Kadim şehir Diyarbakır, bugün tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan fethinin 1387’nci yıl dönümünü anıyor. Miladi 27 Mayıs 639 tarihinde, İslam ordularının komutanlarından İyaz Bin Ganem, Halid bin Velid ve Süleyman bin Halid öncülüğünde fethedilen şehir, asırlardır taşıdığı manevi miras ve kültürel zenginliğiyle dikkat çekmeye devam ediyor. Süleyman bin Halid ise tarihi bölgede şehit oldu.

HZ. SÜLEYMAN CAMİİ ZİYARETÇİLERİN UĞRAK NOKTALARINDAN BİRİ
Tarihi kaynaklara göre fetihle birlikte Diyarbakır, Anadolu’da İslam medeniyetinin önemli merkezlerinden biri haline geldi. Şehrin surları, camileri, medreseleri ve yüzyıllardır süregelen çok kültürlü yapısı, bu tarihi mirasın en güçlü simgeleri arasında yer aldı. Fetih sırasında şehit düştüğü rivayet edilen 27 sahabenin kabirlerinin bulunduğu Hz. Süleyman Camii ise bugün de ziyaretçilerin uğrak noktalarından biri olmayı sürdürüyor.
Diyarbakır’ın fethi dolayısıyla her yıl kentte çeşitli anma programları düzenlenirken, vatandaşlar sabah saatlerinden itibaren tarihi mekanlarda bir araya geliyor. Kur’an-ı Kerim tilavetleri, dualar ve fetih yürüyüşleriyle gerçekleştirilen etkinliklerde, şehrin manevi kimliği bir kez daha ön plana çıkıyor.
İLİM, KÜLTÜR VE İNANCIN MERKEZİ: DİYARBAKIR
Tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Diyarbakır, fethin ardından ilim, kültür ve inanç merkezi olarak öne çıktı. Kentin binlerce yıllık geçmişiyle birleşen bu tarihi gün, Diyarbakırlılar tarafından yalnızca bir zafer olarak değil; birlik, kardeşlik ve medeniyet mirası olarak da değerlendiriliyor.
Bugün 1387 yıl sonra bile Diyarbakır surlarında yankılanan ezan sesleri, şehrin tarih boyunca taşıdığı ruhun ve hafızanın yaşamaya devam ettiğini gösteriyor. Kadim kent, geçmişinden aldığı güçle kültürel ve manevi mirasını gelecek nesillere aktarmayı sürdürüyor.




