Eski Meclis Başkanı ve AK Parti’nin kurucularından Bülent Arınç, siyasi suçlar ve “umut hakkı” konusunda af dahil tüm seçeneklerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Arınç, Kürtlere yönelik “aşağılayıcı ve düşmanca bir dil” kullanılmasını doğru bulmadığını ifade ederek empati çağrısında bulundu. Kürtlerin her zaman haksızlığa uğramış bir toplum olduğunu belirten Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Kürtlere yönelik aşağılayıcı ve düşmanca bir dil kullanılmasını da doğru bulmadığını söyledi.

AF VE UMUT HAKKI ÇAĞRISI
Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamasında Suriye'deki gelişmeleri olumlu bulduğunu belirten 22. Dönem TBMM Başkanı Bülent Arınç, Kürtleri anlamak için empati yapılmasına da dikkat çekti. Açıklamalarına umut hakkı ve siyasi suçlara af çağrısıyla başlayan Arınç, şu ifadeleri kullandı:
“Siyasi düşünceleri, fikirleri ve eylemleri sebebiyle suçlanan birçok insan yurtdışında ve birçoğu da yurtdışına çıkmak zorunda kalacak. Bu gibi siyasî suçlardan yargılanan isimler için yapılacak en doğru ve hayırlı iş, terörsüz Türkiye hedefine giderken af ve umut hakkı dahil olmak üzere AİHM kararlarının uygulanması gibi bütün seçeneklerin değerlendirilmesi doğru olacaktır. Özellikle siyasi suçların affı toplumsal barışa giden yolu açmak adına önemli bir adım olacaktır.
"KÜRTLERİ ANLAMAK İÇİN EMPATİ YAPILMALI"
Şunu açıklıkla söyleyelim ki Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın güçlü liderliği ve Sayın Bahçeli’nin işbirliği ile açılan yolda Suriye'deki gelişmeleri fevkalade olumlu bulmakla birlikte, Kürtlerin duyarlılıklarını dikkate almadan, aşağılayıcı ve düşmanca bir dil kullanılmasını doğru bulmuyorum. Kürtler, ister Anadolu’da olsun ister bütün komşu coğrafyalarda olsun her zaman haksızlığa ve gadre uğramış, aldatılmış bir toplumdur. Onları anlamak için bugün yapılacak en doğru iş, empati yapmaktır.
AHMET ÖZER ÖRNEĞİ
Ancak empati yaptığımız, kendimizi onların yerine koyduğumuz takdirde annelerin çocukların saçlarını örmesinin terör örgütü propagandası sayılması saçmalığından uzaklaşabilir ve yine empati yaptığımız takdirde Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında verilen kararın yanlışlığını anlayabiliriz. 50 yıllık karanlık bir dönemi, bir fecaat dönemini kapatırken bunlara ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.”




