Türkiye’de bakır işçiliğiyle ünlenmiş Diyarbakır, şark köşelerini süsleyen birbirinden etkileyici bakır ürünlerin yapıldığı Bakırcılar Çarşısı ile konuklarını bambaşka bir dünyaya misafir ediyor. Bakırcıların bin bir emekle işlediği kazanlar, kahve fincanları, bakır sahanlar gibi çok sayıda farklı ürün Bakırcılar Çarşısı’nda ziyaretçilerine sunuluyor. 

Diyarbakır’da emekliler “biz açız” dedi - Sokak Röportajı Diyarbakır’da emekliler “biz açız” dedi - Sokak Röportajı

ŞEHRİN MERKEZİNDE TARİHİ BİR ÇARŞI
Diyarbakır'ın tarihi ve kültürel zenginliklerinden biri olan Bakırcılar Çarşısı, şehrin merkezinde yer alır ve yöresel bakır işçiliğinin en güzel örneklerini barındırır. Çarşı, geleneksel el sanatlarının önemli bir örneği olarak kabul edilir.

ÜRÜNLER GELENEKSEL YÖNTEMLERLE ÜRETİLİR VE GENELLİKLE EL İŞÇİLİĞİYLE SÜSLENİR
Bakırcılar Çarşısı'nda çeşitli bakır ürünleri bulmak mümkündür. Bunlar arasında bakır kazanlar, leğenler, çeşitli mutfak eşyaları, süs eşyaları ve hediyelik eşyalar bulunabilir. Bu ürünler geleneksel yöntemlerle üretilir ve genellikle el işçiliğiyle süslenir.

ZİYARETÇİLERE GLENEKSEL EL SANATLARINI YAKINDAN GÖZLEMLEME İMKANI SUNUYOR
Çarşı, zanaatkarların atölyelerinin bulunduğu dar sokaklardan oluşur ve ziyaretçilere hem alışveriş yapma hem de geleneksel el sanatlarını yakından gözlemleme imkanı sunar. Diyarbakır'a özgü kültürel mirası keşfetmek isteyenler için Bakırcılar Çarşısı önemli bir yerdir.

ÇARŞIYA ŞEWİTÎ (YANIK ÇARŞI) HİKAYESİ
Çarşıya Şewitî, Kürtçede "yanmış, küle dönmüş çarşı" anlamına gelir. Bugün hala varlığını sürdüren çarşının geçmişi, bir anlamıyla Diyarbakır tarihinin de özetidir.

1895 yılında kadim Diyarbakır’ın yüzyıllar süren ticari ve sanayi varlığı üç gün içinde adeta yok olur. Bu yok oluşun mekânsal adı kentin o tarihe kadar, tarihi Sur içindeki ruhu olan çarşısıdır. O tarihe kadar her meslek mensubunun örneğin; Muhacirler, Helvacılar, Çilingirler, Demirciler, Neccarlar, Mutaflar, Aşçılar ve Eskiciler gibi kendi adlarıyla anıldığı mesleksel icraatlarını yürüttükleri toplu mekânsal varoluşun adı artık o büyük felaketle birlikte anılarak Kürtçe 'Çarşîya Şewitî' (yanık çarşı) olmuştur.

O büyük yangında şehrin bütün hububat ihtiyacının pazarlandığı Saman Pazarı, Kazancılar, Kürkçüler, Saraçlar ve Uzun Pazar ya da Uzun Çarşı içindeki bütün hanlar, dükkânlar ve işyerleri üç gün boyunca yanmıştır. Kentin kalbi sayılan bu çarşıda yangının nasıl çıktığı, neden çıktığı tam olarak bilinmiyor.

Muhabir: Abdullah AKYOL