Devlet Su İşleri (DSİ) 10. Bölge Müdürlüğü tarafından büyük bir titizlikle yürütülen çalışmalar sonucunda, tam 196 kilometre 816 metre uzunluğundaki sulama ana kanalının inşaatı başarıyla tamamlandı.
Dev proje; Diyarbakır’ın Çınar ve Bismil ilçeleri ile Mardin’in Savur ilçesi sınırlarındaki geniş tarım arazilerine can suyu taşıyarak bölge ekonomisine ve tarımsal üretime muazzam bir katkı sunmayı hedefliyor.

DEV KANALA İLK SU VERİLDİ
İnşaat çalışmalarının bitirilmesinin ardından, devasa sulama sistemini test etmek ve işletmeye hazır hale getirmek amacıyla kritik bir aşamaya geçildi. Yetkililer, 7 Haziran 2026 tarihi itibarıyla ana kanal sistemine aralıklarla deneme amaçlı sulama suyu verilmeye başlandığını duyurdu.
Suyun sisteme bırakılmasıyla birlikte, bölgedeki tarım arazilerinin modern yöntemlerle sulanmasının önündeki en büyük engel de aşılmış oldu.

KANALIN GEÇECEĞİ GÜZERGÂHLAR BELİRLENDİ
Yaklaşık 197 kilometrelik dev kanal hattı, üç farklı ilçedeki çok sayıda yerleşim yerinin yakınından geçiyor.
Proje güzergâhı Çınar ilçesinde Çataltarla ve Meydanköy mahallelerini kapsarken; Bismil ilçesinde Kazancı, Mollamus/Meydanlık, Ağıllı, Koğuk, İsapınar, Doruk, Harmanlı, Tepecik, Pınarbaşı, Gedikbaşı, Ahmetli, Topraklı ve Güzelköy mahallelerinden ilerliyor.
Öte yandan kanalın Mardin ayağında ise Savur ilçesine bağlı İşgören, Şenocak, Kocahüyük, Kırkdirek ve Soylu mahalleleri bu büyük yatırıma ev sahipliği yapıyor.
HAYATİ GÜVENLİK UYARILARI PEŞ PEŞE GELDİ
Sisteme su verilmeye başlanması, tarım sektörü için büyük bir müjde taşırken, can ve mal güvenliği açısından da çok ciddi tedbirlerin alınmasını zorunlu kılıyor. DSİ yetkilileri, özellikle kanal çevresinde yaşayan vatandaşların derinliği ve akıntı hızı yüksek olan bu sulama kanalında yüzmelerinin, balık avlamalarının veya herhangi bir amaçla suya girmelerinin kesinlikle yasak ve tehlikeli olduğunu vurguluyor.
Bunun yanı sıra kanal boyunca uzanan ve sadece DSİ'nin işletme-bakım çalışmaları için tasarlanan servis yollarının genel ulaşıma açık olmadığı, bu alanların araç veya yaya trafiği için kullanılmaması gerektiği hatırlatılıyor. Güvenlik amacıyla yerleştirilen uyarı levhaları, korkuluklar ve tel örgülere hiçbir şekilde müdahale edilmemesi, bunların sökülmemesi ve tahrip edilmemesi büyük önem taşıyor.
ÇOCUKLAR VE PİKNİKÇİLER İÇİN BÜYÜK RİSK
Kanal çevresinin bir eğlence veya dinlenme alanı olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen yetkililer, su kenarında piknik yapılmasının ve güvenlik sınırlarının ihlal edilmesinin telafisi imkânsız sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.
En büyük risk grubunu oluşturan çocukların kanal çevresinde kontrolsüz şekilde bulunmaması adına ebeveynlere büyük görevler düşüyor. Tüm bölge halkının can güvenliği için ilan edilen bu kurallara en üst düzeyde hassasiyet göstermesi ve yetkililerin yönlendirmelerine harfiyen uyması önemle rica ediliyor.




