Diyarbakır’da şehir içi minibüsler (dolmuş) artan kirlilik ve bakımsızlık halk sağlığını tehdit eder seviyeye ulaştı. Nüfusu 2 milyona yaklaşan kentte her gün binlerce kişinin kullandığı bu araçların hijyen eksikliğinin nedenlerini ise Dağkapı Hat 2/1 Nolu Şehir içi Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatif Başkanı Askeri Kaya anlattı.
DİYARBAKIR’DAKİ DOLMUŞLAR DÖKÜLÜYOR
Kent ulaşımının önemli bir parçası olan dolmuşların yenileme sorunuyla gündeme geldiğini, ancak bunun arka planında ekonomik zorluklar, maliyet artışlarının yattığını açıklayan Kaya, Mücadele Gazetesi’ne önemli açıklamalarda bulundu.
“EN BÜYÜK SORUNUMUZ…”
Diyarbakır’daki dolmuşların bakımsız olduklarının sebebini anlatan Askeri Kaya, şunları kaydetti: "Bizim en büyük sorunlarımızdan biri araçlarımızın eski olmasıdır. Araçların eski olmasının temel nedeni ise esnafımızın para kazanamamasıdır. Kazanamadıkları için araçlarını değiştiremiyorlar ve bu yüzden yolda kalıyorlar; klimaları veya diğer aksamları eksik kalıyor. Dört dörtlük olmamız şu an mümkün değil.

“EN UCUZ RAYİÇ DİYARBAKIR’DA”
Diyarbakır’ın en düşük rayiç ile yolcu taşıdıklarını ifade eden minibüsçüler başkanı Kaya, şöyle devam etti: “Araştırın göreceksiniz; Türkiye’de en ucuz taşımacılığı Diyarbakır yapıyor. Çünkü Diyarbakır’da dolmuşların gittiği mesafe daha fazla. Dağkapı’dan 500 Evler’e ya da Araştırma Hastanesine gidilen mesafe 15 kilometre. Ama komşu illerde aynı ücretle taşıma 5-7 kilometrelik mesafe ile yapılıyor. Halkımız daha ucuza ve daha konforlu seyahat etsin diye uğraşıyoruz ancak neticede esnaf da tükeniyor. Esnaf kazanmadığı zaman yeni araç getirmesi mümkün değil. Eskiden kazandığımız parayla 40 bin liraya araba alırken, şu anda 4 milyon liraya araba alıyoruz. 4 milyona araba getirdiğimizde ise esnafa hiçbir kazanç kalmıyor.

“EN PAHALI MAZOTU DİYARBAKIR KULLANIYOR”
Türkiye'nin en pahalı mazotunu da Diyarbakır kullanıyor. Diğer illere nazaran 2.000-2.500 lira daha fazla maliyetimiz oluyor. Ben, esnafım adına konuşuyorum; on yıldır para kazanmıyorum, iflas etmiş durumdayım. Esnafım araç değiştiremiyor; araçlara bakın hepsi 2015, 2016, 2017 model. Artık gidecek halleri kalmadı. Maliyetler artarken, kazanç olmayınca esnaf bu yükün altına giremiyor. Hepsi kredi kooperatiflerine ve bankalara borçlu, ödemelerini yapamıyorlar.
Ben bu işe başladığımda mazotun litresi 42 lirayken 60 liraya çıktı, şu an 56-57 liralarda. İstanbul, Ankara, Mersin, Adana gibi illere baktığımda 30-35 liraya taşıma yapılıyor, biz hala 25 liraya, öğrenciyi ise 15 liraya taşıyoruz. Nasıl kazanacağız? Üstelik akaryakıtı onlardan daha pahalıya alıyoruz. Belediyeden bir zam geldiğinde hemen tepki gösteriliyor. Minibüse zam gelince tepki gösteriyorsunuz, tamam ama akaryakıta, bakıma veya yedek parçaya zam geldiğinde neden tepki göstermiyorsunuz?
RAYİÇ BELİRLEYEN BELEDİYE
Biz kendi başımıza rayiç belirleyemeyiz. Bugün bir çay ocağı veya kafe kendi fiyatını kendi belirleyebiliyor. Ancak biz, 'Yarın 3 lira, 5 lira zam yapacağız' diyemeyiz; fiyatımızı belediye komisyonu belirliyor. Şu an çalışacak güçte değiliz, masrafların altından kalkamıyoruz. Esnaf iki şoför çalıştırsa, sigortası, yemeği derken kazandığı parayı onlara veriyor. Ticari taksilere ÖTV ve KDV desteği veriliyor ama minibüs esnafına devlet tarafından herhangi bir destek verilmiyor."





