Binlerce yıllık geçmişiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapan Diyarbakır, resmi kayıtlara yansıyan tarihinin çok ötesinde, insanlık tarihine ışık tutan zengin bir mirasa sahiptir. Ergani ilçesinde bulunan Çayönü, dünyada ilk yerleşik düzene geçilen merkezlerden biri olarak kabul edilen kent; Çin Seddi’nden sonra dünyanın en uzun surları arasında gösterilen Diyarbakır Surları ise bu köklü geçmişin en güçlü simgelerinden biri olarak dikkat çekiyor.
İnanç tarihinden bilime, mimariden kültüre uzanan izler taşıyan kentte peygamber kabirlerinden sahabe mezarlarına, medreselerden kutsal metinlere kadar pek çok önemli unsur bulunuyor. Rivayetler ve tarihi kaynaklarla şekillenen bu zengin miras, Diyarbakır’ın yalnızca bir şehir değil, farklı medeniyetlerin ve inançların izlerini bir arada yaşatan önemli bir tarih merkezi olduğunu ortaya koyuyor.
Diyarbakır, Kürt hanedanlığı Mervaniler döneminde kültürel, sanatsal ve ekonomik açıdan altın çağlarından birini yaşamıştır. Mervani hükümdarları şehirde çok sayıda mimari eser bırakmış, bölgedeki Kürt aşiretleri ve hanedanlıkları sonraki yüzyıllarda da Osmanlı eyalet sisteminde "Diyarbekir Eyaleti" altında kendi hükümet ve sancak yönetimleriyle şehrin sosyo-kültürel yapısını şekillendirmeye devam etmiştir.

İşte Diyarbakır'la ilgili şaşırtan gerçekler...
İLK YERLEŞİK YAŞAMIN İZLERİ
Arkeolojik araştırmalar, insanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından birinin Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki Çayönü'nde yaşandığını gösteriyor. Yaklaşık 12 bin yıllık geçmişiyle Çayönü, yerleşik hayata ve üretime geçişin en eski ve en önemli merkezlerinden biri kabul ediliyor. Bu özelliği, Diyarbakır'ı insanlık tarihinin en eski yerleşim alanlarından biri haline getiriyor.
İSLAM TARİHİNDE ÖNEMLİ BİR MERKEZ
Diyarbakır, İslam tarihindeki köklü geçmişiyle de dikkat çekiyor. Rivayetlerde, Hz. Muhammed'in Miraç sırasında Diyarbakır halkı için dua ettiği, Hz. Yunus'un da şehir için dua ettiği aktarılıyor. Bu nedenle bazı yerel kaynaklarda Diyarbakır, Mekke ve Medine'nin ardından İslam dünyasının üçüncü kutsal şehri olarak anılıyor. Bu ifade daha çok yerel ve geleneksel anlatılara dayanan bir nitelendirme olarak değerlendiriliyor.

ULU CAMİİ: KİLİSEDEN DÖNÜŞTÜRÜLEN MERKEZ…
Diyarbakır Ulu Cami, 639 yılında İslam ordularının şehri fethinin ardından, bölgenin en büyük ibadethanesi olan tarihi Mar Toma (Mor Tuma) Kilisesi'nin camiye dönüştürülmesiyle kurulmuştur. Daha eski dönemlerde pagan tapınağı olarak da kullanılan bu tarihi yapının fetihten sonraki ilk süreçte iki din mensupları tarafından ortaklaşa kullanıldığı, doğu kısmının cami, batı kısmının ise kilise olarak hizmet verdiği bilinmektedir. Zamanla tamamı camiye çevrilen ve İslam dünyasının 5. Harem-i Şerif'i kabul edilen bu yapı, Anadolu'nun en eski ve en köklü camilerinden biri olma unvanını taşımaktadır.
PEYGAMBERLER VE SAHABELER ŞEHRİ
Diyarbakır, özellikle Eğil ve çevresindeki inanç merkezleriyle önemli bir ziyaret noktasıdır. Kentte 27 sahabenin kabirlerinin bulunduğu, toplamda ise 541 sahabenin Diyarbakır'da medfun olduğuna dair rivayetler bulunmaktadır. Hz. Süleyman Camii ve çevresi, bu inanç mirasının en önemli merkezlerinden biridir.
Hz. Süleyman Camii'nin haziresinde 27 sahabeye ait olduğuna inanılan kabirlerin bulunması, camiyi Diyarbakır'ın en dikkat çekici inanç mekânlarından biri haline getiriyor. Bunun yanında şehirde 9 peygambere ait olduğuna inanılan kabir ve 3 peygambere ait makam bulunduğu da aktarılıyor.
EL-CEZERÎ VE MEKANİK SİSTEMLER
Diyarbakır ve çevresi, yalnızca dinî ve tarihî şahsiyetleriyle değil, bilim tarihindeki isimleriyle de öne çıkıyor. Orta Çağ'ın en önemli mühendislerinden biri olan El-Cezerî, Artuklu döneminde bölgede çalışmalar gerçekleştirdi. Su makineleri, otomatik düzenekler ve insan hareketlerini taklit eden mekanik sistemler tasarlayan Cezerî, modern robotik tarihinin öncü isimlerinden biri kabul ediliyor.
Bu nedenle El-Cezerî'nin çalışmaları, günümüzde Diyarbakır ve çevresinin bilim ve mühendislik tarihindeki önemli miraslarından biri olarak değerlendiriliyor.

DİYARBAKIR SURLARI VE KALESİ
Diyarbakır'ın en güçlü simgelerinden biri olan surlar, binlerce yıllık şehir tarihinin izlerini günümüze taşıyor. Çin Seddi'nden sonra dünyanın en uzun tarihî sur sistemlerinden biri olarak anılan Diyarbakır Surları, bazalt taş işçiliği ve görkemli burçlarıyla dikkat çekiyor. İçkale ile birlikte değerlendirildiğinde, Diyarbakır adeta taşlardan oluşan büyük bir tarih kitabı görünümüne kavuşuyor.

MALABADİ KÖPRÜSÜ
Silvan'daki Malabadi Köprüsü, Anadolu'nun en etkileyici Orta Çağ yapılarından biridir. Geniş taş kemeriyle dikkat çeken köprü, yaklaşık 40 metrelik ana kemer açıklığıyla dünyanın en geniş açıklıklı tarihî taş kemer köprüleri arasında gösteriliyor. Köprü, Diyarbakır'ın mühendislik ve mimarlık mirasının en önemli örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.
DİYARBAKIR'DA İLİM VE EĞİTİM GELENEĞİ
Diyarbakır, tarih boyunca yalnızca bir ticaret ve inanç merkezi değil, aynı zamanda önemli bir ilim merkezi olmuştur. Şehirdeki Mesudiye Medresesi, Anadolu'nun en önemli Orta Çağ eğitim kurumlarından biri olarak öne çıkar ve bazı kaynaklarda Anadolu'nun ilk üniversiteleri arasında değerlendirilir.
ARAMİCE İBADET GELENEĞİ
Diyarbakır'ın çok kültürlü yapısının önemli göstergelerinden biri de Süryani mirasıdır. Şehirde bulunan Meryem Ana Kilisesi, yüzyıllardır devam eden Süryani Hristiyanlık geleneğinin önemli merkezlerinden biridir. Aramice'nin tarihî devamı niteliğindeki Süryanice, bu gelenekte ibadet dili olarak kullanılmaktadır. Bu özellik Diyarbakır'ın farklı inanç ve kültürlerin bir arada yaşadığı tarihî kimliğini yansıtır.
LİCE'DE ASHAB-I KEHF İNANCI
Diyarbakır'ın Lice ilçesinde bulunan mağara, bölgedeki yaygın inanç ve rivayetlerde Ashab-ı Kehf mağarasıyla ilişkilendiriliyor. Kur'an-ı Kerim'deki Kehf Suresi'nde Ashab-ı Kehf'in mağarasından söz edilmesine rağmen mağaranın yeri açıkça belirtilmediği için Lice'deki mağaranın Ashab-ı Kehf'e ait olduğu görüşü daha çok yerel ve geleneksel bir kabule dayanıyor.

HASAN PAŞA HANI VE KÂBE ÖRTÜSÜ RİVAYETİ
Diyarbakır'ın tarihî hanlarından Hasan Paşa Hanı, şehrin ticaret ve zanaat geçmişinin önemli simgelerindendir. Hanla ilgili anlatılan rivayetlerden biri de Kâbe'nin ilk ipek örtülerinden birinin burada dokunduğudur. Bu bilgi, Diyarbakır'ın geçmişteki dokumacılık ve zanaat geleneğini anlatan yerel tarihî rivayetler arasında yer almaktadır.
TARİHİN FARKLI İNANÇLARINI BULUŞTURAN ŞEHİR
Diyarbakır'da İslam, Hristiyanlık ve Yahudilikle ilgili çok sayıda tarihî iz ve anlatı bulunmaktadır. Kentin Yahudi tarihine ilişkin anlatılarda Kalne adıyla ilişkilendirilen rivayetler de bulunurken, Süryani ve İslami miras şehirde bugün hâlâ görülebilen yapılarla yaşamaya devam ediyor.
Bütün bu özellikleriyle Diyarbakır; Çayönü'nden günümüze uzanan yerleşik yaşam tarihi, Ulu Camii ve sahabe mirası, peygamberlere ilişkin inanç merkezleri, El-Cezerî'nin bilimsel mirası, görkemli surları, Malabadi Köprüsü, medreseleri ve farklı dinî-kültürel gelenekleriyle Anadolu'nun en zengin tarihî şehirlerinden biri olarak öne çıkıyor.




