Diyarbakır’ın tarihi Sur sokaklarında, hanlarında ve kahvehanelerinde her gün ince belli bardakla masamıza gelen o klasik kırmız-beyaz çay tabağının, aslında sıradan bir eşya değil; kökleri İran’a uzanan ve “Acem Nalbekisi” olarak bilinen tarihi bir sanat eseri oluğu ortaya çıktı.

Diyarbakır’da sabah kahvaltılarının, koyu sohbetlerin ve yorgunluk molalarının vazgeçilmezi olan çay, kuşkusuz şehrin kültüründe büyük bir yere sahip. Hasan Paşa Hanı’nında, mahalle aralarındaki mütavazi çay ocaklarına kadar her yerde karşımıza çıkan kırmızı desenli o klasik çay tabağı, gündelik hayatımızın o kadar içinde ki çoğumuz ona dikkatli bakmıyoruz bile.

Diyarbakır'ın Tarihi Kapı Isimleri Çay

ADI ACEM NALBEKİSİ

Gündelik dilde sadece “çay tabağı” deyip geçtiğimiz bu tasarımın adı “Acem Nalbekisi” olarak geçiyor. “Acem” kelimesi doğrudan İran’ı işaret ederken, “Nalbeki” ise Farsçada çay tabağı veya altlık anlamıa geliyor. Yani yıllardır Diyarbakır kahvehanelerin gördüğümü ve yüzüne aşina olduğumuz bu altlığın kökenleri İran’a dayanıyor.

ORTADAKİ YILDIZ: “PENÇ”

Diyarbakır’da zamana meydan okuyan sekizgen minare!
Diyarbakır’da zamana meydan okuyan sekizgen minare!
İçeriği Görüntüle

Tabağın tam merkezinde yer alan yıldızlı geometrik desenin adı "Penç". Kürtçede ve Farsçada "5" anlamına gelen bu motif, öylesine çizilmiş bir süs değil; bilinçli olarak yerleştirilmiş tarihi bir sembol. Tabağın kenarlarını süsleyen ve hepimizin aşina olduğu o 7 kırmızı lekenin (desenin) taşıdığı anlam ise oldukça duygusal. Bu desenler, Anadolu’daki kadınların kınalı parmaklarını temsil ediyor. Sayılarının tam 7 olması da bir tesadüf değil. Haftanın 7 gününü simgeleyen bu desenler, neredeyse her gün çay içilen bir coğrafyada, "gündelik hayatın ta kendisini" ifade ediyor.

İRAN'DAN DİYARBAKIR'A ULAŞAN "RUMİ" DESENİ

Kırmızı desenlerin hemen yanındaki kıvrımlı çiçek formlarına ise "Rumi" adı veriliyor. "Anadolu’ya ait" anlamına gelen bu isim, Osmanlı döneminde Anadolu diyarının "Rum" olarak adlandırılmasından geliyor. Osmanlı sınırlarının İran'a kadar uzandığı dönemlerde yaşanan bu kültürel etkileşim, zamanla Anadolu ile özdeşleşerek soframıza kadar ulaştı.

"TAVŞAN KANI" SIRRI: İŞİN PRATİK VE LEZZETLİ TARAFI

Acem Nalbekisi'nin yalnızca kültürel ve sanatsal değil, çok pratik bir amacı da var. Tasarımdaki kırmızı bloklar, üzerine konulan ince belli bardaktaki çayın rengini yansıtarak çayın daha "tavşan kanı" görünmesini sağlıyor. Bu görsel illüzyon, renk algımızı değiştirerek içtiğimiz çayın bize çok daha lezzetli hissettirmesini sağlıyor.

İran'dan yola çıkıp Anadolu motifleriyle harmanlanan ve bugün Diyarbakır'ın dört bir yanında demlenen çaylara eşlik eden bu yaşayan sanat eseri, kültürel bir yolculuğun en güzel özetini sunuyor.

Bir dahaki sefere Sur'da ya da mahallenizdeki bir çay ocağında çayınızı yudumlarken, bardağın altındaki o kırmızı beyaz tabağa bir de bu gözle bakmayı unutmayın!

Muhabir: Servet TURSUN