Bağlar ilçesinde faaliyet gösteren dershanede iki kızı ve bir yeğeninin kurum içinde akran zorbalığına maruz kaldığını, ardından ise kurum idarecileri tarafından psikolojik şiddet ve baskı altına alındığını öne süren veli Mehmet A., Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ardından İl Milli Eğitim Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığına da başvurarak şikayetçi oldu.
Sınav haftasında derece öğrencisi olan genç kızların psikolojilerinin altüst olduğunu belirten acılı baba, adli ve idari soruşturma başlatılmasını talep etti. Olay, 12 Haziran Cuma günü öğrencilerin kendi aralarında yaşadığı bir tartışmanın ardından dershane yönetiminin olaya müdahale etmesiyle başladı.
Şikayet dilekçesinde yer alan iddialara göre, kurum ortaklarından olan ve aynı zamanda bir okulda öğretmen olan kişi, teras katında yaşanan tartışma sırasında kız öğrencilerden Süreya A.’nın kolunu sertçe sıkarak fiziksel müdahalede bulunduğu öne sürüldü. Öğrencinin bu duruma sert tepki göstererek "Kolumu neden tutuyorsun, bu tacize girer" demesi üzerine kurum idaresinin tavrı daha da sertleşti.
KURUMUN ADI LEKELENMESİN DİYE ÖĞRENCİLERİ ODAYA KAPATTILAR
Velinin beyanına göre, yaşanan fiziksel müdahale iddiasının üstünü kapatmak ve kurumun adının lekelenmesini önlemek amacıyla dershane müdürü devreye girdi.
Sınav haftasındaki genç kızların, diğer öğretmen ve öğrencilerin gözü önünde azarlanarak bir odaya kapatıldığı ve "Kurumun adını tacizciye çıkardınız, sizin bireysel sorunlarınız var" denilerek ağır mobbinge maruz bırakıldıkları öne sürüldü.
Kuruma çağrılan veli Mehmet A., çocuklarını korku ve baskı içinde ağlarken bulduğunu, gerçeğin ortaya çıkması için diğer tarafların da çağrılması talebinin ise yönetim tarafından reddedildiğini belirtti.
DERSHANE KORİDORLARINDA HAKARET VE SAHTE TUTANAK KRİZİ
Tartışmanın büyümesi üzerine dershane çalışanları ve bir yöneticinin yakını tarafından ağır küfür ve hakaretlere maruz kaldığını iddia eden veli Mehmet A., olay yerine polis ekiplerini çağırdı.
İlk etapta kendisinin "kurumu basan bir saldırgan" gibi yansıtılmak istendiğini belirten veli, asıl krizin polislerin yanında yaşandığını ifade etti. İdare odasında bizzat kurs müdürü tarafından hazırlanan ve olayları çarpıtarak veliyi suçlu göstermeyi amaçlayan A4 kağıdındaki tutanağı fark eden Mehmet A., belgeyi imzalamayı reddederek kurumu terk etti ve adli süreci başlattı.
“HEM DEVLETTE ÖĞRETMEN HEM DERSHANEDE”
Çocuklarının üç yıldır aynı kuruma devam eden başarılı derece öğrencileri olduğunu vurgulayan veli, sırf kurumun ticari itibarı zedelenmesin diye çocuklarının gözden çıkarıldığını ifade etti.
Ayrıca şikayet dilekçesinde, kızına yönelik şiddet ve hakaret eylemlerinde bulunan Matematik Öğretmenin aslında bir devlet okulu kadrosunda olduğunu ve bu özel kurumda kaçak olarak, çalışma izni bulunmadan derslere girip ortaklık yürüttüğünü iddia etti.
İL MİLLİ EĞİTİM MÜFETTİŞLERİ GÖREVE ÇAĞRILDI
Yaşanan skandalın ardından Bağlar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileriyle görüşmek isteyen veli Mehmet A.’nın idari makamların kendisine "olayı büyütmeme" imasında bulunduğunu iddia etti.
İlçe milli eğitimin tarafsızlığını yitirdiğini savunan veli, bu nedenle soruşturmanın doğrudan İl Milli Eğitim Müfettişlerince yürütülmesini talep etti.
Kurs merkezindeki kamera görüntüleri, HTS kayıtları ve personel tanıklıklarının delil olarak sunulduğu şikayette; şüpheliler hakkında "kasten yaralama", "hakaret" ve "görevi kötüye kullanma" suçlarından ceza verilmesi istenirken, olayla ilgili hem adli hem idari geniş çaplı soruşturma başlatılmasını istedi.




