Melek Ahmed Paşa (Melik Ahmed) Pervane Kaptan’ın oğlu olarak doğum yılı net bir şekilde bilinmemektedir.
I. Ahmed döneminde saraya giren ve Silahtarlık (Padişah’ın yakın koruyucusu) görevinden sonra Anadolu’nun kilit eyaletlerinde valilik yapan Paşa, 1644 yılında IV. Murad’ın kızı Kaya Sultan ile evlenerek hânedan damadı olmuştur.
Kariyerinin dönüm noktası ise, 1650 yılında Kösem Sultan’ın onayıyla, o dönem devlet işlerine karışan Yeniçeri ağalarına karşı bir denge unsuru olarak sadrazamlık makamına getirilmesiyle yaşanmıştır.
DİYARBAKIR’DA 3 DEFA VALİLİK YAPTI: 5 YIL KALDI
Melek Ahmed Paşa, hayatı boyunca Diyarbakır'da farklı dönemlerde toplamda yaklaşık 5 yıl valilik yapmıştır.
İlk Dönem (1638 - 1639): Bağdat Seferi sonrasında IV. Murad tarafından ilk kez bu göreve getirilmiştir. Bu dönem yaklaşık 1 yıl sürmüştür.
İkinci Dönem (1644 - 1645): Şam valiliğinden sonra kısa bir süreliğine tekrar Diyarbakır'a atanmıştır.
Üçüncü Dönem (1646 - 1648): En uzun süreli Diyarbakır valiliğidir. 1646'da başlayan bu görev, Kasım 1648'de Bağdat valiliğine nakledilmesiyle sona ermiştir.

Melik Ahmet Paşa Hamamı
MALİ KRİZ VE ESNAF AYAKLANMASIYLA GELEN İSTİFA
Diyarbakır Valiliği sonrasında Sadrazamlık makamına getirilen Paşa’nın sadrazamlık dönemi, Girit kuşatmasının getirdiği ağır mali yükler ve saray içi çatışmaların gölgesinde geçmiştir. Hazine açığını kapatmak amacıyla başvurulan "meyhane akçesi" adlı düşük ayarlı paralar ve ulufelerin gecikmesi, toplumsal huzursuzluğu tetiklemiştir.
1651 yılında İstanbul tarihinde bir ilk olarak gerçekleşen büyük esnaf ayaklanması, Melek Ahmed Paşa’nın bu makamdaki sonunu hazırlamıştır. Halkın ve askerlerin yoğun tepkisi üzerine görevden alınan Paşa, sonraki yıllarda Silistre, Rumeli ve Van gibi kritik bölgelerde beylerbeyliği yaparak devlet hizmetine devam etmiştir.
BİR DEVLET ADAMININ SON PERDESİ VE EVLİYA ÇELEBİ’NİN KALEMİ
Hayatının son yıllarında emekliliğe ayrılan ve Fatma Sultan ile ikinci evliliğini gerçekleştiren Melek Ahmed Paşa, 1 Eylül 1662 tarihinde geçirdiği bir rahatsızlık sonucu hayata gözlerini yummuştur.
Evliya Çelebi’nin en yakın dostlarından olan Paşa, Seyahatname’de "vezirlerin şeyhi" olarak anılarak tarihteki yerini almıştır. Paşa, hem askeri başarıları hem de Osmanlı’nın en buhranlı dönemlerinde üstlendiği zorlu görevlerle, imparatorluğun idari yapısında derin izler bırakmış bir devlet adamı olarak Eyüp’te ebedi istirahatgahına defnedilmiştir.





