Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, Silvan'da atık deposu olarak kullanılan eski kaya gazı kuyusunda meydana gelen patlamaya ilişkin Meclis’e soru önergesi verdi.

Duruşma Diyarbakır’da görüldü: Halise Aksoy tahliye edildi Duruşma Diyarbakır’da görüldü: Halise Aksoy tahliye edildi

Kaya’nın önergesi şöyle: “Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan Bayraktar tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla dilerim.

23 Şubat 2024’te Silvan’da TPAO’nun yaptığı atık depolama çalışmasında gaz sıkışması sonrası yaşanan patlamada bir emekçi yaşamını yitirmiş biri de yaralanmıştır. Bölgedeki kurumuş kaya gazı kuyularına nereden getirildiği bilinmeyen atıkların depolanmasına bölge sakinleri ve çevre aktivistleri itiraz etmektedir.

Türkiye’nin en büyük kaya gazı varlığı, Trakya ile birlikte Dicle vadi havzasındaki Silvan ve Eğil ilçelerinde bulunduğu için meydana gelebilecek patlamalar çok büyük yangınlara-kırımlara yol açabilir. Kullanılan bu teknik yöntem yeraltı ve yüzey sularının zehirlenmesine neden olurken, bölge için tehlike daha da büyümektedir. Yer altına basılan bu atık suların yeraltı su akiferlerine karışmaması mümkün değildir.

Türkiye’de Diyarbakır ve Trakya topraklarında yoğunlaşan kaya gazı ve kaya petrolü sondajları 15 yıla yakın süredir genişleyerek devam etmektedir. Kaya gazı çıkarılma sürecinde bir adet sondaj kuyusuna bir seferde 600’e yakın zehirli kimyasallar kum ve yaklaşık 18.000 m³ su ile birlikte yer altına basılmaktadır. Bir kuyuya su basma işlemi 15-20 kez tekrarlanmakta ve bir kuyuya basılan zehirli kimyasalların toplamı ortalama 300.000 m³’e ulaşmaktadır.

Kullanılan kimyasallar, çıkarılan petrol ve gazla birlikte yer altından yüzeye çıkan ağır metallerle dolu akışkanlar nedeniyle sular hiçbir biçimde geri kazanılamamaktadır. Sondaj kuyuları arttıkça yer üstü ve yer altı sularının tükenip kirleneceğini, yeraltında suyu depolayan akiferlerin yok edileceğini, çevrede bulunan barajların ve derelerin tamamının kuruyacağını ve tarım yapılamaz hale geleceğini ve nihayetinde tüm insan ve hayvanların bölgede yaşayamaz hale gelerek göç etmek zorunda kalacağı öngörülmektedir. Canlıları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakan bu madencilik ve enerji politikalardan vazgeçilmelidir. İktidar ve şirketlerin el ele vererek yarattığı tahribatlar bir an önce durdurulmalıdır. 

Bu bağlamda;
1) Silvan’da bir işçinin yaşamını yitirmesine sebep olağan patlamanın kaynağı nedir?
2) Silvan’daki kuyu gibi eski kuyulara doldurulan atıklar nereden getirilmektedir?
3) Avrupa Birliği’nden en fazla atık ithal eden Türkiye’nin, eski petrol kuyularında depoladığı bu atıklar içerisinde ithal edilmiş nükleer veya kimyasal atık bulunmakta mıdır?
4) Atık deposu olarak kullanılan kaç kuyu bulunmaktadır ve bu kuyular hangi bölgelerde yer almaktadır?”

Kaynak: Haber Merkezi