Diyarbakır’da kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversite, sivil toplum kuruluşları ve alan uzmanlarının katılımıyla “Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları Diyarbakır Sonuç Konferansı” gerçekleştirildi.
Diyarbakır Valiliği'nce; Sıfır Atık Vakfı, Dicle Üniversitesi, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen konferans, Dicle Üniversitesi 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi Cahit Sıtkı Tarancı Salonu’nda yapıldı.
Konferansta, kentin çevre, iklim değişikliği, atık yönetimi, su kaynakları, enerji verimliliği ve toplumsal farkındalık başlıklarındaki yol haritası ele alındı. Çalıştay sürecinde dört ana blok altında oluşturulan 14 tematik masada geliştirilen çözüm önerileri kamuoyuyla paylaşıldı.
Programa; Vali Murat Zorluoğlu, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Serra Bucak, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ufuk Nurullah Bilgin, Türkiye Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, kamu kurum temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve davetliler katıldı.

VALİ ZORLUOĞLU’NDAN MESAJLAR….
Vali Murat Zorluoğlu, Diyarbakır’daki çalıştayda yaptığı konuşmada, etkinliğin sadece bir değerlendirme toplantısı olmadığını, gelecek nesillerin sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına sahip çıkma iradesini ortaya koymak için düzenlendiğini vurguladı. Çevre kirliliği ve ekolojik tahribatın tüm dünyada ortak bir sorun haline geldiğini belirten Zorluoğlu, su, toprak, hava ve biyolojik çeşitliliğin korunması gerektiğini söyledi.
2017’de başlatılan Sıfır Atık Hareketinin güçlü bir çevre vizyonuna dönüştüğünü ve geri kazanım oranlarının sürekli arttığını aktaran Zorluoğlu, bugüne kadar ekonomiye yaklaşık 365 milyar lira katkı sağlandığını ifade etti. Diyarbakır’ın tarihi, doğal ve ekonomik özellikleriyle çevre çalışmaları açısından özel bir öneme sahip olduğunu belirten Vali, şehrin üretirken koruyan ve büyürken çevre hassasiyetini güçlendiren bir kimliğe sahip olması gerektiğini vurguladı.
Konuşmasını, çevre sorumluluğunun yalnızca kurumların değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak görevi olduğunu ve sıfır atık uygulamalarının önümüzdeki dönemde daha da güçlendirileceğini belirterek tamamladı.
“DÜNYANIN GERÇEK GÜNDEMİNİ MASAYA TAŞIYORUZ”
Türkiye Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, konuşmasında Sıfır Atık Hareketi’nin Türkiye’den dünyaya uzanan güçlü bir çevre modeline dönüştüğünü söyledi. Emine Erdoğan himayelerinde 2017 yılında başlatılan Sıfır Atık Hareketi’nin 193 ülkede karşılık bulduğunu belirten Ağırbaş, şehirlerin sorunlarını yerinde görmek ve ortak çözüm üretmek için çalıştayların önem taşıdığını vurguladı. Ağırbaş, kaynak adaletsizliği, israf ve iklim krizinin artık ertelenemeyecek başlıklar hâline geldiğini belirterek, “Şehirlerimizin kılcal damarlarına inip sorunları sakinleriyle beraber tartışmak, ortak fayda üretmek istiyoruz. Bu yıl ev sahipliği yapacağımız Sıfır Atık Forumu ve COP31 iklim diplomasisi süreçlerinde sahanın gerçek gündemini ve küresel adalet çağrımızı masaya taşımaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat da konuşmasında üniversitelerin sürdürülebilir gelecek hedefindeki rolüne dikkat çekti.
BUCAK: “İKLİM KRİZİNİN YAŞAMIN HER ALANINDA HİSSEDİLİYOR”
Eşbaşkan Serra Bucak, Diyarbakır’daki konferansta iklim krizinin yaşamın her alanında hissedildiğini vurguladı. Aşırı kuraklık, sıcaklık artışı, toprak yıpranması ve üretimde yaşanan sorunların doğayla ilişkimizin yeniden değerlendirilmesini zorunlu kıldığını söyledi. Bucak, iklim değişikliğini sadece bir çevre sorunu değil, yaşam hakkı, kent hakkı ve sürdürülebilirlik meselesi olarak gördüklerini belirtti. İklim politikalarının ayrıca adil ve eşit yaşamı savunma meselesi olduğunu, asıl sorunun atık değil, üretim ve tüketim alışkanlıkları olduğunu dile getirdi. Yeniden kullanım, paylaşım ve takas kültürünün yaygınlaştırılmasının önemine değindi ve kalıcı zihniyet dönüşümünün dayanışma kültürüyle mümkün olacağını vurguladı.
Bucak, çalıştayların sadece tespitlerle sınırlı kalmaması, ortaya çıkan birikimin somut iş birlikleri ve uygulanabilir adımlara dönüşmesi gerektiğini belirtti. COP31 sürecinin Türkiye için bir fırsat olduğunu söyleyerek, iklim krizinin etkilerinin en çok yerelde hissedildiğini ve çözümün yerelde kurulması gerektiğini ifade etti. İlçe belediyeleriyle ortak ve eşgüdümlü çalışmanın önemine de dikkat çekti ve konferansın Diyarbakır’da yeni iş birlikleri ve somut adımlar için güçlü bir zemin oluşturmasını temenni etti.





