<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Mücadele Gazetesi</title>
    <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr</link>
    <description>Diyarbakır Haber l Son Dakika Diyarbakır Haberleri I Diyarbakır Gazetesi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/rss/mucadele-arsiv" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Mücadele © 1962. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 13 Apr 2026 11:46:56 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/rss/mucadele-arsiv"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeşilçam filmlerinin güler yüzüydü: Ünlü isim Diyarbakırlı çıktı!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/yesilcam-filmlerinin-guler-yuzuydu-unlu-isim-diyarbakirli-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/yesilcam-filmlerinin-guler-yuzuydu-unlu-isim-diyarbakirli-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeşilçam’da iyi kalpli karakterleri ve güler yüzüyle tanınan Diyarbakırlı Ermeni asıllı oyuncu Nubar Terziyan asıl adıyla Nubar Alyanak, kariyeri boyunca yaklaşık 500 filmde rol aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye sinemasının efsane isimlerinden ömrüne pek çok filme sığdıran Nubar Terziyan hafızalara kazındı. Babacan, iyi kalpli karakterlerle kalpleri ısıtan Terziyan, bu tür rollerin aranan ismiydi.</p>

<p><img alt="" height="693" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/nubar-terizyan-yesilcam-filmlerinin-guler-yuzuydu-unlu-isim-diyarbakirli-cikti-nubar-terziyan.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>DİYARBAKIR HANÇEPEK’TEN BEYAZ PERDEYE</strong><br />
Nubar Terziyan, 16 Mart 1909’da İstanbul’un Fatih ilçesine bağlı Kumkapı semtinde Ermeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Her ne kadar İstanbul’da doğmuş olsa da kökleri Diyarbakır’a uzanıyordu. Ailesi, 1930’lu yıllarda Diyarbakır Suriçi Hançepek’te (Gavur Mahallesi) terzilik yapan Ermeni Terziyan ailesiydi ve bir terzi atölyesi işletiyordu.</p>

<p><img alt="" height="421" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/nubar-terziyan.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>NUBAR TERZİYAN’IN HAYATI, KARİYERİ VE ÖZEL YAŞAMI</strong><br />
Nubar Terziyan, oyunculuk eğitimi almamasına rağmen doğaçlama yeteneği ve güçlü karakter oyunculuğuyla Yeşilçam’ın en tanınan isimlerinden biri oldu. Ermeni kimliğini gizlemeyen ve kendi ismiyle sinemada yer alan nadir oyunculardan biriydi.</p>

<p>450’den fazla filmde rol aldı ve genellikle iyi kalpli, sıcak karakterleri canlandırarak Türk sinemasında kendine özgü bir yer edindi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1936 yılında Katrin Hanım ile evlendi ve bu evlilikten Berç Alyanakziya adında bir oğlu oldu. 1972’de eşini kaybetti. Ayrıca şarkıcı Fedon’un dayısıydı.</p>

<p>14 Ocak 1993’te Ankara Uluslararası Film Festivali’nde “Emek Ödülü”ne layık görüldü. Nubar Terziyan, 1994 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/yesilcam-filmlerinin-guler-yuzuydu-unlu-isim-diyarbakirli-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/nubar-terizyan-yesilcam-filmlerinin-guler-yuzuydu-unlu-isim-diyarbakirli-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="93144"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kapadokya değil Diyarbakır! Doğanın şekillendirdiği muazzam miras]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/kapadokya-degil-diyarbakir-doganin-sekillendirdigi-muazzam-miras</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/kapadokya-degil-diyarbakir-doganin-sekillendirdigi-muazzam-miras" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır, 12 bin yıllık köklü geçmişiyle her köşesinde ayrı bir efsane fısıldarken, Çermik’teki Gelincik Dağı ise görenleri hayrete düşürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır şehir merkezine 90 kilometre uzaklıktaki Çermik ilçesinde yükselen Gelincik Dağı, ziyaretçilerini adeta bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.</p>

<p><img alt="Gelincik Dağı Diyarbakır-1" height="436" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/01/gelincik-dagi-diyarbakir-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Kapadokya’nın ikonik peri bacalarını andıran devasa taş siluetleriyle, "Güneydoğu’nun Kapadokyası" olarak anılmaya başlandı. Bin 500 metre yükseklikteki bu doğa harikası, sadece görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda yürek burkan bir efsaneyi günümüze taşıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>10 KİLOMETREYİ AŞAN HAT: HİKAYESİ NE?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Halk arasında nesilden nesile aktarılan anlatıya göre, dağın yamacından geçen görkemli bir gelin alayı, yapılan bir hürmetsizlik sonucu ilahi bir gazaba uğrayarak oldukları yerde taş kesilmiş. Uzaktan bakıldığında gerçekten de yan yana dizilmiş insan suretlerini andıran bu kaya oluşumları, görenleri hayretler içinde bırakıyor. Güneydoğu Toroslar’ın bir parçası olan bu silsile, 10 kilometreyi aşan hattıyla doğaseverler için eşsiz bir rota sunuyor.</p>

<p><img alt="Gelincik Dağı-2" height="563" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/01/gelincik-dagi-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Henüz tam anlamıyla keşfedilmemiş olan bölge, kampçılar ve fotoğraf tutkunları için giriş kısıtlaması bulunmayan özgür bir kaçış noktası. Diyarbakır turizminin yükselen yıldızı olan bu sessiz tanıklar, hem mistik atmosferi hem de el değmemiş doğasıyla keşfedilmeyi bekleyen bir masalın kapılarını aralıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/kapadokya-degil-diyarbakir-doganin-sekillendirdigi-muazzam-miras</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/01/gelincik.jpg" type="image/jpeg" length="80961"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[100 yıl önce bugün atılan imza: Atatürk artık Diyarbakırlıydı]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/100-yil-once-bugun-atilan-imza-ataturk-artik-diyarbakirliydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/100-yil-once-bugun-atilan-imza-ataturk-artik-diyarbakirliydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e, Diyarbakır tarafından verilen “fahri hemşehrilik” unvanı bugün 100. yılına ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk'ün, Diyarbakır'ın fahri hemşehriliğinin 100. Yılı kutlanıyor. 2 Nisan 1926 tarihinde Diyarbakır Belediye Meclisi’nde alınan kararla başlayan süreç, 5 Nisan’da resmiyet kazandı. Belediye Reisi Nazım Önen tarafından çekilen telgrafla, Atatürk’e fahri hemşehrilik unvanı teklif edildi. Aynı gün Gazi’den gelen yanıt ise, Diyarbakır halkına duyduğu derin minnettarlığı ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Atatürk Diyarbakır-2" height="420" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/02/ataturk-diyarbakir-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>ATATÜRK'TEN DİYARBAKIR'A "FAHRİ HEMŞEHRİLİK" TELGRAFI</strong><br />
Atatürk, gönderdiği telgrafta, “Muhterem Diyarbekir halkının beni fahri hemşeri intihap etmek suretiyle hakkımda gösterdikleri kadirşinaslıktan mütehassıs oldum. Muhterem hemşerilerime selam ve muhabbetlerimin iblağını rica ederim” ifadesini kullandı.</p>

<p>Bu sözler, genç Cumhuriyet’in lideri ile Anadolu ve Mezopotamya'nın köklü şehirlerinden Diyarbakır arasında kurulan gönül bağının en somut göstergelerinden biri olarak tarihe geçti. Aradan geçen 100 yıl boyunca bu anlamlı gün unutulmadı.</p>

<p><strong>TÖRENLE KUTLANIRDI</strong><br />
Bir zamanlar her yıl 5 Nisan’da Diyarbakır’da düzenlenen törenlerle bu tarihi karar anılırdı. Kentin farklı noktalarında gerçekleştirilen etkinliklerde, hem Atatürk’ün mirası hem de Diyarbakır’ın Cumhuriyet tarihindeki yeri yeniden hatırlatılırdı.</p>

<p>Öte yandan fahri hemşehrilik kararı yalnızca sembolik bir unvan olmanın ötesinde, Cumhuriyet’in ilk yıllarında merkez ile taşra arasındaki güçlü dayanışmanın ve karşılıklı güvenin de önemli bir göstergesi niteliği taşıyordu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Devrim AKTÜRK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/100-yil-once-bugun-atilan-imza-ataturk-artik-diyarbakirliydi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/07/ataturkun-87-yil-onceki-fotografi-ortaya-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="32106"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir zamanlar su akardı, şimdi hüzün: Diyarbakır’ın unutulan “Değirmeni”]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/bir-zamanlar-su-akardi-simdi-huzun-diyarbakirin-unutulan-degirmeni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/bir-zamanlar-su-akardi-simdi-huzun-diyarbakirin-unutulan-degirmeni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da Keçi Burcu’nun gölgesinde can çekişen tarihi yıkık değirmen sessizliğe gömüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır, her sokağında, her bazalt taşında ayrı bir yaşanmışlığı, ayrı bir tarihi barındırıyor. Çoğu kişinin manzaranın büyüsüne kapılıp fark etmediği o dik yamaçta burcun tam dibinde, geçmişin sessiz bir tanığı yatıyor: Tarihi su değirmeni. Bir zamanlar Suriçi'nden süzülüp gelen sularla şenlenen, taşlarının gıcırtısı Dicle'nin şırıltısına karışan bu yapı, bugün ne yazık ki tamamen yıkık bir vaziyette kaderine terk edilmiş durumda.</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Diyarbakır’da tarihi değirmen moloz yığınına döndü<br />
<br />
Keçi Burcu’nun hemen dibinde. Diyarbakır’ın ununu öğüten, Hevsel’e can veren o tarihi su değirmeni artık bir moloz yığını. Şehrin ritmi bozulmasın istiyorsak, bu taşlara sahip çıkmak zorundayız. <a href="https://t.co/zA46c2YmiC" rel="nofollow">pic.twitter.com/zA46c2YmiC</a></p>
— Mücadele (@MucadeleGzt) <a href="https://twitter.com/MucadeleGzt/status/2039641562586501307?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">April 2, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p><strong>SURİÇİ'NİN SULARIYLA GELEN BEREKET</strong></p>

<p>Tarihi kaynaklar ve bölgede yapılan araştırmalar, Keçi Burcu'nun hemen altında yer alan bu değirmenin bir zamanlar muazzam bir sistemin parçası olduğunu gösteriyor. Suriçi'ndeki doğal su kaynaklarından beslenen sistem, suyu surların altından geçirerek bu noktaya ulaştırıyordu. Bazalt taşından yapılmış sağlam ayaklar üzerine oturtulan su kanalları, bugün otların ve toprağın altında kaybolmaya yüz tutmuş olsa da, kentin kadim geçmişini okumasını bilen dikkatli gözlerden kaçmıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>BİRLEŞİK KAPLAR MİSALİ BİR MÜHENDİSLİK HARİKASI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu değirmenin en çarpıcı özelliği, vadinin eğimini kullanarak diğer değirmenlerle kurduğu kusursuz bağdır. Hevsel Bahçeleri’ne doğru inen yamaçta, değirmenle adeta birleşik kaplar gibi alt alta sıralanmıştı. Keçi Burcu'nun dibindeki bu değirmenden çıkan su, ziyan olmadan bir alttaki değirmeni döndürüyor, ardından da Hevsel'in bereketli topraklarını sulayarak Dicle Nehri'ne kavuşuyordu. Bu yapı sadece basit bir tahıl öğütme merkezi değil, aynı zamanda dönemi için müthiş bir su mühendisliği sistemiydi.</p>

<p><img alt="Bir Zamanlar Su Akardı, Şimdi Hüzün Diyarbakır’ın Unutulan “Değirmeni”!" height="562" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/bir-zamanlar-su-akardi-simdi-huzun-diyarbakirin-unutulan-degirmeni.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>TAŞ YIĞINLARI ARASINDA KAYBOLAN HAFIZA</strong></p>

<p>Bugün bölgeye indiğinizde, değirmen kuyusunun ve su kanallarının yerini molozların ve yıkıntıların aldığını görüyorsunuz. Geçmiş yıllarda Hevsel Bahçeleri'nin iç kısımlarındaki bazı tarihi değirmenler için restorasyon projeleri gündeme gelip çeşitli adımlar atılmış olsa da, Keçi Burcu'nun tam altındaki bu değirmen büyük ölçüde yıkılmış olduğu için çoğu zaman projelerin ve yetkililerin dikkatinin dışında kalıyor. Oysa o bazalt ayaklar ve toprakla dolmuş derin kuyu kalıntıları, ayağa kaldırılmayı bekleyen bir kentin hafızasını taşıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>ZAMANIN DİŞLİLERİ YENİDEN DÖNMELİ</strong></p>

<p>Kadim kentimizin her bir değeri, tıpkı o eski kurmalı mekanik saatlerin ince mekanizmalarındaki dişliler gibi birbirine bağlıdır; biri bozulunca, bir çark eksilince zaman eksik akar, şehrin ritmi bozulur. Bizler bu kentin tarihine ve kültürüne sahip çıktığımız kadar, yıkık dökük taşlarına da sahip çıkmak zorundayız. Keçi Burcu dibindeki bu değirmen, sadece arkeolojik bir kalıntı değil, Diyarbakır'ın doğayla uyumunun ve emeğinin sembolüdür.</p>

<p>Yetkililerin bu taş yığınına el atması, kentin hafızasını aslına uygun bir dokunuşla yeniden canlandırması gerekiyor. Yoksa o değirmen taşlarının altında ufalanan, sadece geçmişimiz değil, geleceğimiz olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Servet TURSUN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/bir-zamanlar-su-akardi-simdi-huzun-diyarbakirin-unutulan-degirmeni</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/bir-zamanlar-su-akardi-simdi-huzun-diyarbakirin-unutulan-degirmeni-1.png" type="image/jpeg" length="91514"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’ın nefesi: Hevsel Bahçeleri hakkında yanlış bilinen 5 gerçek!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-nefesi-hevsel-bahceleri-hakkinda-yanlis-bilinen-5-gercek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-nefesi-hevsel-bahceleri-hakkinda-yanlis-bilinen-5-gercek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır denince akla ilk gelen yerlerden biri olan Hevsel Bahçeleri, binlerce yıldır Dicle’nin kıyısında şehri beslemeye devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır için Hevsel Bahçeleri sadece yeşil bir manzara veya sebze yetiştirilen bir araziden ibaret değil. Yapılan son araştırmalar ve tarihsel veriler, Hevsel’in aslında Mezopotamya’nın en karmaşık ve hayati ekosistemlerinden biri olduğunu kanıtlıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>HEVSEL HAKKINDA YANLIŞ BİLİNEN 5 GERÇEK</strong></p>

<p>İşte Hevsel Bahçeleri hakkında şehir efsanelerini yıkan 5 şaşırtıcı gerçek:</p>

<p><img alt="Diyarbakır Hevsel Fotoğraf" height="304" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/01/diyarbakir-hevsel-fotograf.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>1. Sadece bir tarım alanı değil, şehrin "doğal kliması"</strong></p>

<p>Pek çok kişi Hevsel’i sadece marul ve meyve bahçesi olarak görür. Oysa Hevsel Bahçeleri, Diyarbakır’ın termal dengesini koruyan devasa bir ekolojik koridordur.</p>

<p>Dicle’den gelen serin hava akımı, bahçelerin yoğun bitki dokusuyla birleşerek şehir merkezindeki kavurucu yaz sıcaklarını birkaç derece aşağı çeker. Hevsel olmasaydı, Diyarbakır çok daha sert bir iklimle karşı karşıya kalabilirdi.</p>

<p><img alt="Hevsel Bahçeleri̇-4" height="525" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/01/hevsel-bahceleri-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>2. Bölgenin en büyük "kuş oteli" ve göç üssü</strong></p>

<p>Hevsel, Avrupa ve Afrika arasındaki ana göç yolları üzerinde bulunan, 200’den fazla kuş türüne ev sahipliği yapan devasa bir yaban hayatı sığınağıdır.</p>

<p>Su samurlarından tilkilere, nadir görülen balıkçıllardan bölgeye özgü böcek türlerine kadar Hevsel, bir tarım alanından ziyade yaşayan bir laboratuvar niteliğindedir.</p>

<p></p>

<p><strong>3. Dünyanın en eski kesintisiz tarım sistemi</strong></p>

<p>Modern tarım tekniklerinin aksine Hevsel’de kullanılan yöntemler, Orta Çağ’dan, hatta bazı kaynaklara göre Asur döneminden bu yana değişmeden süregelen bir "bilge tarım" mirasıdır.</p>

<p>8 bin yıldır toprağın yapısı bozulmadan, nehrin getirdiği alüvyonlarla beslenerek yapılan bu üretim, dünyada eşine az rastlanır bir sürdürülebilirlik örneğidir.</p>

<p><img alt="hevsel-2" height="508" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/09/hevsel-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>4. İpek yolu’nun gizli kahramanı: Dut Ağaçları</strong></p>

<p>Hevsel aynı zamanda bir ipek böcekçiliği merkezidir. Bahçelerdeki asırlık dut ağaçları, yüzyıllar boyunca Diyarbakır’ın ipek üretimini sırtlayan ham madde bu bahçelerden sağlanmıştır.</p>

<p></p>

<p><strong>5. Canlı bir arşiv: "Hafıza kaydı"</strong></p>

<p>Öte yandan Hevsel Bahçeleri, sadece bir toprak parçası değil; bölgenin son 10 bin yılına dair verileri saklayan canlı bir arşiv niteliğindedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirin-nefesi-hevsel-bahceleri-hakkinda-yanlis-bilinen-5-gercek</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 16:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/11/mucadele-arsiv/yolunuz-diyarbakira-duserse-bunu-icmeden-gitmeyin.jpg" type="image/jpeg" length="37293"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kürtçenin yasak olduğu dönemde çıktı: İşte Diyarbakırlı Beşir Kaya’nın acı dolu hayatı]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/kurtcenin-yasak-oldugu-donemde-cikti-iste-diyarbakirli-besir-kayanin-aci-dolu-hayati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/kurtcenin-yasak-oldugu-donemde-cikti-iste-diyarbakirli-besir-kayanin-aci-dolu-hayati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[90’lı yıllarda Kürtçe şarkıların yasak olduğu dönemde albümler çıkaran Diyarbakırlı sanatçı Beşir Kaya, hafızalarda unutulmuş bir müzik kahramanı olarak kaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1990’lı yıllarda yerel kıyafetlerle Kürtçe kasetler çıkaran Beşir Kaya, kadife ve billur gibi sesiyle o döneme damga vurdu. Özellikle Kürtçe şarkıların yasak olduğu dönemde gizlice albümler çıkaran Kaya, şarkılarıyla bir dönemin en çok dinlenen sanatçılarından biri oldu.</p>

<p><img alt="" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/kurtcenin-yasak-oldugu-donemde-cikti-iste-diyarbakirli-besir-kayanin-aci-dolu-hayati-besir-kaya.jpg" /></p>

<p><strong>BEŞİR KAYA’NIN MÜZİKAL BAŞARISI VE ACI DOLU HAYATI</strong><br />
1988 yılında çıkardığı kaseti, Türkiye’de en çok satılanlar arasına girdi ve Beşir Kaya'yı geniş bir dinleyici kitlesiyle buluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak, acı dolu hayatı ve özellikle sağlık sorunları nedeniyle geçirdiği zorlu yıllar, sanatçıyı 58 yaşında Siroz hastalığına yenik düşürerek erken bir sona sürükledi.</p>

<p></p>

<p><img alt="Beşir Kaya Diyarbakır" height="509" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/besir-kaya-diyarbakir.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>BEŞİR KAYA'NIN ZORLU YILLARI VE SON DÖNEMİ…</strong><br />
Kürtçe konuşmanın ‘bölücülük emaresi’ sayıldığı, Kürtçe şarkı çalmanın radyo kapattırdığı, Kürtçe kaset çıkarmanın kaset toplattırdığı ve plak şirketi kapattırdığı, sanatçıların gözaltına alındığı, insanların faili meçhullere kurban gittiği, sokakta, arabada, evde ve iş yerinde Kürtçe telaffuzlar kullanmanın cesaret istediği bir dönemdi. Kürt sanatçıların bu yüzden ülkeden kaçtığı bu yıllarda, Kürtçe-Türkçe karışık kasetleriyle zirve yapan Beşir Kaya, sağlık sorunlarıyla mücadele ederken servetini ve ailesini kaybetmiş, yıllar önce çıktığı Alipaşa semtinde tek odalı bir evde en zorlu dönemlerini geçirdi.</p>

<p><strong>VEFATI VE SON YILLARI…</strong><br />
1955 yılında Diyarbakır’da doğan sanatçı Kaya, 58 yaşında Siroz hastalığına yakalanarak Haziran 2013’te hayatını kaybetti. Merkez Sur ilçesi Alipaşa Mahallesi’nde annesinden kalan gecekonduda yaşayan Kaya, hastalığı nedeniyle Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaldırıldı ve yoğun bakım ünitesinde tedavi gördü. Bir süre sonra hayatını kaybeden sanatçı, sevenlerinin gözyaşları arasında Yeniköy Mezarlığı’na defnedildi.</p>

<p><strong>TÜM SERVETİNİ KAYBETTİ…</strong><br />
Kaya, hayattayken kendisiyle en son görüşen Saffet Azbay ile gerçekleştirdiği röportajda Malatya’daki karaciğer nakil ameliyatı sonrası yaşadığı zorlukları anlatmıştı. Ameliyatın başarılı geçmesinin tek mutluluğu olduğunu belirten Kaya, sağlığını kazandıktan sonra mal ve servetini kaybettiğini, annesinin vefatının ardından Alipaşa'daki tek gözlü eve döndüğünü belirterek, yalnız yaşadığını ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını ifade etmişti.</p>

<p><strong>LÜKS HAYAT, TERK EDİLEN BİR SANATÇI…</strong><br />
Beşir Kaya, hayatının en zor dönemlerinde yaşadıklarını genç meslektaşlarına ders olacak şekilde paylaşmıştı. İlk eşinin ölümünün ardından, ikinci eşi ve çocukları tarafından terk edildiğini belirten Kaya, özellikle ikinci eşinin ailesinin Kürt kimliğinden dolayı kendisini kabul etmediğini söylemişti. Sağlık sorunları nedeniyle yalnız kalan Kaya, eski lüks hayatının geride kaldığını ve sağlığın her şeyden daha değerli olduğunu, hayatındaki zorluklardan çıkarılması gereken en önemli dersin, zirveye tırmanırken bir gün geriye döneceğinizi unutmamak olduğunu ifade etmişti.</p>

<p><strong>“KÜRTÇE NASILSIN DEMEK BİLE YASAK İKEN…”</strong><br />
İnsanların, Kürtçe "Nasılsın" demekten çekindiği bir dönemde Kürtçe müzik yaparak büyük bedeller ödediğini belirten Beşir Kaya, TRT Şeş’teki bazı programlarda yer aldığı için eleştirilere maruz kaldığını ifade etmişti; “Piyasa Kürtçe albüm ve sanatçı dolu, ama insanlar kimlerin bu iş için bedel ödediğini çok iyi biliyor” diyen Kaya, 12-13 yaşında müzikle tanışıp, düğünlerde sahne aldığını, 1990’lı yıllarda ise Türkiye genelinde yayılan 17 kasetle büyük bir çıkış yakaladığını söylemişti. Kürtçe kasetler çıkarırken, devletin baskıları ve mahkemelerle karşılaştığını, plak şirketlerinin kapatıldığını hatırlatarak, o dönemde kendisini eleştirenlerin bugün bu işin kazancını sağladığını vurgulamıştı. Kaya, o dönemde büyük riskler alarak Kürtçe müzikle uğraşan ve buna sahip çıkan insanları hatırlatarak, bugün bu işi kolayca yapanların geçmişteki bedelleri görmediklerini söylemişti</p>

<p><strong>“DÜŞTÜĞÜM HALE TAKILI KALMAYACAĞIM” DEMİŞTİ ANCAK…</strong><br />
Karaciğer nakli sonrası tam olarak iyileşemediğini belirten Beşir Kaya, sağlığını riske atmamak için sanat hayatına devam edemediğini ifade etmişti. Son olarak "Berf Bariye" adlı Kürtçe şarkısına klip çeken Kaya, sağlık sorunlarına rağmen müziğe olan tutkusunun devam ettiğini söylemişti. Sağlık durumu nedeniyle geçmişte kendisine yakın olanların unutmasına kırgın olduğunu, ancak düştüğü hale takılı kalmayacağını belirtmişti. "Sağlığım el verdiği sürece müzisyenliğe devam edeceğim" diyen Kaya, 56 yaşına girmesiyle birlikte hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını kabul ettiğini, ancak ayakta kalmak ve kimseye muhtaç olmamak için müziği bırakmayacağını dile getirmişti. Röportajının sonunda, çıkış yaptığı “Doktor” şarkısının sözleriyle, yaşadıklarına bir anlamda göndermede bulunarak konuşmasını sonlandırmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/kurtcenin-yasak-oldugu-donemde-cikti-iste-diyarbakirli-besir-kayanin-aci-dolu-hayati</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/04/kurtcenin-yasak-oldugu-donemde-cikti-iste-diyarbakirli-besir-kayanin-aci-dolu-hayati.jpg" type="image/jpeg" length="38628"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akdeniz'de yetişiyordu: Diyarbakır'da yarım asır önce büyük deneme!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/akdenizde-yetisiyordu-diyarbakirda-yarim-asir-once-buyuk-deneme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/akdenizde-yetisiyordu-diyarbakirda-yarim-asir-once-buyuk-deneme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın Çermik ilçesi, 1970’li yılların ortasında tarımsal bir devrimin eşiğine geldi ve 1975 yılında büyük bir hazırlığa başladı. İşte detayları…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>10 Nisan 1975 tarihinde Mücadele Gazetesi’nin sayfalarına yansıyan bilgilere göre, çoğunlukla Ege Bölgesi ve Akdeniz Bölgesi'nde yetişen zeytin için; Diyarbakır'ın Çermik ilçesinin iklim ve toprak yapısının uygunluğu üzerine büyük bir seferberlik başlatıldı.</p>

<p>Ziraat teknisyenlerinin öncülük ettiği bu projeyle, Çermik’in sadece tahılla değil, bölgenin "yeşil altını" olacak zeytinle anılması hedefleniyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KÖYLÜ VE DEVLET EL ELE: ÜÇ KÖY PİLOT BÖLGE SEÇİLDİ</strong></p>

<p>Projenin başarıya ulaşması için ziraat uzmanları ile yerel halk arasında güçlü bir iş birliği köprüsü kuruldu. Yayıklı, Akpınar ve Köksel köyleri bu büyük denemenin merkezi haline getirildi.</p>

<p>İlk etapta bu köylerin topraklarıyla buluşan üç bine yakın zeytin fidanı, ilçenin ekonomik geleceğine dair umutları yeşertti. Ancak planlama sadece zeytinle de sınırlı kalmadı; eş zamanlı olarak binlerce Antep fıstığı ve meyve fidanı da toprakla buluşturularak ilçenin ürün çeşitliliği artırılmaya çalışıldı.</p>

<p><img alt="Mücadele10Nisan" height="1333" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/04/mucadele10nisan.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>HEDEF: BÖLGENİN YENİ ZEYTİN MERKEZİ OLMAK</strong></p>

<p>Dönemin Diyarbakır Teknik Ziraat Müdürü Bedri Süzer, projenin stratejik önemine dikkat çekerek iddialı bir hedef ortaya koydu. Süzer, yapılan bu denemelerin bölge şartlarında başarıyla sonuçlanması durumunda Çermik’in kısa sürede tam teşekküllü bir zeytin üretim havzasına dönüşeceğini vurguladı.</p>

<p>Eğer bu girişim beklenen verimi verirse, Çermik’in sadece Diyarbakır’ın bir ilçesi değil, bölgenin zeytin tedarikçisi konumuna gelmesi hedeflendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/akdenizde-yetisiyordu-diyarbakirda-yarim-asir-once-buyuk-deneme</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 07:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/11/cermikk.jpg" type="image/jpeg" length="71799"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyanın ilk apartmanları Diyarbakır’da mı? 300 oda, 7 kat!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/dunyanin-ilk-apartmanlari-diyarbakirda-mi-300-oda-7-kat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/dunyanin-ilk-apartmanlari-diyarbakirda-mi-300-oda-7-kat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde, Albat Dağı’nın eteklerinde yükselen Hasuni Mağaraları, insanlık tarihinin en eski ve en görkemli izlerinden birini barındırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır, tarihiyle insanlığa ışık tutmaya devam ediyor. Yontma Taş Devrine kadar uzanan geçmişiyle Hasuni Mağaraları, sadece bir yerleşim yeri değil; kayaların içine oyulmuş devasa bir apartmanı andırıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>ASURLARDAN GÜNÜMÜZE: İLK KATLI YERLEŞİM İDDİASI</strong></p>

<p>Dünyanın ilk yerleşik hayat izlerine ev sahipliği yaptığı belirtilen Hasuni’de, ilk yerleşimin Asurlular tarafından kurulduğu tahmin ediliyor. Mağara şehri; Urartular, Medler, Persler ve Büyük İskender gibi onlarca medeniyetin dokunuşlarıyla bugünkü gizemli formuna kavuşmuş. Bölgenin en dikkat çekici özelliği ise 3, 5 ve 7 katlı mağara yapılarıyla dünyanın ilk çok katlı yerleşim yerlerinden biri olduğu iddiası.</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Diyarbakır’ın Kapadokya'sı<br />
<br />
Silvan merkezine sadece 6 kilometre mesafedeki bu devasa antik kent, Anadolu'nun en eski yerleşimlerinden biri. Tam 300 odadan oluşuyor ve bazı bölümleri 7 katlı bir apartman gibi yükseliyor. İçinde su sarnıçlarından hamamlara, dev kaya… <a href="https://t.co/H1Z6wdPfOb" rel="nofollow">pic.twitter.com/H1Z6wdPfOb</a></p>
— Mücadele (@MucadeleGzt) <a href="https://twitter.com/MucadeleGzt/status/2038508526151049389?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">March 30, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p><strong>KAYADAN OYMA BİR YAŞAM ALANI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir kaleyi andıran bu antik kentte tam 300 oda bulunuyor. Bu odalar birbirine dar koridorlar, su kanalları ve devasa sarnıçlarla bağlı. Sosyal yaşamın kalbi olan bu merkezde; dokuma atölyelerinden amfi tiyatroya benzeyen eğitim alanlarına, sarnıçlardan adak yerlerine kadar her detay düşünülmüş.</p>

<p></p>

<p><strong>HRİSTİYANLIĞIN İLK DURAKLARINDAN: KAYA KİLİSELERİ</strong></p>

<p>Hasuni, inanç tarihi açısından da kritik bir öneme sahip. Mağara şehrinin zirvesinde ve eteklerinde bulunan iki farklı kilise, Hristiyanlığın yayıldığı ilk dönemlerden 13. yüzyıla kadar aktif olarak kullanıldı. Özellikle 4 katlı huni şeklindeki kaya kilisesi, Anadolu’daki en eski mabedlerden biri olarak kabul ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/dunyanin-ilk-apartmanlari-diyarbakirda-mi-300-oda-7-kat</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/dunyanin-ilk-apartmanlari-diyarbakirda-mi-300-oda-7-kat-hasuni-magaralari.png" type="image/jpeg" length="16036"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da ilk televizyon yayını ne zaman yapıldı? İşte tarihi!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-ilk-televizyon-yayini-ne-zaman-yapildi-iste-tarihi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-ilk-televizyon-yayini-ne-zaman-yapildi-iste-tarihi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın iletişim tarihindeki en büyük devrimlerden biri olan televizyon yayını, 1974 yılının Haziran ayında kentin sosyal yaşamını kökten değiştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mücadele Gazetesi’nin 24 Mart 1975 tarihli arşiv haberine göre, tek kanallı siyah-beyaz dönemin heyecanını ve Diyarbakır’ın bölgedeki bir yayın üssüne dönüşme sürecini tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıkarıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>YEDİ YÜZ BİN KİŞİ EKRAN BAŞINA KİLİTLENDİ</strong></p>

<p>Yayına başladığı ilk dönemlerde sadece 700 watt gibi mütevazı bir güçle hizmet veren Diyarbakır televizyonu, kurulan yansıtıcılar sayesinde kısa sürede devasa bir kitleye ulaştı.</p>

<p>Haftada sadece üç gün yayın yapılmasına rağmen, 40 kilometrekarelik alanda net bir görüntü sunan televizyon, bölge halkı için mucizevi bir eğlence kaynağı haline geldi.</p>

<p>Mardin, Siirt ve Bitlis’in bazı ilçelerinden de izlenebilen yayınlar, bölgedeki televizyon satışlarını yüzde yüz artırarak o güne kadar görülmemiş bir ekonomik rekorun kırılmasını sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Mücadelearsiv34A" height="1333" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/03/mucadelearsiv34a.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>HEDEF ÜÇ MİLYON İZLEYİCİ VE ANKARA ORTAK YAYINI</strong></p>

<p>Diyarbakır Televizyonu Müdürü İlhan Önal’ın 1975 yılında verdiği bilgilere göre, kentin iletişim kapasitesini artıracak devasa bir yatırım için düğmeye basılmıştı.</p>

<p>100 kilowatt gücündeki Türkiye’nin en güçlü vericilerinden birinin Diyarbakır’da inşa edildiğini belirten Önal, bu projenin tamamlanmasıyla birlikte izleyici sayısının 3 milyona çıkacağını müjdelemişti.</p>

<p>Öte yandan Haziran sonunda Ankara ile yapılacak ortak yayın için Diyarbakır-Urfa arasına kurulan transpozer sistemi, kentin sesinin tüm Güneydoğu ve Doğu Anadolu’ya ulaşmasını hedefleyen tarihi bir adım olarak kayıtlara geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-ilk-televizyon-yayini-ne-zaman-yapildi-iste-tarihi</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/04/eski-diyarbakir/televizyoneski.jpg" type="image/jpeg" length="69522"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da tarihi hazine: İşte dünyanın en eski tarım köyünün adresi!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-tarihi-hazine-iste-dunyanin-en-eski-tarim-koyunun-adresi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-tarihi-hazine-iste-dunyanin-en-eski-tarim-koyunun-adresi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır sakladığı binlerce yıllık sırlarla bölgenin değil, dünya uygarlık tarihinin de merkez üssü olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadim kent Diyarbakır’ın tarihsel derinliği, Yontma Taş Devri ve Mezolitik dönemlere kadar uzanan mağara yerleşimleriyle başlıyor. Ergani yakınlarındaki Hilar Mağaraları, Paleolitik dönemden Roma İmparatorluğu'nun geç evrelerine kadar kesintisiz bir yaşam alanı sunarken; Silvan’daki Hasuni Mağaraları da Anadolu’nun en eski yerleşim noktalarından biri olarak dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Çayönü Tepesi Diyarbakır Ergani Kazı" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/07/cayonu-tepesi-diyarbakir-ergani-kazi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Hristiyanlığın ilk yıllarında ve Orta Çağ’da da önemini koruyan bu mağara kompleksleri, Diyarbakır’ın her dönemde insanlık için vazgeçilmez bir sığınak ve yaşam alanı olduğunu gösteriyor.</p>

<p><img alt="Çayönü Kazı Diyarbakır’da Tarihi Keşif İlk Insan Mezarı Bulundu!" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/09/cayonu-kazi-diyarbakirda-tarihi-kesif-ilk-insan-mezari-bulundu.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>DÜNYA UYGARLIK TARİHİNİN DÖNÜM NOKTASI: ÇAYÖNÜ</strong></p>

<p>İnsanlık tarihinin en büyük devrimlerinden biri olan avcı-toplayıcılıktan tarım toplumuna geçişin ilk izleri, Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Tepesi'nde gün yüzüne çıkıyor.</p>

<p>Günümüzden 10 bin yıl önce, M.Ö. 9.300 yıllarında temelleri atılan bu yerleşim yeri, göçebeliğin yerini yerleşik köy yaşantısına bıraktığı evrensel bir miras olarak kabul ediliyor. Besin üretiminin başladığı bu özel nokta, sadece Diyarbakır’ın değil, tüm dünyanın modern kent uygarlığına giden yoldaki ilk adımlarını simgeliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-tarihi-hazine-iste-dunyanin-en-eski-tarim-koyunun-adresi</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/09/cayonu-tepesi.jpg" type="image/jpeg" length="32928"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[51 yıl önceki şok manşet ortaya çıktı: Diyarbakır’da sadece 4 bin kişiydiler!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/51-yil-onceki-sok-manset-ortaya-cikti-diyarbakirda-sadece-4-bin-kisiydiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/51-yil-onceki-sok-manset-ortaya-cikti-diyarbakirda-sadece-4-bin-kisiydiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın basın tarihinde önemli olan Mücadele Gazetesi'nin 51 yıl önceki sararmış sayfaları, kentin eğitim tarihindeki farkı gözler önüne seriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mücadele Gazetesi bünyesinde yayınlanan Sesin Gazetesi'nin 7 Ocak 1975 tarihli nüshada yer alan çarpıcı veriler, bugünün modern kampüs hayatıyla kıyaslandığında Diyarbakır'ın ne kadar büyük bir ivme kazandığını kanıtlıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>1975 YILINDA SADECE DÖRT BİN ÖĞRENCİ VARDI</strong></p>

<p>O dönem Diyarbakır’ın nabzını tutan Sesin Gazetesi’nin manşetten duyurduğu haberde, Diyarbakır genelinde üniversiteye giden ve yükseköğrenim gören toplam öğrenci sayısının yalnızca 4 bin olduğu ifade ediliyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>O günün şartlarında bölgenin en önemli eğitim merkezi kabul edilen bu küçük ama nitelikli öğrenci topluluğu, şehrin entelektüel hayatının temel taşlarını oluşturuyordu. Yarım asır önce manşetlere taşınan bu rakam, bugünün akademik dünyasına kıyasla mütevazı bir başlangıç olarak tarihteki yerini alıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>YARIM ASIRDA ON KATLIK DEV BÜYÜME: BUGÜN 43 BİN ÖĞRENCİ</strong></p>

<p>Aradan geçen 51 yılın ardından Diyarbakır’daki akademik tablo inanılmaz bir boyuta ulaştı. 2026 yılı itibarıyla Dicle Üniversitesi’nin güncel verilerine bakıldığında, öğrenci sayısının 42 bin ile 43 bin bandına ulaştığı görülüyor.</p>

<p><img alt="Mücadelearsiv-4" height="1334" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/02/mucadelearsiv-4.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Geçmişteki "4 bin öğrenci" manşetinden bugünün devasa kampüs nüfusuna uzanan bu yolculuk, kentin bir eğitim üssüne dönüştüğünün en somut göstergesi olarak dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/51-yil-onceki-sok-manset-ortaya-cikti-diyarbakirda-sadece-4-bin-kisiydiler</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/03/eski-diyarbakir/1983-yili-gazi-caddesinden-bir-kare-diyarbakir-sur.jpg" type="image/jpeg" length="48698"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da bayram sofralarının vazgeçilmezi: İşte 'Gırık' tarifi]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-bayram-sofralarinin-vazgecilmezi-iste-girik-tarifi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-bayram-sofralarinin-vazgecilmezi-iste-girik-tarifi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala Diyarbakır mutfağında hazırlık telaşı başladı. İşte eşsiz lezzet Diyarbakır Gırık yemeği tarifi…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala Diyarbakır’da mutfaklarda bayram telaşı hız kazandı. Geleneksel lezzetlerin başında gelen gırık, özellikle sabah kahvaltılarından misafir sofralarına kadar geniş bir yer bulurken, evlerde hazırlık mesaisi de başladı. Yöresel tariflerin kuşaktan kuşağa aktarıldığı kentte, bayram öncesi mutfaklardan yükselen kokular geçmişin izlerini bugüne taşıyor.</p>

<p><img alt="Yemek Gırık" height="421" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/03/yemek-girik.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>DİYARBAKIRIN UNUTULAN LEZZETİ YENİDEN POPÜLER OLDU</strong><br />
Ermenilerden kaldığı düşünülen ve “yokluk yemeği” olarak da bilinen Diyarbakır Gırık, son zamanlarda yeniden gündeme geldi. Özellikle Diyarbakır mutfağının köklü mirasları arasında yer alan bu lezzet, hem geçmişin izlerini taşıması hem de sade yapısıyla dikkat çekiyor. Bayram sofralarının vazgeçilmez lezzetlerinden olan Diyarbakır Gırık yemeği, hem pratik yapımı hem de kendine özgü yöresel tadıyla mutfaklarda yeniden hayat buluyor.</p>

<p><img alt="" height="327" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/girik-yemek.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>GIRIK TARİFİ MALZEMELERİ</strong><br />
Gırık yemeğinin hamuru için gerekli malzemeler başlıca şunlardır:<br />
Tuz (1 tatlı kaşığı)<br />
Ilık su (1 buçuk su bardağı)<br />
Un (3 su bardağı. Orta sertlikte bir hamur olacak.)<br />
Gırık yemeğinin iç harcı için gerekli malzemeler ise başlıca şunlardır:<br />
Pirinç (2 su bardağı)<br />
Reyhan (1 yemek kaşığı)<br />
Tuz (miktarını kendinize göre ayarlayabilirsiniz)<br />
Kırmızı toz biber (miktarını kendinize göre ayarlayabilirsiniz)<br />
Domates salçası (1 yemek kaşığı)<br />
Haşlanmış ve didiklenmiş tavuk göğüs eti (300 gram)<br />
Karabiber (miktarını kendinize göre ayarlayabilirsiniz)<br />
Sıvı yağ (tavayı yağlayacak kadar)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>GIRIK YEMEĞİ YAPILIŞI</strong><br />
Öncelikle salçaları kavurun didiklemiş olduğunuz tavuğu baharatlarla birlikte karıştırın. Ardından içerisine pirince ekledikten sonra üzerine 3 su bardağı sıcak su ekleyiniz. Pirinci kısık ateşte güzelce pişirdikten sonra birazcık bekletiniz. Yemeğin en önemli noktası pişen pilavın asla lapa olmaması ve iyice soğumuş olmasıdır. Gırık yapmak için hamurunu hazırladıktan sonra içli köfte açar gibi hamurları tek tek incecik açınız. Pişirdiğiniz pirinci avucunuzun içerisinde iyice bastırıp şekillendirdikten sonra hamurun içerisine yerleştiriniz. Daha sonra kaynar suda 3 dakika boyunca haşlayıp servis tabağına alınız. Üzerine tereyağı gezdirdikten sonra afiyetle tüketebilirsiniz.</p>

<p><strong>GIRIĞIN PÜF NOKTALARI</strong><br />
Gırık yemeğini yapmanın püf noktaları başlıca şunlardır:<br />
Malzemeleri Kişiselleştirebilirsiniz: Gırık yemeği, Diyarbakır’a özgü bir yemektir. Bu yüzden bu yemek, biraz acılı ve baharatlı bir yemektir. Acı ve baharatlı yemekleri sevmeyen biriyseniz gırığın içerisinde kullanılan malzemelerin ölçüsünü değiştirebilirsiniz.<br />
Pirincin Çiğ Kalmamasına Dikkat Edin: Gırık yemeği yaparken pirincin çiğ kalması demek tüm yemeğin hem kıvamının hem de lezzetinin bozulması anlamına gelir. Pirincin çiğ kalmaması için ocağın altını çok fazla açmamanız ve pişirme süresini biraz uzun tutmanız gerekebilir.</p>

<p>Tavukları İyice Didikleyin: Gırık yemeğinin ana malzemelerinden biri haşlanmış ve didiklenmiş tavuk etidir. Tavuk etinin iyice didiklenmemesi, harcın içli köfte şeklini alamamasına ve lezzetinin bozulmasına yol açabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-bayram-sofralarinin-vazgecilmezi-iste-girik-tarifi</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/03/diyarbakira-ermenilerden-kalan-lezzet-yokluk-yemegi-girik.jpg" type="image/jpeg" length="86432"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da Dicle Nehri üzerinde mangal keyfi: İşte sert kışın yaşandığı o tarih!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-dicle-nehri-uzerinde-mangal-keyfi-iste-sert-kisin-yasandigi-o-tarih</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-dicle-nehri-uzerinde-mangal-keyfi-iste-sert-kisin-yasandigi-o-tarih" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın soğuklarla imtihan edildiği 2026 kışı, yerini Mart ayının hırçın yağmurlarına bırakırken, kentin hafızasındaki tozlu raflar yeniden aralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’da bu kış etkili olan kar yağışları sonrasında Mart ayında da devam eden kuvvetli sağanak yağmurların ardından Dicle Nehri’nde de sular yükselmeye başladı, yetkililerden de uyarılar geldi.</p>

<p>Dicle Nehri’nde böylesine görüntüler yaşanırken, bir dönemler buz tutması akıllara geldi.</p>

<p></p>

<p><strong>NEHRİN ÜSTÜNDE YANAN KÖZLER: 1972’NİN UNUTULMAZ KIŞI</strong></p>

<p>Takvimler 1972 yılını gösterdiğinde, Diyarbakır modern çağın tanık olmadığı bir doğa olayına ev sahipliği yaptı. Şehrin can damarı olan Dicle Nehri, dondurucu soğuklara daha fazla direnç gösteremeyerek tamamen buz tuttu.</p>

<p>Ancak Diyarbakır insanının neşesi ve pratik zekası, bu dondurucu doğa olayını kısa sürede eşine az rastlanır bir şenliğe dönüştürdü. Mardin Kapı esnafı, bugün hayal edilmesi bile güç olan bir cesaretle buzun üzerine çıkarak mangallarını yaktı, buzun kalbinde dumanlar yükseltti.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TARİHE GEÇEN O KARENİN HİKAYESİ</strong></p>

<p>Kentin hafızasında "Nerede o eski kışlar?" dedirten o ikonik fotoğrafta, buzun üzerinde sanki bir dükkan tezgahındaymışçasına rahat tavırlarıyla beş isim dikkat çekiyor.</p>

<p>İşte o efsane fotoğraf:</p>

<p><img alt="Diclenehribuz" height="455" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/02/diclenehribuz.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Sağdan sola doğru; lezzetiyle nam salmış Lokantacı Ahmet Sucu, elinin ustalığıyla bilinen Tamirci Veysi Usta, herkesin hürmet ettiği Burhan Dayı, mutfağın emektarı Lokantacı Abdurrahman Kılıçdoğan ve kentin saygın isimlerinden Doktor Köksal Hacı...</p>

<p>Öte yandan bu kare, sadece bir kış anısı değil, aynı zamanda kentin dayanışma ruhunun ve iklimin bir zamanlar ne denli haşmetli olduğunun yaşayan bir kanıtı olarak duruyor.</p>

<p></p>

<p><strong>GELECEK KAYGISI VE NOSTALJİNİN HÜZNÜ</strong></p>

<p>2026 yılının Mart ayında bardaktan boşalırcasına yağan yağmurlar, tarım arazileri için bir umut olsa da, 1972’deki o sert ama güven veren kışların yerini belirsiz bir iklim döngüsüne bırakması endişeleri tetikliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-dicle-nehri-uzerinde-mangal-keyfi-iste-sert-kisin-yasandigi-o-tarih</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/02/nehir-1.jpg" type="image/jpeg" length="80255"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Düğün şarkıcılığından sahnelere: İşte Diyarbakırlı Hakan Taşıyan'ın hikayesi!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/dugun-sarkiciligindan-sahnelere-iste-diyarbakirli-hakan-tasiyanin-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/dugun-sarkiciligindan-sahnelere-iste-diyarbakirli-hakan-tasiyanin-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir süredir sağlık sorunları ile mücadele eden arabesk müziğin sevilen ismi Hakan Taşıyan’ın hayat hikayesi dikkat çekiyor…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arabesk müziğin sevilen isimlerinden Hakan Taşıyan, geçtiğimiz günlerde kalp krizi şüphesiyle hastaneye kaldırılmış ve bu haber hayranlarını endişelendirmişti. Yoğun bakımda tedavi gören sanatçı, sürecin ardından normal servise alındı. Taşıyan’dan beklenen iyi haber ise kendi paylaştığı video ile geldi. Sağlık durumunun iyi olduğunu belirten sanatçı, kısa süre içinde taburcu olacağını ifade etti. Peki, Hakan Taşıyan kimdir, kaç yaşında, aslen nereli? İşte Hakan Taşıyan’ın hayatına dair bilinmeyenler…</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/hakan-tasiyan-arabesk.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>HAKAN TAŞIYAN KİMDİR?</strong><br />
Hakan Taşıyan, 1973 yılında Ankara’da dünyaya geldi. On üç kardeştirler. Annesi Trabzonlu, babası Diyarbakırlı olan sanatçı, Ankara'nın gecekondularında büyüdü. Ünlü sanatçı, küçük yaşlardan itibaren müziğe ilgi duymuş ve babası Derviş Taşıyan ile birlikte düğünlerde sahne alarak müzik kariyerine başlamıştır.</p>

<p><img alt="Hakan Taşıyan" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/01/hakan-tasiyan.jpg" width="1000" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MÜZİK KARİYERİNİN BAŞLANGICI</strong><br />
Küçük yaşlardan itibaren müzik ile geçen hayat mücadelesi devam etti. Askerliğini yaparken söylediği şarkılar arkadaşları ve komutanları tarafından çok sevildi ve komutanlarının desteği ile ilk kaseti “Hesabım Bitmedi” 1996 yılında çıktı. İlk albümünü çıkarmak için İstanbul Unkapanı’nda yapımcıların kapısını çalan Hakan Taşıyan, Müslüm Gürses’i taklit ettiği düşüncesiyle beklediği ilgiyi göremedi. Bunun üzerine Ankara’ya dönen sanatçı, Sıla Müzik etiketiyle ilk albümü Hesabım Bitmedi’yi müzikseverlerle buluşturdu. 1997 yılında yayımladığı Sensiz İki Gün albümü ise kariyerinde önemli bir çıkış yakalamasını sağladı. Bu albümle geniş bir hayran kitlesine ulaşan Taşıyan, konserleri dolup taşan bir isim haline geldi. Ardından çıkardığı Gözün Sevem albümüyle de müzik yolculuğunu sürdürdü.</p>

<p><strong>OYUNCULUK KARİYERİ</strong><br />
1998 tarihinde Hesabım Bitmedi isimli dizide oyunculuk yaptı. 2001'de ise Güz Gülleri isimli dizide başrolde yer aldı. Bu yapımlarla televizyon izleyicisi tarafından da tanınmıştır.</p>

<p><strong>SAĞLIK SORUNLARI</strong><br />
2020 yılında ciddi sağlık sorunları yaşamış ve organ nakli süreci geçirmiştir. 2026 yılında ağır sağlık sorunlarıyla mücadele etmiş; medya haberlerinde kalp krizi geçirdiği ve tedavi sürecine alındığı belirtilmiştir.</p>

<p>Hakan Taşıyan, Funda Taşıyan ile evlidir. 2002 doğumlu Ramazan Haktan Taşıyan adında bir oğlu vardır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/dugun-sarkiciligindan-sahnelere-iste-diyarbakirli-hakan-tasiyanin-hikayesi</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/hakan-tasiyan-1.jpg" type="image/jpeg" length="59609"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakırlı olduğu bilinmiyordu: Yeşilçam’ın efsanesi son haliyle şaşırttı!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirli-oldugu-bilinmiyordu-yesilcamin-efsanesi-son-haliyle-sasirtti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirli-oldugu-bilinmiyordu-yesilcamin-efsanesi-son-haliyle-sasirtti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de sinemanın bir dönemine damga vuran, zarafeti ve yeteneğiyle hafızalarda yer edinen usta sanatçısı Meral Zeren’in son hali görenleri şaşırttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakırlı bir ailenin kızı olarak 1956 yılında İstanbul’da dünyaya gelen ve Yeşilçam’a o dönem damga vuran; özellikle Kemal Sunal ile birlikte rol aldığı "Salako" filmindeki Emine karakteriyle devleşen sanatçı Meral Zeren'in son hali görenleri şaşırttı.</p>

<p>İşte Yeşilçam’ın parlayan yıldızının dünden bugüne uzanan hikayesi ve dikkat çeken değişimi…</p>

<p><img alt="Meral Zeren Kemal Sunal (2)" height="419" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/meral-zeren-kemal-sunal-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>ORTAOKUL SIRALARINDAN SETLERE UZANAN AZİM</strong></p>

<p>Meral Zeren'in ışıltılı serüveni, 1956 yılında İstanbul’da başladı. Henüz 13 yaşındayken ortaokul eğitimini yarıda bırakıp sahnelere adım atan sanatçı, Atıf Yılmaz ve Memduh Ün gibi efsane yönetmenlerin dikkatini çekmeyi başardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Meral Zeren Kemal Sunal (1)" height="415" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/meral-zeren-kemal-sunal-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Sinema dünyasına girebilmek için yaşını 4 yıl büyüten Zeren, kısa sürede zekası ve doğal oyunculuğuyla Yeşilçam’ın vazgeçilmez yüzlerinden biri haline gelerek kariyer basamaklarını hızla tırmandı.</p>

<p><img alt="Meral Zeren Gençlik (2)" height="872" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/meral-zeren-genclik-2.PNG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>SİNEMANIN ARDINDAN GELEN GAZİNO VE TİYATRO BAŞARISI</strong></p>

<p>Zeren, sadece beyaz perdedeki başarısıyla sınırlı kalmadı; aynı zamanda müzik dünyasında da iddialı bir duruş sergiledi. Selami Şahin’den müzik dersleri alarak sesini eğiten sanatçı, Zeki Müren ve Ajda Pekkan gibi dev isimlerle aynı sahneleri paylaştı.</p>

<p>80’li yıllarda "Banker Bilo" gibi kült filmlerle sinemadaki yerini sağlamlaştırırken, görkemli müzikallerle tiyatroda da fırtınalar estirdi. 1985 yılında yer aldığı "Duvardaki Kan" dizisiyle televizyon dünyasında da başarısını perçinleyen usta isim, sanatın her dalında varlığını hissettirdi.</p>

<p><strong>ZAMANIN İZLERİ VE BİTMEYEN HAYRAN SEVGİSİ</strong></p>

<p>Bugün 70 yaşında olan usta oyuncunun yeni imajı dikkat çekerken, birçok hayranı ise tanıyamadı.</p>

<p>İşte oyuncunun son halinden görüntüler:</p>

<p><img alt="Meral Zeren (2)" height="1305" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/meral-zeren-2.PNG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><img alt="Meral Zeren (1)" height="1206" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/meral-zeren-1.PNG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirli-oldugu-bilinmiyordu-yesilcamin-efsanesi-son-haliyle-sasirtti</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 15:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/meral-zeren-genclik-3.png" type="image/jpeg" length="98865"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[500 yıllık eseri Topkapı Sarayı’nda bulunan Diyarbakırlı sanatçı kimdir?]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/500-yillik-eseri-topkapi-sarayinda-bulunan-diyarbakirli-sanatci-kimdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/500-yillik-eseri-topkapi-sarayinda-bulunan-diyarbakirli-sanatci-kimdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadim şehir Diyarbakır, tarih boyunca bağrından çıkardığı bilim ve sanat insanlarıyla medeniyet tasavvuruna yön vermeye devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın bilim ve sanat dünyasına katkısı El Cezeri’den Cahit Sıtkı Tarancı’ya uzanan bu görkemli listenin en özel duraklarından biri de 15. ve 16. yüzyıllarda yaşamış olan Şair Cemili’dir.</p>

<p>Hem Akkoyunlu hem de Osmanlı coğrafyasında iz bırakan Cemili, Türkiye’de edebiyatın bölgesel sınırlarını aşan nadir şahsiyetler arasında yer alıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>DİYARBAKIR’DAN HERAT’A UZANAN BİR ÖMÜR</strong></p>

<p>1465 yılında Diyarbakır’da dünyaya gelen Cemili, eğitimini ve sanat anlayışını zenginleştirmek adına dönemin kültür merkezlerine yolculuklar yaptı. İlk durağı Akkoyunluların yönetimindeki Tebriz olan şair, burada nazireler yazarak yeteneğini kanıtladı.</p>

<p>Ardından Türkistan ülkelerinin ilim merkezi Herat’a geçerek Ali Şir Nevai’nin edebi dünyasından beslendi. 16. yüzyıl başlarında Şah İsmail’in fetihleri üzerine İstanbul’a göç eden Cemili, ömrünün geri kalanını bu şehirde tamamlayarak 1543 yılında vefat etti.</p>

<p></p>

<p><strong>ÇAĞATAY LEHÇESİYLE ANADOLU’DA BİR YANKI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şair Cemili’nin en dikkat çekici özelliği, Türkistan ve Anadolu Türk edebiyatları arasında kurduğu o sağlam köprüdür. Ümmi olmasına rağmen irticalen şiir söyleme yeteneği ile tanınan sanatçı, özellikle gazelleriyle döneminde büyük bir ün kazandı.</p>

<p>Şiirlerinin büyük bir kısmını Çağatay lehçesiyle kaleme alarak Türk dilinin zenginliğini eserlerine yansıttı.</p>

<p></p>

<p><strong>TEK ESER: BİNLERCE MISRALIK MİRAS</strong></p>

<p>Günümüzde bilinen tek eseri "Divan" olan Cemili’nin bu kıymetli çalışması Topkapı Sarayı Kitaplığı’nda muhafaza edilmektedir.</p>

<p>Ali Şir Nevai’ye yazdığı nazirelerle dikkat çeken bu Divan; 1 tevhit, 1 münacat, 721 gazel ve 83 rubaiden oluşmaktadır.</p>

<p>Öte yandan bu eser, sadece bir şiir toplamı değil, aynı zamanda Türk dünyasının edebi geçiş sürecini belgeleyen tarihi bir vesika niteliği taşımaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/500-yillik-eseri-topkapi-sarayinda-bulunan-diyarbakirli-sanatci-kimdir</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/01/eski-diyarbakir/diyarbakir-sur-eski-fotograf.jpg" type="image/jpeg" length="46101"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır mutfağının 10 efsane lezzeti: Kimler biliyor?]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-mutfaginin-10-efsane-lezzeti-kimler-biliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-mutfaginin-10-efsane-lezzeti-kimler-biliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mezopotamya’nın kadim kenti Diyarbakır, binlerce yıllık kültür birikimini sofralarına nakış gibi işlemeye devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın dar sokaklarından yükselen baharat kokuları, sadece bir yemek şöleni değil, aynı zamanda yaşayan bir tarihin habercisi niteliğinde.</p>

<p><img alt="Düğün Yemeği Yemek Tabldot" height="353" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/09/dugun-yemegi-yemek-tabldot.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>DİYARBAKIR’IN 10 EFSANE LEZZETİİ</strong></p>

<p>Diyarbakır mutfağının vazgeçilmezleri listesi şu şekilde:</p>

<p><img alt="Diyarbakır Ciğer" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/10/diyarbakir-ciger.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1-Diyarbakır Ciğer Kebabı: Şehrin günün her saati (kahvaltı dahil) tüketilen en popüler lezzetidir.</p>

<p><img alt="Hırçikli Meftune" height="563" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/05/hircikli-meftune.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>2-Meftune: Diyarbakır mutfağının "imza" yemeklerinden biridir. Patlıcanlı veya kışın kabağın ekşili (sumak suyuyla) ve bol sarımsaklı etle pişirilmesiyle hazırlanır.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Kaburga Dolması Nasıl Yapılır, Nerede Yenir" height="432" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/07/diyarbakir-kaburga-dolmasi-nasil-yapilir-nerede-yenir.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>3-Kaburga Dolması: Kuzu kaburgasının içine; iç pilav, kuş üzümü ve badem doldurularak saatlerce buharda pişirildiği, özel günlerin vazgeçilmez yemeğidir.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Usulü Içli Köfte Nasıl Yapılır İşte Tarifi" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/10/diyarbakir-usulu-icli-kofte-nasil-yapilir-iste-tarifi.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>4-İçli Köfte (İrok): Diğer yörelerden farklı olarak Diyarbakır’da genellikle haşlanarak servis edilir ve iç harcındaki baharat dengesiyle öne çıkar.</p>

<p><img alt="Diyarbakır mutfağının tescilli lezzeti Kibe Mumbar" height="454" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/10/diyarbakir-mutfaginin-tescilli-lezzeti-kibe-mumbar.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>5-Kibe Mumbar: Temizlenmiş işkembe ve bağırsakların; pirinç, kıyma ve özel baharatlı harçla doldurulmasıyla yapılan, zahmetli ama efsanevi bir yemektir.</p>

<p><img alt="Pıçık Yemeği Yemek" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/03/picik-yemegi-yemek.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>6-Pıçık (Hıllorik): İnce bulgurla hazırlanan minik köftelerin, bol sarımsaklı yoğurt ve üzerine dökülen kızgın tereyağlı sosla servis edildiği bir çeşit yerel mantıdır.</p>

<p><img alt="Diyarbakır Çörek Fırın" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/03/diyarbakir-corek-firin.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>7-Diyarbakır Çöreği: Mahlep ve susamın eşsiz kokusuyla hazırlanan, kendine has şekliyle hem fırınlarda hem de evlerde pişirilen meşhur tuzlu çörektir.</p>

<p><img alt="Diyarbakır’ın Meşhur Yemeği “Nardan Aşı” Nasıl Yapılır İşte Tarifi" height="438" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/03/diyarbakirin-meshur-yemegi-nardan-asi-nasil-yapilir-iste-tarifi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>8-Nardane: Kıyma, bulgur ve nar ekşisinin muazzam uyumundan doğan, hafif ekşili ve oldukça doyurucu bir ana yemektir.</p>

<p><img alt="Yemek Duvaklı Pilav" height="498" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/03/yemek-duvakli-pilav.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>9-Duvaklı Pilav: Altı klasik pirinç pilavı, üstü ise bol baharatlı kıyma ve bademle kaplanan, adeta bir "duvak" gibi süslenen gösterişli bir pilav türüdür.</p>

<p><img alt="Diyarbakır’da 35 ton 'tescilli' burma kadayıf üretilecek" height="422" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/06/diyarbakirda-35-ton-tescilli-burma-kadayif-uretilecek.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>10-Burma Kadayıf: Diyarbakır’ın tescilli tatlısıdır. Bol fıstıklı ve burma şeklindeki çıtır dokusuyla Diyarbakır denince akla gelen ilk tatlıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-mutfaginin-10-efsane-lezzeti-kimler-biliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2023/09/diyarbakirda-yemeniz-gereken-yoresel-lezzetler.jpg" type="image/jpeg" length="73220"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakırlı kasap yaptı, minaresi taşındı: İşte o cami ve hikayesi]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirli-kasap-yapti-minaresi-tasindi-iste-o-cami-ve-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirli-kasap-yapti-minaresi-tasindi-iste-o-cami-ve-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın Sur ilçesinde bulunan ve taşla örtülü tek kubbeli bir cami olan Nebi Caminin hikayesi dikkat çekiyor. İşte detaylar…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın günümüze ulaşan ve kentin önemli simgelerinden biri olan Nebi Cami, merkez Sur ilçesinde yer alan tarihi bir camidir. 15’inci yüzyılda Akkoyunlular döneminde yaptırılmış olan cami halk arasında Peygamber Camii olarak da bilinir.</p>

<p><img alt="" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/diyarbakir-nebi-cami-eski.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>DİYARBAKIRLI BİR KASAP TARAFINDAN YAPILDI</strong><br />
Yapının kimin tarafından yapıldığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, Akkoyunlu eseri olduğu kabul edilmektedir. Minare üzerindeki kitabeye göre bu bölüm, 1530 yılında Diyarbakırlı Kasap Hacı Hüseyin tarafından inşa edilmiştir.</p>

<p><img alt="Nebi Cami" height="508" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/nebi-cami.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>NEDEN CAMİ İSMİ VERİLDİ?</strong><br />
Evliya Çelebi’nin aktardığı bilgilere göre cami, Hanefi ve Şafii cemaatleri için ayrılmış bölümlerin yanı sıra bir medreseye de sahiptir. Minaresinde bulunan ve "Kale’n Nebi (sav) buyurdu" diye başlayan hadisin sıkça yer alması nedeniyle, yapı "Nebi Camii" olarak adlandırılmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MİNARESİ CADDE İÇİN TAŞINDI</strong><br />
Kaynaklara göre Nebi Cami, ilk yapıldığı dönemlerde çok geniş bir alanı üzerine yapılmıştır. Önceleri Hanefiler ve Şafiiler bölümü diye iki kısımdan oluşuyorken günümüzde caminin bulunduğu bina Şafiilere aittir. I. Dünya Savaşı sırasında Hanefilere ayrılan kısmı kışla olarak kullanılmış ve bu nedenle bu bölümün çinileri ve diğer bölgeleri tahrip olmuştur. 1927'de Hanefilere ait bölüm tamamen çökmüş ve 1955'te bu bölümle minare, belediye tarafından yıktırılarak o sırada genişletilen Gazi Caddesi'ne katılmıştır. Aynı yıl minare, giriş kapısının yanından kaldırılarak bugün olduğu konuma yerleştirilmiş ve cami bugün göründüğü haline getirilmiştir. İlk inşasında şimdiki yerinden daha uzakta olan minarenin taşları sökülerek ve numaralandırılarak günümüzdeki mevcut yerine taşındığı bilinmektedir. 1960'ta ise Vakıflar Genel Müdürlüğünce kalan diğer kısımlar onarılmış ve minare bugünkü yerine yeniden inşa edilmiştir. Ayrıca minareye bitişik, kemerli bir kapısı olan avlusu ile bunun doğu yönünde ufak dükkânlar, kuzey yönünde de bir bölümü günümüzde mevcut olan medresesi vardı.</p>

<p><strong>DİYARBAKIR’IN TEK KUBBELİ CAMİLERİNDEN</strong><br />
Diyarbakır’ın önemli yapılarından biri olan cami, dikdörtgen planlı ve tek kubbeli olarak inşa edilmiştir. Kubbenin üstü kurşun kaplamalı piramidal bir çatı ile örtülüdür. Yapının güney duvarına bitişik olarak inşa edilen Baldekan tarzı türbe, caminin en dikkat çeken mimari öğelerinden biridir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Remziye ÇELİK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirli-kasap-yapti-minaresi-tasindi-iste-o-cami-ve-hikayesi</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/diyarbakir-tarihi-nebi-cami-cami.jpg" type="image/jpeg" length="42768"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da 87 yıllık bir “panter” hikayesi: 6 köylüyü yaralamıştı!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-87-yillik-bir-panter-hikayesi-6-koyluyu-yaralamisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-87-yillik-bir-panter-hikayesi-6-koyluyu-yaralamisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1939 yılında Diyarbakır’ın Kadıköyü mevkii, o güne dek bölgede eşine rastlanmamış sıra dışı bir vahşi yaşam olayına sahne oldu. İşte detayları…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’da tarihler 1939’u gösterdiğinde nereden geldiği tespit edilemeyen ve yerel halkın başlangıçta "kaplan" zannettiği dev bir panter, mera alanında istirahat ederken köylüler tarafından fark edildi.</p>

<p>Olay, bir çoban ve bir çiftçinin merakına yenik düşerek hayvana taş atmasıyla bir anda kanlı bir boğuşmaya dönüştü.</p>

<p></p>

<p><strong>TAŞLI MERAKTAN HAYATTA KALMA MÜCADELESİNE</strong></p>

<p>Hayvanın hareketsiz yatışından şüphelenen çoban Derebeyli Ahmed ve çiftçi Cumaoğlu Kerim, tanımadıkları bu canlıyı hareket ettirmek için üzerine taş fırlattı.</p>

<p>Aldığı darbe ile içgüdüsel olarak saldırıya geçen panter, önce her iki köylüyü de altına alarak hırpaladı. Yaralı halde köy merkezine ulaşan Ahmed'in feryatları üzerine, yaklaşık elli kişilik bir grup kazma ve küreklerle olay yerine intikal etti.</p>

<p>Ancak ateşli silahları bulunmayan kalabalığa karşı panter, çevik manevralarla saldırılarını sürdürerek toplamda altı kişiyi muhtelif yerlerinden yaraladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Diyarbakır’da 87 Yıllık Bir “Panter” Hikayesi Birçok Yaralı!" height="500" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/diyarbakirda-87-yillik-bir-panter-hikayesi-bircok-yarali.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>SAATLER SÜREN KUŞATMA VE ACI SON</strong></p>

<p>Köylülerin yardımıyla bir kayalığa sıkıştırılan yırtıcıyı etkisiz hale getirmek için komşu Şerabi köyünden silah desteği istendi. Bölgeye intikal eden köy bekçisi ve beraberindeki grubun katılımıyla mücadele daha da şiddetlendi.</p>

<p>Uzun süren kovalamacanın ardından Şerabi köyünden Ali Kılıç isimli bir genç, bekçinin tüfeğiyle panteri vurarak öldürmeyi başardı. Etkisiz hale getirilen hayvanın gövdesi, o dönemdeki prosedürler gereği kuduz incelemesi yapılmak üzere şehre taşındı.</p>

<p><img alt="Diyarbakır’da 1939 Yıl Önce Bir Panterin 6 Köylüyü Ve Köylüler Tarafından Öldürüldüğü Ulusal Basınında Yer Almış. İşte O Haberin Detayları…" height="829" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/03/diyarbakirda-1939-yil-once-bir-panterin-6-koyluyu-ve-koyluler-tarafindan-olduruldugu-ulusal-basininda-yer-almis-iste-o-haberin-detaylari.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>NUMUNE HASTANESİ’NDE TEDAVİ ALTINA ALINDILAR</strong></p>

<p>Yaşanan dehşet anlarının ardından ağır ve hafif şekilde yaralanan altı köylü, gece saatlerinde Diyarbakır Numune Hastanesi’ne ulaştırılarak tedavi altına alındı.</p>

<p>Dönemin ulusal basınında geniş yankı uyandıran bu olay, bölgedeki yaban hayatı ve insan yerleşimi arasındaki gerilimi gözler önüne sererken; öldürülen panterin tetkikleri için numuneler ilgili kurumlara teslim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Onurcan GÜLER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-87-yillik-bir-panter-hikayesi-6-koyluyu-yaralamisti</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2024/07/eski-diyarbakir/eskiden-diyarbakir-deprem-haberleri-boyle-verilirmis.jpg" type="image/jpeg" length="76557"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır çay ocaklarının asırlık sırrı: Klasik çay tabağındaki gizli şifreler!]]></title>
      <link>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-cay-ocaklarinin-asirlik-sirri-klasik-cay-tabagindaki-gizli-sifreler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-cay-ocaklarinin-asirlik-sirri-klasik-cay-tabagindaki-gizli-sifreler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da çay ocaklarının asırlık sırrı olan klasik çay tabaklarının gizli şifreleri çözüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın tarihi Sur sokaklarında, hanlarında ve kahvehanelerinde her gün ince belli bardakla masamıza gelen o klasik kırmız-beyaz çay tabağının, aslında sıradan bir eşya değil; kökleri İran’a uzanan ve “Acem Nalbekisi” olarak bilinen tarihi bir sanat eseri oluğu ortaya çıktı.</p>

<p><img alt="" height="498" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2026/03/cay-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Diyarbakır’da sabah kahvaltılarının, koyu sohbetlerin ve yorgunluk molalarının vazgeçilmezi olan çay, kuşkusuz şehrin kültüründe büyük bir yere sahip. Hasan Paşa Hanı’nında, mahalle aralarındaki mütavazi çay ocaklarına kadar her yerde karşımıza çıkan kırmızı desenli o klasik çay tabağı, gündelik hayatımızın o kadar içinde ki çoğumuz ona dikkatli bakmıyoruz bile.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Diyarbakır'ın Tarihi Kapı Isimleri Çay" height="502" src="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/02/diyarbakirin-tarihi-kapi-isimleri-cay.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>ADI ACEM NALBEKİSİ</strong></p>

<p>Gündelik dilde sadece “çay tabağı” deyip geçtiğimiz bu tasarımın adı “Acem Nalbekisi” olarak geçiyor. “Acem” kelimesi doğrudan İran’ı işaret ederken, “Nalbeki” ise Farsçada çay tabağı veya altlık anlamıa geliyor. Yani yıllardır Diyarbakır kahvehanelerin gördüğümü ve yüzüne aşina olduğumuz bu altlığın kökenleri İran’a dayanıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>ORTADAKİ YILDIZ: “PENÇ”</strong></p>

<p>Tabağın tam merkezinde yer alan yıldızlı geometrik desenin adı "Penç". Kürtçede ve Farsçada "5" anlamına gelen bu motif, öylesine çizilmiş bir süs değil; bilinçli olarak yerleştirilmiş tarihi bir sembol. Tabağın kenarlarını süsleyen ve hepimizin aşina olduğu o 7 kırmızı lekenin (desenin) taşıdığı anlam ise oldukça duygusal. Bu desenler, Anadolu’daki kadınların kınalı parmaklarını temsil ediyor. Sayılarının tam 7 olması da bir tesadüf değil. Haftanın 7 gününü simgeleyen bu desenler, neredeyse her gün çay içilen bir coğrafyada, "gündelik hayatın ta kendisini" ifade ediyor.</p>

<p></p>

<p><strong>İRAN'DAN DİYARBAKIR'A ULAŞAN "RUMİ" DESENİ</strong></p>

<p>Kırmızı desenlerin hemen yanındaki kıvrımlı çiçek formlarına ise "Rumi" adı veriliyor. "Anadolu’ya ait" anlamına gelen bu isim, Osmanlı döneminde Anadolu diyarının "Rum" olarak adlandırılmasından geliyor. Osmanlı sınırlarının İran'a kadar uzandığı dönemlerde yaşanan bu kültürel etkileşim, zamanla Anadolu ile özdeşleşerek soframıza kadar ulaştı.</p>

<p></p>

<p><strong>"TAVŞAN KANI" SIRRI: İŞİN PRATİK VE LEZZETLİ TARAFI</strong></p>

<p>Acem Nalbekisi'nin yalnızca kültürel ve sanatsal değil, çok pratik bir amacı da var. Tasarımdaki kırmızı bloklar, üzerine konulan ince belli bardaktaki çayın rengini yansıtarak çayın daha "tavşan kanı" görünmesini sağlıyor. Bu görsel illüzyon, renk algımızı değiştirerek içtiğimiz çayın bize çok daha lezzetli hissettirmesini sağlıyor.</p>

<p>İran'dan yola çıkıp Anadolu motifleriyle harmanlanan ve bugün Diyarbakır'ın dört bir yanında demlenen çaylara eşlik eden bu yaşayan sanat eseri, kültürel bir yolculuğun en güzel özetini sunuyor.</p>

<p>Bir dahaki sefere Sur'da ya da mahallenizdeki bir çay ocağında çayınızı yudumlarken, bardağın altındaki o kırmızı beyaz tabağa bir de bu gözle bakmayı unutmayın!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Servet TURSUN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>MÜCADELE ARŞİV, SUR</category>
      <guid>https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakir-cay-ocaklarinin-asirlik-sirri-klasik-cay-tabagindaki-gizli-sifreler</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mucadelegazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/mucadelegazetesi-com-tr/uploads/2025/09/mucadele-arsiv/diyarbakir-ulu-cami-meydani-onu.jpg" type="image/jpeg" length="74793"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
