Diyarbakır'da bir okulda açlıktan bayılan bir öğrenciyle başlayan süreç, bugün 5 bin 400 yetim ve 10 bin ailenin destek gördüğü bir dayanışma ağına dönüştü. Kentte Sosyal Bilgiler Öğretmeni olarak görev alan Yahya Kamçı, aynı zamanda gönüllü olarak barış elçiliği yapıyor. Şimdiye kadar 180 kan davasını çözerek, aileleri barıştırıp pek çok hayatı kurtarmayı başaran Kamçı, bir yandan da şehrin binlerce öksüz ve yetim çocuğuna yardım eli uzatıyor.

MESLEK HAYATINI DİYARBAKIR’DA GEÇİRDİ
Diyarbakır Borsa İstanbul Karacadağ Ortaokulu sosyal bilgiler öğretmeni Yahya Kamçı, 1976’da Diyarbakır Kocaköy’de dünyaya geldi. 26 yıl önce öğretmenliğe başlayan Kamçı, meslek hayatının tamamını Diyarbakır’da geçirdi. Öğretmenliğinin ilk yıllarında yolu, 448 kan davası, 97 kız kaçırma ve 196 yaralamaya bağlı husumeti barışla sona erdirerek Fransız Haber Ajansı (AFP) tarafından 2006 yılında Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilen Sait Özşanlı ile kesişti. Onunla birlikte aileler arası barışı sağlamak için yıllarca çabaladı, 2009’da Özşanlı’nın hayatını kaybetmesiyle bayrağı devralanlardan biri oldu. Tek başına 180 husumeti sona erdirmeyi başardı, diğer yandan okulda bir öğrencisinin açlıktan bayıldığını görünce başlattığı yardım faaliyetleri sonrasında bugün 5 bin 400 öksüz yetim çocuğa destek oldu.
TEK BAŞINA 180 HUSUMETİ BİTİRDİ
Hürriyet'e konuşan Kamçı, Sait Amca ile birlikte binlerce aileyi barıştırdıklarını, kendisinin ise tek başına 180 kan davasını sona erdirdiğini; süreçte aileleri sakinleştirip kutsal değerleri hatırlatarak, gerektiğinde etkili kişilerden destek alıp taraflar arasında denge kurarak barışı sağladıklarını anlatıyor.
EĞİTİMSİZLİĞİN SONUCU VE ANNELERİN ETKİSİ
Yüzlerce, binlerce kan davasıyla yakından ilgilendiğini belirten Kamçı, eğitimli insanların bu olaylara karışmadığını vurguladı: "Bizim Kokulupınar köyünde 1995 yılına kadar üniversite kazanan yoktu. Köyden çıkan ilk öğretmen bendim. Şimdi eğitimli insan sayısı arttı, 300-400 üniversite mezunu var. Bir kan davası nedeniyle çıkan kavgada onlarca insan yaralanıyor, ölüyor. Çocuğu öldürülen bir anneyi ikna etmek daha zor oluyor. Bütün gözyaşları aynı ama annelerinkinin rengi farklı. O yüzden bu tür husumetlerde annenin sözü çok kıymetli, o ikna edildiyse diğerleri ikna olur."
AÇLIKTAN BAYILAN ÇOCUKTAN 10 BİN AİLELİK YARDIM AĞINA
Bugün binlerce kişiye ulaşan ağın çıkış noktasını şu sözlerle aktardı: "Yine 2003'te ilk öğretmenlik yıllarımda bir öğrencim okulda bayılmıştı. Sonra sağlık durumunu öğrenmek için evini ziyaret ettim. Annesi babası olmadığını gördüm, açlıktan bayıldığını öğrendim. Bu benim için bir dönüm noktası oldu. Bu öğrenciden başlayarak okula, mahalleye, tüm şehre ve pandemi ile deprem sonrası farklı illere yardım faaliyetlerini genişlettik."





