Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat Göçer Kürtçe müziğin Türkçeye çevrilmesi tartışmalarına dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Bingöl güne depremle uyandı: Naci Görür 'çok tehlikeli' diyerek uyardı
Bingöl güne depremle uyandı: Naci Görür 'çok tehlikeli' diyerek uyardı
İçeriği Görüntüle

Rûdaw’a konuşan Şanlıurfalı müzisyen Ferhat Göçer, "Kürtçe müziğin Türkçeye çevrilmesine olumlu yaklaşıyorum. Bu sadece Kürtçe müzikle ilgili değil; Çerkeslerin de Lazların da, bu coğrafyada yaşayan bütün kültürlerin, kendi eserlerinin Türkçeye çevrilmesi sürecini yıllar içinde yaşadık. Bunu, Türkiye kültürünün gelişmesi, geniş kitlelere yayılması açısından ben çok faydalı buluyorum. Şu dönemde özellikle Kürtçe müziğin hak ettiği telif gelirlerine ulaşması açısından tarihi bir fırsat yakalamış durumdayız" dedi.

CHAKAR: BAĞIMSIZ VE YETKİN BİR KOMİSYON KURULMALI
Göçer'in açıklamalarına dünyaca ünlü Kürt soprano Pervin Chakar'dan yanıt geldi. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Göçer'e "Söylediklerinize katılmıyorum" diyerek seslenen Chakar, "Kürt müziği özgün haliyle korunmalıdır" görüşünü belirtti. Chakar, Kürtçe müziğin yüz yıl boyunca Türkçeye çevrildiğini, Kürt halk ezgilerinin büyük bir kısmının TRT arşivlerinde Türkçe eserler olarak notaya alınıp seslendirildiğini hatırlattı. Kürt müziğinin telif haklarının yeterince korunmadığını da belirten Chakar, "Bu konuda çok ciddi çalışmalar yapılmalı; Kürt müziği özgün haliyle korunmalıdır" dedi. Kürt müziğinin telif haklarının korunabilmesi için bağımsız ve yetkin bir komisyon kurulması önerisini sunan Chakar, "Kürt sanatçılarının emekleri, üretimleri ve kültürel mirasa katkıları güvence altına alınmalıdır" dedi.

ARİÇ: “İNKARIN DEVAMI”
öte yandan sanatçı Nizamettin Ariç de Göçer’in açıklamalarına tepki veren isimler arasında yer aldı. Ariç, “Bir halkın dilini ve müziğini çeviri yoluyla sahiplenmek ve bunu olumlu bir gelişme olarak sunmak ilerleme değil, inkârın devamıdır” dedi. Kürt müziğinin uzun süredir farklı kimlikler altında sunulduğunu ifade eden Ariç, bu durumun kültürel alışverişten ziyade kültürel hak ihlali olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ariç, bir eserin başka dillere çevrilebileceğini ancak bunun, eserin kökeninin görünmez kılınması anlamına gelmemesi gerektiğini vurguladı.

Kaynak: Haber Merkezi