Lice’de 26 Nisan ile 7 Temmuz 2021 tarihleri arasında eski İcra Müdür Yardımcısı K. T. tarafından 63 sahte aracın tescil işlemi, ihaleye çıkmadan ve evrak hazırlanmadan yapıldı. Durumdan şüphelenen Ademoğlu, icra müdürü H. S.’e haber verdi. İşlemde usulsüzlük olduğunu teyit eden H.S ve Ademoğlu, K.T. hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Usulsüzlüğü açığa çıkardığı öne sürülen Ademoğlu, 23 Ağustos 2021’de tutuklandı.

“VEKALETEN BAKIYORDU”
Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 20 Ocak’ta 14’üncü duruşması görülecek olan Ademoğlu’nun avukatı Mehmet Yolcu, dosyaya ilişkin konuştu. Ademoğlu’nun Lice Adliyesi'nde Asliye Ceza'da katip olarak çalışan bir personel olduğunu belirten Yolcu, icrada personel olmadığı zaman müvekkilinin onların yerine vekaleten baktığını aktardı. Müvekkilinin orada çalıştığını öğrenen birilerinin Diyarbakır’dan Lice’ye gittiğini ve kendilerini icra müdürü olarak tanıtıp, Ademoğlu’nun güvenini kazandığını sözlerine ekleyen Yolcu, sonrasında icra takiplerini başlattığını kaydetti. İşlemlerin usule uygun ilerlemesinden kaynaklı müvekkilin şüphelenmediğini belirten Yolcu, Ademoğlu’nun aynı zamanda yapılan her işlem evrakının çıktılarını o zamanki İcra Müdürü H. S.'e gösterip, teyit ettirdiğini kaydetti.
“YARGI AĞIR İLERLİYOR”
Yaşanan mağduriyete dikkat çeken Yolcu, “Müvekkilimiz neredeyse 5 yıldır tutuklu. Makul tutukluk süresi 2 yıl. En fazla maksimum uzayabileceği süre 5 yıl ama daha karar verilmedi. Dosyada eksiklikler var, istinaf, Yargıtay süreci var. Nereden baksanız bu dosyanın daha en az 3 ve 4 yılı var. Dolayısıyla makul süre de kalmıyor. Tutuklukta bütün süreler aşılıyor. Şu ana kadar mahkemeye defalarca tutukluluğa itiraz başvurusu yaptık fakat herhangi bir sonuç alamadık. Yargının ağır ilerlemesinden dolayı elle tutulabilir somut bir adım yok. Mahkemenin tutukluluğa itirazlarımızı reddetmesinin en önemli sebebi, istinaf bozmasından önce verilen cezanın yüksek olması. ‘Bu cezayı hiçe sayıp tahliye edemeyiz’ diyorlar. Maalesef hukuku uygulamakta çok geride kalıyorlar. Bunu açık ve net bir şekilde ifade etmek gerekiyor. Dosyadaki deliller sabit, net. Dolayısıyla eski verilen ceza da istinaf tarafından bozulduğu için artık o cezanın bir bağlayıcılığı yok” tepkisinde bulundu. Yolcu, müvekkili Ademoğlu’nun yurt dışı yasağı ve imza şeklinde adli kontrol verip tahliye edilmesi gerektiğini belirtti.
DURUŞMA 20 OCAK'TA: “SESİME SES OLUN" ÇAĞRISI
Diyarbakır 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 14’üncü ara duruşması 20 Ocak’ta yapılacak. Ademoğlu da ailesi aracığıyla dayanışma çağrısında bulundu. Bozma ilamına rağmen içi boş bir iddianamenin hazırlandığını dile getiren Ademoğlu, “Bahse konu soruşturmanın suç duyurusunda ben bulundum. Ancak kimin kuyruğuna bastım bunu bilmiyorum. Bir kaç kuruş dahi tarafıma geçmedi. Buna ilişkin MASAK raporu talep ediyorum, reddediliyor. Dosyada suçu kabul eden, şahsımdan özür dileyen var ama bunu ne okuyan ne takan yok. Böylesi bir hukuksuzluğa can daha fazla nasıl dayanır bilmiyorum. Ama ayaktayım, direniyorum. Tüm duyarlı avukatlara, milletvekillerine 20 Ocak’ta sesime ses olmaya davet ediyorum” dedi.





