<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Mücadele Gazetesi</title>
    <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr</link>
    <description>Diyarbakır Haber l Son Dakika Diyarbakır Haberleri I Diyarbakır Gazetesi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/rss/mucadele-arsiv" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Mücadele © 1962. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 01 Sep 2026 17:55:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/rss/mucadele-arsiv"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da kaç türbe ve makam var? İşte şehirdeki kutsal ziyaret noktaları]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-kac-turbe-ve-makam-var-iste-sehirdeki-kutsal-ziyaret-noktalari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-kac-turbe-ve-makam-var-iste-sehirdeki-kutsal-ziyaret-noktalari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Binlerce yıllık bir geçmişe sahip Diyarbakır, tarihi mirasının yanı sıra güçlü manevi atmosferiyle de dikkat çeken kadim şehirlerden biridir. İşte Diyarbakır’ın mistik atmosferinde bulunan türbeler…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır, binlerce yıllık köklü tarihiyle yalnızca taşları ve surlarıyla değil, bağrında barındırdığı manevi şahsiyetlerin kabirleri, türbeleri ve makamlarıyla da “inançlar şehri” olarak öne çıkıyor. Kentin kalbi ve ilk yerleşim alanı olarak bilinen Sur ilçesi ise bu manevi mirasın en yoğun şekilde hissedildiği bölgelerin başında geliyor. Her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği sahabe türbeleri, evliya kabirleri ve manevi makamlar, Diyarbakır’ın inanç turizmi açısından önemini artırıyor. Tarih ve maneviyatın iç içe geçtiği bu kadim şehirdeki türbe ve makamları sizler için derledik.</p>

<p><img alt="Diyarbakır’da Türbede Evliya Değil, Hükümdar Çıktı!" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/10/diyarbakirda-turbede-evliya-degil-hukumdar-cikti.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><br />
<strong>Nasırüddevle Mansur ve Eşi Sittünas'ın Türbeleri</strong></p>

<p>Sur ilçe sınırları içerisindeki Cevat Paşa Mahallesi’nde, İçkale’de Hz. Süleyman Camii’nin kuzeydoğu bölümünde yer alan Nasırüddevle Mansur ve Eşi Sittünas'ın Türbeleri, Diyarbakır’ın önemli tarihi yapıları arasında bulunmaktadır. Yan yana bulunan bu iki türbe, şehrin manevi dokusuna önemli katkı sağlamaktadır.<br />
Türbelerin kimlere ait olduğu konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. 1898 tarihli Diyarbekir Salnamesi’nde burada yatan kişilerin e’izze-i kiramdan çifte evliya hazretleri olduğu tahmin edilmektedir. Bununla birlikte bazı tarihçiler, türbelerde Nasırüddevle Mansur ve eşi Sittünas’ın yattığını belirtmektedir.<br />
Moloz taştan inşa edilen türbeler, Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından tescillenmiştir. Her iki yapı da dikdörtgen planlıdır. Dıştan düz dam, içten ise beşik tonozla örtülüdür. Güney ve doğu cephelerinde mazgal pencereler bulunurken kuzey cepheleri sağırdır. Türbeler, sur duvarlarının desteklenmesi amacıyla yapılan bir burç üzerinde yükselmektedir.</p>

<p><strong>Sultan Sa'saa Türbesi</strong><br />
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde, Ulu Camii ile Hasan Paşa Hanı arasında yer alan Sa’saa Camii alanındaki Sultan Sa'saa Türbesi, şehrin önemli tarihi ve manevi ziyaret noktalarından biridir. Türbede yatan kişinin adı 1890 tarihli Diyarbakır Salnamesi’nde Sa’saa b. Mâzin el-Medenî olarak geçmektedir. Bazı araştırmacılar ise burada yatan kişinin Sa’saa b. Sûhân olabileceğini ileri sürmektedir. Diyarbakır’ın fethini anlatan Futûhu’ş-Şâm adlı eserde ise isim Sa’saa b. Amr b. Savhan el-Abdî şeklinde verilmektedir. Yakın zamana kadar Diyarbakır’da sahabe türbesi olarak bilinen tek yapı olan türbe, günümüze kadar çeşitli restorasyonlardan geçirilmiştir. Ancak burada yatan kişinin Hz. Sa’saa olduğu yönündeki bilgiler kesinlik taşımamaktadır.</p>

<p><img alt="" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/08/sari-saltuk-turbe.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>Sarı Saltuk Türbesi</strong><br />
Merkez Sur ilçesinde bulunan Sarı Saltuk Türbesi, halk inanışında Diyarbakır’ın en önemli ziyaret noktalarından biri olarak kabul edilmektedir. Dünyanın farklı bölgelerinde türbesinin bulunduğuna inanılan Sarı Saltuk; kaynaklarda gazi, derviş, mücahid, mübarek, zat, ermiş ve alp-eren gibi sıfatlarla anılmaktadır. Alevi, Sünni ve Bektaşi çevrelerinde de farklı yönleriyle benimsenmiştir. Diyarbakır’daki türbede yatan kişinin ise Sarı Saltuk değil, Sarı Sadık lakaplı Gülşeniyye Tarikatı mensubu Şeyh Sadık Ali olduğu yönünde bilgiler bulunmaktadır. Sekizgen planlı ve kesme taştan inşa edilen türbenin batı tarafında kapısı, doğu tarafında ise küçük bir mescidi bulunmaktadır. Yapının üzeri içeriden kubbe, dışarıdan ise yüksek bir kasnak üzerine oturan piramit biçimli çatı ile örtülüdür.</p>

<p><strong>Sultan Şuca Türbesi</strong><br />
Sultan Şuca Türbesi, Sur ilçesi Alipaşa Mahallesi’nde, Mardin Kapı bölgesinde ve Hz. Ömer Camii civarında yer almaktadır. Diyarbakır Salnameleri’nde, Sahabe-i Kiramdan Sultan Şücaeddin Hazretleri’nin burada medfun olduğu belirtilmektedir. Türbenin bugünkü yapısının, 1183-1231 yılları arasında Diyarbakır’a hâkim olan Artuklular döneminde, Sultan Melikşah’ın torunu Sultan Şuca tarafından 1208-1209 yıllarında yaptırıldığı tahmin edilmektedir. Kare planlı türbenin üzeri piramit biçimli bir çatıyla örtülüdür. İç bölümde kubbeye geçiş mukarnaslı tromplarla sağlanmaktadır. Siyah-beyaz yontma taş örgüsüyle dikkat çeken yapıda farklı dönemlerde gerçekleştirilen onarımların izleri görülmektedir.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Hazreti Süleyman Camii Avlusu" height="337" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/01/diyarbakir-hazreti-suleyman-camii-avlusu.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>Hz. Süleyman ve 27 Sahabe Türbeleri</strong><br />
Hz. Süleyman ve 27 Sahabe Türbeleri, Sur ilçesindeki İçkale yerleşkesinde bulunan Hz. Süleyman Camii içerisinde yer almaktadır. İslami kaynaklar ve yerel rivayetlere göre Diyarbakır’ın 639 yılında İslam orduları tarafından fethi sırasında, Hz. Süleyman bin Halid bin Velid komutasındaki bir birlik şehirdeki çatışmalara katılmış ve Hz. Süleyman ile beraberindeki 27 sahabe şehit olmuştur. Hz. Süleyman Camii, yalnızca ibadet amacıyla kullanılan bir yapı olmayıp türbeler, hazire ve çeşitli ziyaret alanlarını da bünyesinde barındırmaktadır. Kompleks içerisinde Hz. Süleyman’a atfedilen türbe, yan yana bulunan 27 sahabe kabri ile ziyaret ve dua alanları bulunmaktadır.</p>

<p><strong>Şeyh Matar Makamı</strong><br />
Şeyh Matar Makamı, Diyarbakır’ın tarihi merkezi Sur ilçesinde, kentin simge yapılarından Dört Ayaklı Minare ve Şeyh Mutahhar Camii çevresinde anılan manevi bir ziyaret noktasıdır. Makam, bağımsız bir türbe yapısından ziyade Dört Ayaklı Minare ve Şeyh Mutahhar Camii çevresinde oluşmuş bir ziyaret alanı niteliğindedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Eğil Manzara" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/diyarbakir-ilceleri/egil-manzara.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>Ashab-ı Kehf Eğil Peygamberler Tepesi</strong><br />
Ashab-ı Kehf, Eğil ilçesinde yer alan önemli manevi ziyaret noktalarından biridir. İlçe merkezine yaklaşık 15 kilometre mesafede, Duru Köyü’nün kuzeyindeki İnceburun Dağları’nda bulunmaktadır. Ashab-ı Kehf hikâyesinin gerçekleştiğine inanılan mağaranın burada bulunduğu yönünde yerel bir inanış vardır. Makamın alt bölümünde Ashab-ı Kehf adına yapılan ve Der-i Rakim adı verilen bir kilise kalıntısı da bulunmaktadır. Ashab-ı Kehf gençlerinin Efsûs şehrinde yaşadığına dair rivayetler bulunmakla birlikte, Efsûs’un yeri konusunda farklı görüşler vardır. Bu yerin İzmir’deki Efes, Mersin’deki Tarsus veya Kahramanmaraş’taki Afşin olduğu yönünde çeşitli rivayetler bulunmaktadır.</p>

<p><strong>Hz. Elyesa Peygamber Makamı</strong><br />
Hz. Elyesa Peygamber Makamı, Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde bulunmaktadır. Eğil, halk arasında “peygamberler diyarı” olarak da anılmaktadır. Bunun nedeni ilçede Hz. Zülkifl ve Hz. Elyesa başta olmak üzere çeşitli peygamberlere atfedilen makam ve ziyaret noktalarının bulunmasıdır.<br />
İslami gelenekte adı geçen peygamberlerden biri olan Hz. Elyesa’ya atfedilen bu makam, günümüzde dua etmek, manevi atmosferi yaşamak ve inanç turizmi amacıyla ziyaret edilmektedir.</p>

<p><strong>Hz. Enüş Peygamber Türbesi</strong><br />
Hz. Enüş Peygamber Türbesi, Ergani ilçesine bağlı Otluca Köyü’nde bulunmaktadır. İnanışa göre Hz. Âdem’in torunu ve Hz. Şit’in oğlu olduğu belirtilen Hz. Enüş hakkında tarihî kaynaklarda kesin bilgiler bulunmamaktadır.<br />
Bazı rivayetlere göre Hz. Şit’in vefatından sonra, babasının isteği üzerine Hz. Enüş bölgede yönetimi ele almıştır.</p>

<p><img alt="" height="488" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/08/ergani-makam-dagi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>Makam Dağı (Hz. Zülkifl Türbesi)</strong><br />
Hz. Zülkifl Türbesi, Ergani ilçesindeki Makam Dağı üzerinde bulunmaktadır. Diyarbakır ve çevre illerden çok sayıda ziyaretçinin geldiği makam, bölgenin önemli inanç turizmi noktalarından biridir. Makam Dağı, Ergani ilçe merkezine yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta ve 1.515 metre yüksekliğindedir. Dağın zirvesinden Ergani ilçesinin geniş bir bölümü görülebilmektedir. Diyarbakır Salnameleri’nde Nebî Zülkifl makamının Ergani sınırlarında bulunduğundan bahsedilmektedir. 1518 tarihli Tahrir Defterleri’nde bölgeye ilişkin vakıf kaydının bulunması ise yapının Osmanlı öncesi döneme uzanabileceğine işaret etmektedir. Hz. Zülkifl’in burada bulunduğuna inanılan türbe, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2008 yılında restore edilmiştir. Makam Dağı içerisinde ziyaretçilerin namaz kılabileceği bir mescit de bulunmaktadır.</p>

<p><strong>Pir Aziz Türbesi</strong><br />
Pir Aziz Türbesi, Hani ilçesinin Kuyular Mahallesi’nin kuzeyinde, Diyarbakır, Bingöl ve Elazığ’ın kesiştiği bölgede yer almaktadır.<br />
Pir Aziz’in Piraziz Dağları’nda yüksek bir tepe üzerinde yaşadığına inanılmaktadır. Bazı rivayetlerde Şeyh Abdulkadir Geylani’nin torunu olduğu ve İslam ordularıyla birlikte bölgeye gelerek burada şehit düştüğü ifade edilmektedir. Hani ilçesinin en çok ziyaret edilen manevi mekânlarından biri olan türbenin çevresinde mesire alanları ve yamaç paraşütü gibi çeşitli etkinliklerin gerçekleştirildiği alanlar da bulunmaktadır.</p>

<p><strong>1. Kılıçarslan Makberi</strong><br />
Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde bulunan 1. Kılıçarslan Makberi, Sultan 1. Kılıçarslan’a atfedilen önemli tarihî mezarlardan biridir. Yapılan kazı çalışmalarında 1. Kılıçarslan ile kızı Saide Hatun’a ait olduğu değerlendirilen mezarlar bulunmuştur. Sultan 1. Kılıçarslan’ın Silvan’da bulunduğu bilinen mezarı Kubbetü’s-Sultan adıyla anılmaktadır. Mezarın tespiti ve tarihî niteliğinin araştırılması amacıyla Dicle Üniversitesi tarafından bir komisyon da oluşturulmuştur.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-kac-turbe-ve-makam-var-iste-sehirdeki-kutsal-ziyaret-noktalari</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/03/mucadele-arsiv/diyarbakirda-ilk-sahur-ve-iftar-vakti-kacta.jpg" type="image/jpeg" length="77935"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İşte Diyarbakır hakkında bilinmeyen ve şaşırtan gerçekler!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/iste-diyarbakir-hakkinda-bilinmeyen-ve-sasirtan-gercekler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/iste-diyarbakir-hakkinda-bilinmeyen-ve-sasirtan-gercekler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 bin yıllık geçmişiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapan Diyarbakır, bilinmeyen tarihi ve manevi yönleriyle şaşırtıyor. İlk yerleşik hayattan, Çin Seddi’nden sonra dünyanın en uzun surlarına uzanan dikkat çekici detaylar bu kadim kentte saklı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Binlerce yıllık geçmişiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapan Diyarbakır, resmi kayıtlara yansıyan tarihinin çok ötesinde, insanlık tarihine ışık tutan zengin bir mirasa sahiptir. Ergani ilçesinde bulunan Çayönü, dünyada ilk yerleşik düzene geçilen merkezlerden biri olarak kabul edilen kent; Çin Seddi’nden sonra dünyanın en uzun surları arasında gösterilen Diyarbakır Surları ise bu köklü geçmişin en güçlü simgelerinden biri olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>İnanç tarihinden bilime, mimariden kültüre uzanan izler taşıyan kentte peygamber kabirlerinden sahabe mezarlarına, medreselerden kutsal metinlere kadar pek çok önemli unsur bulunuyor. Rivayetler ve tarihi kaynaklarla şekillenen bu zengin miras, Diyarbakır’ın yalnızca bir şehir değil, farklı medeniyetlerin ve inançların izlerini bir arada yaşatan önemli bir tarih merkezi olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Diyarbakır, Kürt hanedanlığı Mervaniler döneminde kültürel, sanatsal ve ekonomik açıdan altın çağlarından birini yaşamıştır. Mervani hükümdarları şehirde çok sayıda mimari eser bırakmış, bölgedeki Kürt aşiretleri ve hanedanlıkları sonraki yüzyıllarda da Osmanlı eyalet sisteminde "Diyarbekir Eyaleti" altında kendi hükümet ve sancak yönetimleriyle şehrin sosyo-kültürel yapısını şekillendirmeye devam etmiştir.</p>

<p><img alt="Mücadeleeski" height="468" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/05/eski-diyarbakir/mucadeleeski.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><i><strong>İşte Diyarbakır'la ilgili şaşırtan gerçekler...</strong></i></p>

<p><strong>İLK YERLEŞİK YAŞAMIN İZLERİ</strong><br />
Arkeolojik araştırmalar, insanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından birinin Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki Çayönü'nde yaşandığını gösteriyor. Yaklaşık 12 bin yıllık geçmişiyle Çayönü, yerleşik hayata ve üretime geçişin en eski ve en önemli merkezlerinden biri kabul ediliyor. Bu özelliği, Diyarbakır'ı insanlık tarihinin en eski yerleşim alanlarından biri haline getiriyor.</p>

<p><strong>İSLAM TARİHİNDE ÖNEMLİ BİR MERKEZ</strong><br />
Diyarbakır, İslam tarihindeki köklü geçmişiyle de dikkat çekiyor. Rivayetlerde, Hz. Muhammed'in Miraç sırasında Diyarbakır halkı için dua ettiği, Hz. Yunus'un da şehir için dua ettiği aktarılıyor. Bu nedenle bazı yerel kaynaklarda Diyarbakır, Mekke ve Medine'nin ardından İslam dünyasının üçüncü kutsal şehri olarak anılıyor. Bu ifade daha çok yerel ve geleneksel anlatılara dayanan bir nitelendirme olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><img alt="" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/08/ulu-cami-diyarbakir-ulu-cami.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>ULU CAMİİ: KİLİSEDEN DÖNÜŞTÜRÜLEN MERKEZ…</strong><br />
Diyarbakır Ulu Cami, 639 yılında İslam ordularının şehri fethinin ardından, bölgenin en büyük ibadethanesi olan tarihi Mar Toma (Mor Tuma) Kilisesi'nin camiye dönüştürülmesiyle kurulmuştur. Daha eski dönemlerde pagan tapınağı olarak da kullanılan bu tarihi yapının fetihten sonraki ilk süreçte iki din mensupları tarafından ortaklaşa kullanıldığı, doğu kısmının cami, batı kısmının ise kilise olarak hizmet verdiği bilinmektedir. Zamanla tamamı camiye çevrilen ve İslam dünyasının 5. Harem-i Şerif'i kabul edilen bu yapı, Anadolu'nun en eski ve en köklü camilerinden biri olma unvanını taşımaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="hz. süleyman cami-1" height="502" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/07/suleyman-cami.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>PEYGAMBERLER VE SAHABELER ŞEHRİ</strong><br />
Diyarbakır, özellikle Eğil ve çevresindeki inanç merkezleriyle önemli bir ziyaret noktasıdır. Kentte 27 sahabenin kabirlerinin bulunduğu, toplamda ise 541 sahabenin Diyarbakır'da medfun olduğuna dair rivayetler bulunmaktadır. Hz. Süleyman Camii ve çevresi, bu inanç mirasının en önemli merkezlerinden biridir.</p>

<p>Hz. Süleyman Camii'nin haziresinde 27 sahabeye ait olduğuna inanılan kabirlerin bulunması, camiyi Diyarbakır'ın en dikkat çekici inanç mekânlarından biri haline getiriyor. Bunun yanında şehirde 9 peygambere ait olduğuna inanılan kabir ve 3 peygambere ait makam bulunduğu da aktarılıyor.</p>

<p><strong>EL-CEZERÎ VE MEKANİK SİSTEMLER</strong><br />
Diyarbakır ve çevresi, yalnızca dinî ve tarihî şahsiyetleriyle değil, bilim tarihindeki isimleriyle de öne çıkıyor. Orta Çağ'ın en önemli mühendislerinden biri olan El-Cezerî, Artuklu döneminde bölgede çalışmalar gerçekleştirdi. Su makineleri, otomatik düzenekler ve insan hareketlerini taklit eden mekanik sistemler tasarlayan Cezerî, modern robotik tarihinin öncü isimlerinden biri kabul ediliyor.</p>

<p>Bu nedenle El-Cezerî'nin çalışmaları, günümüzde Diyarbakır ve çevresinin bilim ve mühendislik tarihindeki önemli miraslarından biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Surlar Sur Urfa Kapı" height="469" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/mucadele-arsiv/diyarbakir-surlar-sur-urfa-kapi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>DİYARBAKIR SURLARI VE KALESİ</strong><br />
Diyarbakır'ın en güçlü simgelerinden biri olan surlar, binlerce yıllık şehir tarihinin izlerini günümüze taşıyor. Çin Seddi'nden sonra dünyanın en uzun tarihî sur sistemlerinden biri olarak anılan Diyarbakır Surları, bazalt taş işçiliği ve görkemli burçlarıyla dikkat çekiyor. İçkale ile birlikte değerlendirildiğinde, Diyarbakır adeta taşlardan oluşan büyük bir tarih kitabı görünümüne kavuşuyor.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Malabadi Köprüsü Turist Sahil Yolu" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/04/diyarbakir-malabadi-koprusu-turist-sahil-yolu.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>MALABADİ KÖPRÜSÜ</strong><br />
Silvan'daki Malabadi Köprüsü, Anadolu'nun en etkileyici Orta Çağ yapılarından biridir. Geniş taş kemeriyle dikkat çeken köprü, yaklaşık 40 metrelik ana kemer açıklığıyla dünyanın en geniş açıklıklı tarihî taş kemer köprüleri arasında gösteriliyor. Köprü, Diyarbakır'ın mühendislik ve mimarlık mirasının en önemli örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p><strong>DİYARBAKIR'DA İLİM VE EĞİTİM GELENEĞİ</strong><br />
Diyarbakır, tarih boyunca yalnızca bir ticaret ve inanç merkezi değil, aynı zamanda önemli bir ilim merkezi olmuştur. Şehirdeki Mesudiye Medresesi, Anadolu'nun en önemli Orta Çağ eğitim kurumlarından biri olarak öne çıkar ve bazı kaynaklarda Anadolu'nun ilk üniversiteleri arasında değerlendirilir.</p>

<p><img alt="Amida Höyük, Diyarbakır'ın Zengin Tarihine Işık" height="421" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/12/amida-hoyuk-diyarbakirin-zengin-tarihine-isik.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>ARAMİCE İBADET GELENEĞİ</strong><br />
Diyarbakır'ın çok kültürlü yapısının önemli göstergelerinden biri de Süryani mirasıdır. Şehirde bulunan Meryem Ana Kilisesi, yüzyıllardır devam eden Süryani Hristiyanlık geleneğinin önemli merkezlerinden biridir. Aramice'nin tarihî devamı niteliğindeki Süryanice, bu gelenekte ibadet dili olarak kullanılmaktadır. Bu özellik Diyarbakır'ın farklı inanç ve kültürlerin bir arada yaşadığı tarihî kimliğini yansıtır.</p>

<p><strong>LİCE'DE ASHAB-I KEHF İNANCI</strong><br />
Diyarbakır'ın Lice ilçesinde bulunan mağara, bölgedeki yaygın inanç ve rivayetlerde Ashab-ı Kehf mağarasıyla ilişkilendiriliyor. Kur'an-ı Kerim'deki Kehf Suresi'nde Ashab-ı Kehf'in mağarasından söz edilmesine rağmen mağaranın yeri açıkça belirtilmediği için Lice'deki mağaranın Ashab-ı Kehf'e ait olduğu görüşü daha çok yerel ve geleneksel bir kabule dayanıyor.</p>

<p><img alt="Diyarbakır’da kaç tane ‘Han’ var hasan paşa hanı" height="404" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/08/diyarbakirda-kac-tane-han-var-hasan-pasa-hani.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>HASAN PAŞA HANI VE KÂBE ÖRTÜSÜ RİVAYETİ</strong><br />
Diyarbakır'ın tarihî hanlarından Hasan Paşa Hanı, şehrin ticaret ve zanaat geçmişinin önemli simgelerindendir. Hanla ilgili anlatılan rivayetlerden biri de Kâbe'nin ilk ipek örtülerinden birinin burada dokunduğudur. Bu bilgi, Diyarbakır'ın geçmişteki dokumacılık ve zanaat geleneğini anlatan yerel tarihî rivayetler arasında yer almaktadır.</p>

<p><strong>TARİHİN FARKLI İNANÇLARINI BULUŞTURAN ŞEHİR</strong><br />
Diyarbakır'da İslam, Hristiyanlık ve Yahudilikle ilgili çok sayıda tarihî iz ve anlatı bulunmaktadır. Kentin Yahudi tarihine ilişkin anlatılarda Kalne adıyla ilişkilendirilen rivayetler de bulunurken, Süryani ve İslami miras şehirde bugün hâlâ görülebilen yapılarla yaşamaya devam ediyor.</p>

<p>Bütün bu özellikleriyle Diyarbakır; Çayönü'nden günümüze uzanan yerleşik yaşam tarihi, Ulu Camii ve sahabe mirası, peygamberlere ilişkin inanç merkezleri, El-Cezerî'nin bilimsel mirası, görkemli surları, Malabadi Köprüsü, medreseleri ve farklı dinî-kültürel gelenekleriyle Anadolu'nun en zengin tarihî şehirlerinden biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/iste-diyarbakir-hakkinda-bilinmeyen-ve-sasirtan-gercekler</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/03/mucadele-arsiv/diyarbakir-disindaki-diyarbakirlilara-cagri-seni-sehrine-tasiyalim.jpg" type="image/jpeg" length="18682"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Herkes iki sanıyor ama Diyarbakır'da üç peygamber var!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/herkes-iki-saniyor-ama-diyarbakirda-uc-peygamber-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/herkes-iki-saniyor-ama-diyarbakirda-uc-peygamber-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır için birçok insan iki peygamberin kabrinin olduğunu düşünürken oysa bu kadim coğrafyada bir başka peygamberinde kabri bulunmaktadır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır denildiğinde akla ilk gelen Eğil ilçesinde kabirleri bulunan Hazreti Zülkifl ve Hazreti Elyasa peygamberler gelir. Şehirde yaşayan ya da şehri ziyaret eden pek çok insan, bu mübarek zatlar sebebiyle Diyarbakır’da yalnızca iki peygamber kabri olduğunu düşünür.</p>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p>Oysa asırlar boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan bu kadim coğrafyada, henüz yeterince bilinmeyen çok özel bir manevi durak daha bulunmaktadır.</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Diyarbakır'da 3’üncü bir peygamber kabri olduğunu biliyor musunuz?<br />
<br />
Hz. Adem’in torunu Hz. Enüş Peygamber’in kabri Ergani’de! <a href="https://t.co/J6V1n9Xru9" rel="nofollow">pic.twitter.com/J6V1n9Xru9</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
— Mücadele (@MucadeleGzt) <a href="https://x.com/MucadeleGzt/status/2089361651258499388?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 17, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p><strong>İNSANLIĞIN İLK ATASININ TORUNU: HAZRETİ ENUŞ PEYGAMBER</strong></p>

<p>Ergani ilçesine bağlı Otluca köyünde yer alan bu kutsal miras, insanlığın ilk atası Hazreti Adem’in soyundan gelen ve neslinin devamında önemli bir yere sahip olan Hazreti Enuş Peygamber’e aittir.</p>

<p>Tarihsel ve inançsal kaynaklarda adı geçen Hazreti Enuş’un türbesi, Ergani’nin bu sessiz köyünde yüzyıllardır varlığını sürdürmektedir.</p>

<p><img alt="Çoğu Kişi Bu Sırrı Bilmiyor Diyarbakır'da Saklı Kalan Peygamber Türbesi Nerede Enüş Peygamber-1" height="337" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/08/cogu-kisi-bu-sirri-bilmiyor-diyarbakirda-sakli-kalan-peygamber-turbesi-nerede-enus-peygamber-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>AZ BİLİNEN BİR MİRAS VE SAKLI BİR ZİYARETGAH</strong></p>

<p>Çoğu tarih ve doğa sevelerin bile haberdar olmadığı bu türbe, bölgenin derin kültürel ve dini dokusunu gözler önüne seren eşsiz bir hazinedir.</p>

<p>Şehrin turizm rotalarında Eğil kadar popüler olmasa da, Hazreti Enuş Peygamber’in kabri manevi atmosferiyle keşfedilmeyi bekleyen huzur dolu bir durak olma özelliğini korumaktadır.</p>

<p>Diyarbakır’ın inanç turizmi potansiyeline katkı sunan ve hak ettiği bilinirliğe kavuşmayı bekleyen bu asırlık mekan, yolu Ergani’den geçen ve manevi bir iz arayan ziyaretçilerini bekliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/herkes-iki-saniyor-ama-diyarbakirda-uc-peygamber-var</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/08/cogu-kisi-bu-sirri-bilmiyor-diyarbakirda-sakli-kalan-peygamber-turbesi-nerede-enus-peygamber.png" type="image/jpeg" length="77314"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da karma eğitimin öncüsü: Tovmas Zavzavatcıyan kimdir?]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-karma-egitimin-oncusu-tovmas-zavzavatciyan-kimdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-karma-egitimin-oncusu-tovmas-zavzavatciyan-kimdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da karma eğitimin öncülerinden olan Tovmas Zavzavatcıyan kimdir? İşte detayları…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’da karma eğitimin öncülerinden olan Tovmas Zavzavatcıyan’ı tanıyor musunuz? 19. yüzyılda Diyarbakır’da kız ve erkek öğrencilerin birlikte eğitim gördüğü okullar açtı. Yalnızca çocuklara değil, yetişkinlere de eğitim verdi; tiyatroyu eğitimin bir parçasına dönüştürerek kentin eğitim tarihinde kalıcı bir iz bıraktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>33 medeniyete beşiklik eden, UNESCO tescilli surlarıyla tarihe meydan okuyan kadim kent Diyarbakır, yüzyıllar boyunca çağının ötesinde düşünen aydınlar yetiştirdi. O isimlerden biri de kentin eğitim tarihine adını altın harflerle yazdıran ancak bugün pek az hatırlanan Tovmas Zavzavatcıyan...</p>

<p><strong>KUDÜS'TEN DOĞDUĞU TOPRAKLARA UZANAN EĞİTİM SEFERBERLİĞİ</strong><br />
1842 yılında Diyarbakır’ın taş sokaklarında başlayan hayat yolculuğu, onu eğitim için Kudüs’e kadar götürdü. Ancak o, köklerinden hiç kopmadı. Heybesinde biriktirdiği bilgiyle doğduğu topraklara döndüğünde tek bir amacı vardı: Kentin çocuklarına ve gençlerine umut olmak. Zavzavatcıyan, sadece teorik eğitim vermekle kalmadı; yoksul ailelerin meslek edinip hayata tutunabilmesi için de adeta bir seferberlik başlattı.</p>

<p><strong>DİYARBAKIR'DA MODERN VE KARMA EĞİTİMİN İLK ADIMLARI</strong><br />
Yıl 1865’i gösterdiğinde Diyarbakır’da tarihi bir adım atarak Hayrenaser (Vatanperver) Cemiyeti’ni kurdu. Hemen ardından kentin eğitim anlayışını kökünden değiştirecek olan Hayrenasirats (Vatanperverler) Okulu'nun kapılarını araladı. Eğitimi ayrıcalıklı bir zümrenin tekelinden çıkarıp herkes için erişilebilir kılmaya çalışan Zavzavatcıyan'ın bu okulda hayata geçirdiği çok devrimci bir yenilik vardı: Kız ve erkek öğrencilerin aynı sıraları paylaştığı karma eğitim! Bu sistem, Diyarbakır'da modern eğitimin de ilk kıvılcımıydı.</p>

<p><strong>BASKILARA DİRENEN BİR AYDINLANMA MEŞALESİ</strong><br />
Ancak her yenilik gibi, bu eşitlikçi vizyon da dönemin bazı çevrelerinde rahatsızlık yarattı. Artan tepkilere ve engellemelere rağmen geri adım atmayan Zavzavatcıyan, vizyonunu daha da ileri taşıyarak öğrencileriyle birlikte tiyatro oyunları sahnelemeye başladı. Ne yazık ki bu aydınlanma yuvası, baskılara dayanamayarak 1872 yılında kapatıldı.</p>

<p>Okulu kapatılmış olsa da Tovmas Zavzavatcıyan; tabuları yıkan eşitlikçi eğitim anlayışı, sanata verdiği değer ve kentine duyduğu vefayla Diyarbakır’ın toplumsal hafızasında silinmez bir iz bırakmayı başardı.</p>

<p><strong>Not</strong>: Bu içerik, DKVD’nin (Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği) Diyarbakır Hafızası Projesi kapsamında hazırlanan “Portrelerle Bir Diyarbakır Portresi” sergisindeki verilerden yararlanılarak derlenmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Servet TURSUN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-karma-egitimin-oncusu-tovmas-zavzavatciyan-kimdir</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/07/diyarbakirda-karma-egitimin-oncusu-tovmas-zavzavatciyan-kimdir.jpg" type="image/jpeg" length="97634"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz sıcaklarında Diyarbakır mutfağı ferahlatıyor: İşte 4 farklı lezzet ve ve tarifi...]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/yaz-sicaklarinda-diyarbakir-mutfagi-ferahlatiyor-iste-4-farkli-lezzet-ve-ve-tarifi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/yaz-sicaklarinda-diyarbakir-mutfagi-ferahlatiyor-iste-4-farkli-lezzet-ve-ve-tarifi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da kavurucu yaz sıcaklarında, mutfakta serinleten soğuk çorbalar, ekşili yemekler, taze sebze-meyveler ve mevsime özgü lezzetler öne çıkar. İşte Meyir, mastava ve yaz sofralarının vazgeçilmez tatları…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’da yaz aylarında bunaltıcı sıcaklar, mutfak kültürünü de şekillendiriyor. Ağır et yemeklerinin yerini serinleten soğuk çorbalar, ekşili tencere yemekleri ve mevsimin taze sebze ile meyveleri alıyor. Meyir ve mastava gibi yöresel lezzetler ise yaz sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. İşte o meşhur lezzetler…</p>

<p><img alt="Meyir Çorba Diyarbakır Yemek" height="562" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/04/meyir-corba-diyarbakir-yemek.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>DİYARBAKIR'IN YAZLIK SOĞUK ÇORBALARI</strong></p>

<p><strong>Soğuk Lebeni Çorbası:</strong> Yoğurt, nohut ve pirinçle yapılır. Pişirildikten sonra buzdolabında buz gibi soğutulur. Servis edilirken üzerine kuru nane yerine taze yarpuz (yaban nanesi) eklenir.</p>

<p><strong>Tarifi</strong>: Diyarbakır Usulü Soğuk Lebeni Çorbası, süzme yoğurt (3 su bardağı), soğuk su (2 su bardağı) ve tuzun (1 tatlı kaşığı) pürüzsüzce çırpılmasının ardından; içine önceden haşlanıp soğutulmuş pirinç (1 su bardağı) ve nohut (1 su bardağı) eklenerek karıştırılmasıyla yapılan, buzdolabında iyice soğutulduktan sonra üzerine taze yarpuz otu veya kuru nane serpilerek buz gibi servis edilen ferahlatıcı bir yaz çorbasıdır.</p>

<p><strong>Soğuk Meyir (Mehir) Çorbası</strong>: Buğday, nohut ve yoğurtla hazırlanan bu coğrafi işaretli çorba, yaz aylarında sıcak değil, buzdolabında bekletilip soğuk ayran aşı olarak içilir.</p>

<p><strong>Tarifi</strong>: Haşlanmış dövme (aşurelik buğday) soğutulduktan sonra süzme yoğurt ve soğuk suyla kıvam alacak şekilde karıştırılır. İçine tuz, ince doğranmış taze nane ve isteğe göre dereotu eklenir. Bazı tariflerde haşlanmış nohut da kullanılır. Buzdolabında iyice soğutulan çorba, üzerine kuru nane veya pul biber serpilerek soğuk servis edilir. Yaz aylarında Diyarbakır sofralarının en ferahlatıcı lezzetlerinden biridir.</p>

<p><strong>Soğuk Mastava Aşı:</strong> Normalde kışın üzerine pekmez dökülerek sıcak içilen mastava, yaz aylarında pekmezsiz ve yağsız şekilde, sadece pirinçli-bulgurlu soğuk yoğurt aşı olarak da sofraya gelir.</p>

<p><strong>Tarifi</strong>: Diyarbakır Usulü Soğuk Mastava Aşı, derin bir kapta pürüzsüzce çırpılan koyu kıvamlı yoğurda, önceden haşlanıp tamamen soğutulmuş pirinç ve az miktarda pilavlık bulgurun eklenerek karıştırılmasıyla hazırlanan, buzdolabında iyice soğutulduktan sonra yaz sıcaklarında serinletici bir ayran aşı olarak sade, buzlu ve kuru nanesiz şekilde servis edilen geleneksel bir lezzettir.</p>

<p><strong>Gırar / Ayran Aşı: </strong>Çevre illerden Diyarbakır mutfağına da giren, buğdayın süzme yoğurtla pişirilip soğutulmasıyla yapılan en klasik yaz çorbasıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Tarif</strong>: Gırar (Ayran Aşı) Çorbası, önceden haşlanıp soğutulmuş dövme buğday (1 su bardağı) ve nohudun (1 su bardağı), süzme yoğurt (3 su bardağı), su (2 su bardağı), un (1 yemek kaşığı) ve yumurta (1 adet) ile hazırlanan meyane karışımıyla ocakta sürekli karıştırılarak kaynatılmasıyla yapılan, ardından buzdolabında iyice soğutulup üzerine taze yarpuz otu (dağ nanesi) eklenerek buz gibi servis edilen geleneksel bir yaz çorbasıdır</p>

<p>Bu çorbalar yazın Diyarbakır'da sadece bir başlangıç değil, yanında buz gibi Diyarbakır karpuzu ve örgü peyniriyle birlikte başlı başına bir hafif akşam öğünüdür.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/yaz-sicaklarinda-diyarbakir-mutfagi-ferahlatiyor-iste-4-farkli-lezzet-ve-ve-tarifi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/09/diyarbakirin-tescilli-yoresel-lezzeti-meyir-corbasi.jpeg" type="image/jpeg" length="94757"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'ın o ilçesinin ismi başka bir ülkede de kullanılıyor!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-o-ilcesinin-ismi-baska-bir-ulkede-de-kullaniliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-o-ilcesinin-ismi-baska-bir-ulkede-de-kullaniliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'ın tarihi Sur ilçesinin ismini taşıyan bir kent de Lübnan'da bulunuyor. Akdeniz kıyısındaki Sur, binlerce yıllık geçmişiyle dünyanın en eski yerleşimlerinden biri olarak kabul ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır'ın yaklaşık 12 bin yıllık geçmişe sahip tarihi Sur ilçesi ile Lübnan'ın Akdeniz kıyısındaki Sur kenti, aynı ismi paylaşmalarıyla dikkat çekiyor. Farklı coğrafyalarda yer alan iki kadim yerleşim, binlerce yıllık tarihleri, kültürel mirasları ve medeniyetlere ev sahipliği yapmalarıyla öne çıkıyor.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Surlar Sur Fotoğraf" height="450" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/09/mucadele-arsiv/diyarbakir-surlar-sur-fotograf.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>DİYARBAKIR’IN TARİHİ KALBİ: SUR</strong><br />
Diyarbakır'ın tarihi kalbi olarak bilinen ve 4 merkez ilçesinden biri olan Sur, yaklaşık 12 bin yıllık geçmişiyle dünyanın en eski ve kesintisiz yerleşim alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Adını, ilçeyi bir kalkan balığı silueti gibi çevreleyen dünyaca ünlü Diyarbakır Surları'ndan alan Sur, Dicle Nehri kıyısında, Karacadağ'ın lavları üzerine kurulu yapısıyla adeta bir açık hava müzesini andırıyor.</p>

<p>Tarih öncesi çağlardan günümüze kadar kesintisiz yaşamın sürdüğü Sur, MÖ 7500'lere uzanan köklü geçmişinde Hurrilerden Romalılara, Selçuklulardan Osmanlılara kadar yaklaşık 30 medeniyete ev sahipliği yaptı. İnsanlık ve uygarlık tarihinin en eski katmanlarını barındıran ilçe, bugün de Diyarbakır'ın tarihi, kültürel ve sosyal yaşamının merkezi olma özelliğini sürdürüyor.</p>

<p>UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri'nin yanı sıra, İslam dünyasının 5. Harem-i Şerif'i kabul edilen Ulu Camii, 27 sahabenin metfun bulunduğu Hz. Süleyman Camii ve Süryani kültürünün önemli miraslarından Meryem Ana Kilisesi gibi yapılar, Sur'un çok kültürlü kimliğini yüzyıllardır yaşatıyor.</p>

<p>Tarihi hanları, dar sokakları, tescilli konakları ve kültürel mirasıyla ziyaretçilerini geçmişe yolculuğa çıkaran Sur'da, Hasan Paşa Hanı ve Sülüklü Han kentin en önemli buluşma noktaları arasında yer alıyor. Gazi Caddesi canlı ticaret hayatını sürdürürken, İçkale Müze Kompleksi de kültür ve sanat etkinlikleriyle geçmiş ile bugünü bir araya getiren önemli merkezlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bugün de Diyarbakır'ı ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin ilk durağı olmayı sürdüren Sur, tarihi dokusu ve kültürel mirasıyla kentin en çok ilgi gören noktaları arasında yer alıyor.</p>

<p><img alt="" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/07/lubnan-sur-tyre-sokak.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<h5><strong><i>Lübnan- Sur/Tyre</i></strong></h5>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>AKDENİZ'İN KADİM KENTİ: LÜBNAN SUR</strong><br />
Lübnan'ın başkenti Beyrut'un yaklaşık 83 kilometre güneyinde yer alan Sur şehri uluslararası adıyla “Tyre”, 5 bin yılı aşkın geçmişiyle dünyanın en eski yerleşimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Antik dönemde Fenikelilerin en önemli denizcilik ve ticaret merkezlerinden biri olan kent, 1984 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi.</p>

<p>İlk kurulduğunda bir ada üzerinde bulunan Sur, daha sonra inşa edilen dolgu yol sayesinde anakaraya bağlanarak bugünkü yarımada görünümünü kazandı. Fenike döneminde deniz ticaretindeki gücü ve "Sur moru" olarak bilinen, deniz salyangozundan elde edilen değerli boya sayesinde büyük zenginlik kazanan kent, aynı zamanda önemli bir kültür ve ticaret merkezi haline geldi.</p>

<p>Günümüzde binlerce yıllık Fenike mirasını yansıtan taş evleri, rengârenk sokakları, çiçeklerle süslü dar geçitleri ve Roma döneminden kalan görkemli kalıntılarıyla ziyaretçilerini ağırlayan Sur, tarihi atmosferi ve Akdeniz kıyısındaki eşsiz konumuyla Lübnan'ın en önemli turizm merkezleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Binlerce yıllık geçmişiyle bilinen Lübnan'ın Sur kenti, bugün ise İsrail'in saldırıları nedeniyle gündemde. İsrail'in Lübnan'ın güneyine yönelik hava saldırılarında hedef alınan kentte çok sayıda kişi güvenli bölgelere göç etmek zorunda kalırken, tarihi şehirde belirsizlik ve endişe hakim. Bir dönem Fenikelilerin en önemli liman kentlerinden biri olan Sur, bugün savaşın gölgesinde yaşam mücadelesi veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="941" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/07/lubnan-sur-tyre-sokak-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<h5><strong><i>Lübnan- Sur/Tyre</i></strong></h5>

<h5></h5>

<p><strong>AYNI İSİM, İKİ KADİM KENT…</strong><br />
Lübnan'ın tarihi liman kenti Sur ile Diyarbakır'ın Sur ilçesi, binlerce yıllık geçmişleri ve kültürel miraslarıyla dikkat çekiyor. Aynı adı taşıyan iki kadim şehir, farklı coğrafyalarda benzer tarihsel zenginlikleri yaşatıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-o-ilcesinin-ismi-baska-bir-ulkede-de-kullaniliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/07/diyarbakir-sur-lubnan-sur-sehri-tyre-diyarbakirin-o-ilcesinin-ismi-baska-bir-ulkede-de-kullaniliyor.jpg" type="image/jpeg" length="78137"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'ın tarihi merkezinde bir gün: Hepsi yürüme mesafesinde]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-tarihi-merkezinde-bir-gun-hepsi-yurume-mesafesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-tarihi-merkezinde-bir-gun-hepsi-yurume-mesafesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarih ve medeniyet şehri Diyarbakır'ı keşfetmek isteyenler için şehir merkezinde yer alan tarihi yapılar, yürüyerek kolayca gezilebilecek bir rota sunuyor. İşte Diyarbakır merkezde gezilecek yerler…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Diyarbakır, surları, tarihi yapıları ve zengin kültürel mirasıyla ziyaretçilerine eşsiz bir gezi deneyimi sunuyor. Şehri keşfetmek isteyenler için kent merkezinde bulunan tarihi ve kültürel noktalar, yürüyerek rahatlıkla gezilebilecek bir rota oluşturuyor. İşte Diyarbakır merkezde mutlaka görülmesi gereken yerler…</p>

<p><img alt="Sur Diyarbakır-1" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/10/mucadele-arsiv/sur-diyarbakir-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BİR GÜNDE DİYARBAKIR ROTASI…</strong><br />
Geziye Diyarbakır'ın simgelerinden olan tarihi surlardan başlanabilir. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan surların ardından İçkale ve tarihi dokusu keşfedilerek kısa bir yürüyüşle Anadolu'nun en eski ibadet yapılarından biri olan Ulu Cami'ye ulaşılabilir. Bölgenin en önemli tarihi yapılarından biri olan cami, mimarisi ve geçmişiyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.</p>

<p>Ulu Cami'nin hemen yakınında bulunan Hasan Paşa Hanı ise kahvaltı yapmak ya da kahve molası vermek isteyenler için ideal duraklardan biri. Tarihi avlusuyla öne çıkan han, günün her saatinde ziyaretçi ağırlıyor.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Ulu Cami Emekli" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/mucadele-arsiv/diyarbakir-ulu-cami-emekli.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Buradan yürüyerek Hazreti Süleyman Camii'ne geçilebilir. Manevi atmosferiyle öne çıkan cami, bünyesinde bulunan sahabe kabirleri nedeniyle yıl boyunca çok sayıda ziyaretçiyi ağırlıyor. Hemen ardından Diyarbakır'ın çok kültürlü geçmişini yansıtan Surp Giragos Ermeni Kilisesi ile Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi ziyaret edilebilir.</p>

<p>Rotaya devam edenler, Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi'ni ve Dört Ayaklı Minare'yi de kısa bir yürüyüşle görebiliyor. Tarihi Sur ilçesinin dar sokakları boyunca ilerleyen ziyaretçiler, bölgenin kendine özgü bazalt taş mimarisini ve kültürel dokusunu yakından inceleme fırsatı buluyor.</p>

<p><img alt="Saint George Kilisesi Diyarbakır-1" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/08/saint-george-kilisesi-diyarbakir-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Geziyi, tarihi atmosferiyle dikkat çeken Sülüklü Han'da çay veya kahve molası vererek tamamlamak mümkün. Böylece Diyarbakır merkezde yer alan Diyarbakır Surları, İçkale, Ulu Cami, Hasan Paşa Hanı, Hazreti Süleyman Camii, Surp Giragos Ermeni Kilisesi, Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi, Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi, Dört Ayaklı Minare ve Sülüklü Han gibi birçok önemli nokta, araç kullanmadan tek bir yürüyüş rotası üzerinde keşfedilebiliyor...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-tarihi-merkezinde-bir-gun-hepsi-yurume-mesafesinde</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/12/mucadele-arsiv/diyarbakir-turist.jpg" type="image/jpeg" length="56416"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir Diyarbakır efsanesi sinemayı nasıl sarstı? Tarık Akan’ın en zorlu rolü!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/bir-diyarbakir-efsanesi-sinemayi-nasil-sarsti-tarik-akanin-en-zorlu-rolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/bir-diyarbakir-efsanesi-sinemayi-nasil-sarsti-tarik-akanin-en-zorlu-rolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın efsanelerinden olan Siyabend ile Xece’nin ölümsüz destanını biliyor musunuz? İşte Tarık Akan'ın da başrol oynadığı sinemaya taşan o efsane...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın "Romeo ve Juliet’i" olarak kabul gören, trajik sonuyla yürekleri burkan Siyabend ile Xecê’nin ölümsüz destanı, Tarık Akan’ın da başrolüyle beyaz perdeye taşınmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>DAĞLARDA DOĞUP SÜPHAN’DA SON BULAN BİR DESTAN</strong></p>

<p>Hikâye, küçük yaşta anne ve babasını kaybederek doğanın kucağında büyüyen Silvanlı Siyabend ile güzelliği dillere destan Xecê Zere’nin yollarının kesişmesiyle başlıyor.</p>

<p>İlk bakışta filizlenen bu imkansız aşk, önlerine çıkan amansız engeller ve düşmanlarla amansız bir mücadeleye dönüşüyor. Diyarbakır’da filizlenen bu büyük sevda, ne yazık ki Van Gölü kıyısında, Süphan Dağı’nın heybetli eteklerinde acı bir ölümle son buluyor.</p>

<p><img alt="Bir Diyarbakır Efsanesi Sinemayı Nasıl Sarstı Tarık Akan’ın En Zorlu Rolü! Siyabend Ile Xece Hece-1" height="1056" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/07/bir-diyarbakir-efsanesi-sinemayi-nasil-sarsti-tarik-akanin-en-zorlu-rolu-siyabend-ile-xece-hece-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Bugün bile bölge halkı tarafından kutsal sayılan mezarları, bu ebedi aşkın en sessiz şahidi olarak o topraklarda varlığını koruyor.</p>

<p></p>

<p><strong>ZORLU ŞARTLAR ALTINDA DOĞAN SİNEMA MUCİZESİ</strong></p>

<p>Bu epik ve ölümsüz aşk, 1991 yılında yönetmen Şahin Gök’ün vizyonuyla sinema filmine uyarlandı. Dönemin en ses getiren yapımlarından biri olan filmde Siyabend karakterine Türk sinemasının efsane ismi Tarık Akan, Xecê’ye ise duru güzelliğiyle Mine Çayıroğlu hayat verdi.</p>

<p>Büyük oranda Van ve çevresinin büyüleyici coğrafyasında çekilen film, sadece bir aşk hikayesini anlatmakla kalmadı; aynı zamanda dönemin çetin politik ve idari atmosferine karşı da bir direniş öyküsü oldu.</p>

<p>Çekimleri Türkçe olarak gerçekleştirilen yapım, daha sonra hazırlanan Kürtçe dublajıyla sinema tarihindeki yerini aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/bir-diyarbakir-efsanesi-sinemayi-nasil-sarsti-tarik-akanin-en-zorlu-rolu</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/07/bir-diyarbakir-efsanesi-sinemayi-nasil-sarsti-tarik-akanin-en-zorlu-rolu-siyabend-ile-xece-hece.png" type="image/jpeg" length="13398"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zamana meydan okuyan devasa yapı: Diyarbakır surları kaç kilometre, kaç kapısı var?]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/zamana-meydan-okuyan-devasa-yapi-diyarbakir-surlari-kac-kilometre-kac-kapisi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/zamana-meydan-okuyan-devasa-yapi-diyarbakir-surlari-kac-kilometre-kac-kapisi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın tarihi surları kaç kilometre uzunluğa sahip ve kaç kapısı bulunuyor? İşte Diyarbakır surlarına ilişkin detaylar…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve Çin Seddi’nin ardından dünyanın en uzun ve en geniş savunma surlarından biri olarak kabul edilen tarihi Diyarbakır Surları, görkemli burçlarının yanı sıra şehre hayat veren asırlık kapılarıyla da zamana meydan okuyor.</p>

<p>Yaklaşık 6 kilometre uzunluğundaki bu devasa yapı, yüzyıllar boyunca kentin hem dış dünyayla bağlantısını sağladı hem de ticaret ve askeri stratejinin merkezi oldu.</p>

<p></p>

<p><strong>GÜNEŞLE AÇILIP GÜNEŞLE KAPANAN ASIRLIK TARİH</strong></p>

<p>Diyarbakır Surları, 19. yüzyılın başına kadar son derece katı bir güvenlik protokolüyle yönetiliyordu. Şehrin dış dünya ile olan tüm bağını oluşturan ana kapılar, her sabah güneşin doğuşuyla birlikte ardına kadar açılır, güneşin batışıyla ise güvenliğin sağlanması amacıyla kilitlenirdi.</p>

<p>Roma, Bizans, Abbasi, Mervani, Selçuklu ve Artuklu gibi onlarca medeniyetin izlerini taşıyan surlar ve kapılar üzerinde, bu dönemlere ait eşsiz kitabeler, geyik, boğa, aslan ve kartal gibi simgesel hayvan kabartmaları yer alıyor.</p>

<p><img alt="dağkapı burcu" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/07/dagkapi-burcu.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>SURLARIN 4 ANA KAPISI VAR</strong></p>

<p>Kuzey Mezopotamya'nın en büyük ticaret ağını kontrol altında tutan Diyarbakır Surları'nda kenti dış dünyaya bağlayan 4 ana kapı bulunuyor:</p>

<p>Dağ Kapı (Harput Kapısı): Şehrin kuzeyinde, iki silindirik burç arasında yer alır. Üzerinde Roma İmparatorluğu'ndan Abbasilere kadar birçok dönemin izini taşıyan Latince ve Grekçe kitabeler ile mistik el figürleri ve av sahneleri yer alır.</p>

<p>Mardin Kapı: Şehrin güney ovalarına açılan tek kapıdır. Geçmişte üç girişli olduğu bilinen kapının günümüze sadece orta bölümü ulaşabilmiştir. Üzerinde İslam öncesi dönemlere ait hayvan ve bitki figürleri mevcuttur.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Hava Durumu Sıcaklık Güneşli Mardinkapı Surlar Keçi Burcu" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/10/diyarbakir-hava-durumu-sicaklik-gunesli-mardinkapi-surlar-keci-burcu.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Yeni Kapı (Dicle / Su Kapısı): Şehrin doğusunda yer alan tek girişli bu kapı, kenti doğrudan hayat kaynağı olan Dicle Nehri'ne bağlar. Bizans dönemi mimari karakterini günümüze kadar korumayı başarmıştır.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Surları Urfakapı (1)" height="426" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/04/diyarbakir-surlari-urfakapi-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Urfa Kapı (Rum Kapısı): Kentin batı cephesinde yer alan ve Artuklular döneminde köklü bir onarımdan geçen 3 girişli kapıdır. Sol girişinde gücü simgeleyen stilize edilmiş boğa ve kartal figürleri dikkat çeker.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/zamana-meydan-okuyan-devasa-yapi-diyarbakir-surlari-kac-kilometre-kac-kapisi-var</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/03/mucadele-arsiv/diyarbakir-sur-kusbakisi-kalkan-baligi.jpg" type="image/jpeg" length="60107"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İlk kez ortaya çıktı: İşte 70 yıl önceki "Diyarbekir Beyefendileri"]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/ilk-kez-ortaya-cikti-iste-70-yil-onceki-diyarbekir-beyefendileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/ilk-kez-ortaya-cikti-iste-70-yil-onceki-diyarbekir-beyefendileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihte "Diyarbekir beyefendileri" olarak bilinen, Diyarbakır’ın eşraf isimlerin 70 yıllık önceki görüntüleri ilk kez gün yüzüne çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyetin olgunlaşmaya başladığı yıllarda ülkenin kültürel ve sosyal olarak lokomotif kentlerinden olan Diyarbakır'da sosyal yaşam nasıldı? Namları dilden dile nesilden nesile ulaşan halen bile parmakla gösterilen "Diyarbekir beyefendileri" bir başka deyişle kentin eşraflari neler yapardı?</p>

<p>İşte tüm bunların cevapları ilk kez ortaya çıkan bu resimlerde. Kareler 1960, 1970, 1980 ve 1990'lı yıllara ait. Şık giyimleri kadar samimi duruşları ve tevazuları da dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TARİHE IŞIK TUTAN KARELER</strong><br />
1960'lı yılları anlatan ilk karede dönemin Başbakan Yardımcısı Necmettin Cevheri, Diyarbakır Milletvekili Abdullatif Ensarioğlu, Diyarbakır Valisi Mehmet Karasarlıoğlu, ünlü hayırsever Çelebi Eser ve dönemin Diyarbekir beyefendileri yer alıyor.</p>

<p><img alt="" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/06/ilk-kez-ortaya-cikti-iste-70-yil-onceki-diyarbekir-beyefendileri-5.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>1970'li yıllara ait olan ikinci resimde dönemin Diyarbekir Belediye Başkanı Nejat Cemiloğlu, hayırsever Çelebi Eser ve diğer eşraflar ünlü Dağkapı meydanında halkla iç içe.</p>

<p><img alt="" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/06/ilk-kez-ortaya-cikti-iste-70-yil-onceki-diyarbekir-beyefendileri-4.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>1970'li yılları yansıtan diğer resimde kentin sosyal ve kültürel faaliyetlerine olan katkılarıyla bilinen isimler öne çıkıyor.</p>

<p><img alt="" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/06/ilk-kez-ortaya-cikti-iste-70-yil-onceki-diyarbekir-beyefendileri-3.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>HAYIRSEVERLİĞE ÖDÜL</strong><br />
1980'li yılların sonunda çekilen karede dönemin İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu, eğitime olan katkılarından dolayı hayırsever Çelebi Eser'e plaket veriyor. Çelebi Eser, yaptığı okul, cami, medrese, Kur'an Kurslarıyla hala hayırla yad ediliyor.</p>

<p><img alt="" height="415" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/06/ilk-kez-ortaya-cikti-iste-70-yil-onceki-diyarbekir-beyefendileri-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>AHDE VEFANIN KARESİ</strong><br />
Son resim ise 1995 yılına ait. Geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Diyarbekirspor'un efsane başkanı Çelebi Eser, Diyarbakırspor maçı öncesinde saygı duruşu ile yad ediliyor.</p>

<p>Diyarbakır'ın sosyal ve kültürel yaşamına ışık tutan 4 tarihi resimde de zerafet, tevazu, samimiyet ve bir o kadar da ahde vefa var. Diyarbakır bu yüzden medeniyetin beşiğidir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/ilk-kez-ortaya-cikti-iste-70-yil-onceki-diyarbekir-beyefendileri</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/06/ilk-kez-ortaya-cikti-iste-70-yil-onceki-diyarbekir-beyefendileri-1.jpeg" type="image/jpeg" length="10664"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır futbolunun 2 dev takımıydı: O fotoğrafın hikayesi ortaya çıktı!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-futbolunun-2-dev-takimiydi-o-fotografin-hikayesi-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-futbolunun-2-dev-takimiydi-o-fotografin-hikayesi-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Şehir Stadyumu’nda 1950’li yıllar çekilen fotoğrafın hikayesi ortaya çıktı. İşte Yıldız Gençlikspor ve Dicle Gençlikspor’un o maçı…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İbrahim Ateşoğlu kaleme aldı, 1950’li yılların Diyarbakır Şehir Stadyumu, bugünün milyon dolarlık endüstriyel futbolundan uzak, ancak aidiyet duygusunun zirvede olduğu tarihi günlere tanıklık ediyordu.</p>

<p>Tel örgülerin arkasını dolduran mahşeri kalabalık, kentin iki farklı yüzünün tatlı rekabetini izliyordu.</p>

<p></p>

<p><strong>DİYARBAKIR FUTBOLUNUN 2 DEV TAKIMI VARDI</strong></p>

<p>Sahada Diyarbakır futbolunun iki dev çınarı vardı. Yıldız Gençlikspor ve Dicle Gençlikspor.</p>

<p>Dönemin ruhunu yansıtan tarihi bir fotoğrafta ise Yıldız Gençliksporlu futbolcular devre arasında dinlenirken, teknik sorumlu Nihat Önder’in oyuncularına son taktikleri verdiği o an gözler önüne seriliyor.</p>

<p></p>

<p><strong>OKUMUŞLAR İLE ESNAFIN EZELİ REKABETİ</strong></p>

<p>Bu rekabeti özel kılan, takımların sosyolojik yapılarıydı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yıldız Gençlikspor; mimarlar, mühendisler, öğretmenler ve memurlardan oluşan şehrin okumuş kesimini temsil ediyordu.</p>

<p>Dicle Gençlikspor ise marangozlar, kasaplar, demirciler ve lokantacılarla Diyarbakır esnafının ve emeğin kalbiydi.</p>

<p>Öte yandan her iki kulüp de sadece bir spor takımı değil, kendi sosyal çevrelerinin sahadaki gururuydu.</p>

<p></p>

<p><strong>ŞEHRİN GÜNLER ÖNCESİNDEN DURDUĞU KARŞILAŞMALAR</strong></p>

<p>İki takım arasındaki müsabakalar hiçbir zaman sıradan bir maç olmadı. Diyarbakır halkı günler öncesinden bu randevuya kilitlenir, tribünler saatler öncesinden tıklım tıklım dolardı. Yer bulamayanlar tel örgülerin arkasında adeta etten bir duvar örerdi. İl şampiyonluk kupası neredeyse her sezon bu iki elit ekip arasında el değiştirir, rekabet her geçen yıl daha da alevlenirdi.</p>

<p></p>

<p><strong>SKORLAR UNUTULDU, DOSTLUK BAKİ KALDI</strong></p>

<p>O yıllarda ne astronomik transfer ücretleri ne de menajerler vardı. Futbolcular, 90 dakika bitip formalarını çıkardıktan hemen sonra işlerinin başına, hayat mücadelesine geri dönüyordu.</p>

<p>Cebinde parası olmayan ama yüreğinde devasa bir şehir sevgisi taşıyan bu adamlar için futbol bir meslek değil, saf bir aşktı. Hakemin son düdüğüyle yeşil sahadaki kıyasıya mücadele yerini hemen kucaklaşmalara bırakırdı.</p>

<p>Maçlar bittiğinde geriye tabeladaki skorlar değil; ömür boyu sürecek dostluklar ve Diyarbakır futbolunun bugün bile özlemle anlatılan o güzel yılları kaldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-futbolunun-2-dev-takimiydi-o-fotografin-hikayesi-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/06/diyarbakir-futbolunun-2-dev-takimiydi-o-fotografin-hikayesi-ortaya-cikti.png" type="image/jpeg" length="77841"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yüzyılın beyin cerrahı: Diyarbakırlı Gazi Yaşargil kimdir?]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/yuzyilin-beyin-cerrahi-diyarbakirli-gazi-yasargil-kimdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/yuzyilin-beyin-cerrahi-diyarbakirli-gazi-yasargil-kimdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Yüzyılın Beyin Cerrahı” unvanıyla tanınan, modern beyin cerrahisinin babası ve mikronöroşirürjinin kurucusu M. Gazi Yaşargil, vefatının birinci yılında saygı ve özlemle anılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Yüzyılın Beyin Cerrahı” unvanıyla tanınan, modern beyin cerrahisinin babası ve mikronöroşirürjinin kurucusu Prof. Dr. M. Gazi Yaşargil, Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı’nın kıymetli hocası ve Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri’nin değerli cerrahı olarak, vefatının birinci yılında saygıyla anılıyor.</p>

<p>Türkiye tıbbının ve dünya nöroşirürjisinin gururu olan Prof. Dr. Gazi YAŞARGİL, yalnızca bilimsel başarılarıyla değil; hekimlik mesleğine kazandırdığı sayısız öğrenci, yetiştirdiği bilim insanları ve hastalara yaklaşımındaki insani derinlikle de hafızalarda yer etti.</p>

<p>Ömrünü bilime, insanlığa ve genç beyin cerrahlarının gelişimine adamış; bilimsel makaleleri, uluslararası ödülleri ve geliştirdiği mikronöroşirürji teknikleriyle bir ekol yaratmış olan Prof. Dr. Gazi Yaşargil’in on yılı aşkın süredir görev yaptığı üniversite ve hastanelerimizde bıraktığı iz, felsefesi, öğretileri ve yetiştirdiği bilim insanları aracılığıyla geleceğe taşınacaktır.</p>

<p><img alt="Gazi Yaşargil" height="469" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/06/gazi-yasargil.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>PROF. DR. M. GAZİ YAŞARGİL KİMDİR?</strong><br />
Prof. Dr. M. Gazi Yaşargil, 6 Temmuz 1925’te, babasının kaymakamlık görevi yaptığı Diyarbakır’ın Lice ilçesinde dünyaya geldi. Aynı yıl ailesiyle birlikte Ankara’ya taşındı. Beş kardeşli Yaşargil ailesinin tüm çocukları Ankara’daki okullarda eğitim gördü. Kız kardeşlerinden Selma, Ankara Gazi Lisesi’nde 40 yıl İngilizce öğretmenliği yaptı; Tomris ise Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nda kimya mühendisi olarak görev aldı. Erkek kardeşlerinden Erdem, İsviçre Basel’de genel cerrahi profesörü, Günay ise Zürih’te fizyoloji profesörü oldu. Yaşargil ailesinin çocuklarının tüm eğitim masrafları, aile bireylerinin büyük özverileriyle karşılandı. Bazı internet sitelerinde yer alan, devletten burs alındığına dair bilgiler gerçeği yansıtmamaktadır.</p>

<p>Prof. Dr. Gazi YAŞARGİL, Ankara Atatürk Lisesi’nin klasik Latince bölümünden 1943 yılında mezun oldu. Aynı yılın sonbaharında Almanya’daki Friedrich Schiller Üniversitesi’nde tıp eğitimine başladı. Savaş koşulları nedeniyle eğitimini iki dönem sonra yarıda bırakıp 1945’te İsviçre’ye geçti. Tıp eğitimini Basel Üniversitesi’nde tamamladı ve 1949 sonbaharında mezun oldu. Mezuniyetin ardından üç ay boyunca Anatomi Enstitüsü’nde, dünyaca ünlü Dr. Josef Klingler ile beyin anatomisi üzerine çalıştı. 1950-1953 yılları arasında nöroloji-psikiyatri, iç hastalıkları ve genel cerrahi alanlarında birer yıl asistanlık yaptı.</p>

<p>Ocak 1953’te Zürih Üniversitesi Beyin Cerrahisi Kliniği’nde Prof. Dr. Hugo Krayenbühl, Prof. Dr. George Weber ve Prof. Dr. Emil Zander ile beyin cerrahisi uzmanlık eğitimine başladı. 1960 yılında doçent, 1965 yılında profesör, 1973 yılında ise ordinaryüs profesör unvanını aldı. 1993 yılına kadar aynı klinikte bölüm başkanlığı görevini sürdürdü.</p>

<p>Zürih Üniversitesi’nde görev yaptığı ilk 12 yılda (1953–1965), binlerce hastaya beyin ve göz çukuru (orbita) perkütan anjiyografisi uygulayarak bu alanda önemli yayınlar ve kitaplar hazırladı. 1957–1965 yılları arasında, stereotaktik tekniklerle Parkinson hastalığı ve diğer hareket bozukluklarının tedavisinde çığır açan ameliyatlara imza attı. Bu operasyonlarda Zürih Üniversitesi Fizyoloji Profesörü Oscar Wyss’in geliştirdiği yüksek frekanslı koagülasyon tekniğini kullandı; bu teknik, kısa sürede dünya genelinde kabul gördü.</p>

<p>1965–1966 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri’nde Vermont Üniversitesi’nde Prof. Dr. M.P.R. Donaghy ile birlikte çalışarak mikrovasküler cerrahiyi öğrendi. Bu yöntemi ilk defa hayvan beyin damarları üzerinde uygulayan Prof. Dr. Gazi YAŞARGİL, 1967 yılında Zürih’te beyninde üç atardamarı tıkanmış bir hastaya başarılı bir bypass ameliyatı gerçekleştirdi. Bu operasyon, beyin damar cerrahisinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu.</p>

<p>1967–1973 yılları arasında mikronöroşirürjiye yönelik ameliyat mikroskopları, cerrah koltukları, mikro alet masaları, anevrizma klipleri, mikro dikiş setleri ve otomatik retraktörler gibi pek çok yenilikçi cerrahi ekipmanın geliştirilmesini sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1967’den itibaren, mikroteknik kullanarak beyin ve omurilik sıvı yollarının açılımını esas alan yeni bir cerrahi yöntem geliştirdi. Bu teknik, damar hastalıkları, anevrizmalar, arteriovenöz malformasyonlar (AVM), kavernomlar, tümörler, temporal epilepsi ve bel fıtığı gibi rahatsızlıkların cerrahisinde çığır açtı. 1968–1993 yılları arasında kurduğu mikrocerrahi laboratuvarında dünyanın dört bir yanından gelen beyin cerrahlarına eğitim verdi. Mikronöroşirürji üzerine sekiz kitap yayımladı.</p>

<p>1993 yılında Zürih Üniversitesi’ndeki görevinden emekli oldu. 1994 yılında Arkansas Üniversitesi Tıp Fakültesi (Little Rock, ABD)’nde profesör olarak göreve başladı. Prof. Dr. Ossama Al-Mefty ile birlikte ABD’nin ilk Mikronöroşirürji Merkezi’ni kurdu. Bu merkezde ameliyatlara devam etti, dersler verdi, mikronöroşirürji laboratuvarı kurdu ve kurslar düzenledi. 2013 yılında Arkansas Üniversitesi’nden emekli oldu.</p>

<p>2013 yılından itibaren Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı’nda Prof. Dr. Uğur Türe ile birlikte bilimsel çalışmalarını, derslerini ve konferanslarını sürdürdü.</p>

<p>Prof. Dr. Yaşargil’in adıyla Oxford (İngiltere), Little Rock (ABD) ve Pekin (Çin)’de mikrocerrahi laboratuvarları kurulmuştur. Arkansas Üniversitesi, “Yaşargil Kürsüsü”nü kurmuş; “Gazi ve Dianne Yaşargil Yıllık Konferansı” ile çalışmalarını onurlandırmıştır. Amerikan Nöroşirürji Derneği yıllar boyunca “Yaşargil Dersi” düzenlemiştir. Türk Nöroşirürji Derneği de uzun yıllar boyunca “Yaşargil Dersi” ile Prof. Dr. Yaşargil’in bilgi ve deneyim mirasını yaşatmıştır. Zürih Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2014 yılında başlattığı “Yaşargil Konferansları” ile bilim dünyasına katkılarını anmaya devam etmiştir.</p>

<p>Haziran 2024 tarihinde, Prof. Dr. Uğur Türe’nin öncülüğünde ve dünya çapında önemli beyin cerrahlarının katılımıyla “Yaşargil Mikronöroşirürji Akademisi” (Yaşargil Microneurosurgery Academy) İstanbul’da kurulmuş; Akademi, ilk kongresini 4 Haziran 2024’te, Prof. Dr. Gazi Yaşargil’in katılımıyla yine İstanbul’da gerçekleştirmiştir.</p>

<p>Prof. Dr. M. Gazi YAŞARGİL, 10 Haziran 2025 Salı günü hayata veda etmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/yuzyilin-beyin-cerrahi-diyarbakirli-gazi-yasargil-kimdir</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/06/diyarbakir-bir-degerini-kaybetti-gazi-yasargil-vefat-etti.jpg" type="image/jpeg" length="38755"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[1387 yıl önce bugün: Diyarbakır fethedildi, Mar Toma Kilisesi camiye çevrildi]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/1387-yil-once-bugun-diyarbakir-fethedildi-mar-toma-kilisesi-camiye-cevrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/1387-yil-once-bugun-diyarbakir-fethedildi-mar-toma-kilisesi-camiye-cevrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslam ordularının 639 yılında fethettiği Diyarbakır’da, fethin 1387’nci yıl dönümü anılıyor. Tarihi camilerde bir araya gelen vatandaşlar, kentin köklü geçmişine ve medeniyet mirasına sahip çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadim şehir Diyarbakır, bugün tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan fethinin 1387’nci yıl dönümünü anıyor. Miladi 27 Mayıs 639 tarihinde, İslam ordularının komutanlarından İyaz Bin Ganem, Halid bin Velid ve Süleyman bin Halid öncülüğünde fethedilen şehir, asırlardır taşıdığı manevi miras ve kültürel zenginliğiyle dikkat çekmeye devam ediyor. Süleyman bin Halid ise tarihi bölgede şehit oldu.</p>

<p><img alt="Diyarbakır (2)" height="484" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/05/mucadele-arsiv/diyarbakir-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>HZ. SÜLEYMAN CAMİİ ZİYARETÇİLERİN UĞRAK NOKTALARINDAN BİRİ</strong><br />
Tarihi kaynaklara göre fetihle birlikte Diyarbakır, Anadolu’da İslam medeniyetinin önemli merkezlerinden biri haline geldi. Şehrin surları, camileri, medreseleri ve yüzyıllardır süregelen çok kültürlü yapısı, bu tarihi mirasın en güçlü simgeleri arasında yer aldı. Fetih sırasında şehit düştüğü rivayet edilen 27 sahabenin kabirlerinin bulunduğu Hz. Süleyman Camii ise bugün de ziyaretçilerin uğrak noktalarından biri olmayı sürdürüyor.</p>

<p>Diyarbakır’ın fethi dolayısıyla her yıl kentte çeşitli anma programları düzenlenirken, vatandaşlar sabah saatlerinden itibaren tarihi mekanlarda bir araya geliyor. Kur’an-ı Kerim tilavetleri, dualar ve fetih yürüyüşleriyle gerçekleştirilen etkinliklerde, şehrin manevi kimliği bir kez daha ön plana çıkıyor.</p>

<p>İLİM, KÜLTÜR VE İNANCIN MERKEZİ: DİYARBAKIR<br />
Tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Diyarbakır, fethin ardından ilim, kültür ve inanç merkezi olarak öne çıktı. Kentin binlerce yıllık geçmişiyle birleşen bu tarihi gün, Diyarbakırlılar tarafından yalnızca bir zafer olarak değil; birlik, kardeşlik ve medeniyet mirası olarak da değerlendiriliyor.</p>

<p>Bugün 1387 yıl sonra bile Diyarbakır surlarında yankılanan ezan sesleri, şehrin tarih boyunca taşıdığı ruhun ve hafızanın yaşamaya devam ettiğini gösteriyor. Kadim kent, geçmişinden aldığı güçle kültürel ve manevi mirasını gelecek nesillere aktarmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Devrim Aktürk</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/1387-yil-once-bugun-diyarbakir-fethedildi-mar-toma-kilisesi-camiye-cevrildi</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/06/mucadele-arsiv/diyarbakir-ulu-cami-4.jpg" type="image/jpeg" length="18394"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’ın şifrelerini çözen adam: Hukuktan edebiyata uzanan bir ömür!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-sifrelerini-cozen-adam-hukuktan-edebiyata-uzanan-bir-omur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-sifrelerini-cozen-adam-hukuktan-edebiyata-uzanan-bir-omur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın kalbinden çıkmış değerli yazar Şevket Beysanoğlu kimdir. Diyarbakır’a katkıları neler olmuştur. İşte detayları.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın yetiştirdiği en önemli değerlerden biri olan yazar ve araştırmacı Şevket Beysanoğlu, kentin kültürel mirasını koruyan eşsiz çalışmalarıyla gelecek kuşaklara ışık tutmaya devam ediyor.</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Diyarbakır’ın kültür hafızası!<br />
<br />
Şevket Beysanoğlu 1920'de Diyarbakır'da doğdu. Hakimlik ve avukatlık yapsa da kent kültürüne katkılarıyla biliniyor. Kitapları, araştırmacılar için hala temel kaynaktır. 2013'te Ankara'da vefat etti. <a href="https://t.co/YmDokU4UZY" rel="nofollow">pic.twitter.com/YmDokU4UZY</a></p>
— Mücadele (@MucadeleGzt) <a href="https://twitter.com/MucadeleGzt/status/2057827651071443224?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 22, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p>Peki, hukukçu kimliğinin yanında edebiyata adadığı ömrüyle tanınan Şevket Beysanoğlu kimdir ve Diyarbakır’a ne gibi katkılar sunmuştur?</p>

<p><strong>HUKUKTAN EDEBİYATA UZANAN BİR ÖMÜR</strong></p>

<p>1 Ağustos 1920 tarihinde Diyarbakır’da dünyaya gelen Şevket Beysanoğlu, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Eğitiminin ardından bir süre hakimlik görevini yürüten Beysanoğlu, 1950 yılında avukatlık mesleğine geçiş yaparak memleketi Diyarbakır’da uzun yıllar hizmet verdi. 23 Nisan 2003 tarihinde Ankara’da vefat eden usta isim, asıl kalıcı izini ise araştırmacı ve yazar kimliğiyle bıraktı.</p>

<p></p>

<p><strong>16 YAŞINDA BAŞLAYAN EDEBİYAT SERÜVENİ</strong></p>

<p>Edebiyatla çok erken yaşlarda tanışan Beysanoğlu’nun "Hasret" adlı ilk şiiri, 1936 yılında Diyarbakır gazetesinde yayımlandı. Aynı yıl ilk yazısı da Diyarbakır Halkevi’nin yayın organı olan Karacadağ dergisinde okuyucuyla buluştu. Henüz 16 yaşında edebiyat dünyasına adım atan yazar, hayatı boyunca Diyarbakır kültürü üzerine çok sayıda kitap kaleme aldı. Şevket Beysanoğlu, kent kültürüne dair eşsiz bir arşive dönüşen şahsi kütüphanesini ise Dicle Üniversitesi'ne bağışlayarak akademik eğitime büyük bir katkı sağladı.</p>

<p></p>

<p><strong>DİYARBAKIR’A BIRAKTIĞI ÖLÜMSÜZ ESERLER</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Kültürünü unutan bir şehir yok olmaya mahkûmdur" anlayışıyla hareket eden Beysanoğlu, Diyarbakır'ın kültürel, edebi ve sanatsal mirasını kayıt altına alarak adeta kentin hafızası oldu. Yazarın en bilinen çalışmaları arasında Diyarbakır Folkloru öne çıkmaktadır.</p>

<p>Günümüzde halen araştırmacıların temel başvuru kaynağı olan iki dev eseri ise şunlardır:</p>

<p>“Diyarbakırlı Fikir ve Sanat Adamları”</p>

<p>“Anıtları ve Kitabeleriyle Diyarbakır Tarihi”</p>

<p>Şevket Beysanoğlu, bu paha biçilemez referans eserleriyle Diyarbakır kültürünü koruma altına alarak şehrin kültürel mirasının gelecek kuşaklara güvenle aktarılmasını sağlamıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Servet TURSUN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-sifrelerini-cozen-adam-hukuktan-edebiyata-uzanan-bir-omur</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/05/diyarbakirin-sifrelerini-cozen-adam-sevkat-beysanoglu-kimdir.png" type="image/jpeg" length="82095"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Asur İmparatorluğu’nun gizli eyaleti Diyarbakır’da çıktı!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/asur-imparatorlugunun-gizli-eyaleti-diyarbakirda-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/asur-imparatorlugunun-gizli-eyaleti-diyarbakirda-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın her köşesinden tarih fışkıran ilçesi Bismil, barındırdığı muazzam arkeolojik mirasla dünya tarihine ışık tutmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’da sahip olduğu 33 tescilli höyük ve toplam 43 arkeolojik sit alanıyla adeta bir açık hava müzesini andıran Bismil ilçesi, insanlığın ortak hafızası için paha biçilemez bir hazine niteliği taşıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>İNSANLIĞIN İLK İZLERİ DİCLE’NİN KIYISINDA</strong></p>

<p>Bismil'in tarih sahnesindeki en önemli kozlarından biri, Dicle Nehri’nin kıyısında konumlanan Körtik Tepe. Yapılan kazılar ve elde edilen bulgular, bu bölgede yerleşik hayatın izlerini tam 12 bin yıl öncesine kadar götürüyor.</p>

<p>İnsanlığın avcı-toplayıcılıktan yerleşik hayata geçiş evresine dair ezber bozan kanıtlar sunan Körtik Tepe, bölgenin sadece Anadolu için değil, tüm dünya medeniyet tarihi için ne denli kritik bir nokta olduğunu gözler önüne seriyor.</p>

<p>İşte Bismil’deki 33 tescilli höyük:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Diyarbakır'ın tarih fışkıran ilçesi<br />
<br />
Bismil, 33 tescilli höyüğü ve toplam 43 arkeolojik sit alanıyla dünya tarihine ışık tutuyor. Dicle Nehri kıyısındaki bölgede, yerleşik hayatın 12 bin yıllık ilk izlerini barındıran Körtik Tepe, Asur eyalet merkezi Ziyaret Tepe ve tarih… <a href="https://t.co/3qR9EuO4fD" rel="nofollow">pic.twitter.com/3qR9EuO4fD</a></p>
— Mücadele (@MucadeleGzt) <a href="https://twitter.com/MucadeleGzt/status/2056756780856725958?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 19, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/asur-imparatorlugunun-gizli-eyaleti-diyarbakirda-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/02/diyarbakir-ilceleri/diyarbakirin-bismil-ilcesi.jpg" type="image/jpeg" length="96451"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da 1200 yıldır kutlanan Bayram: Serê Gulanê]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-1200-yildir-kutlanan-bayram-sere-gulane</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-1200-yildir-kutlanan-bayram-sere-gulane" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde yaklaşık 1200 yıldır kutlanan Serê Gulanê, her sene renkli etkinliklere ev sahipliği yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde bin 200 yıldır yaşatılan ve baharın habercisi olarak kabul edilen Serê Gulanê, diğer adıyla Gulan Bayramı, renkli görüntülere sahne oluyor. Yaklaşık 1200 yıllık geçmişe sahip olduğuna inanılan gelenek kapsamında vatandaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren park ve mesire alanlarına akın ediyor.</p>

<p><img alt="Şenlik Silvan" height="477" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/05/senlik-silvan.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>AİLELER PARKLARDA BİR ARAYA GELİYOR</strong></p>

<p>Her sene bir araya gelen aileler, hazırladıkları yemekleri paylaşarak piknik yapıyor. Def, davul ve zurna eşliğinde halayların çekildiği etkinliklerde vatandaşlar gün boyunca doyasıya eğleniyor. Çocuklardan yaşlılara kadar her kesimin katıldığı kutlamalar, ilçede bayram havası oluşturuyor.</p>

<p><strong>“HOŞGÖRÜ VE DAYANIŞMANIN BAYRAMI”</strong><br />
Gulan Bayramı’nın yalnızca bir bahar kutlaması olmadığını ifade eden Silvanlı vatandaşlar, bu geleneğin toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini belirtir. Bayramın insanlar arasındaki sevgi, hoşgörü ve dayanışmayı artırdığını söyleyen vatandaşlar, nesilden nesile aktarılan kültürün korunmasının önemine dikkat çeker.</p>

<p><strong>MERVANİLER DÖNEMİNDEN GÜNÜMÜZE</strong><br />
Tarihi kökeni Mervani Hükümdarlığı dönemine kadar uzanan Gulan Bayramı, her yıl bu zamanlarda kutlanıyor. Bölge halkı tarafından Ramazan ve Kurban bayramlarından sonra “üçüncü bayram” olarak görülen bu özel günde vatandaşlar mesire alanlarında buluşuyor. Önceden hazırlanan yemeklerin tüketildiği kutlamalarda insanlar doğayla iç içe vakit geçirerek baharın gelişini karşılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Devrim AKTÜRK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-1200-yildir-kutlanan-bayram-sere-gulane</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/12/diyarbakir-senlik.jpg" type="image/jpeg" length="41021"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Newroz ateşi değil, "Kakava Ateşi": Her yıl coşkuyla kutlanıyor]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/newroz-atesi-degil-kakava-atesi-her-yil-coskuyla-kutlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/newroz-atesi-degil-kakava-atesi-her-yil-coskuyla-kutlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Baharın gelişini simgeleyen Hıdırellez ve Kakava Ateşi, her yıl olduğu gibi bu yıl da binlerce kişinin katılımıyla kutlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Baharın müjdecisi olarak kabul edilen Hıdırellez kutlamaları kapsamında yakılan Kakava Ateşi, bu yıl da büyük bir coşkuya sahne oldu. Özellikle Trakya bölgesinde yoğun katılımla gerçekleşen etkinliklerde, vatandaşlar dilekler tutarak ateşin üzerinden atladı, müzik ve dans eşliğinde baharın gelişini karşıladı.</p>

<p>Her yıl 5-6 Mayıs tarihlerinde kutlanan Hıdırellez, doğanın uyanışını ve yeni başlangıçları simgelerken, Kakava Ateşi de bu özel günün en dikkat çeken ritüellerinden biri olarak öne çıkıyor. Katılımcılar, yakılan ateşin etrafında toplanarak hem geleneklerini yaşatıyor hem de birlik ve beraberlik duygusunu pekiştiriyor.</p>

<p><img alt="" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/05/kakava-hidirellez-senlikleri.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>NEWROZ KUTLAMALARINI ARATMAYAN ETKİNLİKLER</strong><br />
Kakava’nın kendine özgü ritüelleri ve anlamlarıyla ayrı bir gelenek olduğu ifade ediliyor. Renkli kıyafetler, yerel müzikler ve çeşitli etkinliklerle süslenen kutlamalar, yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor. Katılımcılar, hem eğlenme hem de kültürel değerleri yaşatma fırsatı bulurken, Kakava Ateşi her yıl olduğu gibi bu yıl da baharın en sıcak simgelerinden biri olmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Devrim AKTÜRK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/newroz-atesi-degil-kakava-atesi-her-yil-coskuyla-kutlaniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/04/kakava-hidirellez-senlikleri-ne-zaman-rituelleri-neler-1.jpg" type="image/jpeg" length="81976"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’ın en güzel manzaralı camisi belli oldu: İşte ilk 3’ü!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-en-guzel-manzarali-camisi-belli-oldu-iste-ilk-3u</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-en-guzel-manzarali-camisi-belli-oldu-iste-ilk-3u" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır, tarihi camileriyle yalnızca dini bir mirasa sahip değil; aynı zamanda her köşesinde, şehri kuşbakışı izlenecek eşsiz manzaralar sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın camileri, hem mimarisiyle hem de konumlarıyla dikkat çekiyor. Kentin merkez ve ilçelerinde farklı noktalarına yerleşmiş bu camiler, ziyaretçilerine yalnızca ibadet edilecek kutsal bir mekan değil, aynı zamanda tarihi ve doğa ile iç içe bir yolculuğa çıkma fırsatı da sunuyor. Diyarbakır’ın en güzel manzaralı camileri, hem şehri hem de tarihin derinliklerini bir arada gözler önüne seriyor.</p>

<p><strong>İşte Diyarbakır'ın bilinen en güzel manzaralı camileri…</strong></p>

<p><strong><img alt="Eğil Peygamber Makamı" height="450" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/01/egil-peygamber-makami.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></strong></p>

<p><strong>ELYESA PEYGAMBER CAMİ/ EĞİL</strong><br />
Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde bulunan meşhur manzaralı cami Elyesa Peygamber Camii (veya bölgedeki adıyla Ziyaret Tepesi Camii) olarak bilinir. Cami, Eğil ilçesinin en yüksek noktalarından biri olan Nebi Harun Tepesi (Ziyaret Tepesi) üzerinde yer alır. Caminin hemen yanında Kur'an-ı Kerim'de isimleri geçen Hz. Zülkifl ve Hz. Elyesa peygamberlerin türbeleri bulunur. Bu kabirler, 1995 yılında baraj suları altında kalmaması için eski yerlerinden buraya taşınmıştır. Cami ve türbelerin bulunduğu avlu, Dicle Baraj Gölü'nün (Kralkızı Barajı) turkuaz renkli sularına ve çevredeki vadilere hakim muazzam bir panoramik bir manzaraya sahiptir. Ayrıca kentin en önemli inanç turizmi merkezlerinden biri olan Eğil ilçesindeki bu cami, hem ibadet etmek hem de o eşsiz manzarayı seyretmek isteyen binlerce kişi tarafından ziyaret edilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/diyarbakir-hani-pir-aziz-turbesi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>PİR AZİZ TÜRBESİ / HANİ</strong><br />
Diyarbakır’ın Hani ilçesinde, Elazığ ve Bingöl sınırlarının kesiştiği yüksek bir zirvede yer alan Pir Aziz Türbesi, hem Şeyh Abdulkadir Geylani’nin soyundan geldiğine inanılan manevi şahsiyetiyle bölge halkı için önemli bir şifa merkezi ve ziyaretgâh kabul edilir, hem de restorasyon sonrası doğa manzarasıyla dikkat çeken turistik bir noktadır. Ayrıca alanda yamaç paraşütü da yapılıyor.</p>

<p><img alt="" height="403" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/diyarbakir-dicle-universitesi-fetih-cami.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>DİCLE ÜNİVERSİTESİ FETİH CAMİ/ SUR</strong><br />
Diyarbakır Dicle Üniversitesi kampüsü içerisinde yer alan ve bilinen ismiyle Üniversite Fetih Cami, hem konumu hem de mimarisiyle şehrin önemli ibadethanelerinden biridir. 1990’lı yıllarda inşa edilmiş olup, caminin bulunduğu mevki, İslam ordularının 639 yılında Diyarbakır'ı fethetmeden önce karargah kurduğu bölge olarak bilinir. Bu manevi mirası yaşatmak adına camiye "Fetih" ismi verilmiştir. Tarihi Sur ilçesinde, Dicle Üniversitesi kampüs alanında, Hevsel Bahçeleri ve tarihi Diyarbakır surlarına hakim bir tepede yer almaktadır. Bölgenin en büyük üniversite camilerinden biridir ve avlusuyla birlikte binlerce kişinin aynı anda ibadet etmesine imkan sağlar. Cami sadece bir ibadet yeri değil, aynı zamanda bir külliye mantığıyla hizmet vermektedir. İçerisinde kütüphane, gençlik merkezi ve öğrencilerin vakit geçirebileceği sosyal donatılar bulunur. Yüksek bir noktada bulunması sebebiyle Dicle Nehri, Hevsel Bahçeleri ve şehrin silüetini gören eşsiz bir manzaraya sahiptir. Cami, Diyarbakır’da keşfedilecek güzelliklerden sadece bir tanesi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-en-guzel-manzarali-camisi-belli-oldu-iste-ilk-3u</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/diyarbakir-ilceleri/egil-manzara.jpg" type="image/jpeg" length="32907"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da 3 defa Valilik yapıp, Osmanlı’ya Sadrazam oldu! Herkes o ismi biliyor!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-3-defa-valilik-yapip-osmanliya-sadrazam-oldu-herkes-o-ismi-biliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-3-defa-valilik-yapip-osmanliya-sadrazam-oldu-herkes-o-ismi-biliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu’nun 17. yüzyıldaki en dikkat çekici figürlerinden biri olan Melek Ahmed Paşa kimdir? İşte hayatı…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Melek Ahmed Paşa (Melik Ahmed) Pervane Kaptan’ın oğlu olarak doğum yılı net bir şekilde bilinmemektedir.<br />
I. Ahmed döneminde saraya giren ve Silahtarlık (Padişah’ın yakın koruyucusu) görevinden sonra Anadolu’nun kilit eyaletlerinde valilik yapan Paşa, 1644 yılında IV. Murad’ın kızı Kaya Sultan ile evlenerek hânedan damadı olmuştur.<br />
Kariyerinin dönüm noktası ise, 1650 yılında Kösem Sultan’ın onayıyla, o dönem devlet işlerine karışan Yeniçeri ağalarına karşı bir denge unsuru olarak sadrazamlık makamına getirilmesiyle yaşanmıştır.</p>

<p><strong>DİYARBAKIR’DA 3 DEFA VALİLİK YAPTI: 5 YIL KALDI</strong></p>

<p>Melek Ahmed Paşa, hayatı boyunca Diyarbakır'da farklı dönemlerde toplamda yaklaşık 5 yıl valilik yapmıştır.<br />
İlk Dönem (1638 - 1639): Bağdat Seferi sonrasında IV. Murad tarafından ilk kez bu göreve getirilmiştir. Bu dönem yaklaşık 1 yıl sürmüştür.<br />
İkinci Dönem (1644 - 1645): Şam valiliğinden sonra kısa bir süreliğine tekrar Diyarbakır'a atanmıştır.<br />
Üçüncü Dönem (1646 - 1648): En uzun süreli Diyarbakır valiliğidir. 1646'da başlayan bu görev, Kasım 1648'de Bağdat valiliğine nakledilmesiyle sona ermiştir.</p>

<p><img alt="Melik Ahmet Paşa Hamamı." height="421" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/10/melik-ahmet-pasa-hamami.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<h5><strong>Melik Ahmet Paşa Hamamı</strong></h5>

<p><strong>MALİ KRİZ VE ESNAF AYAKLANMASIYLA GELEN İSTİFA</strong></p>

<p>Diyarbakır Valiliği sonrasında Sadrazamlık makamına getirilen Paşa’nın sadrazamlık dönemi, Girit kuşatmasının getirdiği ağır mali yükler ve saray içi çatışmaların gölgesinde geçmiştir. Hazine açığını kapatmak amacıyla başvurulan "meyhane akçesi" adlı düşük ayarlı paralar ve ulufelerin gecikmesi, toplumsal huzursuzluğu tetiklemiştir.<br />
1651 yılında İstanbul tarihinde bir ilk olarak gerçekleşen büyük esnaf ayaklanması, Melek Ahmed Paşa’nın bu makamdaki sonunu hazırlamıştır. Halkın ve askerlerin yoğun tepkisi üzerine görevden alınan Paşa, sonraki yıllarda Silistre, Rumeli ve Van gibi kritik bölgelerde beylerbeyliği yaparak devlet hizmetine devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BİR DEVLET ADAMININ SON PERDESİ VE EVLİYA ÇELEBİ’NİN KALEMİ</strong></p>

<p>Hayatının son yıllarında emekliliğe ayrılan ve Fatma Sultan ile ikinci evliliğini gerçekleştiren Melek Ahmed Paşa, 1 Eylül 1662 tarihinde geçirdiği bir rahatsızlık sonucu hayata gözlerini yummuştur.<br />
Evliya Çelebi’nin en yakın dostlarından olan Paşa, Seyahatname’de "vezirlerin şeyhi" olarak anılarak tarihteki yerini almıştır. Paşa, hem askeri başarıları hem de Osmanlı’nın en buhranlı dönemlerinde üstlendiği zorlu görevlerle, imparatorluğun idari yapısında derin izler bırakmış bir devlet adamı olarak Eyüp’te ebedi istirahatgahına defnedilmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-3-defa-valilik-yapip-osmanliya-sadrazam-oldu-herkes-o-ismi-biliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 07:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/10/mucadele-arsiv/en-akilli-sehirler-belli-oldu-diyarbakir-buyuk-atak-yapti-hevselbahceleri.jpg" type="image/jpeg" length="43751"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da en çok gezilen tarihi yerler neresi? İşte ilk 5 yer!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-en-cok-gezilen-tarihi-yerler-neresi-iste-ilk-5-yer</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-en-cok-gezilen-tarihi-yerler-neresi-iste-ilk-5-yer" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Binlerce yıllık geçmişiyle medeniyetlerin buluşma noktası olan Diyarbakır, ziyaretçilerini adeta bir açık hava müzesinde ağırlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’a gelecek olan yerli ve yabancı turistlerin merak ettiği gezilecek yerler nereler? İşte listenin başında yer alan duraklar, hem mimari ihtişamları hem de derin hikayeleriyle ön plana çıkıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>DİYARBAKIR’DA GEZİLECEK 5 YER NERESİ?</strong></p>

<p>İşte Diyarbakır’a gelince görülmeden gidilmemesi gereken 5 yer şu şekilde:</p>

<p><img alt="Diyarbakır Sur Surlar Burç" height="403" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/04/mucadele-arsiv/diyarbakir-sur-surlar-burc.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri: UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bu muazzam yapılar, şehrin karakterini belirler. Dünyanın en uzun savunma hatlarından biri olan surlar, 8 bin yıldır yaşamın sürdüğü Hevsel Bahçeleri’ni kucaklar.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Ulu Cami-6" height="362" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/02/diyarbakir-ulu-cami-6.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Diyarbakır Ulu Cami: İslam dünyası için "5. Harem-i Şerif" sayılacak kadar kutsal olan Ulu Camii, 639 yılından bu yana ayaktadır ve taş işçiliğiyle avlusundaki güneş saatiyle huzur verir.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Ongözlü" height="563" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/01/diyarbakir-ongozlu.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>On Gözlü Köprü (Dicle Köprüsü): 1065 yılında Mervaniler tarafından inşa edilen bu tarihi köprü, Dicle Nehri’nin üzerinde bulunuyor.</p>

<p><img alt="Hasan Paşa Hanı-2" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/12/hasan-pasa-hani-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Hasan Paşa Hanı: Osmanlı mimarisinin zarafetini taşıyan bu han, bugün Diyarbakır mutfağının ve kahvaltısının kalbi konumundadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Diyarbakır Zerzevan Kalesi Gece" height="495" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/05/diyarbakir-zerzevan-kalesi-gece.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Zerzevan Kalesi ve Mithras Tapınağı: Roma’nın doğudaki en uç askeri karargahı olan bu kale, gizemli Mithras inancına ev sahipliği yapar.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-en-cok-gezilen-tarihi-yerler-neresi-iste-ilk-5-yer</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/04/mucadele-arsiv/diyarbakir-yenikapi-turist.jpg" type="image/jpeg" length="52167"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
