Ceylan Akça, Diyarbakır’ın içinde bulunduğu tabloyu korkutucu detaylarla kamuoyuna duyurdu. Sokaktaki temel gündemin haraç toplayan çeteler ve hızla yayılan metamfetamin kullanımı olduğunu belirten Akça, kentin bir "narko-çete" yapılanmasına doğru sürüklendiği uyarısında bulundu.

“SUR’DA BİR ESNAF ESKİ NESİL ÇETELERE HARAÇ ÖDEMEYE ZORLANIYOR”
Akça’nın açıklamaları şu şekilde: "Bu hafta sonu Sur, Ofis ve Bağlar’da esnaf ve mahalle sakinleriyle bir araya geldik. Sokaktaki temel gündem; haraç toplayan yeni ve eski nesil çeteler ile hızla yayılan 'kristal' (metamfetamin) kullanımı. Fotoğrafta ismini gizlediğim bu dükkan, haraç ödemeyi reddettiği için kurşunlanmış ve o günden beri kepenkleri kapalı. Güvenlik kaygısıyla fotoğrafını paylaşamadığım pek çok esnaf, kurşunlamanın artık bir 'rutin' haline geldiğini anlatıyor. Sur’da bir esnaf, yeni aldığı dükkan için mülk bedelinin iki katını 'eski nesil çetelere' haraç olarak ödemeye zorlanıyor.
“DİYARBAKIR’DA EN AZ 50 BİN KOLLUK GÜCÜ VAR”
Bağlar, Mevlana Halit Mahallesi’nde ise uyuşturucu kullanımı çocuk yaşlara kadar inmiş durumda. Bu çürümenin sürmesine neden olan iki temel sorun var: Türkiye genelinde sayısı bir milyona ulaşan kolluk gücünün en az 50 bininin Diyarbakır’da olduğu tahmin ediliyor. Ancak bu devasa kadro, yalnızca 'sarı, kırmızı ve yeşil' renklerin kombinasyonuna karşı seferber ediliyor. Esnafı çetelerden korumayan bu sistem, 'gençlik siyasi olacağına çete olsun' anlayışının bir sonucudur.
Toplumun güvenliğini sağlamak yerine çocukları yetişkin olarak yargılamayı 'çözüm' diye sunmak kabul edilemez.
Uyuşturucu kullanımı ilk sorun ile direkt ilgili. Kullanımın yaygınlaştırılmasını engellemek için güvenlik sağlayıcısı rolünü işletmek iktidarın sorumluluğudur. Ancak bağımlılıkla mücadele ve sosyal rehabilitasyon yerel yönetimlerin daha hızlı aksiyon alabileceği alanlardır.
“MEKSİKA’DA YAŞANANLARIN BURADA YAŞANMASI AN MESELESİ”
Yerel demokrasi tanınmadıkça ve belediyelerin önü açılmadıkça bu sorunlar çözülemez. Bu adım, diyalog sürecinin bir parçası olarak da hızlıca uygulamaya konulabilir. Türkiye, kontrollü bir illegaliteye müsaade eden yönetim anlayışıyla hızla bir 'narko-çete devlete' dönüşüyor.
Geçen aylarda Meksika’da gördüğümüz sahnelerin burada yaşanması an meselesi. İktidar, muhaliflerle uğraşmayı bırakıp sokaktaki bu çürümeye odaklanmalıdır."




