Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer tarafından yapılan açıklamalar, Erciyes'ten Nemrut'a, Ağrı'dan Diyarbakır sınırlarındaki Karacadağ'a kadar toplam 14 bölgenin potansiyel tehlike barındırdığını ortaya koyuyor.
Tarihsel süreçte aktif olduğu bilinen bu dağların, sanılanın aksine tamamen sönmediği ve "uyuyan devler" olarak izlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
ÇATALHÖYÜK DUVARLARINDAN GÜNÜMÜZE UZANAN LAV TEHDİDİ
Anadolu topraklarındaki volkanik hareketliliğin geçmişi, binlerce yıl öncesine dayanan arkeolojik verilerle de destekleniyor. Özellikle Hasan Dağı'nın yaklaşık sekiz bin yıl önce gerçekleşen patlamasının Çatalhöyük’teki kazılarda bulunan çizimlere yansıması, bu doğa olaylarının insanlık tarihi üzerindeki etkisini kanıtlıyor.
Niğde ve çevresindeki Göllüdağ gibi oluşumların son 10 bin yıl içinde aktivite göstermiş olması, riskin bilimsel açıdan ne kadar güncel olduğunu gözler önüne seriyor.

DİYARBAKIR’DA LİSTEDE YER ALIYOR
Bilimsel verilerin ışığında hazırlanan İl Risk Azaltma Planları (İRAP), volkanik tehlikeler konusunda sınıfta kalmış görünüyor. Başta Diyarbakır, Aksaray, Kayseri ve Van olmak üzere birçok ilde hazırlanan afet planlarında volkanik risklere yeterince yer verilmemesi sert eleştirilerin hedefi oldu. Mevcut afet yönetim anlayışının sadece kriz anına odaklandığı, ancak asıl önemli olanın riskleri önceden tespit ederek önleyici tedbirler almak olduğu ifade ediliyor.
GÖZETİM ALTINA ALINMASI GEREKEN DAĞLAR VE TIBBİ JEOLOJİ
Afetlere karşı hazırlıklı olmanın yolu, teknolojik altyapı ve sürekli izlemeden geçiyor. Aktif volkanların gerçek zamanlı sistemlerle takip edilip edilmediği sorusu gündemdeki yerini korurken, MTA tarafından tespit edilen gaz çıkışlarının canlı sağlığı ve tarım arazileri üzerindeki etkilerinin araştırılması isteniyor. Tıbbi jeoloji çalışmalarının hızlandırılması ve yanardağ çevrelerindeki yerleşim birimlerinin güvenlik durumunun ivedilikle gözden geçirilmesi bekleniyor.




