Yıl 1973... 3. Lig’de nefeslerin kesildiği, şampiyonluk düğümünün son haftada çözüldüğü o tarihi pazar günü, sadece bir takımın zaferini değil, iki şehrin sarsılmaz dostluğunu müjdelemişti.
MALATYA VE RİZE ARASINDA AMANSIZ YARIŞ
Sezon boyu süren Malatyaspor ve Rizespor arasındaki şampiyonluk yarışı, son haftaya taşınmıştı. Malatyaspor’un kupayı kucaklaması için tek bir ihtimal vardı: Diyarbakırspor’un kendi sahasında Rizespor’u devirmesi. Malatya halkı için umutlar Diyarbakır’a bağlanmış, iki komşu şehir tek yürek olmuştu.
DİYARBAKIR ATATÜRK STADI’NDA TARİHİ BULUŞMA
O gün Diyarbakır Atatürk Stadı, belki de tarihindeki en mahşeri kalabalıklardan birine ev sahipliği yaptı. Malatya’dan gelen binlerce taraftar, Diyarbakırlı kardeşleriyle kucaklaştı. Tribünlerdeki atmosferin mimarları ise iki efsaneydi: Diyarbakırspor’un efsane amigosu Hamza ve Malatyaspor’un unutulmaz amigosu Yusuf. İki dev isim, binlerce kişiyi aynı tezahüratta buluşturarak futbolun kardeşlik dilini tüm Türkiye’ye haykırdı.

1-0’LIK SKOR, BİN YILLIK KARDEŞLİK
Maçın başından sonuna kadar dinmeyen bir destekle sahaya çıkan Diyarbakırspor, Rizespor’u 1-0 mağlup etmeyi başardı. Bu skorla birlikte sadece bir maç kazanılmadı; Malatyaspor şampiyonluğa ulaştı.
Bitiş düdüğüyle beraber saha içinde ve tribünlerde yaşanan sevgi seli, futbolun "güzel oyun" olarak adlandırılmasının en somut örneğiydi.
"ESKİDEN FUTBOL DAHA GÜZELDİ"
Bu zaferde ne siyasetin gölgesi ne de bugünün gergin rekabet iklimi vardı. Sadece yardımlaşma, samimiyet ve komşuluk hukuku hakimdi. Bu tarihi anları deklanşörüyle ölümsüzleştiren isim ise Gani Zorlu idi.
Onun vizöründen yansıyan o kareler, futbolun bir topun peşinde koşmaktan çok daha fazlası olduğunu hatırlatmaya devam ediyor.




