Bursa'nın Osmangazi ilçesi Güneştepe Mahallesi'nde 3 Haziran günü Zafer Güngör (34), tartıştığı eşi Müjde Güngör'ü (29) bıçaklayarak öldürdü. Olayın ardından Diyarbakır'da yaşayan Müjde Güngör'ün ailesi, cenazeyi alıp memleketleri Muş'un Bulanık ilçesinde defnetti.

Olayın sadece Zafer Güngör üzerinden değerlendirmemesi gerektiğini belirten yakınları, şahsın ailesinin Müjde Güngör'ün üzerinde baskı kurduğunu ve olayın çocuğunun gözü önünde meydana gelmesine rağmen 3 yeğenlerinin de karşı tarafın ailesinde kaldığını kaydetti. Müjde Güngör'ün ailesi, yeğenlerinin kardeşlerinin kendilerine emaneti olduğunu belirterek çocukların velayetini almak için hak arayışına geçti.

Diyarbakır’daki işçi ölümünde flaş gelişme!
Diyarbakır’daki işçi ölümünde flaş gelişme!
İçeriği Görüntüle

DİYARBAKIR’DAN DÖNDÜKTEN SONRA KATLEDİLDİ
Müjde Güngör'ün ağabeyi Sabır Şahin, bayram öncesi kız kardeşi ve katilin Muş'ta olduğunu kendisinin de onların yanına gittiğini söyledi. Şahin, "Yaklaşık bir hafta boyunca birlikteydik, ondan sonra Diyarbakır'a geldik. Diyarbakır'da da 3 gün boyunca birlikteydik. Onları gezdirirdim, sonra benim Eskişehir'de yaşayan iki tane kardeşim var, onların yanına geçtiler. Birlikte arabayla Eskişehir'e gittiler, Eskişehir'den Bursa'ya geçtiler. Bursa'da ertesi sabah bu olay yaşandı. Olay yeni yaşanan bir olay değil, yani evet o adam eline bıçak aldığında katil oldu, bu çocuğun katil olma süreci var. Bu olayın 4-5 yıldır süren bir meseleden kaynaklı olduğunu düşünüyoruz. Çünkü daha önce defalarca aile büyükleri, karşı tarafa defalarca uyarıda bulundu, bunlara karışmaması gerektiğini söylediler ama yine her seferinde dönüp dolaştı bu kişilerin evliliklerine müdahale ettiler. Aynı apartmanda 3 kere yer değiştirdiler, sonra farklı bir yere taşındılar. Son değiştirdikleri evde bu katliam yaşandı" diye konuştu.

"KARDEŞİM PSİKOLOJİK TRAVMA GEÇİRDİ, 'CİN ÇARPTI' DEDİLER"
İlk evlendiklerinde kardeşinin ev üstüne gittiğini ifade eden Şahin, şöyle konuştu:
"İlk evlendiklerinde kız kardeşimle katilin babası, annesi aynı evde yaşıyorlardı ve bu sürekli bir baskı oluşturuyordu. Psikolojik şiddet görüyordu. Yanlış hatırlamıyorsam birkaç sene önce kız kardeşim psikolojik travma geçirdi. Yani o kadar cahil bir aile ki cin çarptığını söylediler. Biz ailece buradaki bütün aile kalktık Bursa'ya gittik. Onlar kızı alıp hocaya götürmüşler, işte bu kız problemlidir, bu sıkıntılıdır diye çeşitli yalan beyanda bulundular. Ben zorla da olsa ellerinden aldım doktora götürdüm, biz yaklaşık olarak bir 10-15 gün orada kaldık. O ailenin nasıl bir psikolojik şiddet uyguladığına gözlerimizle şahit olduk, ancak kardeşimle o katil zanlısı tekrar bir araya geldiler. Biz geldiğimizde bu olaylar yine devam etmeye başladı, bunlar o evden çıkıp bir üst kata taşımak zorunda kaldılar. Ancak kayınpederle kaynana yeni evlendirdikleri oğullarını oraya yerleştirince bunları o evden çıkardılar. Köydeki insanların bize anlattığı şekilde, köye geldiğinde de aynı şekilde devam ediyormuş, kaynana geline toplum içerisine küfür ediyormuş, yüzüne tükürüyormuş. Kayınpeder telefonla arayıp küfür ediyormuş, hakaret ediyormuş. Bu tür olaylar defalarca yaşanmış ama hiçbir şekilde bunu emniyete bildirmemiş. Dediğim gibi müdahaleler yine devam edince bu sefer katil zanlısıyla aile arasında ipler tamamen koptu, bütün ilişkilerini kestiler bunlar başka bir eve geçtiler. O evde de bu sefer yine müdahale olduğunu söylüyorlar, hatta şöyle bir söylenti bana geldi bunu söyleyen de benim kız kardeşim, kız kardeşi ile görüşmüş diyor ki 'bu çocuk annesinin babasının yanına gittiğinde o gün bana cehennem oluyor. O kadar bana hakaret ediyor, işkencevari davranışları oluyor ki ama annesinin babasının yanına gitmediği gün biz mutluyduk, bir problemimiz yoktu, bir sıkıntımız yoktu' demiş. Gerçekten de bir katil oluşturdular. Bu katil, suçsuz ve günahsız, herhangi bir işi olmayan bir kadının katliamına sebep oldu. Benim kardeşlerim Bursa'ya gittiler, Bursa'da kendi yeğenlerini almaya çalıştılar, bu aile kalkıp benim kardeşlerimi şikayet etti yaklaşık 4 saat, 5 saat boyunca gözaltında kaldılar ve işin sonunda biz cenazemizi alıp geldik. Polisler bu çocukları kalkıp bu katilin ailesine teslim etmişler, zaten bu aile bir katil oluşturdu, sen hangi mantıkla bu çocukları buna neden olan kişilerin eline teslim ediyorsun. Davamızı başlattık vekaletimizi verdik. Yani dayısı olarak bu çocukların bakımına, yetiştirilmesine, iyi bir insan olmaları için elinden geleni yapacağım. Onlar benim kız kardeşimin bana olan emanetidir."

Kaynak: İHA