Çınar İlçesine bağlı Başalan Köyünde 2020 yılında 8 yaşındaki Muhammet Veli Dümez kaybolduktan sonra cesedi işkence edilmiş, bazı taşla ezilmiş, vücudu paramparça edilmiş halde yıkık harabe bir evde bulundu. Olaydan iki gün sonra dayısı Veysi T. ile Halası Hüsnügül T. gözaltına alındı. İkili sorgulanıp serbest bırakıldı. 3 ay sonra bu kez 16 yaşındaki Serdar O. ile dayı ve hala yeniden gözaltına alınıp bu kez tutuklandı. 3’ü hakkında Ağır Ceza Mahkemesinde, “Eziyet çektirerek çocuğu kasten öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı. İkinci duruşmada 3’ü de tahliye edildi.
HALANIN İFADESİ: “KANIN NASIL BULAŞTIĞINI BİLMİYORUM”
Nefes'te yer alan habere göre, Muhammet’in halası Hüsnügül T., yeğenine hiç dokunmadığını, evin bahçe ve avlu kapısındaki kanın nasıl bulaştığını bilmediğini belirtti. Olayın şokunu atlatamadığını söyleyen Hüsnügül T., suçsuz olduğunu vurguladı. Kayınbiraderiyle herhangi bir ilişkisinin olmadığını da ifade etti.
DAYI: “CEP TELEFONUN IŞIĞIYLA FARK ETTİM…”
Çocuğun dayısı Veysi T., yeğeninin kaybolduğunu öğrenince aramaya çıktığını, metruk binanın yakınında telefon ışığıyla baktığında yeğenini kanlar içinde gördüğünü söyledi. Veysi T., olay sırasında yeğeniyle ilgilenip hastaneye yetiştirdiğini, Hüsnügül’le hiçbir ilişkisinin olmadığını ve iftiraya uğradığını belirtti.
“OLAYDAN 3 GÜN UYUYAMADIM”
Tutuklu lise öğrencisi Serdar O., çocuğun cesedinin bulunduğu yıkık eve hiç girmediğini, olaydan sonra üç gün uyuyamadığını ve çocuğu öldürmediğini iddia etti. Serdar O., Veysi ve Hüsnügül arasında köyde duyumlar dolaştığını, Veysi’nin daha önce başka biriyle de duygusal bağ yaşadığını ve bu nedenle köye gönderildiğini söyledi.
OTOPSİ RAPORU…
Otopsi raporunda çocuğun baş bölgesine 10’dan fazla kesici, delici alet yaralanması izi bulunduğu için canavarca hisle ve eziyet çektirilerek öldürüldüğü kaydedildi. DNA ve kan örneklerinin Ankara Jandarma Kriminal Laboratuarında incelendiği örnekler arasında Serdar O.’nun DNA profilinin çıktığı belirlendi.
NEDENİ BELİRLENEMEDİ
Mahkeme, Serdar O.’nun ilk ifadesinde metruk binaya gitmediğini ve cesedi görmediğini söylediğini, ancak olay sonrası 3 gün uyuyamadığını belirtmesine rağmen nedenini açıklamadığını kaydetti. Sonraki ifadesinde ise eve girip çocuğu kanlar içinde gördüğünü, korkup kaçtığını anlattığı, ancak beyanlarının çelişkili olduğu vurgulandı.
HALA VE DAYIYA BERAAT, ÇOCUĞA 20 YIL HAPİS
Mahkeme, çocuğun neden öldürüldüğünün tüm araştırmalara rağmen belirlenemediğini vurguladı. Suça sürüklenen çocuk Serdar O.’ya önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veren mahkeme, sanığın suç tarihinde 16 yaşında ve lise 10’uncu sınıf öğrencisi olması nedeniyle cezayı 20 yıla indirdi. Mahkeme, iyi hal indirimi uygulamazken, sanık hakkında tutuklama kararı da vermedi. Dayı Veysi ile hala Hüsnügül ise, cinayeti işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delil bulunamadığı gerekçesiyle beraat etti.
SAVCININ İTİRAZI REDDEDİLDİ: İKİ BERAAT ONANDI
Bölge İstinaf Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, çocuğun dayısı ve halası hakkında verilen beraat kararlarını onadı, savcılık ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın itirazlarını reddetti. Daire, suça sürüklenen çocuk Serdar O.’ya verilen 20 yıl hapis cezasını da hukuka uygun buldu. Kararda, delillerin eksiksiz toplandığı, cinayetin Serdar tarafından işlendiğinin kesin ve çelişkisiz verilerle sabit olduğu belirtildi. Dosyayla ilgili nihai kararı Yargıtay 1. Ceza Dairesi verecek.




