Japonya'da gözaltında şüpheli şekilde hayatını kaybeden Hakkarili sinemacı Murat Çiçek'in ailesi, olayla ilgili yeni bir açıklama yayımladı. Çiçek'in kuzeni Mehmet Tatlı tarafından X hesabından paylaşılan açıklamada, Takao Karakolu'nda yapılan ikinci görüşmede Japon polisinin ilk toplantıda verdiği bilgilerin önemli bölümünü değiştirdiği öne sürüldü.
Açıklamaya göre, Murat Çiçek'in ailesi, avukatı ve bir arkadaşı 13 Temmuz'da Takao Karakolu'nda polis yetkilileriyle yeniden bir araya geldi. İlk görüşmede sekiz Japon yetkilinin hazır bulunduğu belirtilirken, ikinci toplantıya yalnızca Murat Çiçek'in gözaltı sürecinden sorumlu olduğu belirtilen iki polis memurunun katıldığı ifade edildi.

"İLK TOPLANTIDAKİ ANLATIM TAMAMEN DEĞİŞTİ"
Aile, ikinci görüşmede polislerin daha temkinli davrandığını, birçok soruya yanıt vermediğini ve verdikleri cevapların ilk toplantıdaki beyanlarla çeliştiğini ileri sürdü. Açıklamada, polislerin birçok konuda önceki ifadelerini değiştirdiği ve soruların önemli bölümünü yanıtsız bıraktığı dile getirildi.
EV ANAHTARI DETAYI…
Açıklamada, Murat Çiçek'in ev anahtarının ilk gün aileye teslim edilen eşyalar arasında yer almadığı, ikinci toplantıda sorulması üzerine polisin anahtarın hâlâ kendilerinde olduğunu ve yalnızca ev sahibine teslim edilebileceğini söylediği aktarıldı. Ancak aynı gün daha sonra anahtarın ailenin avukatına teslim edildiği belirtilerek, bu karar değişikliğinin nedeninin açıklanmadığı kaydedildi.
"EVE NE ZAMAN GİRİLDİ?" SORUSUNDA FARKLI BEYAN
Aile ayrıca, polisin Murat Çiçek'in evine ne zaman ve hangi gerekçeyle girdiğine ilişkin anlatımını da değiştirdiğini öne sürdü.
İlk toplantıda evrakların Murat Çiçek ile birlikte evinden alındığı belirtilirken, ikinci toplantıda polislerin Murat'ın ölümünden sonra eve giderek pasaport, sağlık kartı ve ikamet kartını aldıklarını söylediği aktarıldı. Aile, bu değişikliğin gözaltı gerekçesi olarak gösterilen "evrak eksikliği" iddiasını da tartışmalı hale getirdiğini belirtti.
EVDE BULUNAN İLAÇLAR İNCELEMEYE GÖNDERİLECEK
Açıklamada, Murat Çiçek'in kardeşinin eve girdiğinde masa üzerinde tarihi geçmiş dört ilaç bulduğu, ilaçların kime ait olduğunun henüz belirlenemediği ifade edildi. Aile, ilaçların incelenmesi için çalışma başlatacağını ve evdeki güvenlik kamerası kayıtlarını toplamayı planladığını duyurdu.
Ailenin açıklamasında, polisin Murat Çiçek'in sağlık durumuna ilişkin verdiği bilgilerin de değiştiği kaydedildi. İlk görüşmede Murat'ın önce karakolda bir doktor tarafından muayene edildiği, ardından Hachioji Tıp Merkezi'ne götürülüp tekrar karakola getirildiğinin söylendiği belirtilirken, ikinci toplantıda ise Murat'ın hastaneye değil, karakola gelen doktorun kendi kliniğine götürüldüğünün ifade edildiği aktarıldı.
HASTANEYE KALDIRILMADI MI?
Aile, bu yeni anlatımın Murat Çiçek'in hayatını kaybedene kadar tam teşekküllü bir hastaneye kaldırılmadığı yönündeki şüpheleri güçlendirdiğini kaydetti. Açıklamada, polisin yalnızca kan tahlilinden söz ettiği, başka tetkiklere ilişkin bilgi vermemesinin de soru işaretlerini artırdığı öne sürüldü.
AİLE, ÖN OTOPSİ RAPORUNA İTİRAZ ETTİ
Aile, kendilerine verilen ön otopsi raporunda Murat Çiçek'in hastaneye hangi koşullarda getirildiği, gözaltında olup olmadığı, kimlerle birlikte getirildiği ve hastaneye ulaştırıldığı saate ilişkin bilgilerin yer almadığını belirtti. Bu nedenle raporun doğruluğuna ilişkin de şüphe duyduklarını ifade etti.
AİLENİN TALEBİ
Murat Çiçek'in ailesi, Japon makamlarından sorumlu polisler ve amirleri hakkında işlem yapılmasını, ölümle ilgili adli ve idari soruşturmaların başlatılmasını ve nefret söylemi ile dezenformasyona karşı önlem alınmasını talep etti. Aile, ölümün üzerinden 12 gün geçmesine rağmen soruşturma açılmadığını, Japon makamlarının kamuoyuna açıklama yapmadığını ve Türkiye'nin diplomatik girişimde bulunmadığını öne sürdü. Ayrıca, NHK ve Yahoo Japan'ın olayı haberleştirmesini sürecin aydınlatılması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.




