Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde yer alan Üçtepe Höyüğü (Kerxa Kika), Mezopotamya tarihine ışık tutan keşifleriyle arkeoloji dünyasının dikkatini çekmeye devam ediyor.
Bismil’in 12 km batısında konumlanan bu kadim yerleşim alanı, sadece bir köy değil; imparatorlukların kaderini belirleyen stratejik bir merkez olarak tarih sayfalarındaki yerini alıyor.

"TUSHA": ASURLULARIN STRATEJİK ÜSSÜ
M.Ö. 2000’li yıllara uzanan bulgular, Üçtepe’nin Asurlular ve Hurriler arasındaki amansız savaşlarda kritik bir rol oynadığını gösteriyor. Asurlular, bölgeye hakim olmak amacıyla burada "Tusha" adını verdikleri bir askeri ve idari üs kurdular.
Araştırmacıları en çok heyecanlandıran detay ise Üçtepe'nin işlevi. Yapılan incelemeler, bu höyüğün bölgenin en eski istihbarat merkezi olarak kullanılmış olabileceğine işaret ediyor.
Hurrilere karşı kazanılan zaferlerin planlandığı bu merkez, antik dönemin askeri strateji üslerinden biri olarak kabul ediliyor.
İNGİLTERE’YE UZANAN TARİH: SALMANASSAR OBELİSKLERİ
Höyüğün tarihi önemi, 1865 yılında yapılan ilk kazılarla tescillendi. Bu çalışmalarda, Asur Kralı III. Salmanassar’a ait iki devasa dikilitaş gün yüzüne çıkarıldı.
Dikilitaşların üzerindeki çivi yazılı metinlerde, Asurluların Hurri topraklarına düzenledikleri seferler ve bölgeyi nasıl kontrol altına aldıkları tüm çıplaklığıyla anlatılıyor.
Höyükten çıkarılan bu paha biçilemez steller, bugün İngiltere’deki ünlü British Museum'da sergilenerek dünya tarihine tanıklık ediyor.
ÇOK KATMANLI BİR MİRAS
Sadece Asur dönemiyle sınırlı kalmayan Üçtepe Höyüğü, ilerleyen yıllarda yapılan kazılarda Geç Dönem’e ait pek çok heykel, stel ve sikke de verdi. Bu bulgular, Üçtepe'nin binlerce yıl boyunca kesintisiz bir yerleşim ve ticaret merkezi olduğunu kanıtlıyor.





