Diyarbakır’da resmi bir ihale sürecinin işletilmemesi nedeniyle geçici çözümlere mahkum edilen çalışanlar, her sabah ve akşam işe gidiş dönüş yolunda adeta canlarını hiçe sayıyor.
Şehrin merkezinden cezaevine uzanan 40 dakikalık yol, standartların çok üzerindeki doluluk oranıyla tam bir çileye dönüşmüş durumda.
KAPASİTE ZORLANIYOR RİSK KATLANIYOR
Sayıca yetersiz araçlarla verilen bu geçici hizmette, 35 kişilik minibüslere 55 personelin bindirildiği iddia ediliyor. Ayakta, sıkış tıkış ve güvenlik önlemlerinden yoksun şekilde yapılan bu yolculuklar, olası bir kaza anında facianın kapısını aralıyor.
Personel, "En ufak bir kazada bunun hesabını kim verecek?" sorusunu sorarak yetkililerden acil müdahale bekliyor.

İHALE NEDEN ERTELENİYOR?
Kamu hizmetinin aksamadan ve güvenle yürümesi gerekirken, servis ihalesinin neden ısrarla yapılmadığı ise büyük bir soru işareti.
İhale sürecinin askıda kalması, akıllara "Bu durumdan kim menfaat sağlıyor?" sorusunu getiriyor. Geçici taşımacılık sistemiyle hem personel mağdur ediliyor hem de devletin kaynaklarının ne derece verimli kullanıldığı tartışmaya açılıyor.
Bakanlığın bu denetimsizliğe ve riskli taşımacılığa ne zaman "dur" diyeceği merakla bekleniyor.




