Diyarbakır, çok sayıda millete, dine, inanca ev sahipliği yapmış bir şehirdir. Onun tarihini kısaca okuyucuya sunmak oldukça güçtür. Bununla birlikte Diyarbakır tarihini İslam öncesi ve İslam dönemi olmak üzere temelde iki döneme ayırabiliriz. İşte Diyarbakır’ın İslam öncesi dönemi ve şehrin ilk isminin tarihi kayıtlara ne zaman ve nasıl geçtiğine dair ayrıntılar…

Diyarbakır İçkale

DİYARBAKIR’DA İSLAM ÖNCESİ DÖNEM

Diyarbakır'ın İslam öncesi dönemi; ilk yerleşimlerin görüldüğü antik çağdan Diyar İmparatorluğunun sonuna kadar olan zamanı kapsar. Aralarında çok büyük imparatorluk ve devletlerin de yer aldığı bu topluluk ve milletlerin bazen şehre menfi (şehri ele geçirme sırasında oluşan tahribatlar gibi) bazen de müspet yönde ciddi etkileri olmuştur. Bununla birlikte hepsinin de çeşitli vecihleriyle şehirde kalıcı izler bıraktıkları muhakkaktır. Yine bu topluluk ve medeniyetlerin neredeyse tamamı eklektik biçimde kentin marka değerini arttırıcı yapılar, eserler inşa ettikleri, bunları koruyarak sonraki nesillere aktardıkları görülmektedir. Bu yönüyle bugünün Diyarbakırlıları eski medeniyet ve milletlere çok şey borçludur.

AMİD İSMİNDEN DİYARBAKIR'A ŞEHRİN İSİMLERİ

Diyarbakır’ı tercih etmiyorlar! Diyarbakır’ı tercih etmiyorlar!

Sümer-Akatlardan kalma belgelerden anlaşıldığına göre Dicle-Fırat nehirleri arasındaki bölgeye Subartu; buraya yerleşmiş kabilelere de Subaru denilmekteydi. Yunanların Mezopotamya, İslam tarihi kaynaklarının ise el-Cezire dedikleri bölge günümüzde Diyarbakır ve çevresine tekabül etmektedir.

Diyarbakır kuruluşundan günümüze kadar birçok şekilde isimlendirilmiştir. Bu isimlendirmelerin önemli bir kısmı aynı ismin farklı milletler tarafından değişik şekillerdeki telaffuzundan ibarettir. Buna göre tarihi süreç içerisinde Diyarbakır, Amid, Amida, O'mid, Emit, Augusta, Karaca Kale, Kara Amid, Kara Hamid ve Diyarbekir gibi farklı isimlerle anılmıştır. Şehrin ilk adı olan Amidi yahut Amedi'nin manası ve hangi kelimeden türediği konusunda farklı rivayetler vardır. Bu ismin bölgede yaşayan kavimler tarafından kutsal kabul edilen put/totemle veya boy-oymakla ilgili olduğu sanılmaktadır.

Şehrin adına ilk kez Hurriler döneminde rastlanılmaktadır. Bu dönemin ise Milattan Önce 3500 ve 1550 yılları arasında olduğu düşünülmektedir. Hurriler tarafından şehir Amidi, Amēdi veya Amīdu adlarıyla zikredilmiştir.

Haber: Onurcan GÜLER

Editör: Onurcan GÜLER