Merkez Sur ilçesi sınırlarında bulunan ve her gün onlarca ziyaretçinin uğrak noktası olan tarihi On Gözlü Köprü bölgesindeki işletme sahipleri, son günlerde haklarında çıkan iddialara ilişkin ortak bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, On Gözlü bölgesinde faaliyet gösterdikleri arazilerin kendilerine ait olduğunu söyleyen bölge esnafı, iddiaların “karalama kampanya olduğuna” öne sürerek, 20 yıllık çalışmalarını savundu.

Basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“HER BELEDİYE SEÇİMİNDEN SONRA…”
"Son yıllarda, her Belediye seçiminden sonra yerel yönetimde söz sahibi olan kişiler; göreve geldikleri gibi bazı gazeteciler ve haber kaynakları aracılığı ile propaganda yaparak bize karşı bir karalama kampanyası yürütmektedirler. Özellikle son 2 yıldır yerel yönetimde bulunan, arkasında kimlerin olduğu apaçık meydanda olan bu şahıslar, yapmış oldukları karalama kampanyasını başka boyutlara çekmeye çalışmaktadırlar. Söz konusu kimseler 'ceketimizi bile koysak seçilir' zihniyeti ile hareket eden ve bu cümle çerçevesinde eylemlerini etik dışı olarak gerçekleştiren kişilerdir. Seçilen yerel yönetim yöneticileri, Diyarbakır halkının iradesi ile seçilip halka hiçbir şekilde hizmet vermeyen, halkın ihtiyaçlarını ve şehrin gereklerini düşünmeyen yetkililer haline gelmiştir. Geldikleri günden bu yana memlekete herhangi bir hizmetleri bulunmamaktadır, yerel halkın tamamı yönetimden şikayetçidir. İş memlekete hizmetten çıkmış, ranta dönüşmüştür. Yerel yönetim bir gruba hizmet eden para çarkına dönüşmüştür.

“ALKOL, UYUŞTURUCU VE FUHUŞ YUVASI HALİNE GELMİŞTİ”
Biz, bu kutsal Mezopotamya coğrafyasında asırlardır yaşamaktayız. Şehre geldiğimiz günden bu güne kadar düşündüğümüz tek şey, bu şehre nasıl fayda sağlayabileceğimiz ve nasıl güzelleştirebileceğimizdi. Bu doğrultuda adımlar atıp çalışmalar başlatmaya karar verdik. Atalarımızdan bizlere miras kalan On Gözlü Köprü ve etrafı yıllarca kentin çöplüğü haline gelmiş, kuş uçmaz kervan geçmez bir hal almıştı. Alkol, uyuşturucu ve fuhuş yuvası haline gelmişti. Değil Türkiye'de, Diyarbakır'da halkın yüzde 90'ının bilmediği, bilenlerin ise gelmekten korkup çekindiği bir bölgeydi. Eski görüntüler de söylediğimiz her şeyi kanıtlamaktadır.
“ARAZİLER BİZE AİT”
Diyarbakır'ın yerlileri, buranın eski halini çok iyi hatırlamaktadır. Biz, ailecek atalarımızdan bizlere miras kalan bu kutsal mekanın içler acısı haline daha fazla göz yumamazdık. Kendimize ait olan arazilerimizin tamamında 20 yıl önce bir çalışma başlatarak; kentimizin şu an gözde bölgesi olan On Gözlü Köprü ve civarını canla başla temizlemeye başladık; bölgenin daha güvenli, ailelerin uğrak mekanı olan ve turizme katkı sağlayarak şehrimize onlarca şehir ve ülkelerden gelen turistleri ağırlayan, yeşilliği ile göz dolduran, tamamının eski Diyarbakır kültürüne uygun şekilde yapılandırıldığı ve doğa ile iç içe mekanlar haline getirip yüzlerce aileye ekmek teknesi olmasını sağladık. Şu an Türkiye'de ve Dünyada tanınmış bir bölge haline getirmek hiç kolay olmadı. Yıllarca binbir türlü komploya, oyuna, tehdide ve çetelere rağmen biz dimdik ayakta kalıp hiçbirine boyun eğmedik ve asla memleket sevdamızdan ödün vermedik. Kadim dönemde yapılan, tarihimize ışık olan bu mirasımızı gün yüzüne çıkardık. Bu herkes tarafından bilinmelidir ki, biz bu saatten sonra yapılan hiçbir hukuksuzluğa, karalamaya sessiz kalmayacağız. Gerekli önlemleri hukuki yollar kapsamında alacağız.”





