<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Mücadele Gazetesi</title>
    <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr</link>
    <description>Diyarbakır Haber l Son Dakika Diyarbakır Haberleri I Diyarbakır Gazetesi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/rss/mucadele-arsiv" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Mücadele © 1962. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 16 Mar 2026 06:16:37 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/rss/mucadele-arsiv"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da Dicle Nehri üzerinde mangal keyfi: İşte sert kışın yaşandığı o tarih!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-dicle-nehri-uzerinde-mangal-keyfi-iste-sert-kisin-yasandigi-o-tarih</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-dicle-nehri-uzerinde-mangal-keyfi-iste-sert-kisin-yasandigi-o-tarih" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın soğuklarla imtihan edildiği 2026 kışı, yerini Mart ayının hırçın yağmurlarına bırakırken, kentin hafızasındaki tozlu raflar yeniden aralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’da bu kış etkili olan kar yağışları sonrasında Mart ayında da devam eden kuvvetli sağanak yağmurların ardından Dicle Nehri’nde de sular yükselmeye başladı, yetkililerden de uyarılar geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dicle Nehri’nde böylesine görüntüler yaşanırken, bir dönemler buz tutması akıllara geldi.</p>

<p></p>

<p><strong>NEHRİN ÜSTÜNDE YANAN KÖZLER: 1972’NİN UNUTULMAZ KIŞI</strong></p>

<p>Takvimler 1972 yılını gösterdiğinde, Diyarbakır modern çağın tanık olmadığı bir doğa olayına ev sahipliği yaptı. Şehrin can damarı olan Dicle Nehri, dondurucu soğuklara daha fazla direnç gösteremeyerek tamamen buz tuttu.</p>

<p>Ancak Diyarbakır insanının neşesi ve pratik zekası, bu dondurucu doğa olayını kısa sürede eşine az rastlanır bir şenliğe dönüştürdü. Mardin Kapı esnafı, bugün hayal edilmesi bile güç olan bir cesaretle buzun üzerine çıkarak mangallarını yaktı, buzun kalbinde dumanlar yükseltti.</p>

<p></p>

<p><strong>TARİHE GEÇEN O KARENİN HİKAYESİ</strong></p>

<p>Kentin hafızasında "Nerede o eski kışlar?" dedirten o ikonik fotoğrafta, buzun üzerinde sanki bir dükkan tezgahındaymışçasına rahat tavırlarıyla beş isim dikkat çekiyor.</p>

<p>İşte o efsane fotoğraf:</p>

<p><img alt="Diclenehribuz" height="455" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/02/diclenehribuz.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Sağdan sola doğru; lezzetiyle nam salmış Lokantacı Ahmet Sucu, elinin ustalığıyla bilinen Tamirci Veysi Usta, herkesin hürmet ettiği Burhan Dayı, mutfağın emektarı Lokantacı Abdurrahman Kılıçdoğan ve kentin saygın isimlerinden Doktor Köksal Hacı...</p>

<p>Öte yandan bu kare, sadece bir kış anısı değil, aynı zamanda kentin dayanışma ruhunun ve iklimin bir zamanlar ne denli haşmetli olduğunun yaşayan bir kanıtı olarak duruyor.</p>

<p></p>

<p><strong>GELECEK KAYGISI VE NOSTALJİNİN HÜZNÜ</strong></p>

<p>2026 yılının Mart ayında bardaktan boşalırcasına yağan yağmurlar, tarım arazileri için bir umut olsa da, 1972’deki o sert ama güven veren kışların yerini belirsiz bir iklim döngüsüne bırakması endişeleri tetikliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-dicle-nehri-uzerinde-mangal-keyfi-iste-sert-kisin-yasandigi-o-tarih</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/02/nehir-1.jpg" type="image/jpeg" length="97671"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Düğün şarkıcılığından sahnelere: İşte Diyarbakırlı Hakan Taşıyan'ın hikayesi!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/dugun-sarkiciligindan-sahnelere-iste-diyarbakirli-hakan-tasiyanin-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/dugun-sarkiciligindan-sahnelere-iste-diyarbakirli-hakan-tasiyanin-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir süredir sağlık sorunları ile mücadele eden arabesk müziğin sevilen ismi Hakan Taşıyan’ın hayat hikayesi dikkat çekiyor…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arabesk müziğin sevilen isimlerinden Hakan Taşıyan, geçtiğimiz günlerde kalp krizi şüphesiyle hastaneye kaldırılmış ve bu haber hayranlarını endişelendirmişti. Yoğun bakımda tedavi gören sanatçı, sürecin ardından normal servise alındı. Taşıyan’dan beklenen iyi haber ise kendi paylaştığı video ile geldi. Sağlık durumunun iyi olduğunu belirten sanatçı, kısa süre içinde taburcu olacağını ifade etti. Peki, Hakan Taşıyan kimdir, kaç yaşında, aslen nereli? İşte Hakan Taşıyan’ın hayatına dair bilinmeyenler…</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/hakan-tasiyan-arabesk.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>HAKAN TAŞIYAN KİMDİR?</strong><br />
Hakan Taşıyan, 1973 yılında Ankara’da dünyaya geldi. On üç kardeştirler. Annesi Trabzonlu, babası Diyarbakırlı olan sanatçı, Ankara'nın gecekondularında büyüdü. Ünlü sanatçı, küçük yaşlardan itibaren müziğe ilgi duymuş ve babası Derviş Taşıyan ile birlikte düğünlerde sahne alarak müzik kariyerine başlamıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Hakan Taşıyan" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/01/hakan-tasiyan.jpg" width="1000" /></p>

<p><strong>MÜZİK KARİYERİNİN BAŞLANGICI</strong><br />
Küçük yaşlardan itibaren müzik ile geçen hayat mücadelesi devam etti. Askerliğini yaparken söylediği şarkılar arkadaşları ve komutanları tarafından çok sevildi ve komutanlarının desteği ile ilk kaseti “Hesabım Bitmedi” 1996 yılında çıktı. İlk albümünü çıkarmak için İstanbul Unkapanı’nda yapımcıların kapısını çalan Hakan Taşıyan, Müslüm Gürses’i taklit ettiği düşüncesiyle beklediği ilgiyi göremedi. Bunun üzerine Ankara’ya dönen sanatçı, Sıla Müzik etiketiyle ilk albümü Hesabım Bitmedi’yi müzikseverlerle buluşturdu. 1997 yılında yayımladığı Sensiz İki Gün albümü ise kariyerinde önemli bir çıkış yakalamasını sağladı. Bu albümle geniş bir hayran kitlesine ulaşan Taşıyan, konserleri dolup taşan bir isim haline geldi. Ardından çıkardığı Gözün Sevem albümüyle de müzik yolculuğunu sürdürdü.</p>

<p><strong>OYUNCULUK KARİYERİ</strong><br />
1998 tarihinde Hesabım Bitmedi isimli dizide oyunculuk yaptı. 2001'de ise Güz Gülleri isimli dizide başrolde yer aldı. Bu yapımlarla televizyon izleyicisi tarafından da tanınmıştır.</p>

<p><strong>SAĞLIK SORUNLARI</strong><br />
2020 yılında ciddi sağlık sorunları yaşamış ve organ nakli süreci geçirmiştir. 2026 yılında ağır sağlık sorunlarıyla mücadele etmiş; medya haberlerinde kalp krizi geçirdiği ve tedavi sürecine alındığı belirtilmiştir.</p>

<p>Hakan Taşıyan, Funda Taşıyan ile evlidir. 2002 doğumlu Ramazan Haktan Taşıyan adında bir oğlu vardır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/dugun-sarkiciligindan-sahnelere-iste-diyarbakirli-hakan-tasiyanin-hikayesi</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/hakan-tasiyan-1.jpg" type="image/jpeg" length="15715"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakırlı olduğu bilinmiyordu: Yeşilçam’ın efsanesi son haliyle şaşırttı!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirli-oldugu-bilinmiyordu-yesilcamin-efsanesi-son-haliyle-sasirtti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirli-oldugu-bilinmiyordu-yesilcamin-efsanesi-son-haliyle-sasirtti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de sinemanın bir dönemine damga vuran, zarafeti ve yeteneğiyle hafızalarda yer edinen usta sanatçısı Meral Zeren’in son hali görenleri şaşırttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakırlı bir ailenin kızı olarak 1956 yılında İstanbul’da dünyaya gelen ve Yeşilçam’a o dönem damga vuran; özellikle Kemal Sunal ile birlikte rol aldığı "Salako" filmindeki Emine karakteriyle devleşen sanatçı Meral Zeren'in son hali görenleri şaşırttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşte Yeşilçam’ın parlayan yıldızının dünden bugüne uzanan hikayesi ve dikkat çeken değişimi…</p>

<p><img alt="Meral Zeren Kemal Sunal (2)" height="419" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/meral-zeren-kemal-sunal-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>ORTAOKUL SIRALARINDAN SETLERE UZANAN AZİM</strong></p>

<p>Meral Zeren'in ışıltılı serüveni, 1956 yılında İstanbul’da başladı. Henüz 13 yaşındayken ortaokul eğitimini yarıda bırakıp sahnelere adım atan sanatçı, Atıf Yılmaz ve Memduh Ün gibi efsane yönetmenlerin dikkatini çekmeyi başardı.</p>

<p><img alt="Meral Zeren Kemal Sunal (1)" height="415" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/meral-zeren-kemal-sunal-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Sinema dünyasına girebilmek için yaşını 4 yıl büyüten Zeren, kısa sürede zekası ve doğal oyunculuğuyla Yeşilçam’ın vazgeçilmez yüzlerinden biri haline gelerek kariyer basamaklarını hızla tırmandı.</p>

<p><img alt="Meral Zeren Gençlik (2)" height="872" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/meral-zeren-genclik-2.PNG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>SİNEMANIN ARDINDAN GELEN GAZİNO VE TİYATRO BAŞARISI</strong></p>

<p>Zeren, sadece beyaz perdedeki başarısıyla sınırlı kalmadı; aynı zamanda müzik dünyasında da iddialı bir duruş sergiledi. Selami Şahin’den müzik dersleri alarak sesini eğiten sanatçı, Zeki Müren ve Ajda Pekkan gibi dev isimlerle aynı sahneleri paylaştı.</p>

<p>80’li yıllarda "Banker Bilo" gibi kült filmlerle sinemadaki yerini sağlamlaştırırken, görkemli müzikallerle tiyatroda da fırtınalar estirdi. 1985 yılında yer aldığı "Duvardaki Kan" dizisiyle televizyon dünyasında da başarısını perçinleyen usta isim, sanatın her dalında varlığını hissettirdi.</p>

<p><strong>ZAMANIN İZLERİ VE BİTMEYEN HAYRAN SEVGİSİ</strong></p>

<p>Bugün 70 yaşında olan usta oyuncunun yeni imajı dikkat çekerken, birçok hayranı ise tanıyamadı.</p>

<p>İşte oyuncunun son halinden görüntüler:</p>

<p><img alt="Meral Zeren (2)" height="1305" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/meral-zeren-2.PNG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><img alt="Meral Zeren (1)" height="1206" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/meral-zeren-1.PNG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirli-oldugu-bilinmiyordu-yesilcamin-efsanesi-son-haliyle-sasirtti</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 15:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/meral-zeren-genclik-3.png" type="image/jpeg" length="60868"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[500 yıllık eseri Topkapı Sarayı’nda bulunan Diyarbakırlı sanatçı kimdir?]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/500-yillik-eseri-topkapi-sarayinda-bulunan-diyarbakirli-sanatci-kimdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/500-yillik-eseri-topkapi-sarayinda-bulunan-diyarbakirli-sanatci-kimdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadim şehir Diyarbakır, tarih boyunca bağrından çıkardığı bilim ve sanat insanlarıyla medeniyet tasavvuruna yön vermeye devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın bilim ve sanat dünyasına katkısı El Cezeri’den Cahit Sıtkı Tarancı’ya uzanan bu görkemli listenin en özel duraklarından biri de 15. ve 16. yüzyıllarda yaşamış olan Şair Cemili’dir.</p>

<p>Hem Akkoyunlu hem de Osmanlı coğrafyasında iz bırakan Cemili, Türkiye’de edebiyatın bölgesel sınırlarını aşan nadir şahsiyetler arasında yer alıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>DİYARBAKIR’DAN HERAT’A UZANAN BİR ÖMÜR</strong></p>

<p>1465 yılında Diyarbakır’da dünyaya gelen Cemili, eğitimini ve sanat anlayışını zenginleştirmek adına dönemin kültür merkezlerine yolculuklar yaptı. İlk durağı Akkoyunluların yönetimindeki Tebriz olan şair, burada nazireler yazarak yeteneğini kanıtladı.</p>

<p>Ardından Türkistan ülkelerinin ilim merkezi Herat’a geçerek Ali Şir Nevai’nin edebi dünyasından beslendi. 16. yüzyıl başlarında Şah İsmail’in fetihleri üzerine İstanbul’a göç eden Cemili, ömrünün geri kalanını bu şehirde tamamlayarak 1543 yılında vefat etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>ÇAĞATAY LEHÇESİYLE ANADOLU’DA BİR YANKI</strong></p>

<p>Şair Cemili’nin en dikkat çekici özelliği, Türkistan ve Anadolu Türk edebiyatları arasında kurduğu o sağlam köprüdür. Ümmi olmasına rağmen irticalen şiir söyleme yeteneği ile tanınan sanatçı, özellikle gazelleriyle döneminde büyük bir ün kazandı.</p>

<p>Şiirlerinin büyük bir kısmını Çağatay lehçesiyle kaleme alarak Türk dilinin zenginliğini eserlerine yansıttı.</p>

<p></p>

<p><strong>TEK ESER: BİNLERCE MISRALIK MİRAS</strong></p>

<p>Günümüzde bilinen tek eseri "Divan" olan Cemili’nin bu kıymetli çalışması Topkapı Sarayı Kitaplığı’nda muhafaza edilmektedir.</p>

<p>Ali Şir Nevai’ye yazdığı nazirelerle dikkat çeken bu Divan; 1 tevhit, 1 münacat, 721 gazel ve 83 rubaiden oluşmaktadır.</p>

<p>Öte yandan bu eser, sadece bir şiir toplamı değil, aynı zamanda Türk dünyasının edebi geçiş sürecini belgeleyen tarihi bir vesika niteliği taşımaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/500-yillik-eseri-topkapi-sarayinda-bulunan-diyarbakirli-sanatci-kimdir</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/01/eski-diyarbakir/diyarbakir-sur-eski-fotograf.jpg" type="image/jpeg" length="53855"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır mutfağının 10 efsane lezzeti: Kimler biliyor?]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-mutfaginin-10-efsane-lezzeti-kimler-biliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-mutfaginin-10-efsane-lezzeti-kimler-biliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mezopotamya’nın kadim kenti Diyarbakır, binlerce yıllık kültür birikimini sofralarına nakış gibi işlemeye devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın dar sokaklarından yükselen baharat kokuları, sadece bir yemek şöleni değil, aynı zamanda yaşayan bir tarihin habercisi niteliğinde.</p>

<p><img alt="Düğün Yemeği Yemek Tabldot" height="353" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/09/dugun-yemegi-yemek-tabldot.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>DİYARBAKIR’IN 10 EFSANE LEZZETİİ</strong></p>

<p>Diyarbakır mutfağının vazgeçilmezleri listesi şu şekilde:</p>

<p><img alt="Diyarbakır Ciğer" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/10/diyarbakir-ciger.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>1-Diyarbakır Ciğer Kebabı: Şehrin günün her saati (kahvaltı dahil) tüketilen en popüler lezzetidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Hırçikli Meftune" height="563" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/05/hircikli-meftune.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>2-Meftune: Diyarbakır mutfağının "imza" yemeklerinden biridir. Patlıcanlı veya kışın kabağın ekşili (sumak suyuyla) ve bol sarımsaklı etle pişirilmesiyle hazırlanır.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Kaburga Dolması Nasıl Yapılır, Nerede Yenir" height="432" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/07/diyarbakir-kaburga-dolmasi-nasil-yapilir-nerede-yenir.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>3-Kaburga Dolması: Kuzu kaburgasının içine; iç pilav, kuş üzümü ve badem doldurularak saatlerce buharda pişirildiği, özel günlerin vazgeçilmez yemeğidir.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Usulü Içli Köfte Nasıl Yapılır İşte Tarifi" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/10/diyarbakir-usulu-icli-kofte-nasil-yapilir-iste-tarifi.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>4-İçli Köfte (İrok): Diğer yörelerden farklı olarak Diyarbakır’da genellikle haşlanarak servis edilir ve iç harcındaki baharat dengesiyle öne çıkar.</p>

<p><img alt="Diyarbakır mutfağının tescilli lezzeti Kibe Mumbar" height="454" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/10/diyarbakir-mutfaginin-tescilli-lezzeti-kibe-mumbar.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>5-Kibe Mumbar: Temizlenmiş işkembe ve bağırsakların; pirinç, kıyma ve özel baharatlı harçla doldurulmasıyla yapılan, zahmetli ama efsanevi bir yemektir.</p>

<p><img alt="Pıçık Yemeği Yemek" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/03/picik-yemegi-yemek.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>6-Pıçık (Hıllorik): İnce bulgurla hazırlanan minik köftelerin, bol sarımsaklı yoğurt ve üzerine dökülen kızgın tereyağlı sosla servis edildiği bir çeşit yerel mantıdır.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Çörek Fırın" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/03/diyarbakir-corek-firin.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>7-Diyarbakır Çöreği: Mahlep ve susamın eşsiz kokusuyla hazırlanan, kendine has şekliyle hem fırınlarda hem de evlerde pişirilen meşhur tuzlu çörektir.</p>

<p><img alt="Diyarbakır’ın Meşhur Yemeği “Nardan Aşı” Nasıl Yapılır İşte Tarifi" height="438" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/03/diyarbakirin-meshur-yemegi-nardan-asi-nasil-yapilir-iste-tarifi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>8-Nardane: Kıyma, bulgur ve nar ekşisinin muazzam uyumundan doğan, hafif ekşili ve oldukça doyurucu bir ana yemektir.</p>

<p><img alt="Yemek Duvaklı Pilav" height="498" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/03/yemek-duvakli-pilav.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>9-Duvaklı Pilav: Altı klasik pirinç pilavı, üstü ise bol baharatlı kıyma ve bademle kaplanan, adeta bir "duvak" gibi süslenen gösterişli bir pilav türüdür.</p>

<p><img alt="Diyarbakır’da 35 ton 'tescilli' burma kadayıf üretilecek" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/06/diyarbakirda-35-ton-tescilli-burma-kadayif-uretilecek.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>10-Burma Kadayıf: Diyarbakır’ın tescilli tatlısıdır. Bol fıstıklı ve burma şeklindeki çıtır dokusuyla Diyarbakır denince akla gelen ilk tatlıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-mutfaginin-10-efsane-lezzeti-kimler-biliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/09/diyarbakirda-yemeniz-gereken-yoresel-lezzetler.jpg" type="image/jpeg" length="82479"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakırlı kasap yaptı, minaresi taşındı: İşte o cami ve hikayesi]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirli-kasap-yapti-minaresi-tasindi-iste-o-cami-ve-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirli-kasap-yapti-minaresi-tasindi-iste-o-cami-ve-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın Sur ilçesinde bulunan ve taşla örtülü tek kubbeli bir cami olan Nebi Caminin hikayesi dikkat çekiyor. İşte detaylar…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın günümüze ulaşan ve kentin önemli simgelerinden biri olan Nebi Cami, merkez Sur ilçesinde yer alan tarihi bir camidir. 15’inci yüzyılda Akkoyunlular döneminde yaptırılmış olan cami halk arasında Peygamber Camii olarak da bilinir.</p>

<p><img alt="" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/diyarbakir-nebi-cami-eski.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>DİYARBAKIRLI BİR KASAP TARAFINDAN YAPILDI</strong><br />
Yapının kimin tarafından yapıldığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, Akkoyunlu eseri olduğu kabul edilmektedir. Minare üzerindeki kitabeye göre bu bölüm, 1530 yılında Diyarbakırlı Kasap Hacı Hüseyin tarafından inşa edilmiştir.</p>

<p><img alt="Nebi Cami" height="508" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/nebi-cami.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>NEDEN CAMİ İSMİ VERİLDİ?</strong><br />
Evliya Çelebi’nin aktardığı bilgilere göre cami, Hanefi ve Şafii cemaatleri için ayrılmış bölümlerin yanı sıra bir medreseye de sahiptir. Minaresinde bulunan ve "Kale’n Nebi (sav) buyurdu" diye başlayan hadisin sıkça yer alması nedeniyle, yapı "Nebi Camii" olarak adlandırılmıştır.</p>

<p><strong>MİNARESİ CADDE İÇİN TAŞINDI</strong><br />
Kaynaklara göre Nebi Cami, ilk yapıldığı dönemlerde çok geniş bir alanı üzerine yapılmıştır. Önceleri Hanefiler ve Şafiiler bölümü diye iki kısımdan oluşuyorken günümüzde caminin bulunduğu bina Şafiilere aittir. I. Dünya Savaşı sırasında Hanefilere ayrılan kısmı kışla olarak kullanılmış ve bu nedenle bu bölümün çinileri ve diğer bölgeleri tahrip olmuştur. 1927'de Hanefilere ait bölüm tamamen çökmüş ve 1955'te bu bölümle minare, belediye tarafından yıktırılarak o sırada genişletilen Gazi Caddesi'ne katılmıştır. Aynı yıl minare, giriş kapısının yanından kaldırılarak bugün olduğu konuma yerleştirilmiş ve cami bugün göründüğü haline getirilmiştir. İlk inşasında şimdiki yerinden daha uzakta olan minarenin taşları sökülerek ve numaralandırılarak günümüzdeki mevcut yerine taşındığı bilinmektedir. 1960'ta ise Vakıflar Genel Müdürlüğünce kalan diğer kısımlar onarılmış ve minare bugünkü yerine yeniden inşa edilmiştir. Ayrıca minareye bitişik, kemerli bir kapısı olan avlusu ile bunun doğu yönünde ufak dükkânlar, kuzey yönünde de bir bölümü günümüzde mevcut olan medresesi vardı.</p>

<p><strong>DİYARBAKIR’IN TEK KUBBELİ CAMİLERİNDEN</strong><br />
Diyarbakır’ın önemli yapılarından biri olan cami, dikdörtgen planlı ve tek kubbeli olarak inşa edilmiştir. Kubbenin üstü kurşun kaplamalı piramidal bir çatı ile örtülüdür. Yapının güney duvarına bitişik olarak inşa edilen Baldekan tarzı türbe, caminin en dikkat çeken mimari öğelerinden biridir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirli-kasap-yapti-minaresi-tasindi-iste-o-cami-ve-hikayesi</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/diyarbakir-tarihi-nebi-cami-cami.jpg" type="image/jpeg" length="26131"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da 87 yıllık bir “panter” hikayesi: 6 köylüyü yaralamıştı!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-87-yillik-bir-panter-hikayesi-6-koyluyu-yaralamisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-87-yillik-bir-panter-hikayesi-6-koyluyu-yaralamisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1939 yılında Diyarbakır’ın Kadıköyü mevkii, o güne dek bölgede eşine rastlanmamış sıra dışı bir vahşi yaşam olayına sahne oldu. İşte detayları…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’da tarihler 1939’u gösterdiğinde nereden geldiği tespit edilemeyen ve yerel halkın başlangıçta "kaplan" zannettiği dev bir panter, mera alanında istirahat ederken köylüler tarafından fark edildi.</p>

<p>Olay, bir çoban ve bir çiftçinin merakına yenik düşerek hayvana taş atmasıyla bir anda kanlı bir boğuşmaya dönüştü.</p>

<p></p>

<p><strong>TAŞLI MERAKTAN HAYATTA KALMA MÜCADELESİNE</strong></p>

<p>Hayvanın hareketsiz yatışından şüphelenen çoban Derebeyli Ahmed ve çiftçi Cumaoğlu Kerim, tanımadıkları bu canlıyı hareket ettirmek için üzerine taş fırlattı.</p>

<p>Aldığı darbe ile içgüdüsel olarak saldırıya geçen panter, önce her iki köylüyü de altına alarak hırpaladı. Yaralı halde köy merkezine ulaşan Ahmed'in feryatları üzerine, yaklaşık elli kişilik bir grup kazma ve küreklerle olay yerine intikal etti.</p>

<p>Ancak ateşli silahları bulunmayan kalabalığa karşı panter, çevik manevralarla saldırılarını sürdürerek toplamda altı kişiyi muhtelif yerlerinden yaraladı.</p>

<p><img alt="Diyarbakır’da 87 Yıllık Bir “Panter” Hikayesi Birçok Yaralı!" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/diyarbakirda-87-yillik-bir-panter-hikayesi-bircok-yarali.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>SAATLER SÜREN KUŞATMA VE ACI SON</strong></p>

<p>Köylülerin yardımıyla bir kayalığa sıkıştırılan yırtıcıyı etkisiz hale getirmek için komşu Şerabi köyünden silah desteği istendi. Bölgeye intikal eden köy bekçisi ve beraberindeki grubun katılımıyla mücadele daha da şiddetlendi.</p>

<p>Uzun süren kovalamacanın ardından Şerabi köyünden Ali Kılıç isimli bir genç, bekçinin tüfeğiyle panteri vurarak öldürmeyi başardı. Etkisiz hale getirilen hayvanın gövdesi, o dönemdeki prosedürler gereği kuduz incelemesi yapılmak üzere şehre taşındı.</p>

<p><img alt="Diyarbakır’da 1939 Yıl Önce Bir Panterin 6 Köylüyü Ve Köylüler Tarafından Öldürüldüğü Ulusal Basınında Yer Almış. İşte O Haberin Detayları…" height="829" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/03/diyarbakirda-1939-yil-once-bir-panterin-6-koyluyu-ve-koyluler-tarafindan-olduruldugu-ulusal-basininda-yer-almis-iste-o-haberin-detaylari.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>NUMUNE HASTANESİ’NDE TEDAVİ ALTINA ALINDILAR</strong></p>

<p>Yaşanan dehşet anlarının ardından ağır ve hafif şekilde yaralanan altı köylü, gece saatlerinde Diyarbakır Numune Hastanesi’ne ulaştırılarak tedavi altına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dönemin ulusal basınında geniş yankı uyandıran bu olay, bölgedeki yaban hayatı ve insan yerleşimi arasındaki gerilimi gözler önüne sererken; öldürülen panterin tetkikleri için numuneler ilgili kurumlara teslim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-87-yillik-bir-panter-hikayesi-6-koyluyu-yaralamisti</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/07/eski-diyarbakir/eskiden-diyarbakir-deprem-haberleri-boyle-verilirmis.jpg" type="image/jpeg" length="76890"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır çay ocaklarının asırlık sırrı: Klasik çay tabağındaki gizli şifreler!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-cay-ocaklarinin-asirlik-sirri-klasik-cay-tabagindaki-gizli-sifreler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-cay-ocaklarinin-asirlik-sirri-klasik-cay-tabagindaki-gizli-sifreler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da çay ocaklarının asırlık sırrı olan klasik çay tabaklarının gizli şifreleri çözüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın tarihi Sur sokaklarında, hanlarında ve kahvehanelerinde her gün ince belli bardakla masamıza gelen o klasik kırmız-beyaz çay tabağının, aslında sıradan bir eşya değil; kökleri İran’a uzanan ve “Acem Nalbekisi” olarak bilinen tarihi bir sanat eseri oluğu ortaya çıktı.</p>

<p><img alt="" height="498" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/cay-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Diyarbakır’da sabah kahvaltılarının, koyu sohbetlerin ve yorgunluk molalarının vazgeçilmezi olan çay, kuşkusuz şehrin kültüründe büyük bir yere sahip. Hasan Paşa Hanı’nında, mahalle aralarındaki mütavazi çay ocaklarına kadar her yerde karşımıza çıkan kırmızı desenli o klasik çay tabağı, gündelik hayatımızın o kadar içinde ki çoğumuz ona dikkatli bakmıyoruz bile.</p>

<p><img alt="Diyarbakır'ın Tarihi Kapı Isimleri Çay" height="502" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/02/diyarbakirin-tarihi-kapi-isimleri-cay.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>ADI ACEM NALBEKİSİ</strong></p>

<p>Gündelik dilde sadece “çay tabağı” deyip geçtiğimiz bu tasarımın adı “Acem Nalbekisi” olarak geçiyor. “Acem” kelimesi doğrudan İran’ı işaret ederken, “Nalbeki” ise Farsçada çay tabağı veya altlık anlamıa geliyor. Yani yıllardır Diyarbakır kahvehanelerin gördüğümü ve yüzüne aşina olduğumuz bu altlığın kökenleri İran’a dayanıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>ORTADAKİ YILDIZ: “PENÇ”</strong></p>

<p>Tabağın tam merkezinde yer alan yıldızlı geometrik desenin adı "Penç". Kürtçede ve Farsçada "5" anlamına gelen bu motif, öylesine çizilmiş bir süs değil; bilinçli olarak yerleştirilmiş tarihi bir sembol. Tabağın kenarlarını süsleyen ve hepimizin aşina olduğu o 7 kırmızı lekenin (desenin) taşıdığı anlam ise oldukça duygusal. Bu desenler, Anadolu’daki kadınların kınalı parmaklarını temsil ediyor. Sayılarının tam 7 olması da bir tesadüf değil. Haftanın 7 gününü simgeleyen bu desenler, neredeyse her gün çay içilen bir coğrafyada, "gündelik hayatın ta kendisini" ifade ediyor.</p>

<p></p>

<p><strong>İRAN'DAN DİYARBAKIR'A ULAŞAN "RUMİ" DESENİ</strong></p>

<p>Kırmızı desenlerin hemen yanındaki kıvrımlı çiçek formlarına ise "Rumi" adı veriliyor. "Anadolu’ya ait" anlamına gelen bu isim, Osmanlı döneminde Anadolu diyarının "Rum" olarak adlandırılmasından geliyor. Osmanlı sınırlarının İran'a kadar uzandığı dönemlerde yaşanan bu kültürel etkileşim, zamanla Anadolu ile özdeşleşerek soframıza kadar ulaştı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"TAVŞAN KANI" SIRRI: İŞİN PRATİK VE LEZZETLİ TARAFI</strong></p>

<p>Acem Nalbekisi'nin yalnızca kültürel ve sanatsal değil, çok pratik bir amacı da var. Tasarımdaki kırmızı bloklar, üzerine konulan ince belli bardaktaki çayın rengini yansıtarak çayın daha "tavşan kanı" görünmesini sağlıyor. Bu görsel illüzyon, renk algımızı değiştirerek içtiğimiz çayın bize çok daha lezzetli hissettirmesini sağlıyor.</p>

<p>İran'dan yola çıkıp Anadolu motifleriyle harmanlanan ve bugün Diyarbakır'ın dört bir yanında demlenen çaylara eşlik eden bu yaşayan sanat eseri, kültürel bir yolculuğun en güzel özetini sunuyor.</p>

<p>Bir dahaki sefere Sur'da ya da mahallenizdeki bir çay ocağında çayınızı yudumlarken, bardağın altındaki o kırmızı beyaz tabağa bir de bu gözle bakmayı unutmayın!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Servet TURSUN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV, SUR</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-cay-ocaklarinin-asirlik-sirri-klasik-cay-tabagindaki-gizli-sifreler</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/09/mucadele-arsiv/diyarbakir-ulu-cami-meydani-onu.jpg" type="image/jpeg" length="85332"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’dan Ayntab’a: Bölge illerinin Osmanlı dönemindeki şaşırtıcı adları!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirdan-ayntaba-bolge-illerinin-osmanli-donemindeki-sasirtici-adlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirdan-ayntaba-bolge-illerinin-osmanli-donemindeki-sasirtici-adlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır dahil Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan illerin Osmanlı dönemindeki isimleri nasıldı? İşte Mücadele’nin derleme haberi…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1900’lü yılların başında Osmanlı İmparatorluğu’nun bugünkü Türkiye sınırları içinde sadece 15 büyük vilayeti bulunuyordu. Zamanla bu sınırlar bölündü, yeni merkezler oluştu ve bugünkü 81 illi Türkiye siyasi haritası şekillendi.</p>

<p></p>

<p><strong>DİYARBAKIR VE KOMŞULARININ OSMANLI DÖNEMİNDEKİ İSİMLERİ NASILDI?</strong></p>

<p>Bu değişim sürecinde en dikkat çekici başlık ise illerin eski adları. Bazı şehirler asırlardır aynı ismi taşırken, bazıları ise modern dönemde tamamen farklı kimliklere büründü.</p>

<p>Özellikle bölgenin kalbi konumundaki Diyarbakır, Osmanlı kaynaklarında "Diyar-ı Bekir" olarak anılırken; komşusu Adıyaman "Hüsnü Mansur", Gaziantep ise "Ayntab" olarak kayıtlarda yer alıyordu.</p>

<p><img alt="" height="538" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/osmanli-devleti.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>İşte Diyarbakır ve bölge illerin Osmanlı dönemindeki isimleri:</p>

<p>Diyarbakır / Diyar-ı Bekir</p>

<p>Mardin / Mardin</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şanlıurfa / Urfa (Ruhâ)</p>

<p>Batman / İluh</p>

<p>Siirt / Sgerd, Siirt</p>

<p>Şırnak / Şirnah</p>

<p>Adıyaman / Hüsnü Mansur</p>

<p>Gaziantep / Ayntab</p>

<p>Elazığ / Mamurat Al-Aziz, Elaziz</p>

<p>Malatya / Melitene, Malatiyya, Vilayet-i Malatya</p>

<p>Bingöl / Çapakçur</p>

<p>Muş / Muş.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirdan-ayntaba-bolge-illerinin-osmanli-donemindeki-sasirtici-adlari</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/01/eski-diyarbakir/diyarbakir-gazi-caddesi-girisi-dagkapi.jpg" type="image/jpeg" length="63710"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'ın yaşadığı ‘en soğuk kış’ belli oldu: Eksi 25’i gördü!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-yasadigi-en-soguk-kis-belli-oldu-eksi-25i-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-yasadigi-en-soguk-kis-belli-oldu-eksi-25i-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da bu yıl kış ayları yoğun kar yağışıyla geçerken, kentin geçmişte yaşadığı sert kış mevsimleri yeniden gündeme geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzun yıllar sonra hem kar hem de sağanak yağışların etkili olduğu Diyarbakır’da, özellikle kent merkezi ve bölge genelinde beyaz örtü hakim oldu. Uzun süredir yeterli kar yağışı almayan kent bu yıl adeta kar ve yağmura doydu. Bu durum, eski kışların yeniden hatırlanmasına neden oldu. Kimileri bu kadar yoğun yağışı en son 50 yıl önce gördüğünü belirtirken, kimileri ise kar kalınlığının metreleri aştığını, özellikle Sur içi bölgesinde evlerden evlere kar üzerinden geçilebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Surları Kar Yağışı Fotoğraf (3)" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/01/mucadele-arsiv/diyarbakir-surlari-kar-yagisi-fotograf-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilinen en yoğun kar yağışı ise 1973 yılında kayıtlara geçti. Diyarbakır’da en fazla kar kalınlığı 16 Ocak 1973’te Lice ilçesinde 65 santimetre olarak ölçüldü. Bu tarih, 1973’ten bu yana görülen en yüksek kar yağışı olarak biliniyor.</p>

<p>Araştırmacı-yazar Halit Ötük de Şehir Mektupları adlı eserinde Diyarbakır’da yaşanan çok şiddetli, soğuk ve yoğun kar yağışlı kışları anlatır. Ötük; 1973, 1983 ve 1993 yıllarında yaklaşık 10’ar yıllık periyotlarla sert kışların yaşandığını, hava sıcaklığının zaman zaman -25 dereceye kadar düştüğünü aktarır. Bu yıllarda Sur bölgesinde toprak damlı evlerin ve dam direklerinin bakımını yaptıramayan dar gelirli ailelerin evleri, yoğun kar yağışı nedeniyle ağırlaşarak çökmüş; ne yazık ki bazı aileler çocuklarıyla birlikte hayatını kaybetmiştir.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Kar Yağış Eski Manzara Hava Durumu" height="485" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/eski-diyarbakir/diyarbakir-kar-yagis-eski-manzara-hava-durumu.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>DİYARBAKIR’DA KIŞ VE HİCRET APARTMANI FAİCASI…<br />
<em>İşte Ötük’ün Diyarbakır’da kış ayına dair anlatısı:</em></strong></p>

<p>“Diyarbakır çok şiddetli, soğuk ve yoğun kar yağışlı kışlar yaşamıştır. 1973,1983 ve l993’lü yıllarda onar yıllık periyotlarda kış kendini göstermiş ısının - 25 dereceye kadar düştüğü olmuştur.</p>

<p>Diyarbakır’da şiddetli geçen kış mevsiminde hafızalarda kalan bazı hadiselerde mevcuttur.<br />
Bunlardan en trajik olanı ve bütün Diyarbakır’ı hatta ülkeyi derinden etkileyen Hicret Apartmanı olayıdır. 1983 yılında Şehitlik semtinde bir dere yatağı üzerine imara aykırı bir biçimde inşa edilen HİCRET Apartmanı sabaha yakın saatlerde çökmüş ve hafızam beni yanıltmıyorsa seksen insanımız ölmüştü. O şiddetli soğuk altında enkaz kaldırma ve kurtarma çalışmaları günlerce zorlukla sürdürülmüştü. Ehil olmayan kişilerce inşaat yap satçılığın yoğun yaşandığı o yıllarda bu bina çökme olayı kötü bir örnektir.</p>

<p>CAMİLERDN ÇALINAN TABUTLAR…<br />
Yine bir kış mevsiminde yakacak bulamayan yoksul insanlar cami avlularında bulunan tabutları çalarak evlerinde yakacak olarak kullanmışlardı.</p>

<p><strong>KIŞTA YOK ALAN AİLELER…</strong><br />
Diyarbakır sur içi kent yaşamında ise toprak damlarının ve dam direklerinin bakımını yaptıramayan yoksul evlerin damları kar yağışı ile birlikte ağırlaşmış ve damın çökmesi ile birlikte bazı aileler çoluğu çocuğu ile canlarından olmuştu.</p>

<p><strong>HEVSEL BAHÇELERİNDEN GETİİRLEN TOPRAK VE PÜŞÜRÜK…</strong><br />
Toprak damların bakımı özen ve dikkat gerektirir ve hiç ihmale gelmezdi. Damlara serilen toprak özel olarak Esfel (Hevsel) Bahçelerinden getirtilirdi, Kara çamur yahut kara sıva diye bilinen bir toprak cinsiydi. Saman ve Tuz ile birlikte yoğrulurdu. Özellikle ilkbaharın sonunda ve yaz mevsiminin başlarında yapımına başlanırdı. Halk arasında buna püşürük denilirdi. Yapımından itibaren bir kaç Ay bekletilirdi ki toprağın içeresindeki çiçek polenleri çürüsün ve yok olsun. Aksi takdirde damda oluşan çiçekler ve otlar dam toprağına zarar verir ve Kış mevsiminde damın akmasına neden oluştururdu. Ayrıca püşürüğün bu tarz yapımından dolayı oluşan selilozun toprakla kaynaşmasından ötürü de dam toprağında çatlamalar husule gelmezdi. Evin Avlusu geniş ve müsait bir yer var ise Püşürük evin içeresinde muhafaza edilirdi. Ama genelde tercih edilen mekan, Evin sokak kapısının dışında sokakta başkalarını rahatsız etmeyecek bir köşesinde olmasıydı.</p>

<p><strong>EVİLERE ÇEKİLEN LOĞLAR VE YOKSULLUK…</strong><br />
Her yağmurdan sonra mutlaka dama biraz saman serpilir ve saatlerce dam toprağı taş Loğla bastırılırdı ki akma ve çökme olmasın. Bu işi yapan özel meslek sahipleri vardı. Loğcular daha çok Bingöl ilinin dağ köylerinden ekmek parası kazanmak amacı ile kış aylarında Diyarbakır’a gelir, halk ağzında mazgana denilen mekanlarda ikamet ederlerdi. Mazganalar; geniş ve büyük avlusu olan, daha çok kentin varoşlarında yer alan, tek göz odadan oluşmuş ve tuvaleti müşterek evlerdi. Kentin yoksul ve emekçi kesimi bu yerlerde ikamet ederlerdi. Damlar loğlanırken bazen hızını tutturamaz ve damdan aşağı düşerdi. Bu loğ düşmesi bile bir olaydı Diyarbakır’da. Kulaktan kulağa haber tez elden her yana yayılırdı.</p>

<p>- İskender Paşa mahallesinde bir loğ düşmüş......</p>

<p>O tarihlerde öyle bomba momba diye patlamalar bilinmediğinden loğ düşmesi büyük bir hadiseydi. Komşular Ev sahibine geçmiş olsun dileklerinde bulunulurdu....!</p>

<p><strong>DİYARBAKIR’DA AYLARCA KALAN KAR…</strong><br />
Diyarbakır Sur içi sokakları dar olduğundan, Kar yağdıktan sonra Kar kürekleri ile her evin damından sokağa atılan karlar büyük kümeler oluşturur ve ulaşımı engellerdi. Gidiş ve gelişleri kolaylaştırmak için bütün mahalleli seferber olur ve elbirliği ile bu büyük kar kümeleri düzeltilir ve bazı dar sokaklarda kardan merdivenler inşa edilirdi. Bazı sokaklarda bu kar merdivenler damlara kadar yakınlaşırdı. Güneş görmeyen sokaklarda bu kar kümelerinin ilkbahara kadar kaldığı vakidir.</p>

<p><strong>KIŞ KLASİĞİ: KAR HELVASI</strong><br />
Karın ilk yağdığı gün kar Helvası yapmak ve yemek ise başka güzel bir olaydı. Kar bir tencereye veya sahana doldurulur, üzerine bolca pekmez dökülürdü. Özellikle Mardin Kapı Mezarlığının sonunda, Şeyh Muhammet düzlüğünden sonra, Şemsiler denilen mevkide büyük çukurlar açılır ve bu çukurlara samanla desteklenmiş kar kütleleri gömülürdü. Yaz aylarında bu çukurlar açılır ve gömülü karlar parça parça çıkarılarak yaz mevsiminde buz yerine satılırdı."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-yasadigi-en-soguk-kis-belli-oldu-eksi-25i-gordu</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/01/mucadele-arsiv/diyarbakir-kar-yagisi-fotograf-2.jpg" type="image/jpeg" length="83406"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anadolu’nun ilk üniversitesi Diyarbakır’da: Asırlık sütuncelerin sırrı]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/anadolunun-ilk-universitesi-diyarbakirda-asirlik-sutuncelerin-sirri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/anadolunun-ilk-universitesi-diyarbakirda-asirlik-sutuncelerin-sirri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültürel miras açısından özel bir yere sahip olan Diyarbakır’da bulunan Mesudiye Medresesi, Anadolu’nun ilk Üniversitesi olma özelliğine sahiptir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu'nun köklü tarihine tanıklık eden Diyarbakır'daki Mesudiye Medresesi, eğitim alanında ilkleri barındırmasıyla 'ilk üniversite' unvanına sahiptir. Mesudiye Medresesi, Anadolu'nun eğitim tarihindeki ilk adım olarak Diyarbakır'da inşa edildi. Bu tarihi yapı, şehrin bilim ve kültür merkezi olma kimliğini gözler önüne seriyor.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Mesudiye Medresesi 3704 (1)" height="499" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/02/diyarbakir-mesudiye-medresesi-3704-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Mesudiye Medresesi yüzyıllarca eğitim verme faaliyetini sürdürmüş, Diyarbakır Ulu Camii'nin kuzeyinde planlanmış camiye bağlı yapılar içerisinde sayılır. İnşa edilişinden beri şehrin eğitim tarihine çok büyük katkılar sunmuştur.</p>

<p><strong>ANADOLU'NUN İLK ÜNİVERSİTESİ OLARAK KABUL EDİLİYOR</strong><br />
Ulu Cami'nin kuzey tarafı bitişiğinde yer alan medrese, düzgün bazalt taştan inşa edilmiştir. Avlulu, üç yandan revaklarla çevrili olan yapı zemin+1 kattan oluşmaktadır. Diyarbakır'a yapılan ilk büyük medresedir. 1193-94 ile 1223-24 tarihlerini taşıyan kitabeler vardır. Kitabelerden birinde açıklandığına göre II. Sökmen bu medreseyi dört Sünni mezhebin öğretimi için yapmıştır. Açık medreseler grubu içinde tek veya çift eyvanlı şemaya bağlı olan Mesudiye Medresesi mimari bakımdan Zinciriye Medresesi'nin üslubuna benzemektedir. Yapıya hem kuzeydeki ana girişten hem de caminin avlusundan girilmektedir. Süslü kemer taşları vardır. Doğu-batı yönünde uzanan medresede, kuzey yönündeki girişten sonra çapraz tonozlu revakların yer aldığı bir avluya varılır. Kareye yakın avlunun en büyük açıklığı, iki kat boyunca yükselen ana eyvanıdır. Kireç taşından inşa edilen eyvan kemeri, yapının farklı bölümlerinde kullanılan yerel bazalt taşların arasında kolaylıkla fark edilmektedir. Eyvanın sağ ve solunda tonozlu iki oda yer alır. Ana eyvanın açıldığı avluda, iki katlı kemerler, bunların çeşitli şekilde ve açıklıkta süslü kemer taşları yapıya çok ayrı ve zengin bir görünüm kazandırmıştır. Medrese halen "Yazma Eserler" in sergilendiği müze olarak işlev görmektedir.</p>

<p><img alt="" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/mesudiye-mesresesi-sutun.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>AVLUDAKİ DÖNER TAŞ SÜTUNLARIN SIRRI</strong><br />
Ayrıca tarihi Mesudiye Medresesi'nde 13'üncü yüzyılda, mekanik ve sibernetik bilimin babası olarak kabul edilen Ebül İz İsmail bin Rezzaz (El-Cezeri) tarafından yapılan, dönebilen 2 sütunceyi görenler hayran kalıyor. Bezeme ve kitabeleriyle çok değerli bir sanat eseri olan medresenin avlusundaki mihrabın iki yanına yerleştirilmiş döner taş sütunlar binada meydana gelecek çökmeyi tespit için konulmuştur. Bina, kesme taştan iki katlı olarak yapılmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/anadolunun-ilk-universitesi-diyarbakirda-asirlik-sutuncelerin-sirri</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/02/diyarbakir-mesudiye-medresesi-3694-1.jpg" type="image/jpeg" length="73617"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’ın kadim halkı: Süryaniler…]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-kadim-halki-suryaniler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-kadim-halki-suryaniler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mezopotamya’nın kadim halklarından Süryaniler, Diyarbakır’ın zanaat ve meslek kültürüne yüzyıllar boyunca önemli katkılar sunmuştur.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Asur ve Aramilerden gelen Semitik Hıristiyan halk olarak bilinen Süryaniler de diğer inançlara sahip topluluklarla birlikte Diyarbakır'da hep bir arada yaşamışlardır. Diyarbakır Merkez Hançepek, Alipaşa mahallesinde Sımaki, Kıtırbil, Zogni, Bismil ilçesinin, Ziri köyleri ile Eğil, Silvan, Lice ilçelerinde yaşamışlardır. Yaşamları boyunca Diyarbakır'da kendilerine ait kiliseleri okulları ve rahipleri olmuştur. Dilleri Aramice ve Kutsal Kitapları İncil'dir. Turabdin; inananları dağı anlamındadır.</p>

<p><img alt="" height="498" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/02/kilise-ayin.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>DİYARBAKIR'I OMİD, EMİT, AMİDA İSİMLERİYLE ANMIŞLARDIR</strong><br />
Diyarbakır tarihinde de el sanatları, altın ve gümüş işlemeciliği, dokuma, puşicilik, terzilik vb. sanatlarının icra edilmesi ve günümüze kadar gelmesine Süryani, Keldani ve Ermeni ustalarının büyük katkısı olmuştur. Süryaniler tarihlerinde Diyarbakır'ı Omid, Emit, Amida İsimleriyle anmışlardır. 16.Yy. Beri puşicilik mesleğini icra etmişler ta ki 1960 yılına kadar ünlü bestekâr, ses ve sinema sanatçısı Ermeni Sami Hazinses (Samuel Agop Uluçyan) aynı zamanda Puşicilik de yapmıştır. "Başındaki puşi midir, Diyarbekir işi midir" Türküsüyle yörede Süryani ve Ermeni ustalarınca üretilen puşilerin ünü ve güzelliği anlatılmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Diyarbakır Süryanileri" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/02/eski-diyarbakir/diyarbakir-suryanileri.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>KÜLTÜR, SANAT VE MÜZİK ALANINA KATKILARI...</strong><br />
Erkekler yöreye ait kostümlerinin yanında kendilerinin ürettikleri şal u şepik'te giymişlerdir. 1930 yılında Diyarbakır'da puşicilik okulu açılmış olup mezunlar vermiştir. Süryani hocalarda bu okulda görev yapmışlardır. Kültür, sanat, müzik alanında da yetişen ses, söz, saz ustalarıyla da yörenin müziğinin gelişmesine de vesile olmuşlar. Halk oyunlarında kullanılan takı, süs, giyim ve kuşam ile süslenmeyede katkıları olmuştur.</p>

<p>Cümbüş ve ses ustası, İpekçi Diran<br />
Söz yazarı, Destici Necip Usta<br />
Kanun ustası, Naci Balıkçı<br />
Cümbüş ve ses ustası, Dikran<br />
Kadın sanatçı, Naso Bacı<br />
Darbukacı ve ses Sanatçısı, Bubé Menekşe<br />
Ses sanatçıları, Bülent, Coşkun, Taşkın Sabah kardeşler.</p>

<p><strong>EDEBİ YÖNLERİ BİRÇOK YÖNDEN GELİŞMİŞTİR</strong><br />
Vaftiz, nikâh ve düğünlerde helhele çekerler. Yörenin oyunlarını da oynar, düğün ve müzik icrasında ud, cümbüş, kânun, darbuka, zil, bağlama, keman, davul, zurna gibi müzik aletlerini kullanmışlardır.<br />
Kevkeb Mednho (şark yıldızı), Heto gibi edebiyat ve sanat dergileri Süryanice başta olmak üzere çeşitli dillerde yazılı yayınlarıdırlar. Diyarbakırlı Süryani, şair, yazar, basın emekçisi Naum Faruk Palak alanında en tanınanlardan biridir. Süryanilerin Müzikal Özellikleri adlı eser Öğr. Gör. Melih Duygulu tarafından yayınlanmıştır. Süryanilerin ve Anadolu'nun Solan Renkleri adlı 38 parçalık albümde Kalan Müzik yapım tarafından yayınlanmıştır.</p>

<p><strong>DİYARBAKIR SÜRYANİLERİNE AİT TÜRKÜ</strong><br />
Bir alav çıktı kavından<br />
Mahlemizde hoş süryani<br />
Öpeydim sol yanağını</p>

<p>Bir o yani bir bu yani<br />
Gel öpem sol yanagindan<br />
Kov catlasın öbür vani</p>

<p>Bu alav yandırdı canı<br />
Kül etti canı cananı<br />
Ne kül kaldı ne dumanı<br />
Heyyo şavkan eğ bu yani<br />
Mahlemiz dolu süryani<br />
Öpeydim Sol Yanagini</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-kadim-halki-suryaniler</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/12/suryaniler-mardinde-dogus-bayramini-kutladi.jpg" type="image/jpeg" length="62632"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da Ramazan ve bayramların gözdesiydi: İşte unutulan "Karaş Hoşafı"]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-ramazan-ve-bayramlarin-gozdesiydi-iste-unutulan-karas-hosafi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-ramazan-ve-bayramlarin-gozdesiydi-iste-unutulan-karas-hosafi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır mutfak kültüründe önemli bir yere sahip olan, düğün, bayram ve festival gibi özel günlerde ikram edilen Karaş Hoşafını biliyor musunuz? İşte tarifi…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır mutfağının en nadide tatlarından biri olan ve halk dilinde Kara aş ya da kareş olarak bilinen Karaş Hoşafı, şehrin kültürel mirasını yaşatmaya devam ediyor. Özellikle düğün, bayram ve festival gibi özel günlerde sofralardan eksik olmayan bu lezzet, Diyarbakır’ın eşsiz gastronomi kültürünü simgeliyor.</p>

<p><img alt="" height="529" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/02/diyarbakir-mutfak-kulturunde-onemli-bir-yere-sahip-olan-dugun-bayram-ve-festival-gibi-ozel-gunlerde-ikram-edilen-karas-hosafini-biliyor-musunuz-iste-tarifi-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<h5><em>Fotoğraflar: Zeliha Erdem Baran</em></h5>

<p></p>

<p><strong>DİYARBAKIR’IN GELENEKSEL LEZZETİ: KARAŞ HOŞAFI</strong><br />
Bugün Diyarbakır’ın unutulmuş ve unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerinden biri olan Karaş Hoşafı, Tatlımsı ve hafif ekşi bir lezzeti ile özellikle yaz aylarında soğuk olarak tüketiliyor. Hem ferahlatıcı hem de besleyici olan Karaş Hoşafı, Diyarbakır’ın sıcak iklimine uyum sağlayarak, sofralara serinlik katıyor. Diyarbakır mutfağının en önemli lezzetlerinden biri olan Karaş Hoşafı, hem besleyici hem de ferahlatıcı bir içecek olarak yöre halkı tarafından severek tüketilmektedir.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Eski Fotoğrafları Mücadele Arşiv (4)" height="447" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/02/eski-diyarbakir/diyarbakir-eski-fotograflari-mucadele-arsiv-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>DİYARBAKIR BAYRAMLARININ GELENEĞİYDİ...</strong><br />
Eskiden Diyarbakır’da bayram namazının ardından erkekler aile kabristanını ziyaret ederdi. Eve dönüldüğünde kahvaltı yapılmaz, doğrudan bayram yemeği yenirdi. Bu yemek genellikle sade yağlı Karacadağ pilavı, et eşkene, bayram çöreği ve yemeğe eşlik eden Karaş hoşafından oluşurdu. Bu gelenek günümüzde hâlâ kırsal kesimlerde sürdürülmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ADINA MANİ YAZILAN LEZZET…</strong><br />
Hoşafın ana malzemesi çekirdekli, iri kara üzüm ve eşbabiye ile hazırlanır. Adına maniler yazılan bu lezzet, unutulmaya yüz tutmuş olsa da hâlâ birçok sofrada yerini almaktadır.<br />
İşte lezzete yazılan mani:</p>

<p><em>Zeko Hüsnüsüz olmaz,</em></p>

<p><em>Pilav Karaş’sız olmaz.</em></p>

<p><strong>KARAŞ HOSAFI (KARA AŞ) KAREŞ TARİFİ</strong></p>

<p><strong>Malzemeler</strong>:<br />
2 su bardağı iri kara üzüm (Diyarbakır kara üzümü)<br />
1 su bardağı eşbabiye / zerdali - ekşi kayısı (kuru kayısı)<br />
Yarım limonun suyu<br />
5 su bardağı su<br />
1 su bardağı pekmez, toz şeker veya nebat şekeri<br />
1 yemek kaşığı nişasta<br />
1 çay bardağı su (nişastayı açmak için)<br />
3-4 adet karanfil (isteğe bağlı)<br />
1 çay kaşığı tarçın (isteğe bağlı)</p>

<p><strong>Yapılışı</strong><br />
Üzüm ve eşbabiyeyi (kuru kayısı) ayrı ayrı güzelce yıkayın. Üzümleri 2-3 saat suda bekletin, ardından suyunu süzün. Üzümlerin üzerine 5 su bardağı su ekleyin ve iyice yumuşayana kadar haşlayın. Şişen üzümleri erek süzgeçten geçirin ve posasını ayırın. Elde ettiğiniz üzüm suyu 5 bardaktan azsa su ekleyerek tamamlayın. Tadına bakarak pekmez, toz şeker veya nebat şekeri ekleyin. Köpüğü gidene kadar kaynatın. Yumuşayan eşbabiyeyi (ekşi kayısıyı) küp küp doğrayın ve üzüm suyuna ekleyin. 2-3 dakika birlikte kaynatın. 1 yemek kaşığı nişastayı 1 çay bardağı suda açın ve yavaşça ekleyin. 1-2 taşım kaynatın. Ocağı kapatmaya yakın yarım limon suyunu ilave edin. Üzerine çıkan köpüğü alın. İsteğe göre karanfil ve tarçın ekleyin. Serviste ceviz ilave edebilirsiniz. Sıcak ya da soğuk servis edilebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-ramazan-ve-bayramlarin-gozdesiydi-iste-unutulan-karas-hosafi</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/02/diyarbakir-mutfak-kulturunde-onemli-bir-yere-sahip-olan-dugun-bayram-ve-festival-gibi-ozel-gunlerde-ikram-edilen-karas-hosafini-biliyor-musunuz-iste-tarifi.jpg" type="image/jpeg" length="99964"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’ın ortak tarihi: Farklı inançların merkezi oluyor]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-ortak-tarihi-farkli-inanclarin-merkezi-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-ortak-tarihi-farkli-inanclarin-merkezi-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da tarih boyunca beraber yaşamış olan farklı toplumların inanışlarına göre oluşturulan dini mabetler, inanç ve kültürel değerlere olan saygı ile günümüze kadar ulaşabildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın en eski yapılarından biri olan Şemsîler Tapınağı, Mardinkapı semti mezarlığının alt kısmında yer alıyordu. Tapınak, 1950 yılında Mardin yolunun genişletilmesi sırasında tamamen ortadan kaldırıldı. Bugün tapınaktan geriye yalnızca sözlü anlatımlar kaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Diyarbakır Ulu Cami Namaz Avlu Manzara Ramazan Cuma Namazı" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/02/diyarbakir-ulu-cami-namaz-avlu-manzara-ramazan-cuma-namazi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>İSLAM MİMARİSİNE AİT MABETLER</strong><br />
İslam mimarisine ait mabetler ise Diyarbakır’ın siluetini belirleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Ulu Camii, Hz. Süleyman Camii, Melek Ahmet Paşa Camii, Behram Paşa Camii, Kurşunlu Camii, Nebi Camii, Aynı Minare Camii, Ali Paşa Camii ve Şeyh Mattar Camii kent merkezindeki öne çıkan camilerden bazıları. Silvan, Ergani, Hazro, Hani, Lice ve Çermik ilçelerinde de tarihî ulu camiler bulunuyor.</p>

<p><img alt="Diyarbakır’daki Son 'Sinagog' Bu İlçede! İşte Adresi" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/02/diyarbakirdaki-son-sinagog-bu-ilcede-iste-adres.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>YAHUDİ İNANCINA AİT MABETLER</strong><br />
Diyarbakır’daki Yahudi mirası, Sur ilçesi Yenikapı semtinde Arapşeyh Camii’nin arkasında bulunan sinagog, zamanla yıkıldı. Çermik ilçesindeki sinagog ise uzun süredir sahipsiz durumda ve kullanılamaz hâlde.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Sur Kilise" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/04/diyarbakir-sur-kilise.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>HRİSTİYAN İNANCINA AİT MABETLER</strong><br />
Roma dönemine ait Mithras Tapınağı, bugün Çınar ilçesindeki Zerzevan Kalesi içinde yer alıyor. Bunun yanı sıra Surp Giragos Ermeni Kilisesi, Ermeni Katolik Kilisesi, Saint George Kilisesi, Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi, Mar Petyun Keldani Kilisesi ve Mar Kozma Rum Kilisesi Diyarbakır merkezde bulunan önemli kiliseler arasında. Ergani, Çüngüş, Eğil, Dicle, Silvan, Hazro, Kulp ve Lice ilçelerinde yer alan birçok kilise ise bugün ya yıkılmış ya da metruk durumda.</p>

<p><img alt="" height="498" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/02/diyarbakir-cemevi-alevi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>ALEVİ İNANCINA AİT MABETLER</strong><br />
Diyarbakır’da Alevi inancına ait cemevleri de kentin inanç haritasında önemli bir yer tutuyor. Bağlar ilçesindeki Pir Sultan Abdal Kültür ve Cemevi aktif olarak faaliyet gösterirken, Sur, Bismil ve Çınar ilçelerine bağlı Şarabi, Seyithasan, Türkmenhacı, Büyükkadı, Türkdarlı, Şükürlü, Köseli ve Tezekli gibi mahalle ve köylerde bulunan cemevlerinin bir kısmı bugün hâlâ kullanılıyor. Ancak bazıları kapalı ya da atıl durumda.</p>

<p>Diyarbakır’daki bu inanç mekânları, kentin yalnızca mimari değil, aynı zamanda toplumsal hafızasını da yansıtıyor. Ayakta kalan yapılar kadar yıkılan ya da terk edilen mabetler de kentin geçmişine dair önemli izler taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-ortak-tarihi-farkli-inanclarin-merkezi-oluyor</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/11/diyarbakir-surp-giragos-kilisesi.jpg" type="image/jpeg" length="75880"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’dan dünyaya dev mühür: Türkiye’de 3., dünyada 21. sırada!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirdan-dunyaya-dev-muhur-turkiyede-3-dunyada-21-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirdan-dunyaya-dev-muhur-turkiyede-3-dunyada-21-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Cami, Türkiye’nin en büyük cami sıralamasında 3’üncü, dünyada ise 21’inci sırada yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada ibadet kapasitesi en büyük camiler belli oldu. Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Camii, hem bölge hem de Türkiye genelinde oldukça önemli bir büyüklüğe sahiptir. 2023 yılında ibadete açılan bu görkemli yapı, modern ve geleneksel mimariyi bir araya getiren bir külliye özelliğindedir.</p>

<p><img alt="Erdoğan, Diyarbakır Merkez Cami’nin açılışını yapacak" height="429" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/04/erdogan-diyarbakir-merkez-caminin-acilisini-yapacak.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Selahaddin Eyyubi Cami, Türkiye’nin en büyük cami sıralamasında 3’üncü, dünyada ise 21’inci sırada yer aldı.</p>

<p><strong>SELAHADDİN EYYUBİ CAMİİ HAKKINDA</strong><br />
Diyarbakır'da iş insanı İhsan Arslan tarafından Yenişehir semtinde yaptırılan 25 bin kişilik Selahaddin Eyyübi Camisi ve Külliyesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı törenle açıldı. İnşası 6 yıl süren ve bölgenin en büyük camisi olan Selahattin Eyyubi Camisi ve Külliyesi, farklı medeniyetlerin izlerini taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Cami" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/04/diyarbakir-selahaddin-eyyubi-cami.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>SADECE BİR İBADET ALANI DEĞİL</strong><br />
Selahaddin Eyyübi Camisi, sadece bir ibadet alanı değil, sergi, konferans salonları ve eğitim alanları ile çevrili bir külliye olarak inşa edildi. 43 bin 500 metrekarelik kapalı, 1500 metrekarelik fuaye ve sergi salonu, 700 kişilik konferans salonu ve 500 araçlık otoparkı var. Caminin külliyesinde kafeterya, kütüphane, gençlik merkezi ve ofis alanları da bulunuyor.</p>

<p><strong>KAPILARA PEYGAMBERLERİN İSİMLERİ VERİLDİ</strong><br />
Caminin 4 yan, 1 de ana kapısı bulunuyor. Kapılara peygamberlerin isimleri verildi. Caminin yanlarındaki 4 kapı Adem, İbrahim, Musa ve Hz. İsa Peygamberlerin adlarını taşırken ana kapıda ise Hz. Muhammed Peygamber’in ismi yer alıyor. Sadeliğin ön plana çıktığı camide, dört minare ve 56 kubbenin sekizgen formları, yöredeki mimarinin karakteristik özelliklerini taşıyor. Caminin alt katında ise 12 bin yıl boyunca bölgede bulunan 28 medeniyetin izleri yansıtıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Fatih SURUÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirdan-dunyaya-dev-muhur-turkiyede-3-dunyada-21-sirada</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/11/mucadele-arsiv/diyarbakir-fotograflari-5.jpg" type="image/jpeg" length="62578"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Resmi tarihin sustuğu, Diyarbakır’ın unutmadığı gönül sultanı!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/resmi-tarihin-sustugu-diyarbakirin-unutmadigi-gonul-sultani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/resmi-tarihin-sustugu-diyarbakirin-unutmadigi-gonul-sultani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın surları arasında yankılanan binlerce yıllık efsanelerin belki de en yaşayanı, resmi kayıtların sessiz kaldığı Şeyh Güzel’dir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın dar sokaklarından yükselen bu anlatı, aslında bir insanın ötesinde, kadim bir coğrafyanın ruhsal genetiğini temsil ediyor. Şeyh Güzel, modern dünyanın gürültüsünden uzak, oldukça mütevazı bir yaşam sürerek çevresindekilere el uzatmış bir isimdir.</p>

<p>Onu toplum nezdinde sarsılmaz bir otorite haline getiren ise sergilediği sarsılmaz sadeliktir. Herhangi bir maddi çıkar gözetmeksizin evinin kapısını ardına kadar açması, modern tıbbın çaresiz kaldığına inanılan "son duraklarda" bir umut ışığı olarak görülmesini sağlamıştır.</p>

<p><img alt="Resmi Tarihin Sustuğu, Diyarbakır’ın Unutmadığı Gönül Sultanı! (2) Şeyp Güzel" height="562" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/02/resmi-tarihin-sustugu-diyarbakirin-unutmadigi-gonul-sultani-2-seyp-guzel.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Sadece fiziksel rahatsızlıkların değil, parçalanmış ailelerin ve ruhsal buhranların da dermanı olarak kabul edilen Şeyh Güzel, şehrin manevi danışmanı rolünü üstlenmiştir.</p>

<p></p>

<p><strong>KORKUNUN ŞİFAYA DÖNÜŞTÜĞÜ YER: YILANLARIN GİZEMLİ İTAATİ</strong></p>

<p>Şeyh Güzel isminin etrafındaki en etkileyici ve sarsıcı anlatılar, kuşkusuz onun yılanlarla kurduğu sıra dışı bağdır. Mezopotamya mitolojisindeki Şahmaran figürünün adeta yaşayan bir yansıması gibi algılanan bu durum, korku ile kutsiyeti aynı potada eritir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Resmi Tarihin Sustuğu, Diyarbakır’ın Unutmadığı Gönül Sultanı! (1) Şeyp Güzel" height="966" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/02/resmi-tarihin-sustugu-diyarbakirin-unutmadigi-gonul-sultani-1-seyp-guzel.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Bölgedeki kadim inançlara göre yılan, hem zehri hem de panzehiri bünyesinde barındıran gizemli bir varlıktır. Rivayetlere göre, felçli hastaların üzerine bırakılan yılanlar, Şeyh Güzel’in bir işaretiyle hareket eder ve hastalıklı bölgeye temas ederek bir tür "metafiziksel müdahale" gerçekleştirirdi.</p>

<p>Bu yılanların sahibine tam bir itaatle bağlı olması ve hiçbir ziyaretçiye zarar vermemesi, halk arasında Şeyh Güzel’in tabiat üzerindeki manevi hakimiyetinin bir nişanesi olarak kabul edilmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/resmi-tarihin-sustugu-diyarbakirin-unutmadigi-gonul-sultani</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 16:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/02/resmi-tarihin-sustugu-diyarbakirin-unutmadigi-gonul-sultani-1-seyp-guzel-1.png" type="image/jpeg" length="26549"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da bir antik kale: Hüsnüran…]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-bir-antik-kale-husnuran</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-bir-antik-kale-husnuran" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde bulunan ve binlerce yıllık bir geçmişe sahip Hüsnüran Kalesi, bölgenin zengin tarihine ışık tutan önemli bir antik yapıdır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çermik’in batısındaki tepe üzerinde yıkıntıları bulunan kalenin yapılış tarihi ise kesin olarak bilinmemektedir. Kale günümüzde pek bilinmese de birçok gezgin ve doğa yürüyüşçüsü alanı ziyaret etmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Di̇yarbakir Çermik Hüsnüran Kalesi" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/02/diyarbakir-cermik-husnuran-kalesi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p></p>

<p><strong>YÜZYILLARIN İZİNİ TAŞIYAN ANTİK BİR KALE…</strong><br />
İlçeye bağlı Karakaya Köyünün güneyinde, sarp kayalıkların üzerine kurulan bu kadim yapının yapılış tarihi kesin olarak bilinmiyor. Ancak Hüsnüran Kalesi, ana kaya üzerine inşa edilmiş güçlü mimarisi, yüzyılların izlerini hâlâ üzerinde taşıyor.</p>

<p><img alt="" height="870" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/02/diyarbakirda-bir-antik-kale-husnuran-kalesi.jpg" width="750" /></p>

<p><strong>ANTİK KENT MİYDİ?</strong><br />
Hüsnüran Kalesi'nin yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak içkale ve çevresindeki hisarın temellerinden kalenin ilkçağdan kaldığı düşünülmektedir. Kale, ana kaya üzerine inşa edilmiştir ve günümüze kadar çeşitli kalıntıları ulaşmıştır. Bu kalıntılar arasında şehir kalıntıları, antik yol, sur duvarları, su sarnıçları, bir oda mezar, stel ve yapı taşları bulunmaktadır. Antik yol, şehrin doğusunda, kaleye ana girişte yer almaktadır. Kale kalıntıları genellikle doğu ve güneydoğu kısımlarında bulunurken, mezar odası ve stel kaleye daha güneydeki yamaçta konumlanmıştır. Ayrıca, kalede birçok eski ok ucu da bulunmaktadır. Günümüzde 4 tanesi görünen su kuyularının genişliği 2-4 m ve derinlikleri 2-5 m arasındadır.</p>

<p><strong>ANTİK YOL…</strong><br />
Kalenin doğu bölümünde yer alan tarihi kilitli taş yollar ise dikkat çekiyor. Bir zamanlar kaleye giriş sağlayan ana güzergâh olarak kullanılan ve günümüze kadar ulaşan bu antik yol, taş dokusu ve izleriyle geçmişe açılan sessiz bir kapı gibi duruyor.</p>

<p>Hüsnüran Kalesi'nin yapım yılına dair net bir bilgi bulunmamakla birlikte, ana kaya üzerine inşa edilen ve günümüze kadar ayakta kalan kalıntılar, bölgenin tarihine ve kültürel mirasına ışık tutmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-bir-antik-kale-husnuran</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/03/mucadele-arsiv/diyarbakir-disindaki-diyarbakirlilara-cagri-seni-sehrine-tasiyalim.jpg" type="image/jpeg" length="58178"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da zamana meydan okuyan sekizgen minare!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-zamana-meydan-okuyan-sekizgen-minare</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-zamana-meydan-okuyan-sekizgen-minare" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın kalbi Sur ilçesinde tarihle iç içe yükselen Aynalı Minare Cami, beş asrı deviren hikayesiyle dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1498 yılında inşa edilen ve Sur’da bulunan Aynalı Minare Cami (Ayni Minare Cami), bölgenin ruhunu yansıtan taş işçiliği ve kendine has tasarımıyla günümüzde de ibadete açık şekilde cemaatini ağırlamaya devam ediyor.</p>

<p><img alt="Diyarbakır’da Zamana Meydan Okuyan Sekizgen Minare! (2)Aynalı Minare Camii-1" height="1000" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/02/diyarbakirda-zamana-meydan-okuyan-sekizgen-minare-2aynali-minare-camii-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>YARIM BİNYILLIK MİMARİ MİRAS</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Caminin girişinde ziyaretçileri karşılayan son cemaat yeri, estetik ve mühendisliğin uyumlu bir birleşimini sunuyor. İki sağlam sütun üzerine oturtulan üç sivri kemerli açıklık, yapının karakteristik dış görünüşünü oluştururken, bu kemerler arasında yer alan tarihi kitabe, caminin geçmişine dair sessiz bir tanıklık sunuyor.</p>

<p><img alt="Diyarbakır’da Zamana Meydan Okuyan Sekizgen Minare! (2)Aynalı Minare Camii" height="520" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/02/diyarbakirda-zamana-meydan-okuyan-sekizgen-minare-2aynali-minare-camii.PNG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>TERS T PLANLI GEOMETRİK ESTETİK</strong></p>

<p>Yapının iç mekan kurgusu, Osmanlı ve Selçuklu mimari geleneklerinde sıkça rastlanan ancak her seferinde farklı bir ustalıkla işlenen "ters T" plan şemasına dayanıyor.</p>

<p>Harim bölümündeki bu ferah düzenleme, caminin manevi atmosferini pekiştirirken, kuzeybatı köşesinde yer alan türbe yapısı ise külliyeye hüzünlü ve vakur bir hava katıyor.</p>

<p><img alt="Diyarbakır’da Zamana Meydan Okuyan Sekizgen Minare! (1)Aynalı Minare Camii" height="501" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/02/diyarbakirda-zamana-meydan-okuyan-sekizgen-minare-1aynali-minare-camii.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>GÖĞE YÜKSELEN SEKİZGEN ZARAFET</strong></p>

<p>Camiye adını veren en dikkat çekici unsurlardan biri olan minaresi, yapının kuzeydoğu yönünde konumlanıyor. Klasik silindirik formların aksine sekizgen gövde yapısıyla yükselen bu minare, Diyarbakır’ın taş işçiliğindeki maharetini simgeliyor.</p>

<p>Hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgisini çeken bu tarihi cami, Sur’un dar sokaklarında geçmişin izlerini sürmek isteyenleri bekliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-zamana-meydan-okuyan-sekizgen-minare</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/02/diyarbakirda-zamana-meydan-okuyan-sekizgen-minare-1aynali-minare-camii-1.png" type="image/jpeg" length="48795"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dicle Nehri’nin sırrı: Danyal Peygamber ve Allah’a giden yol]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/dicle-nehrinin-sirri-danyal-peygamber-ve-allaha-giden-yol</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/dicle-nehrinin-sirri-danyal-peygamber-ve-allaha-giden-yol" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dicle Nehri’nin bereketiyle harmanlanan Hz. Danyal Peygamber efsanesi, hem inanç hem de tarih açısından Diyarbakır’ın etkileyici hikayelerinden biridir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mezopotamya toprakları yüzyıllardır birçok peygamberin ve medeniyetin izini taşır. Ancak Dicle Nehri ile Hz. Danyal (a.s.) arasındaki bağ, halk inanışlarında bambaşka bir yere sahiptir.</p>

<p>"Rızık peygamberi" olarak da bilinen Hz. Danyal'ın hikayesi, darlık zamanlarında Allah’a sığınmanın ve nehirlerin ötesindeki ilahi planın bir simgesidir.</p>

<p><img alt="Diyarbakır On Gözlü Köprü Dicle Nehri Kar Kar Yağışı Hava Durumu Manzara-1" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/01/diyarbakir-on-gozlu-kopru-dicle-nehri-kar-kar-yagisi-hava-durumu-manzara-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>KITLIKTAN BOLLUĞA: DİCLE’NİN SULARINDAKİ MUCİZE</strong></p>

<p>Efsaneye göre, Hz. Danyal döneminde büyük bir kıtlık baş gösterir. Halk, perişan halde ne yapacağını bilemezken, Hz. Danyal’ın duasıyla birlikte Dicle ve Fırat nehirlerinin yatakları değişir, topraklar yeniden canlanır. Halkın inanışına göre, Hz. Danyal’a gelen ilahi vahiy, bir nehrin doğuşuna ve rotasına rehberlik eder. Vahiyde Peygamber'e; küçük bir derenin ağzına asasıyla bir çizgi çizmesi ve Basra Körfezi'ne doğru yürümesi buyurulur. Ancak bu yolculukta çok kritik bir şart vardır: "Yetimlerin evlerine, dulların ve vakıfların toprağına dokunma."</p>

<p>Dicle’nin bugün hayranlıkla izlediğimiz o dolambaçlı, girintili çıkıntılı yatağının sırrı bu adalette gizlidir. Hz. Danyal, hak sahiplerinin toprağına zarar vermemek için rotasını sürekli değiştirmiş; nehir de onun ayak izlerini takip ederek kıvrım kıvrım bir yola bürünmüştür.</p>

<p><img alt="Dicle Nehri Baraj Kapak" height="474" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/12/dicle-nehri-baraj-kapak.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>ALLAH’A GİDEN YOL: TESLİMİYETİN TEMSİLİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hz. Danyal efsanesinde en dikkat çekici detaylardan biri, onun aslanlar arasındaki imtihanıdır. Babil Kralı Buhtunnasır tarafından aslanlarla dolu bir kuyuya atılan Danyal Peygamber’in, aslanlara zarar vermeden onlarla birlikte yaşaması, Allah’a giden yolun tam bir teslimiyetten geçtiğini kanıtlar.</p>

<p>Bu olay, Anadolu ve Mezopotamya kültüründe "nefsini terbiye etmek ve Yaradan’a güvenmek" olarak yorumlanır. Dicle’nin hırçın sularının Hz. Danyal’ın geçtiği yerlerde durulması da bu manevi gücün bir nişanesi sayılır.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Dicle Nehri Ongözlü Köprü" height="455" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/07/mucadele-arsiv/diyarbakir-dicle-nehri-ongozlu-kopru.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>TARSUS’TAN DİCLE’YE UZANAN MANEVİ MİRAS</strong></p>

<p>Her ne kadar Hz. Danyal’ın kabri Tarsus’ta (Makam-ı Danyal Camii) bulunsa da, Dicle ve çevresindeki halk için o, suyun koruyucusu ve bolluğun müjdecisidir. Bölgedeki eski anlatılarda, Dicle’nin her yıl belli dönemlerde coşması, Hz. Danyal’ın dualarının hala bu topraklarda yankılanması şeklinde tasvir edilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/dicle-nehrinin-sirri-danyal-peygamber-ve-allaha-giden-yol</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Feb 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2022/11/dicle-nehri.jpg" type="image/jpeg" length="91463"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İşte Diyarbakır’ın en önemli bilim insanları: Tarihe yön verdiler]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/iste-diyarbakirin-en-onemli-bilim-insanlari-tarihe-yon-verdiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/iste-diyarbakirin-en-onemli-bilim-insanlari-tarihe-yon-verdiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da bilim alanında insanlığa önemli katkılar sunan en ünlü şahsiyetlerin bilinmeyen yönleri ve buluşlarını derledik.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mezopotamya tarihinin her döneminde Diyarbakır, kuşkusuz ilim ve fen yuvası haline gelmiştir. Orta Çağ’dan Cumhuriyet dönemine kadar uzanan bu ilmi yolculukta adı geçen bilim insanları;</p>

<p>El Ceziri, Seyfüddin Amidi, İbnül Erzak, Zehebi, Molla Gürani, Molla Çelebi, Prof. Dr. Gazi Yasargil, Prof. Dr. Orhan Cezmi Tuncer, Prof. Dr. Nejat Diyarbekirli, Şevket Beysanoğlu, Prof.Dr. Özer Ozankaya, Prof. Dr. Cemal Yıldırım, Mahir Pamukçu, Taner Timur, Dr. Mehmet Nergiz.</p>

<p><img alt="diyarbakır ulu cami eski fotoğrafları" height="525" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/08/diyarbakir-ulu-cami-eski-fotograflari.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>DİYARBAKIR’IN EL-CEZİRE’SİNDEKİ CEVHER: EL CEZERİ</strong><br />
Diyarbakır’ın bilim alanında ortaya kattığı buluşlarla özellikle son yıllarda değeri gün yüzüne çıkan ismi, hiç kuşkusuz El Cezeri’dir. Diyarbakır’da hüküm süren Artuklu’ların Sarayı’nda başmühendis olarak görev yapan El Cezeri, mekanik ve otomasyon alanında çağının çok ötesine geçen eserler verdi. Hala yarattığı sistem araştırılıp robotik gelişimde yapıtaşı olarak referans alınmaktadır.</p>

<p><img alt="Dünyada Ilk Robotun Diyarbakır’da Yapıldı İşte El Cezeri’nin O Eseri" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/08/dunyada-ilk-robotun-diyarbakirda-yapildi-iste-el-cezerinin-o-eseri.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>“KİTAB-ÜL HİYEL”</strong><br />
Makinelerinin önemli bir kısmını kısaca Kitab-ül Hiyel olarak bilinen ama asıl adı Kitâb el-câmi' beyn el-'ilm ve el-'amel en-nâfi' fi sınâa'ti'l-hiyel isimli eserinde, Artuklu hükümdarı Nasireddin Mahmud'un (1200-1222) isteği üzerine topladı. Kitabın tam ismi "Mekanik Biliminde Bilgi Ve Uygulamanın Bağdaştırılması" olarak çevrilebilir. Diyarbakır yöresinde yaşamış olan Cezeri, Fırat ve Dicle arasında bulunan bölgeye el-Cezire (ada) dendiği için El Cezeri lakabını kullanmıştır. Eserde 50 makinenin anlatımı yer alır.</p>

<p><strong>DİYARBAKIR’IN ÖNEMLİ TARİHÇİSİ: İBNÜ’L EZRAK</strong><br />
El Cezeri ile aynı dönemde yaşadığı bilinen İbnü’l Ezrak, bugünkü Diyarbakır ilinin Silvan ilçesinde yaşamıştır. Memleketini ve tarih ilmini çok sevdiği bilinir. Diyarbakır’ın tarihini ve idari yapısını kayıt altına alan önemli tarihçilerden biri olarak öne çıktı.</p>

<p><strong>“TARİHÜ’L MEYYAFARİKÎN VE ÂMİD”</strong><br />
İbnü'l Ezrak, tarih ilmini çok sevdiği bu motivasyon ile “Tarihü’l Meyyafarikîn ve Âmid”i kaleme almıştır. Eser XII(12). yüzyıla kadar bölge tarihi için eşsiz bir kaynaktır. Bizzat gözlemlerine ve kendinden önce eser veren İslam tarihçileri ve coğrafyacılarına dayanan İbnü’l-Ezrak, eserini kimseye sunma gayreti içinde olmamıştır. Bu özellik esere ayrıca kıymet katmaktadır. Onun çalışmaları, kentin Orta Çağ’daki siyasal ve toplumsal yapısını anlamada temel başvuru kaynakları arasında yer aldı.</p>

<p><strong>İSLAMİ TARİH ALANINDA: ZEHEBİ, MOLLA GÜRANİ VE MOLLA ÇELEBİ</strong><br />
Diyarbakır, İslam ilim geleneğinde de önemli şahsiyetlere ev sahipliği yaptı. Hadis ve tarih alanında tanınan Zehebi, ilmi çalışmalarıyla yalnızca bölgeyi değil tüm İslam coğrafyasını etkiledi.<br />
Osmanlı ilim hayatında iz bırakan Molla Gürani ve Molla Çelebi ise Diyarbakır medreselerinde şekillenen ilmi geleneğin İstanbul’a ve saraya uzanan temsilcileri oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"YÜZYILIN BEYİN CERRAHI" : PROF. DR. GAZİ YAŞARGİL</strong><br />
Prof. Yaşargil, 2000 yılında Amerikan Beyin Cerrahları Derneği (AANS) tarafından "Yüzyılın Beyin Cerrahı" unvanı almıştı.6 Temmuz 1925'te babasının kaymakamlık görevi yaptığı Diyarbakır'ın Lice ilçesinde doğmuştu. Mikroskop altında cerrahiyi yeniden tanımlayan öncü yaklaşımı, binlerce hastanın yaşamına umut olmuş; dünya tıbbının yönünü değiştirmiştir. Yaşargil'in ölüm haberini Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu sosyal medya hesaplarından duyurdu. Memişoğlu, "Bilime adadığı ve bir asra yaklaştığı ömründe hepimiz için örnek teşkil eden nice işe imza atmıştı. Onun hatırasını yaşatmak için elimizden geleni yapacağız" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tıp dünyasında çığır açan Prof. Dr. Gazi Yaşargil, modern beyin cerrahisinin kurucuları arasında gösterilirken, tarih ve sanat tarihi alanında Prof. Dr. Nejat Diyarbakırlı Diyarbakır merkezli çalışmalarıyla bilim dünyasına önemli katkılar sundu. Kent kültürünün hafızasını kayıt altına alan Şevket Beysanoğlu, Diyarbakır’ın sosyal ve kültürel tarihini belgeleyen çalışmalarıyla adeta şehrin yaşayan arşivcisi oldu. Sosyoloji ve düşünce tarihinde Özer Ozankaya, bilim felsefesinde Cemal Yıldırım, tarih alanında Taner Timur, akademik üretimleriyle Diyarbakır’ın entelektüel mirasını modern üniversite dünyasına taşıyan isimler arasında yer aldı.</p>

<p><strong>KADİM VE KÖKLÜ BİR GEÇMİŞ: DİYARBAKIR</strong><br />
Diyarbakır, tarih boyunca Mezopotamya ve Anadolu’da bilginin üretildiği, aktarıldığı ve korunduğu bir merkez oldu. Medreselerden saraylara, üniversitelerden kütüphanelere uzanan kadim ve köklü bir geçmişe sahiptir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/iste-diyarbakirin-en-onemli-bilim-insanlari-tarihe-yon-verdiler</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Feb 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/02/mucadele-arsiv/eski-diyarbakir-fotografi-haber.jpg" type="image/jpeg" length="14290"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
