Diyarbakır’ın Eğil ilçesine bağlı Yatır Mahallesi’nde ikamet eden H.D. isimli vatandaş, Dicle Nehri’nin yatağından kaçak yollarla kum ve çakıl çıkarıldığını fark ederek durumu yetkililere bildirdi.
Doğayı korumak adına devletine yardımcı olmak isteyen H.D., ihbar sürecinin ardından hayatının şokunu yaşadı. Gizlilik kaydıyla verdiği ifadenin sızdırılması üzerine şahısların hedefi haline gelen vatandaş ve ailesi, bir yıldır can güvenliği endişesiyle yaşıyor.
GİZLİ KALMASI GEREKEN KİMLİK BİLGİLERİ DEŞİFRE EDİLDİ
İddiaya göre, Yenişehir İlçe Jandarma Karakolu’nda görevli bir astsubay tarafından sürekli aranarak ifadeye çağrılan H.D., isminin gizli tutulması şartıyla tanıklık yapmayı kabul etti.
Ancak kısa bir süre sonra, kimlik bilgilerinin "bir şekilde" karşı tarafa ulaştığı anlaşıldı. İhbar edilen tarafların isimlerini öğrenmesiyle birlikte süreç, bir çevre koruma meselesinden kişisel bir tehdit davasına dönüştü.
TEHDİT, ZORLA İMZA VE İCRA TAKİBİ KISKACI
Kimlik bilgilerinin deşifre edilmesinin ardından baskılara maruz kaldığını belirten H.D., şahıslar tarafından tehdit edildiğini öne sürdü.
Bu baskılar altında kendisinden zorla imza alındığını ifade eden H.D., bu imzalar üzerinden kendisine yönelik icra takibi başlatıldığını dile getirdi. Devletine güvenerek yola çıkan vatandaş, şu an hukuki ve maddi bir kıskacın içinde hukuk mücadelesi veriyor.
ENGELLİ ANNE VE BABASIYLA GÜVENLİK ENDİŞESİ TAŞIYOR
H.D.’nin en büyük endişesi ise kendi hayatından ziyade, bakmakla yükümlü olduğu ailesi. Görme engelli bir babası ve işitme engelli bir annesi bulunan H.D., olayın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen tehditlerin ve usulsüz işlemlerin gölgesinde yaşadıklarını belirtiyor.
"Tek suçum doğayı ve devletimin malını korumaktı" diyen H.D., yetkililerden bu mağduriyetin giderilmesini ve can güvenliklerinin sağlanmasını talep ediyor.




