Diyarbakır’da askıda ekmek uygulamasının ardından bu kez “askıda dürüm” dayanışması başlatıldı. Tarihi Sur ilçesinde faaliyet gösteren bir tavuk döner işletmesinin başlattığı uygulama, ihtiyaç sahiplerine ulaşırken kentte örnek bir dayanışma ağı oluşturuyor.
İşletme çalışanları, “askıda dürüm” uygulamasında önceliği ihtiyaç sahibi emekçiler, yaşlılar ve çocuklara verdiklerini ifade etti. Yaklaşık 7 aydır sürdürülen uygulama sayesinde her geçen gün daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşılırken, dayanışma da giderek büyüyor.
Kentte uzun yıllardır sürdürülen askıda ekmek uygulamasından ilham aldıklarını belirten işletme çalışanı Kadir Kızıltaş, “askıda dürüm” kampanyasının kısa sürede büyük ilgi gördüğünü söyledi. Kızıltaş, esnafın başlattığı bu anlamlı dayanışma örneğinin büyüyerek devam etmesi çağrısında bulunarak, şunları kaydetti:
Diyarbakırlı esnaf Kadir Kızıltaş:
— Mücadele (@MucadeleGzt) September 29, 2026
“Askıda tavuk döneri başlattık. Özellikle yaşlılar ve çocuklara veriyoruz.” pic.twitter.com/EEA1H0U9fj
“’ASKIDA EKMEK’TEN İLHAM ALDIK…
“Yaklaşık 7 ay önce arkadaşımızla beraber şöyle bir karar aldık: Bazı insanların maddi olarak gücü yetmiyordu. Örnek verecek olursak; o zamanlar fiyatlar yüz lirayken, seksen lirası olanlara yine veriyorduk ama bazen paraları hiç yetmiyordu. İnsanlar ne kadar merak eder, ne kadar askıya ürün bırakmak (asmak) ister diyerek bu yola girdik ve güzel bir başarı elde ettik. On tane bırakan da var, gönlünden kopup bir tane bırakan da var; hiç bırakmayıp sadece isteyen de var. Biz zaten bu bakış açısıyla yola çıktık ve güzel sonuçlar aldık. Bundan ötürü daha farklı bir şey de düşünüyorduk. Mesela fırıncıların yaptığı "askıda ekmek" uygulaması gibi, bizim askıda döner yapmamızın amacı da insanların en azından kuru kuru yememesiydi ve onlara bir yardımımızın dokunmasıydı.
“ASKIDA ÜRÜN YOKKEN KENDİMİZ DE VERİYORUZ…”
Bazen askıda hiç ürün olmadığı zamanlarda biz kendimiz veriyoruz; yani süreç sadece birinin askıya ürün bırakmasıyla ilerlemiyor, kendi imkânlarımızla da destek oluyoruz. Bunu, hem buradaki insanların güzel görüşlerini almak hem de yardımlaşmayı ve dayanışmayı görmek için yaptık. Bu süreçte birçok esnafın olumlu ya da olumsuz görüşleri oldu; biz bütün tepkilere açığız. Tabii ki burada her insana vermiyoruz, bu da bir gerçek. Kapıdan içeri rahatça, gülerek girenlere vermiyoruz. Ancak durumu olmayan ama bunu gururuna yediremeyen insanları fark ettiğimizde biz kendimiz ikram ediyoruz. Çalışan, karton toplayan ya da el arabasıyla iş yapan kişileri gördüğümüzde kendi inisiyatifimizle veriyoruz; çünkü onların kazancı çok daha düşük kalıyor ve dışarıda çalışmalarına rağmen midelerine bir parça ekmek girmesi bile güzel bir şey. Özellikle küçük çocuklar üzerinde duruyoruz ve hiçbir çocuğu boş çevirmiyoruz.
“ÖNCELİĞİMİZ ÇOCUKLAR…”
Özellikle imkânları kısıtlı olan yaşlılara, denk geldiğinde öğrencilere ve yardıma muhtaç kişilere veriyoruz. Önceliğimiz her zaman çocuklar; çünkü askıya ürün bırakan hayırseverler genellikle "çocuklara verin" diyorlar ve biz de onların bu isteğini uygulamak zorundayız. Bir şey belirtmeden bırakanların hayırlarına da aynı özenle dikkat ediyoruz.
ESNAFA ÇAĞRI: “UYGULAMA YAYGINLAŞSIN”
Başka bir yerde var mı, hiç denk gelmedim ama bu askıda döner uygulamasını gerçekten herkesin yapmasını istiyorum. Her insanın düşüncesi farklı olduğu için bazılarının hoşuna gider veya gitmez ancak biz bu görüşteyiz ve bu düşüncemizi bozmayacağız. Sadece dönerci değil, lahmacuncu veya kebapçı da elinden ne geliyorsa bunu yapabilir. Bizim düşük fiyat ya da yüksek maliyet gibi bir gösterişimiz yok. Sadece yiyecek değil, içecek sektöründeki esnaflar da bunu uygulayabilir, yapsınlar. Hayır yapmak sadece dışarıdaki insanlara yönelik bir şey değildir; insanların gücü yetmediğinde bizim onlara yetişmemiz gerekiyor çünkü bizim de o insanlardan hiçbir farkımız yok. Gerçek dayanışma tam olarak budur. Dayanışma, bir şey istendiğinde kaçmamaktır; kaçılmadığı zaman en güzel dayanışma ortaya çıkar, aksi takdirde hiçbir anlamı kalmaz. Uygulamaya başlayalı tam tarihini hatırlamamakla birlikte yaklaşık yedi sekiz ay oldu. Biz bu yolun başındayız ve devam ediyoruz; bu uygulama kalıcı olacak ve devam edecek. İhtiyaç olursa farklı şeyler de yaparız. Yani insanlara ne yapabiliyorsak, onlara nasıl yetişebiliyorsak o uygulamayı yapacağız ve bu işi asla bırakmayacağız.”





