Canan Tan’ın Türkiye’de çok satan romanlarından Piraye, Diyarbakır Kitap Fuarı’nda okurlardan gelen yoğun talep üzerine Kürtçeye çevrildi. Eser, 2012 yılında “Piraye: Buka Diyarbekir” (Diyarbakır Gelini Piraye) adıyla yayımlandı. Kürtçe çevirisini Ali Fikri Işık’ın yaptığı roman, İstanbullu genç bir kadın olan Piraye’nin Diyarbakırlı birine âşık olarak bu kente gelin gitmesini ve karşılaştığı kültürel yapı ile töreleri anlatıyor.

Yazar, Diyarbakır yıllarını ise şöyle anlatır:

Newroz programı açıklandı: İşte Diyarbakır Newroz tarihi
Newroz programı açıklandı: İşte Diyarbakır Newroz tarihi
İçeriği Görüntüle

“DİYARBAKIR DİZİLERDEKİ GİBİ DEĞİL…”
Diyarbakırlı eczacı Orhan Tan ile evlenerek Diyarbakır’a gelen Canan Tan’ın, Diyarbakır’da geçirdiği yılların hayatını ve yazarlığını derinden etkilediğini söyler: “20 yaşında… Ankara Eczacılık Fakültesi'nde okurken evlendim. Eşim Diyarbakırlıydı. Gelin olarak gittim oraya. Ama dizilerdeki gibi ağalık, beylik hikâyeleri filan yoktu yaşantımızda. Hiç rahatsızlık duymadım açıkçası. Şikâyetçi ya da pişman değilim. Diyarbakır’a gitmesem Piraye’yi yazamayacaktım. O yörenin insanı çok sıcaktır.

Ailemin tek çocuğuyum, yerimden yurdumdan ayrılmışım… Önceleri çok ağladım ama sonra kolayca adapte oldum. Sosyal hayatınız da değişti herhalde… Yok… O yıllarda Diyarbakır'da çok güzel bir sosyal ortam vardı, Bir kere, yörenin insanı, "Yabancı Gelin" der ve hiç karışmaz. Yabancı gelin alabildiğine özgürdür. Düşünün kaç yıl önce mini etekle çarşının içinden rahatça geçerdim. Kendi kızına karışır ama yabancı gelin dediğin zaman orada durur her şey.”

PİRAYE KİTABI KÜRTÇE’YE ÇEVRİLDİ
Öte yandan Canan Tan'ın "Piraye" romanı İngilizce ve Korece’den sonra Kürtçeye çevrildi. Piraye romanında olaylar İstanbul’da başlar Diyarbakır’da devam eder. Bu romanda yazarın kendi yaşam tecrübesinden de izler vardır. Eczacılık fakültesi mezunu olan Canan Tan, yaptığı evlilik sonucunda Diyarbakır’a gelmiş ve on yılı aşkın bir süre burada yaşamıştır. Birçok okur, roman kahramanı Piraye’nin ve Canan Tan’ın aynı kişi olduğunu düşünse de yazar bunun yanlış olduğunu belirtir: “Hayır, Piraye ben değilim! İkimizin de, öğrenim gördüğümüz okullardan mezun olur olmaz Diyarbakır’a gelin gitmemiz dışında ortak bir yönümüz yok.”

CANAN TAN KİMDİR?
Canan Tan Ankara'da 1951 yılında doğdu. Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'ni okudu. 1971 yılında mezun olarak evlenmeye karar verdi. Evlenerek uzun süre Diyarbakır'da yaşayan yazar, daha sonra İzmir'e yerleşti. 1979 yılında senaryo yarışmasında yazarın kitabı olan Oğlum birincilik ödülüne layık görüldü. Eser sonradan fotoroman olarak çekildi. 1997'de Rıfat Ilgaz Gülmece Öykü Yarışması'nda "İster Mor İster Mavi" adlı eseri birincilik ile ödüllendirildi. 1996 yılında Aziz Nesin anısına düzenlenen mizah öyküsü yarışmasından sonra basılmaya layık görülerek kitaplaştırıldı. Ayrıca Canan Tan bu kitap ile Türkiye'de mizah öykü kitabı yazan ilk kadın yazar oldu. "Çikolata Kaplı Hüzünler" isimli yetişkinler için yazdığı ilk öykü kitabını da 2002 yılında yayımladı. Yazar asıl başarısını 2003 yılında kaleme almış olduğu Piraye adlı eseri ile elde etti. Bu eser Türkiye'de büyük ilgi gördü. Yeni Asır (İzmir) gazetesi bünyesinde köşe yazarlığı yaptı. Gündelik olayları mizahsı bir dille ele alan yazıları Milliyet Pazar için yazdı. Mimoza dergisinde Çuvaldız, Kazete isimli kadın gazetesinde 'Kazete&Mazete' isimli köşelerde yazılar yazdı. Yazarın hikaye, roman, mizah ve çocuk edebiyatı alanında çok sayıda kitabı ve senaryo çalışmaları bulunmaktadır. Yazarın çok sayıda eseri bulunmaktadır.

Muhabir: Remziye ÇELİK