DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinde (AKPM) Türkiye’de LGBTİ+’lara, hak savunucularına ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik hak ihlallerinin ele alındığı oturumda konuştu. Baskı ve şiddetin sona erdirilmesi, temel hakların korunması için acil adımlar atılması çağrısının yapıldığı oturumda Çelenk, 12 Eylül’den bu yana 15 ilde yaşanan baskın, gözaltı ve tutuklamalara dikkat çekerek “Ailem Güvende” adıyla yürütülen uygulamalara tepki gösterdi. Konuşmasında Kürt ailelerin yaşadığı kayıplara, Selahattin Demirtaş’ın ailesine ve Osman Kavala’nın annesine de değinen Çelenk, “LGBTI+’lara yönelik baskılarla aile güvende olmaz!” dedi.
Türkiye’de yaşananları AKPM’de anlatmaktan duyduğu üzüntüyü dile getiren Çelenk, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’ne taraf olduğu dönemi hatırlattı. Türkiye’nin barışa doğru ilerlemeye çalıştığı bir dönemde yeni bir baskı dalgasından söz etmek zorunda kalmaktan duyduğu üzüntüyü ifade eden Çelenk şöyle konuştu:
“Ülkemde yaşananları burada, sizlerin arasında bu şekilde anlatmak benim için gerçekten çok üzücü. Tabii ki daha güzel günlerimiz olmuştu.. İstanbul Sözleşmesi’ne taraf olduğumuz zamanlar. Türkiye’nin barışa doğru ilerlemeye çalıştığı, eski yaraları iyileştirmeyi ve geçmişte yaşanan kayıplarla yüzleşmeyi konuşmamız gereken bir dönemde, keşke yeni bir baskı dalgasından söz etmek zorunda kalmasaydık.”
“Bu cadı avına ‘Ailem Güvende’ adı verildi”
12 Eylül’den bu yana 15 ilde LGBTİ+’ların, aktivistlerin, hak savunucularının ve LGBTİ+ örgütlerinin üyelerinin baskın, gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya kaldığını belirten Çelenk, aralarında LGBTİ+ bir annenin de bulunduğunu söyledi:
“Aralarında LGBTİ+ bir anne de vardı. Çocuğu ve onurlu bir yaşam için mücadele eden bir anne. Bu cadı avına ‘Ailem Güvende’ adı verildi. Aile gerçekten güvende mi? LGBTİ+’lar aile için bir tehdit değildir. Onlar çocuk, ebeveyn, kardeş ve arkadaş olarak ailelerin bir parçasıdır. Ve eğer Türkiye’deki aileler konusunda gerçekten kaygılıysak, onların başına neler geldiğine bakmalıyız.”
“Aileler için asıl tehdit LGBTİ+’lar değil”
Türkiye’de ailelerin karşı karşıya olduğu sorunlara da değinen Çelenk, aileler için asıl tehdidin LGBTİ+’lar olmadığını söyledi: “Türkiye’de aileler yoksulluk, açlık, şiddet, güvencesizlik ve adaletin aşınması nedeniyle büyük bir yıkım yaşıyor. Aileler için asıl tehdit LGBTİ+’lar değildir. İşte bu nedenle ‘Ailem Güvende’ adını duymak bu kadar zor. Bu isim baskınlara, gözaltılara, tutuklamalara ve bir azınlığın hedef alınmasına eşlik ettiğinde güvenliği değil, korkuyu anlatıyor.”
“Onlarınki bir aile değil mi?”
Çelenk, konuşmasının devamında Kürt ailelerin yaşadığı kayıplara dikkat çekti. Eve dönemeyen çocukların, yitirilen yaşamların ve yarım kalan geleceklerin yasını taşıyan aileleri hatırlatan Çelenk, Selahattin Demirtaş’ın on yıldır cezaevinde olduğunu ve bu sürede kızlarının büyüyerek üniversite öğrencisi olduğunu belirtti:
“Ortak bir yas taşıyan Kürt aileler var. Hiçbir zaman bütünüyle kabul edilmemiş, yası tutulamamış bir acı. Eve hiç dönemeyen çocuklarının, yitirilen yaşamların ve gerçekleşme fırsatı bulamayan geleceklerin yası. Onlarınki bir aile değil mi? Bugün Selahattin Demirtaş on yıldır cezaevinde. Babaları hayatlarında yokken kızları büyüdü ve üniversite öğrencisi oldu. Onlarınki bir aile değil mi?”
Osman Kavala’nın annesini hatırlattı
Çelenk, konuşmasının son bölümünde bir gün önce aynı binada Prof. Ayşe Buğra’nın eşi Osman Kavala hakkında verilen Mahkeme kararlarının uygulanması için yaptığı çağrıya değindi. Buğra’nın dokuz yıldır oğlunu bekleyen Kavala’nın yaşlı annesinden söz ettiğini aktaran Çelenk şöyle devam etti: “Dün, burada, bu binanın 7 numaralı salonunda Profesör Ayşe Buğra’nın, eşi Osman Kavala hakkında verilen Mahkeme kararlarının uygulanması çağrısını dinledik. Dokuz yıldır oğlunu bekleyen yaşlı annesinden söz etti. Oğlu nihayet eve döndüğünde annesinin artık onu tanıyamayabileceğini söyledi. Onlarınki bir aile değil mi?”
Çelenk konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “LGBTI+’lara yönelik baskılarla aile güvende olmaz! Aile için tehdit, hukukun üstünlüğünün dışında kalan ve vicdan gözetilmeksizin yürütülen uygulamalardır.”




