Tunceli Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 2020 yılında kaybolması ile ilgili başlatılan soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Akşam gazetesi Doku soruşturması kapsamında delilleri kararttığı için ABD'de tutuklanan ve dosyanın kilit isimlerinden olan Umut Altaş'ın Tunceli Başsavcılığı'na "itirafname" adıyla bir mektup gönderdiğini duyurdu.

“TÜRKAY SONEL'İN BAGAJINDAN KAN KOKUSU GELİYORDU”
Umut Altaş'ın ziyarete başında takkeyle geldiğini söyleyen gazetenin Washington Temsilcisi Yavuz Atalay, Altaş'ın Tunceli Başsavcılığı'na yazılan mektupta Gülistan Doku cinayetinin öncesi ve sonrasında yaşananları anlattığını belirtti. Altaş, "Türkay Sonel'in bagajından ceset-kan kokusu geliyordu" ifadesini kullandı.
Altaş, Gülistan'ın kaybolmasından bir gün öncesinden itibaren yaşananları mektubunda şöyle anlattı:
"4 Ocak 2020'de 23.00'da Türkay beni YURTKUR'un önüne götürdü. 'Niye buradayız?' dedim. 'Bekliyoruz işte' diye cevapladı. Sonra, simasını göremediğim bir kız, korkarak apar topar içeri girdi. O içeri girdikten sonra da Türkay ile hızlıca oradan ayrıldık. 5 Ocak'ta 12.00 gibi Hanımeli Kafe'ye, 13.00 gibi Valilik Konağı'na gittik. Garaja çekti arabayı. Polis telsizi açıktı... Bir süre sonra bir anons geldi. Türkay içinden küfretti ve bir yere doğru gitmeye başladık. Sonra beni indirdi, 15-20 dakika sonra gelmeyince Türkay'ı aradım. Cevap vermedi. Yanıma hızlıca geldi 'Bin, bin, bin arabaya!' dedi. Savaştan çıkmış gibiydi."
“YOLCU KOLTUĞUNDA SİLAH VARDI, TORPİDOYA KOY DEDİ, İZLERİMİ SİLDİM”
Altaş mektubuna aynı akşam Türkay Sonel'in aracıyla kendisini yeniden aldığını belirterek şöyle devam etti: "Telefonumdan koruma Şükrü'yü aramamı istedi. Aradım, açmadı. Sonra Şükrü'ye mesaj atmamı istedi. Yazmamı istediği mesaj, 'Hallettin mi?' idi... Ertesi gün Türkay beni yine arabayla aldı. Yolcu koltuğunda silah vardı. Türkay bana, 'Silah orada kalmış, onu torpidoya koyar mısın?' dedi. Üzerinde Türk bayrağı olan silaha dokundum ama sonra sildim. Türkay bana, 'Neden temizliyorsun?' dedi, ben de 'Tabii ki sileceğim' dedim."
“BİR KIZI ÖLDÜRDÜM, BABAM HALLETTİ, CESEDİ GÖMDÜK”
Altaş mektubunda yaşananlardan bir süre sonra M. Türkay Sonel'in kendisine cinayeti itiraf ettiğini öne sürdü: "Türkay'ların evinde otururken 'Kanka birini öldürdüm, haberin olsun' dedi. 'Ne diyorsun oğlum, saçmalama kimi öldürdün, neden öldürdün' diye sordum. 'Bir kızı öldürdüm, çok bağırıyordu, arabadaydık, dayanamadım kafasına sıktı' dedi. 'Baban ne yaptı?' dedim. Bana gülerek 'Yo, o halletti zaten, ayarladı bir şeyler' dedi. 'Ceset nerede? dedim. 'Gömdük kanka' dedi. Nereye diye sordum 'Bilmiyorum' dedi.”




