Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Diyarbakır ve bölge illerinde derinleşen sağlık krizine dikkat çekti. Konuşmasında Diyarbakır’ın yalnızca yaklaşık 2 milyonluk kent nüfusuna değil; Batman, Bingöl, Bitlis, Şırnak ve çevre iller dahil geniş bir bölgeye sağlık hizmeti sunduğunu belirten Eren, kentin fiilen 8 ila 10 milyonluk bir nüfusun sağlık yükünü taşıdığını ifade etti.
Milletvekili Serhat Eren:
— Mücadele (@MucadeleGzt) May 22, 2026
“Diyarbakır halkı adına soruyoruz…” pic.twitter.com/Hwi7oheLAs
Sağlık Bakanlığı’nın Mart 2026 tarihli resmi münhal kadro listesine göre Diyarbakır’da 54 uzman tabip kadrosunun boş olduğunu hatırlatan Eren, bunların 23’ünün Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, 10’unun Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi’nde, 7’sinin ise Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde bulunduğunu belirterek bu kadroların ne zaman doldurulacağını sordu.
Eren, yoğun bakım doluluk oranlarının kritik seviyelere ulaştığını, bazı servislerde gece nöbetlerinin tek hemşireyle yürütüldüğünü, MR ve ultrason sonuçlarının haftalarca geciktiğini, bunun da tanı ve tedavi süreçlerini doğrudan etkilediğini ifade etti.
Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde her gün yaklaşık 2 bin çocuk ve ailesinin hizmet aldığını belirten Eren, personel eksikliği nedeniyle ciddi yığılmalar yaşandığını, özellikle pediatri yoğun bakım servisindeki personel açığının yaklaşık iki yıldır giderilmediğini dile getirdi.
6 Şubat depremleri sonrasında Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi ile Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nden alınan karot örneklerinin sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılmadığını hatırlatan Eren, hem hastaların hem de sağlık çalışanlarının güvenliği açısından bu sonuçların derhal açıklanması gerektiğini vurguladı.
Konuşmada ayrıca göz, KBB, psikiyatri, çocuk nefrolojisi, dermatoloji ve el cerrahisi gibi branşlarda randevu bulmanın giderek zorlaştığına dikkat çekildi. Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaklaşık altı aydır hazır durumda bulunan yoğun bakım alanları ile üç ayrı anjiyo ünitesinin hizmete açılmaması da eleştirildi.
Sağlık emekçilerinin yaşadığı sorunlara da değinen Eren, Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde sağlık çalışanlarının mart ve nisan aylarına ait ek ödemelerini alamadığını, birçok sağlık kuruluşunda personel eksikliği nedeniyle çalışanların 128 saati aşan ek mesailer yapmak zorunda kaldığını ve izin haklarını kullanamadığını ifade etti. Deprem sonrası aile sağlığı merkezleri ve birinci basamak sağlık hizmetlerindeki eksikliklerin sürdüğünü belirten Eren, Diyarbakır’ın sağlık alanında kaderine terk edildiğini ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: “Diyarbakır ayrıcalık istemiyor. Diyarbakır eşit sağlık hakkı istiyor. Sağlık bir lütuf değil, anayasal bir haktır.”




