Diyarbakır Barosu, "Toplumsal Barış ve entegrasyon sürecine ilişkin hukuki görüş ve öneriler” raporunu açıkladı. Baro binasında yapılan açıklamaya çok sayıda hukukçu katıldı. Hazırladıkları raporu Meclis’e sunacaklarını dile getiren Diyarbakır Baro Başkanı Güleç, raporun içinde yer alan başlıklara dair aktarımlarda bulundu.

Baro Başkan Yardımcısı Şilan Çelik, Türkiye’de uzun yıllardır devam eden silahlı çatışma sürecinin, başta yaşam hakkı olmak üzere temel hak ve özgürlükler alanında ağır ve yaygın ihlallere yol açtığına; hukuk devleti ilkesi, demokratik siyasal düzen ve toplumsal barışı ciddi biçimde zedelediğine dikkat çekti. Gelinen aşamada, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin kalıcı barışa evrilebilmesi için en temel gerekliliğin; silahlı çatışmanın sona erdirilmesini hukuki güvenceye bağlayan, toplumsal entegrasyonu mümkün kılan ve demokratik hukuk devleti ilkeleriyle uyumlu özel bir yasal çerçevenin oluşturulması olduğunu dile getiren Şilan Çelik, “Bu bağlamda, çatışmanın sona erdirilmesine yönelik olarak ortaya çıkan yeni siyasal süreç, salt güvenlik eksenli yaklaşımlar yerine hukuki, siyasal ve toplumsal boyutları içeren bütüncül bir çerçevede ele alınmayı zorunlu kılmaktadır” diye konuştu.

RAPOR
5 konu başlığı altında hazırlanan raporda, “Çatışma sonrası dönemde entegrasyon süreci”, “Ceza sorumluluğu, af kurumu ve anayasal çerçeve”, “Terörle Mücadele Kanunu ve entegrasyon süreci adaleti”, “Entegrasyon sürecine dayalı öze hukuk rejimi önerisi”, “Entegrasyon dönemi ardından demokratikleşme süreci” konuları işlendi.

Öcalan’dan açıklama geldi: “Birinci aşama bitti…”
Öcalan’dan açıklama geldi: “Birinci aşama bitti…”
İçeriği Görüntüle

“ÖZEL YASAL ÇERÇEVE ZORUNLU”
Baro Başkan Yardımcısı Şilan Çelik, çatışma sonrası dönemin yalnızca güvenlik eksenli politikalarla değil; hukuki, siyasal ve toplumsal boyutları içeren bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti. Çelik, silahlı çatışmanın sona erdirilmesini hukuki güvenceye bağlayan ve toplumsal entegrasyonu mümkün kılan özel bir yasal düzenleme yapılması çağrısında bulundu.

Raporda, mevcut ceza hukuku mekanizmalarının toplumsal ve siyasal boyutu olan çatışmaların çözümü için yeterli olmadığı ifade edilerek, onarıcı adalet esaslı bir entegrasyon süreci önerildi.

“AF DEĞİL, İSTİSNAİ BARIŞ HUKUKU”
Raporun sonuç bölümünde, silahlı çatışmaya katılan örgüt üyelerinin demokratik ve toplumsal yaşama katılımını sağlayacak özel hükümler içeren bir kanun çıkarılması gerektiği kaydedildi. Önerilen düzenlemenin genel ya da özel af niteliğinde değil, barış sürecine özgü istisnai bir hukuk rejimi olması gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda, örgütün feshi ve silah bırakması sonrasında üyeler, yöneticiler ve örgütle bağlantılı kişiler hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların düşürülmesi; silah bırakma iradesi beyan eden tutuklu ve hükümlülerin tahliyesi önerildi.

“TMK KALDIRILSIN”
Raporda, Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) mevcut haliyle entegrasyon ve demokratikleşme hedefleriyle uyumsuz olduğu belirtilerek yürürlükten kaldırılması gerektiği ifade edildi. Silahlı örgütün feshi ve şiddetin reddi halinde TMK’nin uygulama alanının fiilen daralacağı savunuldu.

“TERÖR LİSTESİ”NDEN ÇIKARILMA ÇAĞRISI
Raporda ayrıca PKK’nin feshi ve silah bırakmasının TBMM tarafından tespit edilmesi sonrasında terör listesinden çıkarılması gerektiği belirtildi. Silah bırakan örgüt üyelerinin güvenliğinin sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması ve sürecin uluslararası gözlemle desteklenmesi önerildi.

“UMUT HAKKI” VURGUSU
Baro, demokratikleşme ve hukuki reformların entegrasyon sürecinin kalıcı olması açısından zorunlu olduğunu belirterek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin “Öcalan/Türkiye” kararına atıf yaptı. Bu çerçevede infaz mevzuatının uluslararası standartlarla uyumlu hale getirilmesi ve “umut hakkı” doğrultusunda düzenlemeler yapılması gerektiği kaydedildi.

HAKİKAT VE HAFIZA KOMİSYONU ÖNERİSİ
Raporda, TBMM bünyesinde insan hakları savunucuları, barolar, sivil toplum ve mağdur temsilcilerinden oluşacak Hakikat, Onarım ve Toplumsal Hafıza Komisyonları kurulması önerildi. Ayrıca yerelde Barış İzleme Kurulları oluşturulması gerektiği ifade edildi.

ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI
Baro, sürecin uluslararası meşruiyet ve güvence kazanması amacıyla Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği ile iş birliği yapılmasını önerdi. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere uyum sağlanması ve AİHM kararlarının iç hukukta uygulanabilir hale getirilmesi gerektiği vurgulandı.

Kaynak: Haber Merkezi