Diyarbakır’ın 32 bin 519 nüfuslu Hani ilçesi, köklü tarihi ve adının kaynağına dair ilginç efsanelerle dikkat çekiyor. Artuklu eserleri ve yöresel lezzetleriyle de öne çıkan Hani, Güneydoğu'nun keşfedilmeyi bekleyen duraklarından biri.

ADININ KÖKENİ TARTIŞMA KONUSU
Kuruluş tarihi Milattan Önce 8. yüzyıla kadar uzanan Hani'nin bugünkü isminin nereden geldiği, üç farklı efsaneye dayanıyor. En yaygın kabul göreni, ilçenin adını bölgedeki büyük su kaynağı olan Ayn-ı Kebir'den aldığı yönündedir.
Diğer efsaneler ise şunlardır:
Çeşme Efsanesi: Zazaca'da 'Çeşme' anlamına gelen ‘Henı’dan türemesi.
Deprem Efsanesi: Eski adı 'Kalaba' olan ilçede yaşanan büyük deprem sonrası geri dönen tüccarların "Hani?" (Nerede?) diye sormasıyla isminin kalması.

HANİ’NİN ÖNEMLİ TARİHİ VE DOĞAL GÜZELLİKLERİ
Hani, Artuklu döneminden kalma zengin bir kültürel mirasa ev sahipliği yapar. Bunlar arasında
Hatuniye Medresesi ve Hani Ulu Camii bulunmaktadır.
Öte yandan Ayn-ı Kebir Havuzu, Aynkeris Şifalı Suyu ve Koki Çayı Mesiresi de bulunmaktadır.
Halk arasında Şeyh Abdulkadir Geylani’nin torunu olduğuna inanılan Pir Aziz Türbesi ve Halidi Tarikatı kurucusunun oğlu Şeyh Ahmed Efendi Türbesi de Hani’de bulunmaktadır ve tarihi öneme sahiptir.
YÖRESEL LEZZETLER TESCİL YOLUNDA
Doğal kaynak sularıyla öne çıkan Hani'nin mutfağında, tescillenerek coğrafi işaret alan Cartlak Kebabı ve yörenin sevilen yemeği Mehir Aşı başta olmak üzere keşfedilmeyi bekleyen yerel lezzetler bulunmaktadır.




