bir-ulkede-de-kullaniliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'ın tarihi Sur ilçesinin ismini taşıyan bir kent de Lübnan'da bulunuyor. Akdeniz kıyısındaki Sur, binlerce yıllık geçmişiyle dünyanın en eski yerleşimlerinden biri olarak kabul ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır'ın yaklaşık 12 bin yıllık geçmişe sahip tarihi Sur ilçesi ile Lübnan'ın Akdeniz kıyısındaki Sur kenti, aynı ismi paylaşmalarıyla dikkat çekiyor. Farklı coğrafyalarda yer alan iki kadim yerleşim, binlerce yıllık tarihleri, kültürel mirasları ve medeniyetlere ev sahipliği yapmalarıyla öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Diyarbakır Surlar Sur Fotoğraf" height="450" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/09/mucadele-arsiv/diyarbakir-surlar-sur-fotograf.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>DİYARBAKIR’IN TARİHİ KALBİ: SUR</strong><br />
Diyarbakır'ın tarihi kalbi olarak bilinen ve 4 merkez ilçesinden biri olan Sur, yaklaşık 12 bin yıllık geçmişiyle dünyanın en eski ve kesintisiz yerleşim alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Adını, ilçeyi bir kalkan balığı silueti gibi çevreleyen dünyaca ünlü Diyarbakır Surları'ndan alan Sur, Dicle Nehri kıyısında, Karacadağ'ın lavları üzerine kurulu yapısıyla adeta bir açık hava müzesini andırıyor.</p>

<p>Tarih öncesi çağlardan günümüze kadar kesintisiz yaşamın sürdüğü Sur, MÖ 7500'lere uzanan köklü geçmişinde Hurrilerden Romalılara, Selçuklulardan Osmanlılara kadar yaklaşık 30 medeniyete ev sahipliği yaptı. İnsanlık ve uygarlık tarihinin en eski katmanlarını barındıran ilçe, bugün de Diyarbakır'ın tarihi, kültürel ve sosyal yaşamının merkezi olma özelliğini sürdürüyor.</p>

<p>UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri'nin yanı sıra, İslam dünyasının 5. Harem-i Şerif'i kabul edilen Ulu Camii, 27 sahabenin metfun bulunduğu Hz. Süleyman Camii ve Süryani kültürünün önemli miraslarından Meryem Ana Kilisesi gibi yapılar, Sur'un çok kültürlü kimliğini yüzyıllardır yaşatıyor.</p>

<p>Tarihi hanları, dar sokakları, tescilli konakları ve kültürel mirasıyla ziyaretçilerini geçmişe yolculuğa çıkaran Sur'da, Hasan Paşa Hanı ve Sülüklü Han kentin en önemli buluşma noktaları arasında yer alıyor. Gazi Caddesi canlı ticaret hayatını sürdürürken, İçkale Müze Kompleksi de kültür ve sanat etkinlikleriyle geçmiş ile bugünü bir araya getiren önemli merkezlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bugün de Diyarbakır'ı ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin ilk durağı olmayı sürdüren Sur, tarihi dokusu ve kültürel mirasıyla kentin en çok ilgi gören noktaları arasında yer alıyor.</p>

<p><img alt="" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/07/lubnan-sur-tyre-sokak.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<h5><strong><i>Lübnan- Sur/Tyre</i></strong></h5>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>AKDENİZ'İN KADİM KENTİ: LÜBNAN SUR</strong><br />
Lübnan'ın başkenti Beyrut'un yaklaşık 83 kilometre güneyinde yer alan Sur şehri uluslararası adıyla “Tyre”, 5 bin yılı aşkın geçmişiyle dünyanın en eski yerleşimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Antik dönemde Fenikelilerin en önemli denizcilik ve ticaret merkezlerinden biri olan kent, 1984 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi.</p>

<p>İlk kurulduğunda bir ada üzerinde bulunan Sur, daha sonra inşa edilen dolgu yol sayesinde anakaraya bağlanarak bugünkü yarımada görünümünü kazandı. Fenike döneminde deniz ticaretindeki gücü ve "Sur moru" olarak bilinen, deniz salyangozundan elde edilen değerli boya sayesinde büyük zenginlik kazanan kent, aynı zamanda önemli bir kültür ve ticaret merkezi haline geldi.</p>

<p>Günümüzde binlerce yıllık Fenike mirasını yansıtan taş evleri, rengârenk sokakları, çiçeklerle süslü dar geçitleri ve Roma döneminden kalan görkemli kalıntılarıyla ziyaretçilerini ağırlayan Sur, tarihi atmosferi ve Akdeniz kıyısındaki eşsiz konumuyla Lübnan'ın en önemli turizm merkezleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Binlerce yıllık geçmişiyle bilinen Lübnan'ın Sur kenti, bugün ise İsrail'in saldırıları nedeniyle gündemde. İsrail'in Lübnan'ın güneyine yönelik hava saldırılarında hedef alınan kentte çok sayıda kişi güvenli bölgelere göç etmek zorunda kalırken, tarihi şehirde belirsizlik ve endişe hakim. Bir dönem Fenikelilerin en önemli liman kentlerinden biri olan Sur, bugün savaşın gölgesinde yaşam mücadelesi veriyor.</p>

<p><img alt="" height="941" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/07/lubnan-sur-tyre-sokak-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<h5><strong><i>Lübnan- Sur/Tyre</i></strong></h5>

<h5></h5>

<p><strong>AYNI İSİM, İKİ KADİM KENT…</strong><br />
Lübnan'ın tarihi liman kenti Sur ile Diyarbakır'ın Sur ilçesi, binlerce yıllık geçmişleri ve kültürel miraslarıyla dikkat çekiyor. Aynı adı taşıyan iki kadim şehir, farklı coğrafyalarda benzer tarihsel zenginlikleri yaşatıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-o-ilcesinin-ismi-baska-bir-ulkede-de-kullaniliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/07/diyarbakir-sur-lubnan-sur-sehri-tyre-diyarbakirin-o-ilcesinin-ismi-baska-bir-ulkede-de-kullaniliyor.jpg" type="image/jpeg" length="67262"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'ın tarihi merkezinde bir gün: Hepsi yürüme mesafesinde]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-tarihi-merkezinde-bir-gun-hepsi-yurume-mesafesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-tarihi-merkezinde-bir-gun-hepsi-yurume-mesafesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarih ve medeniyet şehri Diyarbakır'ı keşfetmek isteyenler için şehir merkezinde yer alan tarihi yapılar, yürüyerek kolayca gezilebilecek bir rota sunuyor. İşte Diyarbakır merkezde gezilecek yerler…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Diyarbakır, surları, tarihi yapıları ve zengin kültürel mirasıyla ziyaretçilerine eşsiz bir gezi deneyimi sunuyor. Şehri keşfetmek isteyenler için kent merkezinde bulunan tarihi ve kültürel noktalar, yürüyerek rahatlıkla gezilebilecek bir rota oluşturuyor. İşte Diyarbakır merkezde mutlaka görülmesi gereken yerler…</p>

<p><img alt="Sur Diyarbakır-1" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/10/mucadele-arsiv/sur-diyarbakir-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>BİR GÜNDE DİYARBAKIR ROTASI…</strong><br />
Geziye Diyarbakır'ın simgelerinden olan tarihi surlardan başlanabilir. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan surların ardından İçkale ve tarihi dokusu keşfedilerek kısa bir yürüyüşle Anadolu'nun en eski ibadet yapılarından biri olan Ulu Cami'ye ulaşılabilir. Bölgenin en önemli tarihi yapılarından biri olan cami, mimarisi ve geçmişiyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.</p>

<p>Ulu Cami'nin hemen yakınında bulunan Hasan Paşa Hanı ise kahvaltı yapmak ya da kahve molası vermek isteyenler için ideal duraklardan biri. Tarihi avlusuyla öne çıkan han, günün her saatinde ziyaretçi ağırlıyor.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Ulu Cami Emekli" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/mucadele-arsiv/diyarbakir-ulu-cami-emekli.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Buradan yürüyerek Hazreti Süleyman Camii'ne geçilebilir. Manevi atmosferiyle öne çıkan cami, bünyesinde bulunan sahabe kabirleri nedeniyle yıl boyunca çok sayıda ziyaretçiyi ağırlıyor. Hemen ardından Diyarbakır'ın çok kültürlü geçmişini yansıtan Surp Giragos Ermeni Kilisesi ile Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi ziyaret edilebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rotaya devam edenler, Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi'ni ve Dört Ayaklı Minare'yi de kısa bir yürüyüşle görebiliyor. Tarihi Sur ilçesinin dar sokakları boyunca ilerleyen ziyaretçiler, bölgenin kendine özgü bazalt taş mimarisini ve kültürel dokusunu yakından inceleme fırsatı buluyor.</p>

<p><img alt="Saint George Kilisesi Diyarbakır-1" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/08/saint-george-kilisesi-diyarbakir-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Geziyi, tarihi atmosferiyle dikkat çeken Sülüklü Han'da çay veya kahve molası vererek tamamlamak mümkün. Böylece Diyarbakır merkezde yer alan Diyarbakır Surları, İçkale, Ulu Cami, Hasan Paşa Hanı, Hazreti Süleyman Camii, Surp Giragos Ermeni Kilisesi, Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi, Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi, Dört Ayaklı Minare ve Sülüklü Han gibi birçok önemli nokta, araç kullanmadan tek bir yürüyüş rotası üzerinde keşfedilebiliyor...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-tarihi-merkezinde-bir-gun-hepsi-yurume-mesafesinde</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/12/mucadele-arsiv/diyarbakir-turist.jpg" type="image/jpeg" length="49571"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir Diyarbakır efsanesi sinemayı nasıl sarstı? Tarık Akan’ın en zorlu rolü!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/bir-diyarbakir-efsanesi-sinemayi-nasil-sarsti-tarik-akanin-en-zorlu-rolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/bir-diyarbakir-efsanesi-sinemayi-nasil-sarsti-tarik-akanin-en-zorlu-rolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın efsanelerinden olan Siyabend ile Xece’nin ölümsüz destanını biliyor musunuz? İşte Tarık Akan'ın da başrol oynadığı sinemaya taşan o efsane...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın "Romeo ve Juliet’i" olarak kabul gören, trajik sonuyla yürekleri burkan Siyabend ile Xecê’nin ölümsüz destanı, Tarık Akan’ın da başrolüyle beyaz perdeye taşınmıştı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>DAĞLARDA DOĞUP SÜPHAN’DA SON BULAN BİR DESTAN</strong></p>

<p>Hikâye, küçük yaşta anne ve babasını kaybederek doğanın kucağında büyüyen Silvanlı Siyabend ile güzelliği dillere destan Xecê Zere’nin yollarının kesişmesiyle başlıyor.</p>

<p>İlk bakışta filizlenen bu imkansız aşk, önlerine çıkan amansız engeller ve düşmanlarla amansız bir mücadeleye dönüşüyor. Diyarbakır’da filizlenen bu büyük sevda, ne yazık ki Van Gölü kıyısında, Süphan Dağı’nın heybetli eteklerinde acı bir ölümle son buluyor.</p>

<p><img alt="Bir Diyarbakır Efsanesi Sinemayı Nasıl Sarstı Tarık Akan’ın En Zorlu Rolü! Siyabend Ile Xece Hece-1" height="1056" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/07/bir-diyarbakir-efsanesi-sinemayi-nasil-sarsti-tarik-akanin-en-zorlu-rolu-siyabend-ile-xece-hece-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Bugün bile bölge halkı tarafından kutsal sayılan mezarları, bu ebedi aşkın en sessiz şahidi olarak o topraklarda varlığını koruyor.</p>

<p></p>

<p><strong>ZORLU ŞARTLAR ALTINDA DOĞAN SİNEMA MUCİZESİ</strong></p>

<p>Bu epik ve ölümsüz aşk, 1991 yılında yönetmen Şahin Gök’ün vizyonuyla sinema filmine uyarlandı. Dönemin en ses getiren yapımlarından biri olan filmde Siyabend karakterine Türk sinemasının efsane ismi Tarık Akan, Xecê’ye ise duru güzelliğiyle Mine Çayıroğlu hayat verdi.</p>

<p>Büyük oranda Van ve çevresinin büyüleyici coğrafyasında çekilen film, sadece bir aşk hikayesini anlatmakla kalmadı; aynı zamanda dönemin çetin politik ve idari atmosferine karşı da bir direniş öyküsü oldu.</p>

<p>Çekimleri Türkçe olarak gerçekleştirilen yapım, daha sonra hazırlanan Kürtçe dublajıyla sinema tarihindeki yerini aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/bir-diyarbakir-efsanesi-sinemayi-nasil-sarsti-tarik-akanin-en-zorlu-rolu</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/07/bir-diyarbakir-efsanesi-sinemayi-nasil-sarsti-tarik-akanin-en-zorlu-rolu-siyabend-ile-xece-hece.png" type="image/jpeg" length="39170"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zamana meydan okuyan devasa yapı: Diyarbakır surları kaç kilometre, kaç kapısı var?]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/zamana-meydan-okuyan-devasa-yapi-diyarbakir-surlari-kac-kilometre-kac-kapisi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/zamana-meydan-okuyan-devasa-yapi-diyarbakir-surlari-kac-kilometre-kac-kapisi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın tarihi surları kaç kilometre uzunluğa sahip ve kaç kapısı bulunuyor? İşte Diyarbakır surlarına ilişkin detaylar…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve Çin Seddi’nin ardından dünyanın en uzun ve en geniş savunma surlarından biri olarak kabul edilen tarihi Diyarbakır Surları, görkemli burçlarının yanı sıra şehre hayat veren asırlık kapılarıyla da zamana meydan okuyor.</p>

<p>Yaklaşık 6 kilometre uzunluğundaki bu devasa yapı, yüzyıllar boyunca kentin hem dış dünyayla bağlantısını sağladı hem de ticaret ve askeri stratejinin merkezi oldu.</p>

<p></p>

<p><strong>GÜNEŞLE AÇILIP GÜNEŞLE KAPANAN ASIRLIK TARİH</strong></p>

<p>Diyarbakır Surları, 19. yüzyılın başına kadar son derece katı bir güvenlik protokolüyle yönetiliyordu. Şehrin dış dünya ile olan tüm bağını oluşturan ana kapılar, her sabah güneşin doğuşuyla birlikte ardına kadar açılır, güneşin batışıyla ise güvenliğin sağlanması amacıyla kilitlenirdi.</p>

<p>Roma, Bizans, Abbasi, Mervani, Selçuklu ve Artuklu gibi onlarca medeniyetin izlerini taşıyan surlar ve kapılar üzerinde, bu dönemlere ait eşsiz kitabeler, geyik, boğa, aslan ve kartal gibi simgesel hayvan kabartmaları yer alıyor.</p>

<p><img alt="dağkapı burcu" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/07/dagkapi-burcu.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>SURLARIN 4 ANA KAPISI VAR</strong></p>

<p>Kuzey Mezopotamya'nın en büyük ticaret ağını kontrol altında tutan Diyarbakır Surları'nda kenti dış dünyaya bağlayan 4 ana kapı bulunuyor:</p>

<p>Dağ Kapı (Harput Kapısı): Şehrin kuzeyinde, iki silindirik burç arasında yer alır. Üzerinde Roma İmparatorluğu'ndan Abbasilere kadar birçok dönemin izini taşıyan Latince ve Grekçe kitabeler ile mistik el figürleri ve av sahneleri yer alır.</p>

<p>Mardin Kapı: Şehrin güney ovalarına açılan tek kapıdır. Geçmişte üç girişli olduğu bilinen kapının günümüze sadece orta bölümü ulaşabilmiştir. Üzerinde İslam öncesi dönemlere ait hayvan ve bitki figürleri mevcuttur.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Hava Durumu Sıcaklık Güneşli Mardinkapı Surlar Keçi Burcu" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/10/diyarbakir-hava-durumu-sicaklik-gunesli-mardinkapi-surlar-keci-burcu.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Yeni Kapı (Dicle / Su Kapısı): Şehrin doğusunda yer alan tek girişli bu kapı, kenti doğrudan hayat kaynağı olan Dicle Nehri'ne bağlar. Bizans dönemi mimari karakterini günümüze kadar korumayı başarmıştır.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Surları Urfakapı (1)" height="426" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/04/diyarbakir-surlari-urfakapi-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Urfa Kapı (Rum Kapısı): Kentin batı cephesinde yer alan ve Artuklular döneminde köklü bir onarımdan geçen 3 girişli kapıdır. Sol girişinde gücü simgeleyen stilize edilmiş boğa ve kartal figürleri dikkat çeker.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/zamana-meydan-okuyan-devasa-yapi-diyarbakir-surlari-kac-kilometre-kac-kapisi-var</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/03/mucadele-arsiv/diyarbakir-sur-kusbakisi-kalkan-baligi.jpg" type="image/jpeg" length="14501"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İlk kez ortaya çıktı: İşte 70 yıl önceki "Diyarbekir Beyefendileri"]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/ilk-kez-ortaya-cikti-iste-70-yil-onceki-diyarbekir-beyefendileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/ilk-kez-ortaya-cikti-iste-70-yil-onceki-diyarbekir-beyefendileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihte "Diyarbekir beyefendileri" olarak bilinen, Diyarbakır’ın eşraf isimlerin 70 yıllık önceki görüntüleri ilk kez gün yüzüne çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyetin olgunlaşmaya başladığı yıllarda ülkenin kültürel ve sosyal olarak lokomotif kentlerinden olan Diyarbakır'da sosyal yaşam nasıldı? Namları dilden dile nesilden nesile ulaşan halen bile parmakla gösterilen "Diyarbekir beyefendileri" bir başka deyişle kentin eşraflari neler yapardı?</p>

<p>İşte tüm bunların cevapları ilk kez ortaya çıkan bu resimlerde. Kareler 1960, 1970, 1980 ve 1990'lı yıllara ait. Şık giyimleri kadar samimi duruşları ve tevazuları da dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>TARİHE IŞIK TUTAN KARELER</strong><br />
1960'lı yılları anlatan ilk karede dönemin Başbakan Yardımcısı Necmettin Cevheri, Diyarbakır Milletvekili Abdullatif Ensarioğlu, Diyarbakır Valisi Mehmet Karasarlıoğlu, ünlü hayırsever Çelebi Eser ve dönemin Diyarbekir beyefendileri yer alıyor.</p>

<p><img alt="" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/06/ilk-kez-ortaya-cikti-iste-70-yil-onceki-diyarbekir-beyefendileri-5.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1970'li yıllara ait olan ikinci resimde dönemin Diyarbekir Belediye Başkanı Nejat Cemiloğlu, hayırsever Çelebi Eser ve diğer eşraflar ünlü Dağkapı meydanında halkla iç içe.</p>

<p><img alt="" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/06/ilk-kez-ortaya-cikti-iste-70-yil-onceki-diyarbekir-beyefendileri-4.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>1970'li yılları yansıtan diğer resimde kentin sosyal ve kültürel faaliyetlerine olan katkılarıyla bilinen isimler öne çıkıyor.</p>

<p><img alt="" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/06/ilk-kez-ortaya-cikti-iste-70-yil-onceki-diyarbekir-beyefendileri-3.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>HAYIRSEVERLİĞE ÖDÜL</strong><br />
1980'li yılların sonunda çekilen karede dönemin İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu, eğitime olan katkılarından dolayı hayırsever Çelebi Eser'e plaket veriyor. Çelebi Eser, yaptığı okul, cami, medrese, Kur'an Kurslarıyla hala hayırla yad ediliyor.</p>

<p><img alt="" height="415" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/06/ilk-kez-ortaya-cikti-iste-70-yil-onceki-diyarbekir-beyefendileri-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>AHDE VEFANIN KARESİ</strong><br />
Son resim ise 1995 yılına ait. Geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Diyarbekirspor'un efsane başkanı Çelebi Eser, Diyarbakırspor maçı öncesinde saygı duruşu ile yad ediliyor.</p>

<p>Diyarbakır'ın sosyal ve kültürel yaşamına ışık tutan 4 tarihi resimde de zerafet, tevazu, samimiyet ve bir o kadar da ahde vefa var. Diyarbakır bu yüzden medeniyetin beşiğidir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/ilk-kez-ortaya-cikti-iste-70-yil-onceki-diyarbekir-beyefendileri</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/06/ilk-kez-ortaya-cikti-iste-70-yil-onceki-diyarbekir-beyefendileri-1.jpeg" type="image/jpeg" length="73810"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır futbolunun 2 dev takımıydı: O fotoğrafın hikayesi ortaya çıktı!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-futbolunun-2-dev-takimiydi-o-fotografin-hikayesi-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-futbolunun-2-dev-takimiydi-o-fotografin-hikayesi-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Şehir Stadyumu’nda 1950’li yıllar çekilen fotoğrafın hikayesi ortaya çıktı. İşte Yıldız Gençlikspor ve Dicle Gençlikspor’un o maçı…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İbrahim Ateşoğlu kaleme aldı, 1950’li yılların Diyarbakır Şehir Stadyumu, bugünün milyon dolarlık endüstriyel futbolundan uzak, ancak aidiyet duygusunun zirvede olduğu tarihi günlere tanıklık ediyordu.</p>

<p>Tel örgülerin arkasını dolduran mahşeri kalabalık, kentin iki farklı yüzünün tatlı rekabetini izliyordu.</p>

<p></p>

<p><strong>DİYARBAKIR FUTBOLUNUN 2 DEV TAKIMI VARDI</strong></p>

<p>Sahada Diyarbakır futbolunun iki dev çınarı vardı. Yıldız Gençlikspor ve Dicle Gençlikspor.</p>

<p>Dönemin ruhunu yansıtan tarihi bir fotoğrafta ise Yıldız Gençliksporlu futbolcular devre arasında dinlenirken, teknik sorumlu Nihat Önder’in oyuncularına son taktikleri verdiği o an gözler önüne seriliyor.</p>

<p></p>

<p><strong>OKUMUŞLAR İLE ESNAFIN EZELİ REKABETİ</strong></p>

<p>Bu rekabeti özel kılan, takımların sosyolojik yapılarıydı.</p>

<p>Yıldız Gençlikspor; mimarlar, mühendisler, öğretmenler ve memurlardan oluşan şehrin okumuş kesimini temsil ediyordu.</p>

<p>Dicle Gençlikspor ise marangozlar, kasaplar, demirciler ve lokantacılarla Diyarbakır esnafının ve emeğin kalbiydi.</p>

<p>Öte yandan her iki kulüp de sadece bir spor takımı değil, kendi sosyal çevrelerinin sahadaki gururuydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>ŞEHRİN GÜNLER ÖNCESİNDEN DURDUĞU KARŞILAŞMALAR</strong></p>

<p>İki takım arasındaki müsabakalar hiçbir zaman sıradan bir maç olmadı. Diyarbakır halkı günler öncesinden bu randevuya kilitlenir, tribünler saatler öncesinden tıklım tıklım dolardı. Yer bulamayanlar tel örgülerin arkasında adeta etten bir duvar örerdi. İl şampiyonluk kupası neredeyse her sezon bu iki elit ekip arasında el değiştirir, rekabet her geçen yıl daha da alevlenirdi.</p>

<p></p>

<p><strong>SKORLAR UNUTULDU, DOSTLUK BAKİ KALDI</strong></p>

<p>O yıllarda ne astronomik transfer ücretleri ne de menajerler vardı. Futbolcular, 90 dakika bitip formalarını çıkardıktan hemen sonra işlerinin başına, hayat mücadelesine geri dönüyordu.</p>

<p>Cebinde parası olmayan ama yüreğinde devasa bir şehir sevgisi taşıyan bu adamlar için futbol bir meslek değil, saf bir aşktı. Hakemin son düdüğüyle yeşil sahadaki kıyasıya mücadele yerini hemen kucaklaşmalara bırakırdı.</p>

<p>Maçlar bittiğinde geriye tabeladaki skorlar değil; ömür boyu sürecek dostluklar ve Diyarbakır futbolunun bugün bile özlemle anlatılan o güzel yılları kaldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-futbolunun-2-dev-takimiydi-o-fotografin-hikayesi-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/06/diyarbakir-futbolunun-2-dev-takimiydi-o-fotografin-hikayesi-ortaya-cikti.png" type="image/jpeg" length="72674"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yüzyılın beyin cerrahı: Diyarbakırlı Gazi Yaşargil kimdir?]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/yuzyilin-beyin-cerrahi-diyarbakirli-gazi-yasargil-kimdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/yuzyilin-beyin-cerrahi-diyarbakirli-gazi-yasargil-kimdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Yüzyılın Beyin Cerrahı” unvanıyla tanınan, modern beyin cerrahisinin babası ve mikronöroşirürjinin kurucusu M. Gazi Yaşargil, vefatının birinci yılında saygı ve özlemle anılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Yüzyılın Beyin Cerrahı” unvanıyla tanınan, modern beyin cerrahisinin babası ve mikronöroşirürjinin kurucusu Prof. Dr. M. Gazi Yaşargil, Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı’nın kıymetli hocası ve Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri’nin değerli cerrahı olarak, vefatının birinci yılında saygıyla anılıyor.</p>

<p>Türkiye tıbbının ve dünya nöroşirürjisinin gururu olan Prof. Dr. Gazi YAŞARGİL, yalnızca bilimsel başarılarıyla değil; hekimlik mesleğine kazandırdığı sayısız öğrenci, yetiştirdiği bilim insanları ve hastalara yaklaşımındaki insani derinlikle de hafızalarda yer etti.</p>

<p>Ömrünü bilime, insanlığa ve genç beyin cerrahlarının gelişimine adamış; bilimsel makaleleri, uluslararası ödülleri ve geliştirdiği mikronöroşirürji teknikleriyle bir ekol yaratmış olan Prof. Dr. Gazi Yaşargil’in on yılı aşkın süredir görev yaptığı üniversite ve hastanelerimizde bıraktığı iz, felsefesi, öğretileri ve yetiştirdiği bilim insanları aracılığıyla geleceğe taşınacaktır.</p>

<p><img alt="Gazi Yaşargil" height="469" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/06/gazi-yasargil.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>PROF. DR. M. GAZİ YAŞARGİL KİMDİR?</strong><br />
Prof. Dr. M. Gazi Yaşargil, 6 Temmuz 1925’te, babasının kaymakamlık görevi yaptığı Diyarbakır’ın Lice ilçesinde dünyaya geldi. Aynı yıl ailesiyle birlikte Ankara’ya taşındı. Beş kardeşli Yaşargil ailesinin tüm çocukları Ankara’daki okullarda eğitim gördü. Kız kardeşlerinden Selma, Ankara Gazi Lisesi’nde 40 yıl İngilizce öğretmenliği yaptı; Tomris ise Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nda kimya mühendisi olarak görev aldı. Erkek kardeşlerinden Erdem, İsviçre Basel’de genel cerrahi profesörü, Günay ise Zürih’te fizyoloji profesörü oldu. Yaşargil ailesinin çocuklarının tüm eğitim masrafları, aile bireylerinin büyük özverileriyle karşılandı. Bazı internet sitelerinde yer alan, devletten burs alındığına dair bilgiler gerçeği yansıtmamaktadır.</p>

<p>Prof. Dr. Gazi YAŞARGİL, Ankara Atatürk Lisesi’nin klasik Latince bölümünden 1943 yılında mezun oldu. Aynı yılın sonbaharında Almanya’daki Friedrich Schiller Üniversitesi’nde tıp eğitimine başladı. Savaş koşulları nedeniyle eğitimini iki dönem sonra yarıda bırakıp 1945’te İsviçre’ye geçti. Tıp eğitimini Basel Üniversitesi’nde tamamladı ve 1949 sonbaharında mezun oldu. Mezuniyetin ardından üç ay boyunca Anatomi Enstitüsü’nde, dünyaca ünlü Dr. Josef Klingler ile beyin anatomisi üzerine çalıştı. 1950-1953 yılları arasında nöroloji-psikiyatri, iç hastalıkları ve genel cerrahi alanlarında birer yıl asistanlık yaptı.</p>

<p>Ocak 1953’te Zürih Üniversitesi Beyin Cerrahisi Kliniği’nde Prof. Dr. Hugo Krayenbühl, Prof. Dr. George Weber ve Prof. Dr. Emil Zander ile beyin cerrahisi uzmanlık eğitimine başladı. 1960 yılında doçent, 1965 yılında profesör, 1973 yılında ise ordinaryüs profesör unvanını aldı. 1993 yılına kadar aynı klinikte bölüm başkanlığı görevini sürdürdü.</p>

<p>Zürih Üniversitesi’nde görev yaptığı ilk 12 yılda (1953–1965), binlerce hastaya beyin ve göz çukuru (orbita) perkütan anjiyografisi uygulayarak bu alanda önemli yayınlar ve kitaplar hazırladı. 1957–1965 yılları arasında, stereotaktik tekniklerle Parkinson hastalığı ve diğer hareket bozukluklarının tedavisinde çığır açan ameliyatlara imza attı. Bu operasyonlarda Zürih Üniversitesi Fizyoloji Profesörü Oscar Wyss’in geliştirdiği yüksek frekanslı koagülasyon tekniğini kullandı; bu teknik, kısa sürede dünya genelinde kabul gördü.</p>

<p>1965–1966 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri’nde Vermont Üniversitesi’nde Prof. Dr. M.P.R. Donaghy ile birlikte çalışarak mikrovasküler cerrahiyi öğrendi. Bu yöntemi ilk defa hayvan beyin damarları üzerinde uygulayan Prof. Dr. Gazi YAŞARGİL, 1967 yılında Zürih’te beyninde üç atardamarı tıkanmış bir hastaya başarılı bir bypass ameliyatı gerçekleştirdi. Bu operasyon, beyin damar cerrahisinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu.</p>

<p>1967–1973 yılları arasında mikronöroşirürjiye yönelik ameliyat mikroskopları, cerrah koltukları, mikro alet masaları, anevrizma klipleri, mikro dikiş setleri ve otomatik retraktörler gibi pek çok yenilikçi cerrahi ekipmanın geliştirilmesini sağladı.</p>

<p>1967’den itibaren, mikroteknik kullanarak beyin ve omurilik sıvı yollarının açılımını esas alan yeni bir cerrahi yöntem geliştirdi. Bu teknik, damar hastalıkları, anevrizmalar, arteriovenöz malformasyonlar (AVM), kavernomlar, tümörler, temporal epilepsi ve bel fıtığı gibi rahatsızlıkların cerrahisinde çığır açtı. 1968–1993 yılları arasında kurduğu mikrocerrahi laboratuvarında dünyanın dört bir yanından gelen beyin cerrahlarına eğitim verdi. Mikronöroşirürji üzerine sekiz kitap yayımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1993 yılında Zürih Üniversitesi’ndeki görevinden emekli oldu. 1994 yılında Arkansas Üniversitesi Tıp Fakültesi (Little Rock, ABD)’nde profesör olarak göreve başladı. Prof. Dr. Ossama Al-Mefty ile birlikte ABD’nin ilk Mikronöroşirürji Merkezi’ni kurdu. Bu merkezde ameliyatlara devam etti, dersler verdi, mikronöroşirürji laboratuvarı kurdu ve kurslar düzenledi. 2013 yılında Arkansas Üniversitesi’nden emekli oldu.</p>

<p>2013 yılından itibaren Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı’nda Prof. Dr. Uğur Türe ile birlikte bilimsel çalışmalarını, derslerini ve konferanslarını sürdürdü.</p>

<p>Prof. Dr. Yaşargil’in adıyla Oxford (İngiltere), Little Rock (ABD) ve Pekin (Çin)’de mikrocerrahi laboratuvarları kurulmuştur. Arkansas Üniversitesi, “Yaşargil Kürsüsü”nü kurmuş; “Gazi ve Dianne Yaşargil Yıllık Konferansı” ile çalışmalarını onurlandırmıştır. Amerikan Nöroşirürji Derneği yıllar boyunca “Yaşargil Dersi” düzenlemiştir. Türk Nöroşirürji Derneği de uzun yıllar boyunca “Yaşargil Dersi” ile Prof. Dr. Yaşargil’in bilgi ve deneyim mirasını yaşatmıştır. Zürih Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2014 yılında başlattığı “Yaşargil Konferansları” ile bilim dünyasına katkılarını anmaya devam etmiştir.</p>

<p>Haziran 2024 tarihinde, Prof. Dr. Uğur Türe’nin öncülüğünde ve dünya çapında önemli beyin cerrahlarının katılımıyla “Yaşargil Mikronöroşirürji Akademisi” (Yaşargil Microneurosurgery Academy) İstanbul’da kurulmuş; Akademi, ilk kongresini 4 Haziran 2024’te, Prof. Dr. Gazi Yaşargil’in katılımıyla yine İstanbul’da gerçekleştirmiştir.</p>

<p>Prof. Dr. M. Gazi YAŞARGİL, 10 Haziran 2025 Salı günü hayata veda etmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/yuzyilin-beyin-cerrahi-diyarbakirli-gazi-yasargil-kimdir</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/06/diyarbakir-bir-degerini-kaybetti-gazi-yasargil-vefat-etti.jpg" type="image/jpeg" length="37379"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[1387 yıl önce bugün: Diyarbakır fethedildi, Mar Toma Kilisesi camiye çevrildi]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/1387-yil-once-bugun-diyarbakir-fethedildi-mar-toma-kilisesi-camiye-cevrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/1387-yil-once-bugun-diyarbakir-fethedildi-mar-toma-kilisesi-camiye-cevrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslam ordularının 639 yılında fethettiği Diyarbakır’da, fethin 1387’nci yıl dönümü anılıyor. Tarihi camilerde bir araya gelen vatandaşlar, kentin köklü geçmişine ve medeniyet mirasına sahip çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadim şehir Diyarbakır, bugün tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan fethinin 1387’nci yıl dönümünü anıyor. Miladi 27 Mayıs 639 tarihinde, İslam ordularının komutanlarından İyaz Bin Ganem, Halid bin Velid ve Süleyman bin Halid öncülüğünde fethedilen şehir, asırlardır taşıdığı manevi miras ve kültürel zenginliğiyle dikkat çekmeye devam ediyor. Süleyman bin Halid ise tarihi bölgede şehit oldu.</p>

<p><img alt="Diyarbakır (2)" height="484" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/05/mucadele-arsiv/diyarbakir-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>HZ. SÜLEYMAN CAMİİ ZİYARETÇİLERİN UĞRAK NOKTALARINDAN BİRİ</strong><br />
Tarihi kaynaklara göre fetihle birlikte Diyarbakır, Anadolu’da İslam medeniyetinin önemli merkezlerinden biri haline geldi. Şehrin surları, camileri, medreseleri ve yüzyıllardır süregelen çok kültürlü yapısı, bu tarihi mirasın en güçlü simgeleri arasında yer aldı. Fetih sırasında şehit düştüğü rivayet edilen 27 sahabenin kabirlerinin bulunduğu Hz. Süleyman Camii ise bugün de ziyaretçilerin uğrak noktalarından biri olmayı sürdürüyor.</p>

<p>Diyarbakır’ın fethi dolayısıyla her yıl kentte çeşitli anma programları düzenlenirken, vatandaşlar sabah saatlerinden itibaren tarihi mekanlarda bir araya geliyor. Kur’an-ı Kerim tilavetleri, dualar ve fetih yürüyüşleriyle gerçekleştirilen etkinliklerde, şehrin manevi kimliği bir kez daha ön plana çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İLİM, KÜLTÜR VE İNANCIN MERKEZİ: DİYARBAKIR<br />
Tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Diyarbakır, fethin ardından ilim, kültür ve inanç merkezi olarak öne çıktı. Kentin binlerce yıllık geçmişiyle birleşen bu tarihi gün, Diyarbakırlılar tarafından yalnızca bir zafer olarak değil; birlik, kardeşlik ve medeniyet mirası olarak da değerlendiriliyor.</p>

<p>Bugün 1387 yıl sonra bile Diyarbakır surlarında yankılanan ezan sesleri, şehrin tarih boyunca taşıdığı ruhun ve hafızanın yaşamaya devam ettiğini gösteriyor. Kadim kent, geçmişinden aldığı güçle kültürel ve manevi mirasını gelecek nesillere aktarmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Devrim Aktürk</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/1387-yil-once-bugun-diyarbakir-fethedildi-mar-toma-kilisesi-camiye-cevrildi</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/06/mucadele-arsiv/diyarbakir-ulu-cami-4.jpg" type="image/jpeg" length="32093"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’ın şifrelerini çözen adam: Hukuktan edebiyata uzanan bir ömür!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-sifrelerini-cozen-adam-hukuktan-edebiyata-uzanan-bir-omur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-sifrelerini-cozen-adam-hukuktan-edebiyata-uzanan-bir-omur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın kalbinden çıkmış değerli yazar Şevket Beysanoğlu kimdir. Diyarbakır’a katkıları neler olmuştur. İşte detayları.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın yetiştirdiği en önemli değerlerden biri olan yazar ve araştırmacı Şevket Beysanoğlu, kentin kültürel mirasını koruyan eşsiz çalışmalarıyla gelecek kuşaklara ışık tutmaya devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Diyarbakır’ın kültür hafızası!<br />
<br />
Şevket Beysanoğlu 1920'de Diyarbakır'da doğdu. Hakimlik ve avukatlık yapsa da kent kültürüne katkılarıyla biliniyor. Kitapları, araştırmacılar için hala temel kaynaktır. 2013'te Ankara'da vefat etti. <a href="https://t.co/YmDokU4UZY" rel="nofollow">pic.twitter.com/YmDokU4UZY</a></p>
— Mücadele (@MucadeleGzt) <a href="https://twitter.com/MucadeleGzt/status/2057827651071443224?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 22, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p>Peki, hukukçu kimliğinin yanında edebiyata adadığı ömrüyle tanınan Şevket Beysanoğlu kimdir ve Diyarbakır’a ne gibi katkılar sunmuştur?</p>

<p><strong>HUKUKTAN EDEBİYATA UZANAN BİR ÖMÜR</strong></p>

<p>1 Ağustos 1920 tarihinde Diyarbakır’da dünyaya gelen Şevket Beysanoğlu, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Eğitiminin ardından bir süre hakimlik görevini yürüten Beysanoğlu, 1950 yılında avukatlık mesleğine geçiş yaparak memleketi Diyarbakır’da uzun yıllar hizmet verdi. 23 Nisan 2003 tarihinde Ankara’da vefat eden usta isim, asıl kalıcı izini ise araştırmacı ve yazar kimliğiyle bıraktı.</p>

<p></p>

<p><strong>16 YAŞINDA BAŞLAYAN EDEBİYAT SERÜVENİ</strong></p>

<p>Edebiyatla çok erken yaşlarda tanışan Beysanoğlu’nun "Hasret" adlı ilk şiiri, 1936 yılında Diyarbakır gazetesinde yayımlandı. Aynı yıl ilk yazısı da Diyarbakır Halkevi’nin yayın organı olan Karacadağ dergisinde okuyucuyla buluştu. Henüz 16 yaşında edebiyat dünyasına adım atan yazar, hayatı boyunca Diyarbakır kültürü üzerine çok sayıda kitap kaleme aldı. Şevket Beysanoğlu, kent kültürüne dair eşsiz bir arşive dönüşen şahsi kütüphanesini ise Dicle Üniversitesi'ne bağışlayarak akademik eğitime büyük bir katkı sağladı.</p>

<p></p>

<p><strong>DİYARBAKIR’A BIRAKTIĞI ÖLÜMSÜZ ESERLER</strong></p>

<p>"Kültürünü unutan bir şehir yok olmaya mahkûmdur" anlayışıyla hareket eden Beysanoğlu, Diyarbakır'ın kültürel, edebi ve sanatsal mirasını kayıt altına alarak adeta kentin hafızası oldu. Yazarın en bilinen çalışmaları arasında Diyarbakır Folkloru öne çıkmaktadır.</p>

<p>Günümüzde halen araştırmacıların temel başvuru kaynağı olan iki dev eseri ise şunlardır:</p>

<p>“Diyarbakırlı Fikir ve Sanat Adamları”</p>

<p>“Anıtları ve Kitabeleriyle Diyarbakır Tarihi”</p>

<p>Şevket Beysanoğlu, bu paha biçilemez referans eserleriyle Diyarbakır kültürünü koruma altına alarak şehrin kültürel mirasının gelecek kuşaklara güvenle aktarılmasını sağlamıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Servet TURSUN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-sifrelerini-cozen-adam-hukuktan-edebiyata-uzanan-bir-omur</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/05/diyarbakirin-sifrelerini-cozen-adam-sevkat-beysanoglu-kimdir.png" type="image/jpeg" length="41476"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Asur İmparatorluğu’nun gizli eyaleti Diyarbakır’da çıktı!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/asur-imparatorlugunun-gizli-eyaleti-diyarbakirda-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/asur-imparatorlugunun-gizli-eyaleti-diyarbakirda-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın her köşesinden tarih fışkıran ilçesi Bismil, barındırdığı muazzam arkeolojik mirasla dünya tarihine ışık tutmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’da sahip olduğu 33 tescilli höyük ve toplam 43 arkeolojik sit alanıyla adeta bir açık hava müzesini andıran Bismil ilçesi, insanlığın ortak hafızası için paha biçilemez bir hazine niteliği taşıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>İNSANLIĞIN İLK İZLERİ DİCLE’NİN KIYISINDA</strong></p>

<p>Bismil'in tarih sahnesindeki en önemli kozlarından biri, Dicle Nehri’nin kıyısında konumlanan Körtik Tepe. Yapılan kazılar ve elde edilen bulgular, bu bölgede yerleşik hayatın izlerini tam 12 bin yıl öncesine kadar götürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsanlığın avcı-toplayıcılıktan yerleşik hayata geçiş evresine dair ezber bozan kanıtlar sunan Körtik Tepe, bölgenin sadece Anadolu için değil, tüm dünya medeniyet tarihi için ne denli kritik bir nokta olduğunu gözler önüne seriyor.</p>

<p>İşte Bismil’deki 33 tescilli höyük:</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Diyarbakır'ın tarih fışkıran ilçesi<br />
<br />
Bismil, 33 tescilli höyüğü ve toplam 43 arkeolojik sit alanıyla dünya tarihine ışık tutuyor. Dicle Nehri kıyısındaki bölgede, yerleşik hayatın 12 bin yıllık ilk izlerini barındıran Körtik Tepe, Asur eyalet merkezi Ziyaret Tepe ve tarih… <a href="https://t.co/3qR9EuO4fD" rel="nofollow">pic.twitter.com/3qR9EuO4fD</a></p>
— Mücadele (@MucadeleGzt) <a href="https://twitter.com/MucadeleGzt/status/2056756780856725958?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 19, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/asur-imparatorlugunun-gizli-eyaleti-diyarbakirda-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/02/diyarbakir-ilceleri/diyarbakirin-bismil-ilcesi.jpg" type="image/jpeg" length="27750"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da 1200 yıldır kutlanan Bayram: Serê Gulanê]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-1200-yildir-kutlanan-bayram-sere-gulane</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-1200-yildir-kutlanan-bayram-sere-gulane" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde yaklaşık 1200 yıldır kutlanan Serê Gulanê, her sene renkli etkinliklere ev sahipliği yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde bin 200 yıldır yaşatılan ve baharın habercisi olarak kabul edilen Serê Gulanê, diğer adıyla Gulan Bayramı, renkli görüntülere sahne oluyor. Yaklaşık 1200 yıllık geçmişe sahip olduğuna inanılan gelenek kapsamında vatandaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren park ve mesire alanlarına akın ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Şenlik Silvan" height="477" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/05/senlik-silvan.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>AİLELER PARKLARDA BİR ARAYA GELİYOR</strong></p>

<p>Her sene bir araya gelen aileler, hazırladıkları yemekleri paylaşarak piknik yapıyor. Def, davul ve zurna eşliğinde halayların çekildiği etkinliklerde vatandaşlar gün boyunca doyasıya eğleniyor. Çocuklardan yaşlılara kadar her kesimin katıldığı kutlamalar, ilçede bayram havası oluşturuyor.</p>

<p><strong>“HOŞGÖRÜ VE DAYANIŞMANIN BAYRAMI”</strong><br />
Gulan Bayramı’nın yalnızca bir bahar kutlaması olmadığını ifade eden Silvanlı vatandaşlar, bu geleneğin toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini belirtir. Bayramın insanlar arasındaki sevgi, hoşgörü ve dayanışmayı artırdığını söyleyen vatandaşlar, nesilden nesile aktarılan kültürün korunmasının önemine dikkat çeker.</p>

<p><strong>MERVANİLER DÖNEMİNDEN GÜNÜMÜZE</strong><br />
Tarihi kökeni Mervani Hükümdarlığı dönemine kadar uzanan Gulan Bayramı, her yıl bu zamanlarda kutlanıyor. Bölge halkı tarafından Ramazan ve Kurban bayramlarından sonra “üçüncü bayram” olarak görülen bu özel günde vatandaşlar mesire alanlarında buluşuyor. Önceden hazırlanan yemeklerin tüketildiği kutlamalarda insanlar doğayla iç içe vakit geçirerek baharın gelişini karşılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Devrim AKTÜRK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-1200-yildir-kutlanan-bayram-sere-gulane</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/12/diyarbakir-senlik.jpg" type="image/jpeg" length="26138"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Newroz ateşi değil, "Kakava Ateşi": Her yıl coşkuyla kutlanıyor]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/newroz-atesi-degil-kakava-atesi-her-yil-coskuyla-kutlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/newroz-atesi-degil-kakava-atesi-her-yil-coskuyla-kutlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Baharın gelişini simgeleyen Hıdırellez ve Kakava Ateşi, her yıl olduğu gibi bu yıl da binlerce kişinin katılımıyla kutlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Baharın müjdecisi olarak kabul edilen Hıdırellez kutlamaları kapsamında yakılan Kakava Ateşi, bu yıl da büyük bir coşkuya sahne oldu. Özellikle Trakya bölgesinde yoğun katılımla gerçekleşen etkinliklerde, vatandaşlar dilekler tutarak ateşin üzerinden atladı, müzik ve dans eşliğinde baharın gelişini karşıladı.</p>

<p>Her yıl 5-6 Mayıs tarihlerinde kutlanan Hıdırellez, doğanın uyanışını ve yeni başlangıçları simgelerken, Kakava Ateşi de bu özel günün en dikkat çeken ritüellerinden biri olarak öne çıkıyor. Katılımcılar, yakılan ateşin etrafında toplanarak hem geleneklerini yaşatıyor hem de birlik ve beraberlik duygusunu pekiştiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/05/kakava-hidirellez-senlikleri.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>NEWROZ KUTLAMALARINI ARATMAYAN ETKİNLİKLER</strong><br />
Kakava’nın kendine özgü ritüelleri ve anlamlarıyla ayrı bir gelenek olduğu ifade ediliyor. Renkli kıyafetler, yerel müzikler ve çeşitli etkinliklerle süslenen kutlamalar, yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor. Katılımcılar, hem eğlenme hem de kültürel değerleri yaşatma fırsatı bulurken, Kakava Ateşi her yıl olduğu gibi bu yıl da baharın en sıcak simgelerinden biri olmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Devrim AKTÜRK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/newroz-atesi-degil-kakava-atesi-her-yil-coskuyla-kutlaniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/04/kakava-hidirellez-senlikleri-ne-zaman-rituelleri-neler-1.jpg" type="image/jpeg" length="63156"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’ın en güzel manzaralı camisi belli oldu: İşte ilk 3’ü!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-en-guzel-manzarali-camisi-belli-oldu-iste-ilk-3u</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-en-guzel-manzarali-camisi-belli-oldu-iste-ilk-3u" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır, tarihi camileriyle yalnızca dini bir mirasa sahip değil; aynı zamanda her köşesinde, şehri kuşbakışı izlenecek eşsiz manzaralar sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın camileri, hem mimarisiyle hem de konumlarıyla dikkat çekiyor. Kentin merkez ve ilçelerinde farklı noktalarına yerleşmiş bu camiler, ziyaretçilerine yalnızca ibadet edilecek kutsal bir mekan değil, aynı zamanda tarihi ve doğa ile iç içe bir yolculuğa çıkma fırsatı da sunuyor. Diyarbakır’ın en güzel manzaralı camileri, hem şehri hem de tarihin derinliklerini bir arada gözler önüne seriyor.</p>

<p><strong>İşte Diyarbakır'ın bilinen en güzel manzaralı camileri…</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><img alt="Eğil Peygamber Makamı" height="450" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/01/egil-peygamber-makami.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></strong></p>

<p><strong>ELYESA PEYGAMBER CAMİ/ EĞİL</strong><br />
Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde bulunan meşhur manzaralı cami Elyesa Peygamber Camii (veya bölgedeki adıyla Ziyaret Tepesi Camii) olarak bilinir. Cami, Eğil ilçesinin en yüksek noktalarından biri olan Nebi Harun Tepesi (Ziyaret Tepesi) üzerinde yer alır. Caminin hemen yanında Kur'an-ı Kerim'de isimleri geçen Hz. Zülkifl ve Hz. Elyesa peygamberlerin türbeleri bulunur. Bu kabirler, 1995 yılında baraj suları altında kalmaması için eski yerlerinden buraya taşınmıştır. Cami ve türbelerin bulunduğu avlu, Dicle Baraj Gölü'nün (Kralkızı Barajı) turkuaz renkli sularına ve çevredeki vadilere hakim muazzam bir panoramik bir manzaraya sahiptir. Ayrıca kentin en önemli inanç turizmi merkezlerinden biri olan Eğil ilçesindeki bu cami, hem ibadet etmek hem de o eşsiz manzarayı seyretmek isteyen binlerce kişi tarafından ziyaret edilir.</p>

<p><img alt="" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/diyarbakir-hani-pir-aziz-turbesi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>PİR AZİZ TÜRBESİ / HANİ</strong><br />
Diyarbakır’ın Hani ilçesinde, Elazığ ve Bingöl sınırlarının kesiştiği yüksek bir zirvede yer alan Pir Aziz Türbesi, hem Şeyh Abdulkadir Geylani’nin soyundan geldiğine inanılan manevi şahsiyetiyle bölge halkı için önemli bir şifa merkezi ve ziyaretgâh kabul edilir, hem de restorasyon sonrası doğa manzarasıyla dikkat çeken turistik bir noktadır. Ayrıca alanda yamaç paraşütü da yapılıyor.</p>

<p><img alt="" height="403" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/diyarbakir-dicle-universitesi-fetih-cami.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>DİCLE ÜNİVERSİTESİ FETİH CAMİ/ SUR</strong><br />
Diyarbakır Dicle Üniversitesi kampüsü içerisinde yer alan ve bilinen ismiyle Üniversite Fetih Cami, hem konumu hem de mimarisiyle şehrin önemli ibadethanelerinden biridir. 1990’lı yıllarda inşa edilmiş olup, caminin bulunduğu mevki, İslam ordularının 639 yılında Diyarbakır'ı fethetmeden önce karargah kurduğu bölge olarak bilinir. Bu manevi mirası yaşatmak adına camiye "Fetih" ismi verilmiştir. Tarihi Sur ilçesinde, Dicle Üniversitesi kampüs alanında, Hevsel Bahçeleri ve tarihi Diyarbakır surlarına hakim bir tepede yer almaktadır. Bölgenin en büyük üniversite camilerinden biridir ve avlusuyla birlikte binlerce kişinin aynı anda ibadet etmesine imkan sağlar. Cami sadece bir ibadet yeri değil, aynı zamanda bir külliye mantığıyla hizmet vermektedir. İçerisinde kütüphane, gençlik merkezi ve öğrencilerin vakit geçirebileceği sosyal donatılar bulunur. Yüksek bir noktada bulunması sebebiyle Dicle Nehri, Hevsel Bahçeleri ve şehrin silüetini gören eşsiz bir manzaraya sahiptir. Cami, Diyarbakır’da keşfedilecek güzelliklerden sadece bir tanesi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-en-guzel-manzarali-camisi-belli-oldu-iste-ilk-3u</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/diyarbakir-ilceleri/egil-manzara.jpg" type="image/jpeg" length="43373"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da 3 defa Valilik yapıp, Osmanlı’ya Sadrazam oldu! Herkes o ismi biliyor!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-3-defa-valilik-yapip-osmanliya-sadrazam-oldu-herkes-o-ismi-biliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-3-defa-valilik-yapip-osmanliya-sadrazam-oldu-herkes-o-ismi-biliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu’nun 17. yüzyıldaki en dikkat çekici figürlerinden biri olan Melek Ahmed Paşa kimdir? İşte hayatı…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Melek Ahmed Paşa (Melik Ahmed) Pervane Kaptan’ın oğlu olarak doğum yılı net bir şekilde bilinmemektedir.<br />
I. Ahmed döneminde saraya giren ve Silahtarlık (Padişah’ın yakın koruyucusu) görevinden sonra Anadolu’nun kilit eyaletlerinde valilik yapan Paşa, 1644 yılında IV. Murad’ın kızı Kaya Sultan ile evlenerek hânedan damadı olmuştur.<br />
Kariyerinin dönüm noktası ise, 1650 yılında Kösem Sultan’ın onayıyla, o dönem devlet işlerine karışan Yeniçeri ağalarına karşı bir denge unsuru olarak sadrazamlık makamına getirilmesiyle yaşanmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>DİYARBAKIR’DA 3 DEFA VALİLİK YAPTI: 5 YIL KALDI</strong></p>

<p>Melek Ahmed Paşa, hayatı boyunca Diyarbakır'da farklı dönemlerde toplamda yaklaşık 5 yıl valilik yapmıştır.<br />
İlk Dönem (1638 - 1639): Bağdat Seferi sonrasında IV. Murad tarafından ilk kez bu göreve getirilmiştir. Bu dönem yaklaşık 1 yıl sürmüştür.<br />
İkinci Dönem (1644 - 1645): Şam valiliğinden sonra kısa bir süreliğine tekrar Diyarbakır'a atanmıştır.<br />
Üçüncü Dönem (1646 - 1648): En uzun süreli Diyarbakır valiliğidir. 1646'da başlayan bu görev, Kasım 1648'de Bağdat valiliğine nakledilmesiyle sona ermiştir.</p>

<p><img alt="Melik Ahmet Paşa Hamamı." height="421" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/10/melik-ahmet-pasa-hamami.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<h5><strong>Melik Ahmet Paşa Hamamı</strong></h5>

<p><strong>MALİ KRİZ VE ESNAF AYAKLANMASIYLA GELEN İSTİFA</strong></p>

<p>Diyarbakır Valiliği sonrasında Sadrazamlık makamına getirilen Paşa’nın sadrazamlık dönemi, Girit kuşatmasının getirdiği ağır mali yükler ve saray içi çatışmaların gölgesinde geçmiştir. Hazine açığını kapatmak amacıyla başvurulan "meyhane akçesi" adlı düşük ayarlı paralar ve ulufelerin gecikmesi, toplumsal huzursuzluğu tetiklemiştir.<br />
1651 yılında İstanbul tarihinde bir ilk olarak gerçekleşen büyük esnaf ayaklanması, Melek Ahmed Paşa’nın bu makamdaki sonunu hazırlamıştır. Halkın ve askerlerin yoğun tepkisi üzerine görevden alınan Paşa, sonraki yıllarda Silistre, Rumeli ve Van gibi kritik bölgelerde beylerbeyliği yaparak devlet hizmetine devam etmiştir.</p>

<p><strong>BİR DEVLET ADAMININ SON PERDESİ VE EVLİYA ÇELEBİ’NİN KALEMİ</strong></p>

<p>Hayatının son yıllarında emekliliğe ayrılan ve Fatma Sultan ile ikinci evliliğini gerçekleştiren Melek Ahmed Paşa, 1 Eylül 1662 tarihinde geçirdiği bir rahatsızlık sonucu hayata gözlerini yummuştur.<br />
Evliya Çelebi’nin en yakın dostlarından olan Paşa, Seyahatname’de "vezirlerin şeyhi" olarak anılarak tarihteki yerini almıştır. Paşa, hem askeri başarıları hem de Osmanlı’nın en buhranlı dönemlerinde üstlendiği zorlu görevlerle, imparatorluğun idari yapısında derin izler bırakmış bir devlet adamı olarak Eyüp’te ebedi istirahatgahına defnedilmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-3-defa-valilik-yapip-osmanliya-sadrazam-oldu-herkes-o-ismi-biliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 07:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/10/mucadele-arsiv/en-akilli-sehirler-belli-oldu-diyarbakir-buyuk-atak-yapti-hevselbahceleri.jpg" type="image/jpeg" length="50924"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da en çok gezilen tarihi yerler neresi? İşte ilk 5 yer!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-en-cok-gezilen-tarihi-yerler-neresi-iste-ilk-5-yer</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-en-cok-gezilen-tarihi-yerler-neresi-iste-ilk-5-yer" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Binlerce yıllık geçmişiyle medeniyetlerin buluşma noktası olan Diyarbakır, ziyaretçilerini adeta bir açık hava müzesinde ağırlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’a gelecek olan yerli ve yabancı turistlerin merak ettiği gezilecek yerler nereler? İşte listenin başında yer alan duraklar, hem mimari ihtişamları hem de derin hikayeleriyle ön plana çıkıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>DİYARBAKIR’DA GEZİLECEK 5 YER NERESİ?</strong></p>

<p>İşte Diyarbakır’a gelince görülmeden gidilmemesi gereken 5 yer şu şekilde:</p>

<p><img alt="Diyarbakır Sur Surlar Burç" height="403" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/04/mucadele-arsiv/diyarbakir-sur-surlar-burc.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri: UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bu muazzam yapılar, şehrin karakterini belirler. Dünyanın en uzun savunma hatlarından biri olan surlar, 8 bin yıldır yaşamın sürdüğü Hevsel Bahçeleri’ni kucaklar.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Ulu Cami-6" height="362" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/02/diyarbakir-ulu-cami-6.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Diyarbakır Ulu Cami: İslam dünyası için "5. Harem-i Şerif" sayılacak kadar kutsal olan Ulu Camii, 639 yılından bu yana ayaktadır ve taş işçiliğiyle avlusundaki güneş saatiyle huzur verir.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Ongözlü" height="563" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/01/diyarbakir-ongozlu.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>On Gözlü Köprü (Dicle Köprüsü): 1065 yılında Mervaniler tarafından inşa edilen bu tarihi köprü, Dicle Nehri’nin üzerinde bulunuyor.</p>

<p><img alt="Hasan Paşa Hanı-2" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/12/hasan-pasa-hani-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Hasan Paşa Hanı: Osmanlı mimarisinin zarafetini taşıyan bu han, bugün Diyarbakır mutfağının ve kahvaltısının kalbi konumundadır.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Zerzevan Kalesi Gece" height="495" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/05/diyarbakir-zerzevan-kalesi-gece.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zerzevan Kalesi ve Mithras Tapınağı: Roma’nın doğudaki en uç askeri karargahı olan bu kale, gizemli Mithras inancına ev sahipliği yapar.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-en-cok-gezilen-tarihi-yerler-neresi-iste-ilk-5-yer</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/04/mucadele-arsiv/diyarbakir-yenikapi-turist.jpg" type="image/jpeg" length="20819"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Binlerce yıllık hoşgörünün adresi: Diyarbakır’da kaç tane kilise var?]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/binlerce-yillik-hosgorunun-adresi-diyarbakirda-kac-tane-kilise-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/binlerce-yillik-hosgorunun-adresi-diyarbakirda-kac-tane-kilise-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihten bu yana hoşgörünün merkezi olan Diyarbakır’da kaç tane kilise bulunuyor? İşte yanıtı…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın merkez ilçesi Sur’da bazalt taşlar arasına gizlenmiş binlerce yıllık bir inanç atlasıdır. Şehrin çok kültürlü ruhunu yansıtan altı ana kilise, bu kadim coğrafyanın dini mozaiğini günümüze taşımaktadır.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Surp Giragos Kilisesi" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/11/diyarbakir-surp-giragos-kilisesi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>ORTADOĞU’NUN DEV MİRASI: SURP GİRAGOS</strong></p>

<p>Bölgenin en büyük Ermeni kilisesi olan yapı, görkemli çan kulesiyle şehir siluetinin en önemli mühürlerinden biridir. 2022’de tamamlanan restorasyonun ardından yeniden kapılarını açmıştır.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Meryem Ana Kilisesi" height="490" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/12/diyarbakir-meryem-ana-kilisesi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>PATRİKHANEDEN GÜNÜMÜZE: MERYEM ANA KİLİSESİ</strong></p>

<p>Kökleri 3. yüzyıla kadar uzanan bu Süryani Kadim kilisesi, bir dönem patrikhane olarak hizmet vermiştir. Mistisizmi ve ince ahşap işçiliğiyle şehrin en eski aktif ibadethanesidir.</p>

<p><img alt="Mar Petyun" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/12/mar-petyun.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>BAZALTIN ESTETİĞİ: MAR PETYUN KELDANİ KİLİSESİ</strong></p>

<p>17. yüzyıldan kalma Keldani kilisesi, siyah bazalt taşın ustalıkla işlendiği mimarisiyle Diyarbakır’ın karakteristik dokusunu kusursuz bir şekilde yansıtır.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Saint George Kilisesi Kilise" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/08/diyarbakir-saint-george-kilisesi-kilise.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>ANTİK ÇAĞDAN SANATA: SAİNT GEORGE KİLİSESİ</strong></p>

<p>İçkale’de yer alan ve Roma dönemine uzanan bu antik yapı, günümüzde ibadethaneden ziyade bir sanat galerisi ve kültür merkezi olarak şehre hizmet vermektedir.</p>

<p><img alt="Surp Sarkis Ermeni Kilisesi Diyarbakır" height="501" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/06/surp-sarkis-ermeni-kilisesi-diyarbakir.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>RESTORE EDİLMEYİ BEKLEYEN HAFIZA: SURP SARKİS</strong></p>

<p>"Çeltik Kilisesi" olarak da bilinen 16. yüzyıldaki yapı, harabe durumda olsa da ihtişamını korumaktadır. Restorasyon projeleriyle eski günlerine dönmeyi bekleyen kritik bir mirastır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>MEZHEPSEL ÇEŞİTLİLİK: ERMENİ KATOLİK KİLİSESİ</strong></p>

<p>Suriçi’nin çok sesli yapısını tamamlayan kilise, bölgedeki mezhepsel zenginliğin somut bir kanıtıdır. Şehrin inanç haritasındaki farklı renklerin bir arada yaşama kültürünü simgeler.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/binlerce-yillik-hosgorunun-adresi-diyarbakirda-kac-tane-kilise-var</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 16:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/04/diyarbakirda-kilise-giris-ucretine-zam-iste-kiliselerin-ucretleri.jpg" type="image/jpeg" length="34984"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır Zerzevan’daki yeraltı şehri neden inşa edildi?]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-zerzevandaki-yeralti-sehri-neden-insa-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-zerzevandaki-yeralti-sehri-neden-insa-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Çınar'da bulunan Zerzevan Kalesi, sadece bir askeri garnizon değil, aynı zamanda tarihin en kapalı inançlarından birine ev sahipliği yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’da bulunan ve Roma İmparatorluğu'nun doğu sınırındaki bu stratejik noktası olan Zerzevan Kalesi, Mithras Tapınağı ile birlikte ezoterik bir merkeze dönüşmüş durumda.</p>

<p><img alt="Zerzevan Kalesi-6" height="433" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/12/zerzevan-kalesi-6.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>ZERZEVAN’DA YERALTI ŞEHRİ STRATEJİK AMAÇLA İNŞA EDİLDİ</strong></p>

<p>Kalenin altında tespit edilen devasa yeraltı şehri, yüzeydeki askeri yerleşimin çok daha ötesinde bir mühendislik harikası sunuyor.</p>

<p>Radar taramalarıyla varlığı kanıtlanan ve henüz tam olarak keşfedilmemiş olan bu galeriler, binlerce insanı barındırabilecek kapasitede sığınaklara ve su sarnıçlarına sahip.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu gizli geçitler, Roma’nın askeri dehasını ve savunma stratejilerini yansıtırken, aynı zamanda dış dünyadan izole bir yaşamın ipuçlarını veriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-zerzevandaki-yeralti-sehri-neden-insa-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/04/zerzevan-buyuledi-diyarbakirda-tarihi-yolculuga-ciktilar.jpg" type="image/jpeg" length="30280"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeşilçam filmlerinin güler yüzüydü: Ünlü isim Diyarbakırlı çıktı!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/yesilcam-filmlerinin-guler-yuzuydu-unlu-isim-diyarbakirli-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/yesilcam-filmlerinin-guler-yuzuydu-unlu-isim-diyarbakirli-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeşilçam’da iyi kalpli karakterleri ve güler yüzüyle tanınan Diyarbakırlı Ermeni asıllı oyuncu Nubar Terziyan asıl adıyla Nubar Alyanak, kariyeri boyunca yaklaşık 500 filmde rol aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye sinemasının efsane isimlerinden ömrüne pek çok filme sığdıran Nubar Terziyan hafızalara kazındı. Babacan, iyi kalpli karakterlerle kalpleri ısıtan Terziyan, bu tür rollerin aranan ismiydi.</p>

<p><img alt="" height="693" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/nubar-terizyan-yesilcam-filmlerinin-guler-yuzuydu-unlu-isim-diyarbakirli-cikti-nubar-terziyan.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>DİYARBAKIR HANÇEPEK’TEN BEYAZ PERDEYE</strong><br />
Nubar Terziyan, 16 Mart 1909’da İstanbul’un Fatih ilçesine bağlı Kumkapı semtinde Ermeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Her ne kadar İstanbul’da doğmuş olsa da kökleri Diyarbakır’a uzanıyordu. Ailesi, 1930’lu yıllarda Diyarbakır Suriçi Hançepek’te (Gavur Mahallesi) terzilik yapan Ermeni Terziyan ailesiydi ve bir terzi atölyesi işletiyordu.</p>

<p><img alt="" height="421" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/nubar-terziyan.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>NUBAR TERZİYAN’IN HAYATI, KARİYERİ VE ÖZEL YAŞAMI</strong><br />
Nubar Terziyan, oyunculuk eğitimi almamasına rağmen doğaçlama yeteneği ve güçlü karakter oyunculuğuyla Yeşilçam’ın en tanınan isimlerinden biri oldu. Ermeni kimliğini gizlemeyen ve kendi ismiyle sinemada yer alan nadir oyunculardan biriydi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>450’den fazla filmde rol aldı ve genellikle iyi kalpli, sıcak karakterleri canlandırarak Türk sinemasında kendine özgü bir yer edindi.</p>

<p>1936 yılında Katrin Hanım ile evlendi ve bu evlilikten Berç Alyanakziya adında bir oğlu oldu. 1972’de eşini kaybetti. Ayrıca şarkıcı Fedon’un dayısıydı.</p>

<p>14 Ocak 1993’te Ankara Uluslararası Film Festivali’nde “Emek Ödülü”ne layık görüldü. Nubar Terziyan, 1994 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/yesilcam-filmlerinin-guler-yuzuydu-unlu-isim-diyarbakirli-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/nubar-terizyan-yesilcam-filmlerinin-guler-yuzuydu-unlu-isim-diyarbakirli-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="17088"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kapadokya değil Diyarbakır! Doğanın şekillendirdiği muazzam miras]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/kapadokya-degil-diyarbakir-doganin-sekillendirdigi-muazzam-miras</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/kapadokya-degil-diyarbakir-doganin-sekillendirdigi-muazzam-miras" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır, 12 bin yıllık köklü geçmişiyle her köşesinde ayrı bir efsane fısıldarken, Çermik’teki Gelincik Dağı ise görenleri hayrete düşürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır şehir merkezine 90 kilometre uzaklıktaki Çermik ilçesinde yükselen Gelincik Dağı, ziyaretçilerini adeta bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.</p>

<p><img alt="Gelincik Dağı Diyarbakır-1" height="436" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/01/gelincik-dagi-diyarbakir-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Kapadokya’nın ikonik peri bacalarını andıran devasa taş siluetleriyle, "Güneydoğu’nun Kapadokyası" olarak anılmaya başlandı. Bin 500 metre yükseklikteki bu doğa harikası, sadece görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda yürek burkan bir efsaneyi günümüze taşıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>10 KİLOMETREYİ AŞAN HAT: HİKAYESİ NE?</strong></p>

<p>Halk arasında nesilden nesile aktarılan anlatıya göre, dağın yamacından geçen görkemli bir gelin alayı, yapılan bir hürmetsizlik sonucu ilahi bir gazaba uğrayarak oldukları yerde taş kesilmiş. Uzaktan bakıldığında gerçekten de yan yana dizilmiş insan suretlerini andıran bu kaya oluşumları, görenleri hayretler içinde bırakıyor. Güneydoğu Toroslar’ın bir parçası olan bu silsile, 10 kilometreyi aşan hattıyla doğaseverler için eşsiz bir rota sunuyor.</p>

<p><img alt="Gelincik Dağı-2" height="563" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/01/gelincik-dagi-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Henüz tam anlamıyla keşfedilmemiş olan bölge, kampçılar ve fotoğraf tutkunları için giriş kısıtlaması bulunmayan özgür bir kaçış noktası. Diyarbakır turizminin yükselen yıldızı olan bu sessiz tanıklar, hem mistik atmosferi hem de el değmemiş doğasıyla keşfedilmeyi bekleyen bir masalın kapılarını aralıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/kapadokya-degil-diyarbakir-doganin-sekillendirdigi-muazzam-miras</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/01/gelincik.jpg" type="image/jpeg" length="25278"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[100 yıl önce bugün atılan imza: Atatürk artık Diyarbakırlıydı]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/100-yil-once-bugun-atilan-imza-ataturk-artik-diyarbakirliydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/100-yil-once-bugun-atilan-imza-ataturk-artik-diyarbakirliydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e, Diyarbakır tarafından verilen “fahri hemşehrilik” unvanı bugün 100. yılına ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk'ün, Diyarbakır'ın fahri hemşehriliğinin 100. Yılı kutlanıyor. 2 Nisan 1926 tarihinde Diyarbakır Belediye Meclisi’nde alınan kararla başlayan süreç, 5 Nisan’da resmiyet kazandı. Belediye Reisi Nazım Önen tarafından çekilen telgrafla, Atatürk’e fahri hemşehrilik unvanı teklif edildi. Aynı gün Gazi’den gelen yanıt ise, Diyarbakır halkına duyduğu derin minnettarlığı ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Atatürk Diyarbakır-2" height="420" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/02/ataturk-diyarbakir-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>ATATÜRK'TEN DİYARBAKIR'A "FAHRİ HEMŞEHRİLİK" TELGRAFI</strong><br />
Atatürk, gönderdiği telgrafta, “Muhterem Diyarbekir halkının beni fahri hemşeri intihap etmek suretiyle hakkımda gösterdikleri kadirşinaslıktan mütehassıs oldum. Muhterem hemşerilerime selam ve muhabbetlerimin iblağını rica ederim” ifadesini kullandı.</p>

<p>Bu sözler, genç Cumhuriyet’in lideri ile Anadolu ve Mezopotamya'nın köklü şehirlerinden Diyarbakır arasında kurulan gönül bağının en somut göstergelerinden biri olarak tarihe geçti. Aradan geçen 100 yıl boyunca bu anlamlı gün unutulmadı.</p>

<p><strong>TÖRENLE KUTLANIRDI</strong><br />
Bir zamanlar her yıl 5 Nisan’da Diyarbakır’da düzenlenen törenlerle bu tarihi karar anılırdı. Kentin farklı noktalarında gerçekleştirilen etkinliklerde, hem Atatürk’ün mirası hem de Diyarbakır’ın Cumhuriyet tarihindeki yeri yeniden hatırlatılırdı.</p>

<p>Öte yandan fahri hemşehrilik kararı yalnızca sembolik bir unvan olmanın ötesinde, Cumhuriyet’in ilk yıllarında merkez ile taşra arasındaki güçlü dayanışmanın ve karşılıklı güvenin de önemli bir göstergesi niteliği taşıyordu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Devrim AKTÜRK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/100-yil-once-bugun-atilan-imza-ataturk-artik-diyarbakirliydi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/07/ataturkun-87-yil-onceki-fotografi-ortaya-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="75623"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
