Altan Tan, özellikle popüler söylemler ve şehir kimliğine dair yerleşik kabulleri sarsacak çarpıcı tespitler paylaştı. Altan Tan, Kürt ulusalcılarının "Diyarbekir" ismine karşı mesafeli ve alerjik bir tutum sergilediğini belirtti.
"AMED" KELİMESİNİN KÖKENİ KÜRTÇE DEĞİL
Günümüzde sıkça kullanılan "Amed" kelimesinin sanıldığı gibi Kürtçe kökenli olmadığını vurgulayan Tan, bu ismin asıl kökeninin Süryanice "Omit" (Amit) kelimesine dayandığını ifade etti.
Tan, kelimenin Kürtler veya Kürtçe diliyle doğrudan bir bağının bulunmadığının altını çizdi.
TARİHİ SUR İÇİ VE KÜRTLÜK VURGUSU
Diyarbakır’ın tarihi Sur içi bölgesine dair kültürel analizler de yapan Tan, bu bölgede homojen bir "Kürtlük" aranmasının tarihsel gerçeklerle bağdaşmadığını söyledi.
Sur içinin çok kültürlü geçmişine dikkat çekerek, burayı sadece tek bir etnik kimlik üzerinden okumanın yanlış olduğunu belirtti.
1970'LERE KADAR SOKAKTA KONUŞULAN DİL: AZERİ LEHÇESİ
Şehrin yakın geçmişteki sosyo-kültürel yapısına ve dil mirasına değinen eski milletvekili, 1970'li yıllara kadar bölgenin pazarında ve sokaklarında hakim olan dilin Azeri lehçesine yakın bir Türkçe olduğunu ifade etti.
Tan, o dönem günlük hayatta kullanılan konuşma diline "Gelah, gidah, yapiyam, kıriyam, soriyam, ne yapisan" gibi şive özelliklerini örnek göstererek Diyarbakır'ın dilsel dönüşümüne dikkat çekti.




