Diyarbakır'da Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nde görevli din görevlisi hakkında görev yaptığı Çocuk Evlerinde kalan kız çocuklarına fiziksel yaklaşımda bulunduğu ve duygusal ilişki yaşadığı iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Kurum içinde yürütülen soruşturma kapsamında Din görevlisine 3 yıl Kademe İlerleme Durdurulması cezası verilirken, kız ve erkek fark etmeksizin 18 yaş altı çocukların bulunduğu kurum ve kuruluşlarda görevlendirildiği iddia edildi.
MECLİS’E TAŞINDI
Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren ise, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle Meclis’e sunduğu soru önergesi şöyle: “Diyarbakır’da Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesinde bulunan Çocuk Evleri Sitesi’nde görev yapan bir din görevlisi hakkında, kurumda kalan kız çocuklarına fiziksel yaklaşımda bulunduğu ve bazı çocuklarla duygusal ilişki geliştirdiği yönündeki bilgiler kamuoyuna yansımıştır. Basına yansıyan bilgilere göre söz konusu personel hakkında idari soruşturma başlatılmış, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş, kurum içi disiplin soruşturması sonucunda ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/D-ı maddesi kapsamında 3 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmiştir.
Yine kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, hakkında bu denli ağır nitelikte isnatlar bulunan personelin yalnızca kız çocuklarının değil, kız ve erkek fark etmeksizin 18 yaş altı çocukların bulunduğu kurum ve kuruluşlarda görevlendirilmemesi yönünde değerlendirme yapılmış; ancak buna rağmen söz konusu kişinin tamamen kamu görevinden uzaklaştırılmak yerine başka bir kurumda görevlendirildiği ifade edilmiştir. Devlet koruması altındaki çocukların güvenliği bakımından son derece ağır olan bu durum, çocuk koruma sisteminin denetim mekanizmaları, personel seçimi, ihbarların ele alınma biçimi, idari yaptırımların yeterliliği ve cezasızlık algısı bakımından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Devlet korumasındaki çocuklar; aile desteğinden yoksun, kurumsal gözetim altında bulunan ve özel korunma yükümlülüğü altındaki çocuklardır. Bu çocukların kaldığı kurumlarda görev yapan personelin her türlü istismar, ihmal, duygusal sömürü, psikolojik baskı ve fiziksel yakınlık bakımından çok sıkı denetime tabi tutulması gerekir. Çocukların üstün yararı ilkesi, yalnızca olay ortaya çıktıktan sonra değil, risk doğmadan önce de önleyici mekanizmaların işletilmesini zorunlu kılmaktadır. Buna rağmen böylesine ağır bir dosyada, personelin başka bir kurumda görevlendirilmesi yönünde işlem tesis edilmesi; kamusal sorumluluğun, çocuk güvenliğinin ve koruma yükümlülüğünün gereğiyle bağdaşmamaktadır.
Bu bağlamda;
- Diyarbakır Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesindeki Çocuk Evleri Sitesi’nde görev yapan din görevlisi H.K. hakkında başlatılan idari soruşturmanın başlangıç tarihi, kapsamı ve sonucu nedir?
- Soruşturma ne zaman hangi tarihlerde açılmıştır? Aradan geçen süre boyunca ilgili personel hakkında hangi idari ve adli işlemler hangi tarihlerde yapılmıştır?
- Söz konusu personel hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusunun tarihi nedir? Bu suç duyurusu kapsamında adli soruşturmanın akıbeti nedir? Kamu davası açılmış mıdır?
- Hakkında çocuklara fiziksel yaklaşımda bulunma ve duygusal ilişki geliştirme yönünde tespitler bulunan bir personel hakkında neden yalnızca 3 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası uygulanmıştır? Görevden çıkarma dahil daha ağır idari yaptırımlar neden değerlendirilmemiştir?
- H.K. isimli personel halen hangi kurumda, hangi unvanla görev yapmaktadır? Bu kişinin halen kamu görevlisi olarak çalıştırılmasının hukuki ve idari gerekçesi nedir?
- Hakkında devlet koruması altındaki çocuklara yönelik bu nitelikte isnatlar ve idari tespitler bulunan bir personelin kamu hizmeti içinde tutulması, çocuk hakları ve çocukların üstün yararı ilkesi açısından Bakanlığınızca uygun görülmekte midir?
- Olayın yaşandığı kurumda kalan çocukların korunması, desteklenmesi ve yeniden mağdur edilmemesi için hangi psikososyal, hukuki ve idari tedbirler alınmıştır?
- Söz konusu iddialardan etkilendiği değerlendirilen çocuklarla ilgili olarak çocuk izlem merkezleri, uzman psikologlar, sosyal hizmet uzmanları ve çocuk koruma birimleri ne tür çalışmalar yürütmüştür?
- Olayın yaşandığı kurumda görev yapan yöneticiler, amirler ve diğer personel hakkında ihmal, göz yumma, bildirmeme veya geç bildirme nedeniyle herhangi bir idari ya da adli işlem başlatılmış mıdır?
- Bakanlığınıza bağlı çocuk evleri, çocuk evleri siteleri, sevgi evleri ve benzeri kuruluşlarda son 10 yıl içinde personel kaynaklı taciz, istismar, fiziksel sınır ihlali, duygusal sömürü veya cinsel dokunulmazlığa karşı suç şüphesi nedeniyle kaç idari soruşturma açılmıştır? Bu soruşturmaların illere ve yıllara göre dağılımı nedir?
- Son 10 yıl içinde Bakanlığınıza bağlı çocuk bakım kuruluşlarında görev yapan kaç personel hakkında savcılıklara suç duyurusunda bulunulmuştur? Bunların kaçı hakkında dava açılmış, kaçı mahkumiyetle sonuçlanmıştır?
- Bakanlığınıza bağlı çocuk kuruluşlarında görev alacak personel için yapılan güvenlik soruşturması, mesleki yeterlilik değerlendirmesi, psikolojik uygunluk taraması ve hizmet içi eğitim mekanizmaları nelerdir?
- Çocuk bakım kuruluşlarında görev yapan din görevlileri, öğreticiler, bakım personeli, güvenlik personeli ve diğer çalışanların çocuklarla kuracakları ilişkinin sınırlarına dair özel bir etik protokol veya bağlayıcı yönerge bulunmakta mıdır?
- Çocukların kurum personeli hakkında güvenli biçimde şikayette bulunabilmeleri için bağımsız, gizli ve erişilebilir başvuru mekanizmaları mevcut mudur? Mevcut ise bunların işleyişi nasıldır?
- Bakanlığınız, devlet koruması altındaki çocukların kaldığı kuruluşlarda benzer olayların tekrar yaşanmaması için personel rejimi, denetim sistemi ve çocuk güvenliği protokollerinde yeni bir düzenleme yapmayı düşünmekte midir?”




