Diyarbakır’daki buluşmanın tamamen sanatsal bir etkinlik olduğunu vurgulayan Zülfü Livaneli, yöneltilen suçlamaları kesin bir dille reddetti.

“PIRIL PIRIL İNSANLAR, BENİ DE DAVET ETTİLER”

İspanya futbolunu yasa boğan ölüm: Amedspor’dan taziye açıklaması
İspanya futbolunu yasa boğan ölüm: Amedspor’dan taziye açıklaması
İçeriği Görüntüle

Diyarbakır’da büyük bir özveriyle kurulan yerel bir senfoni orkestrasının daveti üzerine şehre gittiğini belirten Livaneli, konserde yaşananları şu sözlerle aktardı:

"Geçenlerde Diyarbakır’da çok güzel bir orkestra vardı. Oradaki kardeşlerimiz büyük bir çabayla kurmuşlar. Benim şarkılarım ve bestelerimle bir konser vermek istediler ve beni de davet ettiler. Tabii ben de 'gelir dinlerim' dedim, gitmemek ayıp zaten.

Gittik Diyarbakır’da insanlarla konuştuk, Ulu Cami’yi ziyaret ettik. Akşam konsere geldik, konserde 1700 kişi biletli gelmiş. Pırıl pırıl insanlar, yani o insanların size zarafetini, durumunu anlatamam ama o gece iki önemli maç vardı. Ona rağmen gelmişler, senfoni orkestrasını izlemişler. Senfoni orkestrasında genç hanımlar bildiğiniz senfonik işte smokinliler ondan sonra arkada koro pırıl pırıl ve müthiş bir şekilde benim şarkılarımı söylediler.

Bu şarkılar nedir? Bu şarkılar Türk şairler ya da benim yazdığım parçalar, şarkılar bunu böyle elli senelik birikimi aynen Harbiye’deki gibi aynen İzmir’deki açık hava tiyatrosunda ya da dünyanın herhangi bir yerinde olabileceği gibi icra ettiler ve o halk ezbere söyledi bu parçaları. Bundan mutlu oldum. Amedspor’un başkanı da yanımızda oturuyordu, o da bir atkı taktı boynumuza, onunla da halkı selamladım. Ondan sonra kıyamet koptu."

"SİYASİ DERTLERİNİZİ BANA DEĞİL, DEVLET BAHÇELİ’YE SÖYLEYİN"

Hakkında koparılan fırtınanın haksız ve yersiz olduğunu dile getiren Livaneli, siyasetçi olmadığını ve elinde herhangi bir devlet yetkisi bulunmadığını hatırlatarak eleştirilerin adresini değiştirdi:

"Vay sen işte gittin Türkiye bölücü Kürtçü falan, ya bana söylemeyin. Gidin bu siyasi dertlerinizi Devlet Bahçeli’ye söyleyin. Eğer korkuyorsanız başka türlü ifade edin. Esas bunlara karar veren bunları yapan onlar. Ben siyasetçi değilim. Benim elimde yetki de yok. Ben sadece türkülerimle, şarkılarımla, kitaplarımla varım. İnanılmaz bir şey koptu, işte Nobel için yapıyor, şehitlerimizin kanı sızlıyor falan."

"EN YAKIN ARKADAŞIM PKK TARAFINDAN ÖLDÜRÜLDÜ, BENİM NEREM PKK’LI"

Şiddete karşı duruşunun net olduğunu vurgulayan sanatçı, yakın dostu Onat Kutlar’ın da PKK saldırısında hayatını kaybettiğini hatırlatarak kendisine yöneltilen suçlamalara isyan etti:

"Ben nasıl Aybüke öğretmeni, Eren Bülbül’ü diğerlerini savunduysam, onların hatıralarına saygı duyduysam, katillerini lanetlediysem, ki biri de Onat Kutlar’dır, benim en yakın arkadaşımı Marmara kafede bombalayarak PKK öldürmüştür. Bana diyorlar ki bana sen PKK’lısın. Benim nerem PKK’lı? Ne zaman PKK’lılık gördünüz?"

Muhabir: Onurcan Güler