Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde bulunan kentin önemli tarihi yapılarından tarihi Ulu Cami, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Yurdun dört bir yanından gelen ziyaretçiler, Anadolu’nun en eski camilerinden biri olan tarihi yapının eşsiz mimarisine, taş işçiliğine ve asırlık geçmişine hayran kalıyor. Tarihi dokusuyla dikkat çeken Ulu Cami, ziyaretçilerine adeta geçmişe yolculuk yapma fırsatı sunarken Diyarbakır turizminin önemli duraklarından biri olmayı sürdürüyor.

ULU CAMİ’DE ZİYARETÇİ YOĞUNLUĞU DİKKAT ÇEKİYOR
Ulu Cami, yalnızca dini yönüyle değil, taşıdığı tarihi ve kültürel mirasla da ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Caminin avlusunda vakit geçiren ziyaretçiler, tarihi atmosferi yakından tanıma ve bol bol fotoğraf çekme fırsatı buluyor. Diyarbakır’ın tarihini yansıtan önemli yapılardan biri olan Ulu Cami, kentin turizm hareketliliğine de katkı sunuyor.

DİYARBAKIR ULU CAMİ HAKKINDA
Diyarbakır Ulu Camii, Anadolu’nun en eski camilerinden biri olup Beşinci Harem-i Şerif olarak bilinir. 639 yılında Mar Toma Kilisesi’nin camiye çevrilmesiyle oluşturulmuştur. Tarih boyunca birçok hükümdar ve beylik tarafından onarılmış ve geliştirilmiştir. Geniş avlusunun çevresinde Hanefiler, Şafiiler ve medreseler bulunmaktadır. Üç kapısı olan caminin girişinde aslan ve boğa kabartmaları yer alır. Kalem işi süslemeleri ve tarihi mimarisiyle önemli bir kültürel mirastır.
Diyarbakır Ulu Camii; Doğu ve Batı Maksureleri, Güneş Saati, Şadırvan, Hanefiler ve Şafiiler bölümlerinden oluşur. Doğu ve Batı Maksureleri İnaloğulları döneminde yapılmış, daha sonra onarılmıştır. Avludaki güneş saati El Cezeri tarafından yapılmış, şadırvan ise 1849 yılında inşa edilmiştir. Hanefiler bölümü caminin en eski yapılarından biri olup, Şafiiler bölümü 12. yüzyılda yapılmıştır. Diyarbakır Ulu Camii, farklı dönemlerin mimari özelliklerini taşıyan önemli bir tarihi ve kültürel mirastır.




