Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin haftalık Meclis grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ortadoğu’da savaşın giderek büyüdüğünü söyleyen Bakırhan, bölgenin “resmen toz duman içinde” olduğunu ifade etti.
İran yönetimini de eleştiren Bakırhan, Tahran’ın halkın taleplerini dikkate almak yerine askeri yatırımlara ağırlık verdiğini savundu.

“KÜRTLERE AKIL VERMEYE ÇALIŞANLAR VAR”

Kürtlerin ve Kürt siyasi hareketinin tutumunun açık olduğunu söyleyen Bakırhan, buna rağmen bazı çevrelerin Kürtlere “akıl vermeye çalıştığını” dile getirdi.

MHP’den Diyarbakırlı öğrencilere asker elbisesi jesti!
MHP’den Diyarbakırlı öğrencilere asker elbisesi jesti!
İçeriği Görüntüle

“Kürtleri söz kurabilen, strateji geliştirebilen ve kendi geleceği hakkında karar verebilen bir halk olarak görmeyenler var” diyen Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:
“Dünyanın neresinde bir mermi patlasa gözü Kürtleri arayan ‘viledalı analistler’ bir anda ekrana çıkıyor. Andıç gibi açıklamalar yapıyorlar. Kendini Kürtlerin hamisi sanan siyasetçiler Kürtlere akıl vermeyi meslek edinmiş.”

“KÜRTLER NE YAPACAĞINI BİLİR”
Bakırhan, bazı yorumcuların Kürtlerin dış güçler tarafından kullanıldığı yönündeki söylemlerine de tepki gösterdi.
“Kürtler artık dış güçlerin kendilerine faydası olmadığını anlamalı” şeklindeki yorumlara değinen Bakırhan, şu sözleri kullandı:
“Bu boş hamaset ile gerçeği perdelemeyi bırakın. Kürtlere akıl vermekten vazgeçin. Kürtler nerede nasıl davranacağını, nerede el uzatacağını, nerede kendisini savunacağını çok iyi bilen bir halktır.”

“DÜNYA NEDEN SÜREKLİ KÜRTLERİ KONUŞUYOR?”
Son dönemde uluslararası gündemde Kürtlerin sıkça tartışıldığını belirten Bakırhan, bunun tesadüf olmadığını söyledi.

“Son bir haftadır tüm dünya Kürtleri konuşuyor, odak İran. Bir ay önce odak Suriye’ydi. Daha önce Irak’tı. Dünya neden sürekli Kürtleri konuşuyor?” diye soran Bakırhan, bölge devletlerinin bu soruya yanıt araması gerektiğini ifade etti.
Bakırhan, Kürtlerin yaşadıkları ülkelerde eşit ve özgür yurttaşlar olmaması nedeniyle bu meselenin sürekli gündeme geldiğini söyledi.

“Eğer Kürtler yaşadıkları ülkelerde eşit ve özgür yurttaşlar değilse, kimliksiz ve baskı altında yaşıyorsa elbette Kürtler konuşulacaktır. İran’da konuşulan da kimliksiz bırakılan Kürtlerdir.

Suriye, İran ve Irak'ın hikâyesi hepimize çok şey söylüyor. Barışı, hakkı ve hukuku reddeden her ülke, eninde sonunda savaşın girdabına çekilir. Ülkemizi yaklaşan bu fırtınadan korumak istiyoruz; çünkü bu ülke hepimizin….”

Kaynak: Haber Merkezi