İstanbul’un Güngören ilçesinde uyuyan Diyarbakırlı babaları Murat Dilsiz’i silahla öldürdükten sonra anneleriyle olaya intihar süsü veren anne ile 2 kızı ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada, tutuksuz yargılanan anne tutuklanırken, savunma yapan 14 yaşındaki sanık, "Olay günü babam kendi odasında yatıyordu. Ben bizim odada uyanıktım, ağlıyordum, ne yapacağımı bilmiyordum. Elim kolum bağlıydı. Film izliyordum, filmde biri birini öldürüyor, eldiven takıp parmak izi falan çıkmıyordu. Benim de aklıma bu geldi. Sonra arka odaya gittim, çekmecemden eldiveni aldım, taktım. Silah zaten kullanmayı biliyordum. Gittim başında bekledim, oturdum. Sonra elim tetiğe gitti, bastım" dedi.
Olay, 9 Aralık 2024 tarihinde Güngören Sanayi Mahallesi'nde 5 katlı binanın 2'nci katındaki dairede meydana gelmişti. Polisi arayan Eylem Dilsiz, eşinin intihar ettiğini söylemiş ve olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilmişti. Ekipler, başından silahla vurulmuş halde yerde yatan Murat Dilsiz'in hayatını kaybettiğini tespit etmiş ve incelemede Dilsiz'in yanında silah da bulmuştu. Dilsiz'in cenazesi için aile Diyarbakır'a gitmiş, cenaze sonrası kuzeni ile sohbet eden E.D., kuzenine olayı annesi ile beraber yaptığını anlatmış, bunun üzerine kuzen B.D., polise giderek ihbarda bulunmuştu. İhbar üzerine herekte geçen ekipler, E.D.'yi gözaltına almıştı. Tutuksuz yargılanan E.D. ile anne Eylem Dilsiz ve kızları Rojin Dilsiz hakkında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatılmıştı. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianame kapsamında 3 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanıklar Eylem Dilsiz, Rojin Dilsiz, suça sürüklenen çocuk E.D. (14) ile tarafların avukatları hazır bulundu. Ayrıca duruşmaya hayatını kaybeden Murat Dilsiz'in müşteki kardeşleri de katıldı.
"BEN YAPMASAYDIM O BİZE DAHA BÜYÜK ZARARLAR VERİRDİ, VERİYORDU ZATEN"
Duruşmada E.D., babasının annesini boğmaya çalıştığını belirttiği savunmasında, "Annem zar zor elinden kurtuldu, bizim odaya geldi. Gece saat bir iki gibiydi. Ben tek uyanık olduğum için anneme sordum ne oldu diye. Bana, ‘baban beni zorla boğmaya çalıştı, zar zor kurtuldum' Ben de ağlamaya başladım. Annem de köşeye geçti, uzandı. Gece boyunca uyudu, sonra ben de ağlamaktan bir şey yapamadım. Olaydan çok kısa bir süre önce amcam bize, ‘keşke onu öldürseniz de, siz de kurtulsanız, biz de kurtulsak' dedi. Benim de aklıma, babamın bana taciz ettiği geldi. Yapacak bir şeyim yoktu, mecbur kaldım. Daha önce de karakola şikayette bulunduk. Babam şikayetimizden vazgeçtiriyordu, tehdit ediyordu beni. Kardeşlerimi, annemi zorla şikayetten vazgeçtirdiğimiz için, bizim yapacak bir şeyimiz olmadığı için mecbur kaldım. Ben yapmasaydım o bize daha büyük zararlar verirdi, veriyordu zaten. Kavga anında zaten, silahın yerini biliyordum. Kavga anında her şey yaptığı için, korktuğum için silahı koltuğun altına aldım, kendi çekmeceme koydum, ani hareketler yapmasın diye. Çekmecemde kaldı gün boyu. Sonrasında kavgalar başladı, ben de bir anda sıkmaya karar verdim" ifadelerini kullandı.
"FİLM İZLİYORDUM, FİLMDE BİRİ BİRİNİ ÖLDÜRÜYOR, ELDİVEN TAKIP PARMAK İZİ FALAN ÇIKMIYORDU. BENİM DE AKLIMA BU GELDİ"
Savunmasının devamında olay günü izlediği filmde birilerinin öldürüldüğünü ve eldiven takarak parmak izi bırakmadığını gördüğünü belirten tutuksuz sanık E.D., "Olay günü babam kendi odasında yatıyordu. Ben bizim odada uyanıktım, ağlıyordum, ne yapacağımı bilmiyordum. Elim kolum bağlıydı. Film izliyordum, filmde biri birini öldürüyor, eldiven takıp parmak izi falan çıkmıyordu. Benim de aklıma bu geldi. Sonra arka odaya gittim, çekmecemden eldiveni aldım, taktım. Silah zaten kullanmayı biliyordum. Gittim başında bekledim, oturdum. Sonra elim tetiğe gitti, bastım" dedi. Savunma sırasında mahkeme başkanı sanığa, "Silah kullanmayı nereden biliyorsun?" şeklinde soru yöneltti. Sanık, E.D., "Babam öğretmişti. Biz bazen köye gittiğimizde ateş ettiriyordu. Neresine ateş ettim bilmiyorum. Silahtan ses çıkmadı. Ses çıksaydı, komşumuz gelip, müdahale ederdi. Komşumuz, babamın bize zarar vermesinden çok korkuyordu. Silahı sıktıktan sonra etraf barut koktu banyoya gittim, saçımı yıkadım, üzerimi değiştirdim. Silahı babamın eline tutuşturdum, eldivenleri bina boşluğuna attım. Babamdan ses çıkmayınca annemi uyandırdım. Çok korkuyordum, anneme ‘babamı öldürdüm' dedim. Kardeşlerimin hepsi odadaydı, 6 kardeşiz, büyük abim Diyarbakır'daydı, evde değildi. Babam, ben işten geldiğimde sürekli özel bölgelerime dokunurdu. Ben üç yıldır çalışıyorum, bu olay ise 1 kaç yıldır sürüyor. Kuzenimin, annemle kardeşlerimin beni yönlendirdiği iddialarını kabul etmiyorum, onun bu şekilde ifade vermesini babasının yönlendirdiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu.
TUTUKSUZ YARGILANAN ANNE TUTUKLANDI
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan maktulün eşi Eylem Dilsiz'in üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurularak, tutuksuz yargılanmasının yetersiz olacağı gerekçesiyle tutuklanmasına hükmederek, diğer eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.




