Diyarbakır genelinde binlerce ailenin büyük bir heyecanla beklediği toplu konut kurası öncesinde, vatandaşlara peş peşe gelen "başvuru iptali" mesajları birçok vatandaşı adeta hüzne boğdu.
Özellikle Bağlar ve Silvan gibi ilçelerde riskli binalarda yaşayan veya dar gelirli olan vatandaşlar, hiçbir somut gerekçe sunulmadan başvurularının reddedilmesine tepki gösteriyor.
19 Şubat Perşembe günü yapılacak olan kura çekimine günler kala gelen bu kısa mesajlar, ev sahibi olma hayali kuran aileleri derin bir belirsizliğe itmiş durumda.

GÜVENLİ KONUT BEKLERKEN GELEN HAYAL KIRIKLIĞI
Bağlar ilçesinde 40 yıllık eski bir binada deprem korkusuyla yaşayan vatandaşlar, can güvenliklerini sağlamak adına sığındıkları TOKİ projesinden gelen ret cevabıyla sarsıldı.
Evi eski olduğu için satamayan ve her sabah sarsıntı endişesiyle uyanan aileler, iki aydır kurulan tüm planların bir SMS ile bozulmasından şikayetçi.
Vatandaşlar, "Göçük altında kaldıktan sonra verilecek hakkın anlamı yok" diyerek kararın acilen yeniden gözden geçirilmesini ve başvurularının sisteme dahil edilmesini talep ediyor.
ASGARİ ÜCRETLİ VE KALABALIK AİLELERİN GEREKÇE ARAYIŞI
Sosyal konut projelerinin asıl hedef kitlesi olan dar gelirli aileler de benzer bir tabloyla karşı karşıya. Üzerlerine kayıtlı hiçbir mülk olmamasına ve tek asgari ücretle üç çocuk okutmalarına rağmen "şartlara uygun değilsiniz" mesajı alan aileler, bu duruma isyan ediyor.
e-Devlet üzerinden yapılan kontrollerde hangi şartın ihlal edildiğine dair bir açıklama bulamayan vatandaşlar, şeffaflık bekliyor.
Dar gelirli başvurularının hangi somut kritere göre elendiğinin açıklanmaması, mağduriyetin boyutunu artırıyor.
ENGELLİ KONTENJANINDA BELİRSİZLİK BİLMECESİ
İptal kararlarından etkilenen bir diğer kesim ise engelli vatandaşlar oldu. Silvan’daki projeye yüzde 40 engelli raporuyla başvuran Ahmet isimli bir vatandaş ise tüm belgelerini sisteme yüklemelerine rağmen "şartları taşımıyor" denilerek kura dışı bırakıldı.
Kendilerine ayrılan kontenjanın kağıt üzerinde kaldığını belirten hak sahipleri, engellilik durumlarının neden dikkate alınmadığı konusunda TOKİ’den yazılı bir açıklama bekliyor.
Diyarbakır genelinde yükselen bu ortak ses, hatalı değerlendirmelerin düzeltilmesini ve mağduriyetlerin giderilmesini istiyor.




