Diyarbakır Coğrafyası-11
Diyarbakır Coğrafyası-11
.
Yağışlar kış ve bahar aylarında
yoğunlaşıyor
Yağış rejimi bakımından araştırma
sahasında yer alan bazı istasyonların
yağış değerlerinin aylara ve mevsimlere
dağılışı incelendiğinde, yağışın büyük
bir bölümünün kış ve bahar aylarında
düştüğü belirtilmiştir. Yağışın mevsimlere
dağılımına bakıldığında, %47’sinin kış
mevsiminde, %33’ü ilkbaharda, %18’i
sonbaharda ve %2’i yaz mevsiminde
düştüğü gözlemlenmiştir. Bu durum
yağış rejiminde Akdeniz etkilerinin varlığını
gösterir. Şöyle ki, Güneydoğu Toroslar
kuzeyinde yer alan çukur sahalarda
görülen Akdeniz yağış rejiminin etkisi
ile hafiflemiş karasal yağış rejimi ile
güneyinde görülen gecikmiş Akdeniz
yağış rejimi arasında bir geçiş bölgesi
özelliği taşımaktadır. Kısacası yöre iklimi,
yazları çevresine göre daha serin
ve daha az kurak, kışları ise, daha yağışlı
ve biraz daha soğuktur.
Tarihteki ünlü “Verimli Hilal”in
orta kısmını meydana getiren Güneydoğu
Anadolu, çok eski bir yerleşme ve uygarlık
alanıdır. Günümüzden 10 bin yıl
kadar önce, insanların bazı yabani bitkileri
ve hayvanları ilk defa evcilleştirdikleri,
avcılık ve toplayıcılıktan tarım
ekonomisi basamağına yükseldikleri
bölge burasıdır. Bölge birçok uygarlıklara
sahne olmuş, kültür ve tarım tekniği ile
ilgili birçok bilgiler buradan diğer bölgelere
yayılmıştır.
Güneydoğu Anadolu’nun çok erken
dönemlerde nüfuslandığı, nüfuslanmanın
Fırat ve Dicle vadileri ile onun kollarını
izleyen tabi yollar üzerinden
yapıldığı tezlerine bağlı olarak, bu
lokasyon içinde yer alan havzanın bu
tezi doğrulaması olağandır. Araştırma
sahasında arkeolojik kazı sonuçlarına
göre, yerleşim birimlerini çok eski bir
tarihe kadar götürebilecek birçok höyük,
kale ve mağara gibi eski dönemlere ait
izlere rastlanılmıştır. Bunun en büyük
delillerinden biri de Diyarbakır havzasında
Batman ve Diyarbakır çevrelerinde
Dicle nehri kolları kenarında görülen
birçok höyüğün varlığıdır.