Eğitim Bir-Sen Diyarbakır 1 nolu Şubesi 8'inci Olağan Genel Kurulunu gerçekleştirdi. Kurula tek aday olarak katılan mevcut Şube Başkanı Ramazan Tekdemir, güven tazeledi.
Diyarbakır merkez Yenişehir ilçesi Öğretmenevi'nde gerçekleştirilen kurula Kongreye Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Muammer Karaman, Cihannüma Derneği Genel Başkanı Selim Cerrah, AK Parti Diyarbakır Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı Mürsel Kikizade, HÜDA PAR Diyarbakır İl Başkanı Zeynul Abidin Gülsever ve Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Abdurrahman Ergin, Memur-Sen ve Hak-İş sendikasına bağlı Şube başkanları ile kentteki sivil toplum kuruluşlarının başkanları, sendika üyeleri ve davetliler katıldı.
Selamlama konuşması yapan Eğitim Bir-Sen Diyarbakır 1 nolu Şube Başkanı Ramazan Tekdemir, sendika olarak çalışma misyonundan söz etti.

"EĞİTİME AYRILAN PAY KADAR EĞİTİMCİLERE AKTARILAN PAY DA ÖNEMLİDİR"
Sendikacılığı sürekli eleştirinin fasit dairesine hapsetmek, kaldırım taşı fırlatmak, aileye küfretmek, değerlere düşmanlık etmek gören türedilere karşı 9 binden fazla üyeyle mücadeleyi büyüterek ve asla boyun eğmeyerek yürüttüklerini söyleyen Tekdemir, eğitime ayrılan pay kadar eğitimcilere aktarılan payın önemli olduğunu vurgulayarak "Biz bu anlayış ve hareketle eğitimcilerin gelir vergisi yükü azaltılsın, ek ders ücretleri artırılsın, özel hizmet tazminatları yükseltilsin, mahrumiyet bölgelerinde ilave mali ve sosyal haklar getirilsin, çalıştığı şehir büyük aldığı maaş düşük eğitim çalışanı fotoğrafı sona ersin istiyoruz" diye konuştu.
Tekdemir "Öğretmene, öğrenciye, okula şiddeti sonlandıracak, veliyi ve öğrenciyi yerine, öğretmeni değerine oturtacak yapısal önlemler alınsın istiyoruz. Öğretmenler odasında hiyerarşik bir yapı üreten kadrolu, sözleşmeli, ücretli ayrımı son bulsun. Kadro güvenceli istihdam tipi esas alınsın. Öğretmeni eşi ile işi arasında bölen uygulamalara son verilsin diyoruz. Okul yöneticilerimizi bunaltan angaryalardan muhakkiklik sorununa kesin çözüm bulunsun istiyoruz." ifadelerini kullandı.
KÜRT MESELESİ VE ANA DİLDE EĞİTİM
Kürt meselesine de değinen Tekdemir, sendika olarak terörsüz Türkiye sürecini desteklediklerini belirtti. Bir aydan uzun süredir okulları ziyaret ederek barış ve kardeşlik iklimine ilişkin görüşlerini paylaştıklarını ifade eden Tekdemir, sürecin kalıcı hale gelmesi için kapsayıcı bir anayasanın önemine dikkat çekti.
Ana dil öğreniminden ana dilde eğitime geçişin mümkün olmasını istediklerini söyleyen Tekdemir, barışın kurumsallaşması için bu yönde adımlar atılması gerektiğini kaydetti.
GAZZE’DEKİ SALDIRILAR
Konuşmasında Gazze’de yaşananlara da yer veren Tekdemir, İsrail’in saldırılarını ve uluslararası toplumun tutumunu eleştirdi. Gazze’de 75 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini öne süren Tekdemir, uluslararası toplumun sessiz kaldığını savundu. Filistin’e destek gösterilerine değinen Tekdemir, dünyanın farklı bölgelerinde milyonlarca kişinin Filistin halkıyla dayanışma gösterdiğini söyledi. Sumud Filosu ve Özgürlük Filosu gibi girişimlere de atıfta bulunan Tekdemir, Diyarbakır’ın Filistin’e destek eylemlerinde öne çıkan kentlerden biri olduğunu ifade etti. Tekdemir, konuşmasında Filistin direnişinin önde gelen isimleri olarak nitelendirdiği Şeyh Ahmet Yasin, İsmail Haniye, Ebu Ubeyde ve Yahya Sinvar’ı da andı.
AZERBAYCAN’DAKİ BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINA TEPKİ
Tekdemir, konuşmasının devamında Azerbaycan’da başörtüsüne yönelik yasak iddialarını gündeme getirdi. Başörtüsü yasağının kız çocuklarının eğitim ve gelecekleri önünde engel oluşturduğunu savunan Tekdemir, söz konusu uygulamaları eleştirdi. Türkiye’de geçmişte uygulanan başörtüsü yasaklarını hatırlatan Tekdemir, benzer uygulamaların Azerbaycan’da hayata geçirilmesine karşı çıktı. Azerbaycan yönetimiyle olduğu kadar Azerbaycan halkıyla da kardeşlik ilişkileri bulunduğunu belirten Tekdemir, yasakların sona ermesi için sorumluluk alınması gerektiğini söyledi. Tekdemir, konuşmasının sonunda ABD’nin Irak ve Afganistan’daki politikalarını, Gazze’ye yönelik saldırılara verilen uluslararası desteği, Myanmar’daki Arakanlı Müslümanların durumunu ve Çin’in Doğu Türkistan’daki Uygurlara yönelik uygulamalarını da eleştirdi. İslam dünyasının uluslararası alanda söz sahibi olması gerektiğini savunan Tekdemir, konuşmasını Bediüzzaman Said Nursi’nin geleceğe ilişkin umut vurgusuyla tamamladı.




