Yöneticiler borç para vermez, verdikleri paraları hibe ederdi. Bu geleneği başlatan kurucu başkanlardan Çelebi Eser, "Diyarbakırspor beytül maldır" demişti. Bir zamanlar Diyarbakır'da spor yöneticiliği gönüllü olarak yapılır, bu iş memlekete karşı bir vefa borcu olarak görülürdü.

Diyarbakırspor'dan amatör takımlara kadar kulüp yöneticileri çevresinde sevilen, kentte iz bırakan eşraf isimlerden oluşurdu.

Kentin markası ve ortak paydası Diyarbakırspor'da yöneticilik büyük bir erdem olarak kabul edilirdi. Kulübün yönetiminde hem maddi kaynak sağlayan kentin öne çıkan iş insanları ve ticaret erbabı, hem de kentin sporunda ve bürokrasisinde nam salmış isimler olurdu.

MERHUM ÇELEBİ ESER'DEN ZAMANA DAMGA VURAN HAREKET

50 yıl önce yazılan mektuptaki nezaket! 50 yıl önce yazılan mektuptaki nezaket!

Diyarbakırspor'a verdikleri paraları hibe etmek bir gelenek haline gelmişti. O zamanlar birçok kulübe emsal teşkil eden bu geleneği başlatan da efsane başkan Çelebi Eser'den başkası değildi. Aynı zamanda Diyarbakır’a okul, cami, medrese gibi eserler kazandıran, hayır kurumlarına destekler sağlayan bir hayırsever olan merhum Çelebi Eser ,"Diyarbakırspor beytül maldır. Verilen paralar geri istenmez, hibe edilir. " ifadeleriyle iz bırakmıştı.

Yöneticilerin verdikleri parayı borç yazması ayıp olarak değerlendirilirdi.

Bu gelenek uzun yıllar devam etti. Her yönetim kulübü bir sonrakine borçsuz devrederdi.

BABADAN OĞULA GEÇEN MEMLEKET AŞKI

Diyarbakırspor'da ve kentin diğer spor kulüplerinde büyük iz bırakan eşraf isimlerin örnek davranışları nesilden nesile geçti.

Merhum Çelebi Eser'in oğlu Hakan Çelebi Eser de babası gibi hayır işlerine devam ediyor, memleket için değer üreterek babasının izinden gidiyor.

Diyarbakırspor'da 1970'li yıllarda yöneticilik yapan eşraf isimlerin bir diğer özelliği ise Türkiye'deki diğer kulüplerle kurmuş oldukları güçlü dostluk bağları. Bu sayede birçok efsane futbolcu ve teknik adam sansasyonel şekilde Diyarbakırspor'a geldi.

BİRÇOK AİLE DERİN İZLER BIRAKTI

Merhum Çelebi Eser'i emsal olarak verdik. Aslında birçok köklü ve eşraf aile Diyarbakırspor başta olmak üzere memlekete hizmet etmeyi, karşılık beklemeden emek vermeyi asli vazife olarak kabul etti.

Ne var ki çeşitli nedenlerle bu ailelerin çekilmesi veya küstürülmesi her alanda olduğu gibi sporda da Diyarbakır'a sekte vurdu.

Kaynak: Saffet AZBAY