Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçıları Özlem Yıldırım ve Banu Başkaya, Mezopotamya’nın kadim inanışlarını ve kültürel kodlarını seramikle buluşturan özel bir sergiye imza atıyor. Mardin’de başlayan ve şu an Diyarbakır’ın mistik atmosferi olan İçkale’de Saint George Kilisesi’nde devam eden sergi, geleneksel ile moderni "tılsım" ve "iz" kavramları üzerinden birleştiriyor.

"AMACIMIZ NAZAR İNANIŞINI ÖZÜNDEN AYIRMADAN GÜNCELLEMEK"

Cizreli sanatçı Özlem Yıldırım, serginin doğuş sürecini ve felsefesini şu sözlerle aktarıyor:

"Banu’nun nazarla ilgili uzun süreli çalışmaları vardı. Bende de izlerle ve tarihle ilgili çalışmalar... İkisini bir araya getirip bu sergiyi oluşturduk. Amacımız, kültürel bir miras olan nazar inanışını güncelleştirerek ama özünden ayırmayarak halkla bütünleştirmek. Nazarın metafizik korkusundan yola çıkarak onu tılsımla ve tarihin izleriyle bütünleştiriyoruz."

Yıldırım, eserlerinde bölgenin önemli figürlerini de yaşattığını belirterek; "Çalışmalarımda Melayê Cizîrî’nin, El Cezeri’nin çalışmalarını, Mem u Zin’in ruhunu yüzlere yansıtarak izleri vurguladım," dedi.

"KÜLTÜR HAFIZASINI PRATİĞE DÖKTÜK"

Sanatçı Banu Başkaya ise serginin akademik bir altyapıya dayandığını ve somut bir miras taşıyıcılığı görevi gördüğünü vurguluyor:

"Aslında biz akademik olan bilgileri toparlayıp pratiğe dökerek seramikle buluşturduk. Kültür hafızası ile toprağın hafızasını birleştirdik. Bizler Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarıyız. Önemli olan bu bilgileri halkla birleştirebilmek."

MİSTİK ATMOSFER: SAİNT GEORGE’N BÜYÜSÜ

Serginin mekan seçimi de eserlerin ruhuyla doğrudan örtüşüyor. Diyarbakır’daki yoğun ilgiden memnuniyetini dile getiren ekip, tarihi mekanların önemine dikkat çekiyor:

"Saint George Kilisesi’nin atmosferi gerçekten çok mistik ve özel. Bizim çalışmalarımızla çok örtüştü. Bu sergiyi özellikle tarihi mekanlarla bütünleştirerek açmak, devamı gelecek nitelikte bir yolculuk bizim için."

ŞEHİR ŞEHİR GEZEN "DİLEK DUVARI"

Diyarbakır’da kırmızı et fiyatlarına zam geldi: Gramla alınıyor!
Diyarbakır’da kırmızı et fiyatlarına zam geldi: Gramla alınıyor!
İçeriği Görüntüle

Serginin en dikkat çeken yanlarından biri, ziyaretçilerin de sanatın bir parçası haline gelmesi. Banu Başkaya, sergideki etkileşimli bölümü şöyle anlatıyor:

"Kültürel hafızayı sağlamak adına nazar boncuklarıyla işlenmiş bir duvar yaptık. Mardin’de ziyaretçiler elleriyle dokunup dileklerini aktardılar. Toprağın bir hafızası vardır; bu duvar şehir şehir dolaşıyor, şimdi Diyarbakırlılar ellerini koyup dileklerini diliyorlar. Ciddi bir kültürel hafıza oluşturuyoruz."

Diyarbakırlılar Bu Duvara Dokunup Dilek Tutuyor Toprağın Hafızası Şehre Geldi!

"İZLEYİCİNİN KURDUĞU GİZEMLİ İLİŞKİ"

Sanatçılar, eserlerin yanına açıklayıcı metinler koymak yerine, izleyicinin kendi iç dünyasına yönelmesini istediklerini belirtiyor:

"Manifestomuzu yayınlayabilirdik ama izleyicinin kurduğu ilişkinin o gizemi bizde de merak uyandırıyor. 'Sizde hangi duygu uyanıyor?' diye izleyiciye bir yol bıraktık."

MEZOPOTAMYA TURU DEVAM EDİYOR

Mardin ve Diyarbakır’dan sonra rotasını Gaziantep ve Şanlıurfa’ya çevirecek olan sergi, Pazar gününe kadar Diyarbakır’da ziyaret edilebilir. Toprak, su, hava ve ateşin; sırlar kapısı ve anahtarlarla buluştuğu bu sergi, tüm sanatseverleri kadim bir mirası yeniden keşfetmeye davet ediyor.

Muhabir: Onurcan GÜLER