Anadolu'nun köklü tarihine tanıklık eden Diyarbakır'daki Mesudiye Medresesi, eğitim alanında ilkleri barındırmasıyla 'ilk üniversite' unvanına sahiptir. Mesudiye Medresesi, Anadolu'nun eğitim tarihindeki ilk adım olarak Diyarbakır'da inşa edildi. Bu tarihi yapı, şehrin bilim ve kültür merkezi olma kimliğini gözler önüne seriyor.

Mesudiye Medresesi yüzyıllarca eğitim verme faaliyetini sürdürmüş, Diyarbakır Ulu Camii'nin kuzeyinde planlanmış camiye bağlı yapılar içerisinde sayılır. İnşa edilişinden beri şehrin eğitim tarihine çok büyük katkılar sunmuştur.
ANADOLU'NUN İLK ÜNİVERSİTESİ OLARAK KABUL EDİLİYOR
Ulu Cami'nin kuzey tarafı bitişiğinde yer alan medrese, düzgün bazalt taştan inşa edilmiştir. Avlulu, üç yandan revaklarla çevrili olan yapı zemin+1 kattan oluşmaktadır. Diyarbakır'a yapılan ilk büyük medresedir. 1193-94 ile 1223-24 tarihlerini taşıyan kitabeler vardır. Kitabelerden birinde açıklandığına göre II. Sökmen bu medreseyi dört Sünni mezhebin öğretimi için yapmıştır. Açık medreseler grubu içinde tek veya çift eyvanlı şemaya bağlı olan Mesudiye Medresesi mimari bakımdan Zinciriye Medresesi'nin üslubuna benzemektedir. Yapıya hem kuzeydeki ana girişten hem de caminin avlusundan girilmektedir. Süslü kemer taşları vardır. Doğu-batı yönünde uzanan medresede, kuzey yönündeki girişten sonra çapraz tonozlu revakların yer aldığı bir avluya varılır. Kareye yakın avlunun en büyük açıklığı, iki kat boyunca yükselen ana eyvanıdır. Kireç taşından inşa edilen eyvan kemeri, yapının farklı bölümlerinde kullanılan yerel bazalt taşların arasında kolaylıkla fark edilmektedir. Eyvanın sağ ve solunda tonozlu iki oda yer alır. Ana eyvanın açıldığı avluda, iki katlı kemerler, bunların çeşitli şekilde ve açıklıkta süslü kemer taşları yapıya çok ayrı ve zengin bir görünüm kazandırmıştır. Medrese halen "Yazma Eserler" in sergilendiği müze olarak işlev görmektedir.

AVLUDAKİ DÖNER TAŞ SÜTUNLARIN SIRRI
Ayrıca tarihi Mesudiye Medresesi'nde 13'üncü yüzyılda, mekanik ve sibernetik bilimin babası olarak kabul edilen Ebül İz İsmail bin Rezzaz (El-Cezeri) tarafından yapılan, dönebilen 2 sütunceyi görenler hayran kalıyor. Bezeme ve kitabeleriyle çok değerli bir sanat eseri olan medresenin avlusundaki mihrabın iki yanına yerleştirilmiş döner taş sütunlar binada meydana gelecek çökmeyi tespit için konulmuştur. Bina, kesme taştan iki katlı olarak yapılmıştır.




