Çınar ilçesine bağlı kırsal Beşpınar Mahallesi'nde 3 Eylül 2017’de kaybolan Osman Güler (20) ile ilgili dosya raftan indirildi.

KAYIP DOSYASI, CİNAYET DOSYASINA DÖNÜŞTÜ
İddiaya göre; pamuk tarlasını sulamak için evden çıktıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Aile, çocuklarını Akbuğa ailesinin kaçırdığı iddiasıyla Çınar Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Savcılığın talimatıyla yapılan tüm aramalara rağmen Osman Güler’in izine rastlanmadı. Aile, Osman'ın ağabeyi Burak Güler'in kız kaçırdığını, bu nedenle kızın ailesi ile aralarında husumet oluştuğunu söyledi. Dosya, 2022'de Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) tarafından yeniden ele alındı. Teknik ve analitik çalışmalar kapsamında, olay günü ve öncesine ait telefon kayıtları, HTS verileri, baz istasyonu sinyal bilgileri ile şüphelilerin beyanları yeniden incelendi.
Bu değerlendirmeler sonucunda dosya, 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan 'Kasten öldürme' suçu kapsamında ele alındı. Soruşturma kapsamında geçen şubat ayında Osman Güler'in ağabeyinin kayınbabası Selahattin Akbuğa ile oğulları H. İ. Akbuğa ve M. Akbuğa 'Kasten öldürme' suçlamasıyla tutuklanmıştı. Hazırlanan iddianamede 3'ü tutuklu 8 şüpheli hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi. İddianamede, Çınar İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde görev yapan M.B.'nin ifadesine yer verildi. M.B. ifadesinde, "Osman, Selahaddin Akbuğa'nın kendisini ve ailesini rahatsız ettiğini, gönüllü korucu olmak için başvuruda bulunmak istediğini söyledi. Gönüllü korucu alımı olmadığını söyledim. Bunun üzerine silah ruhsatı almak istedi. Ancak sonrasında silah taşıma veya bulundurmaya müracaat etmedi. Birkaç gün sonra Selahattin Akbuğa'yı komutanlığa davet ettik" dedi.
"ÖLDÜRDÜN MÜ?"
İddianamede, JASAT personelinin sondajda çalışan yabancı uyruklu Y. M. ile Whatsapp uygulaması üzerinden yapılan görüşmeye de dikkat çekildi. Kaçak yollar ile Almanya'ya giden Y. M.’nin sondajda yapılan toplantıya ilişkin JASAT personeline Whatsapp üzerinden kendisinin çay servisi yaptığı esnada N.K.'nin Selahattin Akbuğa'ya hitaben "Ne yaptın, öldürdün mü'' şeklinde soru sorduğunu iddia etti. İddianamede ifadesine yer verilen Osman'ın yengesi R. G., Osman'ın öldürüldüğü iddia edilen evde sabaha karşı bir silah sesi ve çığlık sesi duyduğunu, evin komple yıkandığını, evin arkasında yeni bir temel yaptıklarını ve Osman'ı bu temelin altına gömülmüş olabileceğini söyledi. Bu ifade üzerine bölgede arama yapıldığı ancak cesede ulaşılamadığı öğrenildi.
BARAJDA KEMİK SİNYALİ
İddianamede, HTS analizleri sonrası olay günü Göksu Barajı’nda baz sinyali tespit edilince bölgede yer altı görüntüleme cihazıyla arama yapıldığı, su yüzeyi dahil 4 metre derinlikte kemik minerali sinyali alındığı belirtildi. DSİ iş makineleriyle yapılan kazılardan sonuç alınamayınca çalışmalar durduruldu.
Yaklaşık 1 yıl sonra aynı noktada yapılan kontrolde bu kez sinyal tespit edilmedi. Köyde yapılan diğer taramalarda da sonuç elde edilemedi. Ayrıca, tutuklu Selahattin Akbuğa’ya ait olduğu iddia edilen ve olayda kullanıldığı öne sürülen aracın yangında zarar gördüğü iddianamede yer aldı.
AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTENDİ
İddianamede; Selahattin Akbuğa, Halil İbrahim Akbuğa ve Muhammed Akbuğa'nın olay günü birlikte hareket ettiklerine ilişkin HTS analizlerine yer verildi. Soruşturma dosyasında çok sayıda tanığın, olay öncesinde taraflar arasındaki husumet ve tehditlere ilişkin beyanlarının bulunduğu belirtildi.
Cumhuriyet savcılığı, tutuklu sanıklar Selahattin Akbuğa, H. İ. Akbuğa ve M. Akbuğa ile tutuksuz sanıklar A.A., M.A., A.A., E.T. ve Ş.A. hakkında 'Tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti.





