Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren’nın Meclis’e sunduğu yazı şöyle: “Kürtlerin yoğun yaşadığı kentler olan Diyarbakır, Urfa, Batman, Mardin, Van ve Ağrı’da son dönemde tırmanışa geçen tefecilik faaliyetleri ve yeni nesil çete yapılanmalarının yarattığı toplumsal, ekonomik ve güvenlik sorunlarının araştırılması; bu yapıların halk üzerindeki baskısının, neden olduğu intiharların, göçlerin ve ekonomik iflasların engellenmesi; devletin bu süreçteki sorumluluklarının tespiti ve kalıcı çözüm yollarının belirlenmesi amacıyla, Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 104 ve 105’inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
GEREKÇE
Özellikle tarım kentlerinde tefecilik ve çeteleşme, toplumun dokusunu bozan büyük bir tehdit haline gelmiştir. Diyarbakır’ın Bismil ilçesi başta olmak üzere pek çok bölgede, her yıl onlarca aile tefeci baskısı nedeniyle evini terk ederek göç etmek zorunda kalmakta, çiftçiler topraklarını satmakta ve büyük sanayi kuruluşları iflas bayrağını çekmektedir. Yaşanan bu süreç halkın güvenliği sorunu olduğu gibi aynı zamanda siyasi ve ekonomik krizlerden beslenen toplumsal bir çürüme halini doğurmaktadır.
Çiftçilerin tefecilere mahkûm olmasının altında; finansa erişim zorluğu, banka kredilerindeki kısıtlamalar, girdi maliyetlerindeki (gübre, mazot, tohum) fahiş artışlar ve Çiftçi Kayıt Sistemi ile ilgili yapısal sorunlar yatmaktadır. "Pos cihazı tefeciliği" gibi yeni nesil yöntemlerle borç batağına sürüklenen çiftçiler, hasat döneminde ödeme yapamaz hale gelince traktörlerine, tarlalarına ve gayrimenkullerine el konulmaktadır. Bismil’de 150 işçi istihdam eden büyük tekstil fabrikalarının dahi bu ağa düşerek iflas etmesi, ekonomik yıkımın boyutunu gözler önüne sermektedir.
Bölgede "Daltonlar, Casperler, Çirkinler, Redkitler" gibi isimlerle anılan yeni nesil çete yapılanmaları, sosyal medya (TikTok, Telegram, Instagram) üzerinden gençleri hatta çocukları dahi tetikçi olarak kullanmakta ve politik kimliğiyle öne çıkan yoksul mahalleleri hedef almaktadır. Bu çeteler, uyuşturucu, fuhuş ve haraç gibi yöntemlerle toplumsal huzuru bozmakta, sadece Diyarbakır’ın merkez ilçelerinde dahi kısa sürede onlarca iş yerini kurşunlamaktadır.
Tefeciliği önlemenin ve caydırıcılığı sağlamanın yolu tek başına cezalarının artırılması değildir. Mağdur olan iş insanlarının valilik ve savcılık nezdindeki girişimlerinin sonuçsuz kalması, devletin bu noktadaki koruyucu ve düzenleyici rolünü yerine getirmekte yetersiz kaldığına işaret etmektedir. Sorun sadece güvenlik politikalarıyla çözülemez, mahalle bazlı ihtiyaçların tespiti, gençlere sosyal alanlar açılması ve üretim odaklı devlet desteklerinin çiftçiye ulaştırılması şarttır.
Tefecilik baskısı nedeniyle her yıl göç etmek zorunda kalan aileler, iflas eden sanayi kuruluşları ve sosyal medya üzerinden gençleri suça sürükleyen yeni nesil çete yapılanmaları gibi somut veriler, meselenin ne kadar hayati olduğunu ve neden meclis düzeyinde bir araştırma gerektirdiğini açıkça ortaya koymaktadır. Özellikle çiftçilerin finansa erişim zorluğu nedeniyle bu ağa düşmesi ve toplumsal çürümenin önüne geçilmesi için gençlere ve çocuklara yeni alanlar açılması gerekliliği, çözüm önerilerinin de temelini oluşturacaktır.
Bu bağlamda, tefeciliğin ve çeteleşmenin neden olduğu ölümlerin, silahlı saldırıların ve toplumsal travmaların önüne geçmek, bu yapıların arkasındaki ekonomik ve siyasi güçleri açığa çıkarmak ve devletin tüm kurumlarıyla koordineli bir çözüm stratejisi geliştirmek amacıyla bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması elzemdir.



