İstanbul'dan hareket eden Diyarbakır firmasına ait otobüste, seyahat konforunun ötesinde, inanç özgürlüğü ve hassasiyetlerin hiçe sayılması büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi.

25 Haziran 2026 tarihinde yaşanan olayda, seyahat özgürlüğünün temel yapı taşlarından olan ibadet hakkının göz ardı edilmesi, hakkını arayan bir vatandaşın haklı isyanıyla gün yüzüne çıktı.

Diyarbakır'ın kalbinde dönüşüm: Tarihi yer modern ışıkla buluştu!
Diyarbakır'ın kalbinde dönüşüm: Tarihi yer modern ışıkla buluştu!
İçeriği Görüntüle

SÖZ VERİLDİ AMA DURULMADI

İstanbul - Diyarbakır seferini yapan bir firmayla yolculuğa çıkan Ensari Ş. isimli vatandaş, sabah namazı vaktinin yaklaşması üzerine muavinle iletişime geçtiğini ancak aldığı yanıta rağmen büyük bir mağduriyet yaşadığını belirtti.

Tuz Gölü yakınlarındaki dinlenme tesisinde verilen 15 dakikalık arada henüz namaz vaktinin girmediğini aktaran yolcu, sonrasında yaşananları şu sözlerle dile getirdi:

"Muavine sabah namazı için ayrıca durulup durulmayacağını sorduğumda, 'Evet, bir sonraki tesiste duracağız' şeklinde cevap verdi ancak verilen bu söz tutulmadı ve Pozantı girişi Çalışkan Dinlenme Tesisleri’ne kadar (saat 06.10 civarı) hiçbir tesiste durulmadı. Namaz için neden durulmadığını sorduğumda ise muavin bu soruyu dikkate bile almadı."

"TUVALETE DURULUYOR, NAMAZA GELİNCE HASSASİYET YOK"

Sözlerin tutulmaması ve sorularının cevapsız kalması üzerine derin bir üzüntü ve rahatsızlık duyduğunu ifade eden yolcu, firmaların planlama yaparken toplumun inanç değerlerini göz önünde bulundurması gerektiğinin altını çizdi.

Her türlü fiziki ihtiyaç için kolaylıkla mola verilebilirken, ibadet gibi manevi ve zamanla yarışan hassas bir konuda aynı özenin gösterilmemesine tepki gösteren E.Ş., köklü geçmişiyle bilinen seyahat firmasının, temsil ettiği Diyarbakır’ın manevi ağırlığına ters düştüğünü dile getirdi.

Muhabir: Onurcan GÜLER